{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t:<br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t:<br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02/11/2023<br>NUMARASI\t\t: Esas -  Karar<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: <br>VEKİLLERİ\t: Av.<br>\t  Av.<br><br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVA\t\t: Tazminat <br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 04/03/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 06/03/2024<br>  Taraflar arasında görülen davada Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin . Esas - ...Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin, davalı şirket yetkilileri ile 2021 yılı Kasım ayında kullanılmış treyler/dorse tedariki konusunda iş görüşmeleri yaptığını ve bu kapsamda anılan ürünlerin tedariki hususunda anlaşmaya vardıklarını, taraflar arasındaki anlaşma uyarınca dorselerden ikinci el/kullanılmış, 2018-2021 yıllarında üretilmiş olanların temin edilerek gerektiği durumlarda boyama işlemi gibi bazı tamir ve tadilatlarının yapılması suretiyle davalının iş adresinden, müvekkilinin dünyanın farklı ülkelerine ihraç edilmek üzere ve özellikle müvekkiline ait Afrika kıtasında olan iş yerine gönderilmesinin kararlaştırıldığını, 2018 - 2021 yıllarına ait dorselerin tedariki anlaşması üzerine müvekkili tarafından davalıya 3.000 ABD doları depozito verildiğini, anlaşma sonrasında müvekkili ile davalı arasında 5 adet dorse temini hususunda anlaşmaya varıldığını, buna ilişkin olarak davalı tarafından fatura gönderildiğini, bu faturada ürünlerin tarihlerinin açıkça yazdığını, yine fatura gereği dorse / treyler başına 10.000 ABD dolarının ödeneceğini, daha sonra davalı şirket yetkililerinin 10.000 ABD doları karşılığında müvekkilinin Tanzanya'da anlaşmış olduğu bir iş yerine gönderilmek üzere 5 dorse / treylerler için navlun ücretlerinin ödenmesi amacıyla iletişime geçildiğini, davalı tarafından \"freight-navlun\" bedeli de dahil edileceği belirtilerek ek olarak 13.500 USD olacağı aksi takdirde hiçbir şekilde dorselerin gönderilmeyeceğinin belirtildiğini, müvekkilinin bu şekilde tam dorselerin gönderileceği aşamada zor duruma düşürülerek kendisinden fazladan para tahsil edilmek istendiğini, ticari anlaşmasının bozulmaması amacıyla müvekkilinin anılan tutarı ödeyeceğini belirterek davalıya önce 15.11.2021 tarihinde 27.000 ABD doları, daha sonra 20.000 ABD doları tutarındaki ödemeyi de 09.12.2021 tarihinde yaptığını, bunun üzerine her bir dorse başına ek maliyet olarak müvekkiline haksız ve ticaret etiğine de sığmayacak şekilde toplamda 63.500 ABD doları ödediğini, ödemelerin yapıldığı esnada müvekkiline gönderilecek olan dorselerin fotoğraflarının da kendisine iletildiğini ve 2021 model olan 2 adet dorsenin fotoğraflarıyla 2007 tarihli dorseler gönderilerek müvekkilinin yanıltıltığını, davalı tarafından 29.12.2021 tarihinde dorselerin gönderileceğinin belirtildiğini ancak, bu taahhüdün yerine getirilmediğini, 05.01.2022 ve 29.01.2022 tarihi taahhütlerin de yerine getirilmediğini, son olarak 26.02.2022 tarihinde dorselerin İskenderun Limanı'ndan Tanzanya'ya gönderilmek üzere gemiye yüklenildiğini ve 14.03.2022 tarihinde dorselerin gönderildiğini, Tanzanya'ya ulaşan dorseler üzerinde Tanzanya Gümrük Otoritesi tarafından yapılan incelemede faturada 2021 ve 2019 yazan 5 adet dorsenin beyan edilenden farklı olduğu, tarihlerinin gerçeği yansıtmadığı, 4 adetinin 2007 tarihli olduğu bir tanesinin 2019 tarihli olduğu, farklı ürün gönderildiğinin tespit edildiğini, anılan dorse/treylerların üzerinde 2007 yılına ait olduğuna dair yazının bulunduğunu, sonuç olarak taahhüt edilenden farklı ürünün gönderildiğini ve müvekkilinin, 45.530.501,00 Tanzanya Şilini tutarında gümrük vergisi ödemesi yapmak zorunda kaldığını, müvekkiline temin edilmesi taahhüt edilen dorselerin 2019 yılı ve üzerinde olması gerekirken 2007 yılına ait olması nedeniyle davalının olayda ağır kusurunun bulunduğunu ileri sürerek,  ayıplı olarak gönderilen dorseler nedeniyle bedelde indirim seçimlik hakkı kullanılmak üzere alınacak bilirkişi raporu doğrultusunda fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren en yüksek ticari avans faizinin, ayıplı olarak gönderilen dorseler nedeniyle Tanzanya Gümrük İdaresine müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı 45.530.501,00 TZCSCR tutarın güncel kur değeri üzerinden tespiti ile bu nedenle müvekkilin uğramış olduğu maddi zararın temerrüt tarihinden itibaren en yüksek ticari avans faizi işletilerek davalıdan tazminine karar verilmesini talep ve dava  etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili, taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olarak müvekkili şirketin davacının isteğine paralel 2'si 2019, 3'ü 2020 model olmak üzere toplamda 5 adet dorseyi davacının Afrika kıtasında yer alan işyerine göndererek üzerine düşeni gereği gibi yerine getirdiğini ancak, davacının kendisine gönderilen bu dorselerin 4'ünün 2007, 1'inin ise 2019 model olduğunu iddia ettiğini, davacının bu iddiasını kanıtlayacak herhangi bir somut delil bulunmadığı gibi, davayı açmasında hukuk düzeninin koruduğu bir menfaatinin de bulunmadığını, davacının faturalarla da sabit olduğu üzere kendisine gönderilen dorselerin 2'sinin 2019, 3'ünün ise 2020 model olduğunu bilmesine rağmen bu dorseleri ayıplı mal gibi göstererek ödediği ücretin bir kısmını geri almak niyetinde olduğunu, müvekkili şirketin anlaşma konusu dorseleri üretmeyip üreten şirketlerden satın almak suretiyle müşterilerine satan bir tacir olduğunu,  dorselerin ne  alımında ne de satımında 2007 model olduğuna ilişkin hiçbir ibare yer almadığını, müvekkili şirketin tüm alım satım işlerini faturaladığı gibi davacı ile aralarındaki satım sözleşmesinin gereklerini de layıkıyla yerine getirdiğini, müvekkili şirketin bu dorseleri bahsi geçen şirketlerden aldığına ilişkin düzenlenen faturalar incelendiğinde de bu hususun görüleceğini, müvekkilinin faturalarda da yer aldığı üzere, dorselerin 2019 ile 2020 yıllarında üretildiğini düşünerek satın aldığını, dorselerin üretimini yapan şirketler ile davacı arasında aracı niteliğinde bulunan müvekkili şirketin, dorselerde bir sorun olduğu varsayımında dahi bunu bilebilme ihtimali veyahut dorselerin üretimine ilişkin herhangi bir sorumluluğu da bulunmadığını, kendi üzerine düşen kısmın, dorseleri üretim yapan şirketlerden alıp herhangi bir zarar görmeden davacının işyerine bırakmakla sınırlı olduğunu, kaldı ki tüm bunları da gerektiği gibi yerine getirdiğini, müvekkili şirket tarafından davacıdan navlun bedeli olarak da adlandırılan nakliye bedeli olarak 13.500 USD talep edildiğini, ithalat ve ihracat yapan müvekkili şirket için navlun bedelinin son derece büyük bir önem taşıdığını, söz konusu bu navlun bedelinin denizyolu ile taşınan yükler için taşıyıcı şirkete ödenmesi gereken bir hizmet bedeli olup müvekkili şirketçe talep edilmesinin son derece yasal bir hakkı olduğunu, davacının bu ücretin yasal olmadığına ilişkin iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, aralarındaki anlaşmaya dayanarak müvekkili şirketin dava konusu 5 adet dorseyi davacının Afrika'daki işyerine gönderdiğini, bu gönderim esnasında İskenderun Gümrük Müdürlüğü tarafından dorseler ve faturaların incelendiğini, herhangi bir uygunsuzluk tespit edilemediğini, söz konusu inceleme neticesinde tutulan tutanaklar ve ilgili belgeler incelendiğinde dorselerin 2'sinin 2019 model, 3'ünün 2020 model olduğu, dolayısıyla davacıyla aralarındaki anlaşmaya uygun bir gönderim yapıldığının anlaşılacağını, davacı tarafın haksız olarak iddia ettiği gibi dorselerin 2007 model olması halinde  gümrükte yapılan detaylı incelemede bu hususun ortaya çıkacağını  ancak, ilgili belgeler incelendiğinde gümrükte böyle bir ibareye rastlanmadığının görüleceğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, \"...Dava, ayıp nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkin tazminat davasıdır. <br>Taraflar arasındaki ihtilaf; taraflar arasında dorse temini konusunda anlaşma sağlanıp sağlanmadığı, varsa anlaşmaya istinaden davacıya dorse gönderilip gönderilmediği, davacıya gönderilen dorselerin model yılı ile faturadaki dorselerin model yılının aynı olup olmadığı, dorselerin model yıllarının farklı olmasının ayıp niteliğinde olup olmadığı, varsa ayıp nedeniyle satış bedelinden indirim yapılmasının gerekip gerekmediği, gerekir ise indirim tutarının ne kadar olması gerektiği, davacının faturada belirtilen model yılı ile gönderilen malların model yılının farklı olması nedeniyle ceza ödeyip ödemediği, diğer ifadeyle zarara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise zarar tutarının ne kadar olduğu ile davalının bu zarardan sorumlu olup olmadığı hususlarından ibarettir. <br>Dava konusu uyuşmazlık hususunda Makine Mühendisi, Gümrük ve Dış Ticaret Uzmanı ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı tarafından düzenlenen 15/05/2023 tarihli heyet raporu ile  davaya konu 5 adet sal kasa treyler ile ilgili 14.02.2021 tarihli ...numaralı  teklif formu mevcut olduğu, teklif formunda yer aldığı üzere ..., ...,... şase numaralı araçların model yıllarının 2020 model olarak belirtildiği, .... ve ... şasi numaralı araçların model yıllarının 2019 model olarak belirtildiği, dorselere istinaden tanzim edilen fatura içeriği ve teklif içeriği incelendiğinde  davalı ve davacı taraf arasında düzenlenen fatura ile teklif içeriklerinin aynı olduğu, gerçekte gönderilen dorseler ile faturadaki dorselerin model yıllarının aynı olduğu, model yıllarında bir farklılık olmadığı, gerçekte gönderilen dorseler ile faturadaki dorselerin model yıllarının aynı olduğu, Assessment Document belgesinde dava konusu ürünlere ilişkin hesaplanan vergi türleri ve oranlarının Tanzanya Birleşik Cumhuriyeti Gümrük İdaresi'nce ithal edilen ürünlere ilişkin olarak uygulanan genel gümrük ve diğer mevzuattan doğan vergiler olduğu, ürünlerin model yılındaki farklılık nedeniyle davacının gümrük idaresine herhangi bir fark/ceza ödemediği, iddia edilen cezayı ispatlayan resmi bir tespit/yazının dosyada bulunmadığı, sonucu ceza olarak nitelendirilecek bir tutara rastlanmadığı tespit edilmiştir. <br>Bilirkişi heyeti tarafından 5 adet araçtan 2 tanesine ait tanıtım etiketlerinin bulunmadığının belirtilmesi nedeniyle, davacı vekiline tanıtım etiketlerini ibraz etmesi için süre verilmesine, rağmen tanıtım etiketleri ibraz edilmemiştir.<br>Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davacının  davalı tarafça gönderilen dorselerden dört tanesinin model yılının taahhüt edilenden ve faturada gösterilen model yılından farklı olduğu ile faturaya konu dorseler ile gönderilen dorselerin birbirinden farklı olduğu yönündeki iddialarını usulünce ispatlayamadığı sonucuna varıldığından davanın reddine ...\" gerekçesiyle, davanın reddine  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek, müvekkiline  temin edilmesi taahhüt edilen dorselerin 2019 yılı ve üzerinde olması gerekirken 2007 yılına ait olması nedeniyle davalının olayda ağır kusurunun bulunduğunu,  müvekkilin zor durumda bırakılarak ticari güven ve ahlaka aykırı bir şekilde ek ücret ödemek zorunda bırakılmasının işbu  hususa karine teşkil ettiğini, whatsapp ve benzeri uygulamalar yoluyla elektronik ortamda yapılan yazışmaların mahkemelerce delil olarak kabul edileceğini, müvekkilinin davalı tarafından ayıplı olarak gönderdiği dorselerden kaynaklı olarak aldatıldığını, bu nedenle mağdur edildiğini, uğradığı zararların tazmini bakımından tazminat talebinde bulunduğunu ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:  <br>Dava, ayıplı mal teslimi nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararın tazmini istemine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Davacı tarafça, davalının sözleşmeye aykırı ve ayıplı mal teslim etmesi nedeniyle zarara uğranıldığı iddiası ile açılan işbu davada, davalı tarafça davacının iddialarının yerinde olmadığı, anlaşmaya uygun mal teslim edildiği savunulmuştur.<br>Mahkemece, makine mühendisi, gümrük ve dış ticaret alanında uzman öğretim görevlisi, nitelikli hesaplamalar uzmanından oluşan bilirkişi heyetinden alınan raporda; ''....Gerçekte gönderilen dorseler ile faturadaki dorselerin model yıllarının aynı olduğu, model yılındaki farklılık nedeniyle davacının gümrük idaresine herhangi bir ceza ödemediği, bu cezayı ispatlayacak resmi bir tespit/yazının dosyada bulunmadığı, inceleme sonucu ceza olarak nitelendirilecek bir tutara rastlanmadığı...'' kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır.<br>Mahkemece de benimsenen bilirkişi raporu uyarınca yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı tarafın, davalının eylemi nedeniyle ödeme yapmak zorunda kaldığını iddia ettiği gümrük cezasına ilişkin tüm evrakların Tanzanya Gümrüğü'nden getirtilerek, davacının bilirkişi raporuna itirazlarını da değerlendiren aralarında taşıma, gümrük ve dış ticaret uzmanı ile makine mühendisinin de bulunduğu bilirkişi heyetinden hükme esas alınabilecek mahiyet ve yeterlilikte, denetime elverişli yeni bir bilirkişi raporu alınması ve aynı zamanda taraflar arasındaki mail ve  whatsapp görüşme kayıtları da değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına dair  aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1- Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/11/2023 tarih,.. Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>4- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>5- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>6- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 04/03/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.<br><br><br>     Başkan                  Üye                         Üye                    Katip<br>         e-imzalıdır                    e-imzalıdır                         e-imzalıdır                      e-imzalıdır<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"722210285a0f4b76","SID":"7c9af5fc8ec37ad5"}}