{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/561 <br>KARAR NO: 2024/86<br>KARAR TARİHİ: 01/02/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/11/2022 (Gerekçeli Karar) - 22.02.2023 (Ek Karar) <br>NUMARASI: 2022/390 Esas -  2022/787 Karar<br>DAVA: Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)<br>DAVA TARİHİ: 31/05/2022<br>KARAR TARİHİ: 30/11/2022<br>DAVA: Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/02/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Tic. Ltd. Şti.'de %70 oranında hissedar olduğu, son yapılan genel kurulda müdür olarak atanmasına rağmen davalıların engellemeleri ile şirketin organsız durumda kaldığı, davalı gerçek şahısların şirket kuruluşunda tek kuruş katkı vermedikleri, davalı şirketin adresinde aynı iş kolunda faaliyet gösteren ... Tic. Ltd. Şti.'yi kurdukları, bu firmayı davacıdan gizledikleri, davalı firmanın tüm kazançlarını bu firmaya aktardıkları, davalı şirketin hesapları incelendiğinde davalıların şahsi hesaplarına milyonlarca para aktardığının görüleceği, davalılar hakkında suç duyurusunda bulundukları, şirketi zarara uğrattıkları, bir kısım araçların şirket stoklarında görülmesine rağmen henüz satıldığını öğrendikleri,  davalıların mal kaçırmaya başladıkları, 14.10.2021 tarihinde icra edilen genel kurulda şirket müdürü ... müdürlükten azledildiği, davacının müdür olarak atandığını ancak davalının şirket karar defterini kaçırarak alınan genel kurul kararının tesciline mani olduğu, şirketin hali hazırda bir müdürü kalmadığı, şirketin karar alamaz veya aldığı kararları icra edemez duruma geldiğinden şirkete geçici koruma tedbirleri kapsamında şirketi yönetmek ve temsil etmek üzere bir mali müşavirin kayyım olarak atanmasını,esas karar ile birlikte de davalı şirkete kayyım atanmasını, bu yönde ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve şirket adına kayıtlı araç ve gayrimenkullere tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından aynı konuda ikame edilen İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/688 E sayılı dosyası ile görülen açılmış dava bulunduğu, davanın halen derdest olup söz konusu davanın konusunun 14.10.2021 tarihli olağanüstü genel kurul kararının tescili ve bu hususta kayyım atanması olup mahkeme dosyası ile aynı talebi ihtiva ettiği, bu sebeple davanın usulden reddi gerektiği, davacının şirkete zarar verdiği ve mahkemeyi yanıltmaya çalıştığı, 14.10.2021 tarihli olağanüstü genel kurulun gündeminin ilan edildiği, şirket ortaklarından davacı ...'nun şirkete verdiği zararların TTK 613 ve diğer ilgili maddeleri kapsamında bağlılık yükümü hususlarının görüşülmesi ve karara bağlanmasının gündemin tek maddesi iken davacı çoğunluğun hakim pay sahipliğini kullanarak afaki iddialarla gündeme madde ilavesi yapılmasını sağladığı, davalı ... tarafından İstanbul Anadolu 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/714 Esas sayılı dosyası ile iptal davası açıldığı, davanın derdest olduğu, İstanbul Anadolu 13.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/688 E sayılı dosyası ile görülen davada İstanbul Anadolu 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/714 E sayılı dosyasının bekletici mesele yapıldığı,  davacının mahkeme mahkeme dolaşarak kararın tescili yönünde karar almaya çalıştığı, mahkeme nezdinde mağdur olduğu intibayı uyandırmak gayretlerinde olduğu, mahkemeyi yanlış yönlendirdiği, şirkette organ eksikliği bulunmadığı ve şirketin rutin faaliyetlerine devam ettiği, davalı şirketin kuruluşundan bu yana hem ortağı hem de müdürü olan ... müdürlük görevini başarılı bir şekilde sürdürdüğü, şirketin olağan ticari hayatına devam ettiği, davacı şirket ortağının Ankara’da ikamet ettiği ve başka şirketlere yöneticilik yaptığı, davalı ... Tic.Ltd.Şti’nin faaliyetlerine hiçbir katkısı, emeği bulunmadığı, davacının kayyım talebine gerekçe gösterdiği TTK’nın toplantı gündemine bağlılık ilkesine aykırı hakim pay sahipliği ile seçtiği toplantı başkanı yetkisini kötüye kullanarak  hukuki, maddi delil ve dayanak ortaya konulmadan müdür azli ve müdür seçimi yapılan genel kurul kararının dava konusu yapıldığı, davacının mahkemeyi yanıltma maksatlı şirketin defterlerinin kaçırıldığı şeklinde afaki iddialarda bulunduğu, dava konusu hususu akamete uğratma maksatlı kayyım atanmasının hukuka aykırı olup bu kararın kaldırılması gerektiği, kayyım atanmasının hukuki sebeplerinin bulunmadığı, davacı yanın kayyım kararını bankalara elden teslim ettiği, davalı şirketin hesaplarının bloke edilmesine, çeklerinin ödenememesine sebebiyet verdiği, şirkete itibar kaybı yaşattığı, mahkeme kararının tatbikine ilişkin gösterdiği bu davranışının kötü niyetli olduğu, davacının şirketi zarara uğratma ve mal kaçırma iddialarının afaki olduğu, davacının İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/740 D.iş sayılı dosyasından taleple şirketin mal ve varlıkların tespitinin yapıldığı, malların kaçırıldığı iddiasının mesnetsiz olduğu, itirazlarının kabulü ile mahkeme tarafından verilen 08.06.2022 tarihli ... Tic. Ltd. Şit.'ne kayyım atanması yönündeki İhtiyati Tedbir kararının kaldırılmasını, davanın usul ve esastan reddini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına  karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Tüm bu anlatılan hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacının esasen genel kurul kararı ile birlikte müdür olarak tayin edildiği ancak davalıların şirket defter ve belgelerini uhdelerinde tutmaları nedeni ile söz konusu genel kurul kararının tescil edilemediği, bu hususta İstanbul Anadolu 13. ATM de derdest dava da olduğu, iç ilişkide davacının şirket müdürü olarak tayin edildiği hususunun ihtilafsız olduğu ancak dış ilişkide söz konusu genel kurul kararı tescil ve ilan edilemediği için halen davalının şirket müdürü olarak gözüktüğü bu nedenle taraflar arasında yaşanan bu ihtilaflar nedeni ile şirkette organ boşluğu yaşandığı anlaşılmakla, söz konusu durum giderilinceye kadar şirkete kayyım atanmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Öte yandan her ne kadar davacı yanca şirket tüzel kişiliğinden başka diğer ortaklara da dava yöneltilmiş ise de bu tür bir davada şirket ortaklarının pasif husumeti yoktur. Yargıtay 11. HD. 2014/1375 E, 2014/8505 K. Sayılı ilamında \"... Dava, davalı şirkete kayyım atanması istemine ilişkin olup, böyle bir davada davalı şirkete husumet yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, davalı olarak gösterilen diğer şirket ortaklarına husumet düşmemektedir. Bu nedenle, şirket ortakları yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken...\" gerekçesi ile verdiği kararda kayyım tayini istemli davalarda husumetin şirket tüzel kişiliğine ait olduğu belirtilmiştir. Tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü davalı gerçek şahıslar yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile dava red edilmiş, yukarıda yazılı gerekçeler nedeni ile davalı şirkete kayyım atanmasına, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili nihai karara ilişkin istinaf dilekçesinde özetle; Davacı tarafından davalı şirkete karşı aynı konuda ikame edilen İstanbul Anadolu 13.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/688 E sayılı dosyası ile görülen açılmış dava bulunmakta olup davanın halen derdest olduğunu, söz konusu davanın konusunun 14.10.2021 tarihli olağanüstü genel kurul kararının tescili ve bu hususta kayyım atanması olup Mahkemenin dosyası ile aynı talebi ihtiva ettiğini, hal böyle olunca davanın usulden reddi gerektiğini, 14.10.2021 tarihli olağanüstü genel kurulun gündemi ilan edilmiş olup, şirket ortaklarından davacı ...'nun şirkete verdiği zararların, TTK 613 ve diğer ilgili maddeleri kapsamında bağlılık yükümü hususlarının görüşülmesi ve karara bağlanması, gündemin tek maddesi iken ,davacı çoğunluk hakim pay sahipliğini kullanarak afaki iddialarla gündeme madde ilavesi yapılmasını sağlayıp bu haliyle TTK’nın genel kurul toplantılarında gündeme bağlılık ilkesini bilerek ihlal suretiyle ve bu yönde davalı şirkette kuruluştan bu yana ortak ve müdür olan müvekkil  ... azli ve davacının müdür seçilmesi yönünde karar aldığını, bu kararın müdür azli ve seçimi konusundaki kısımlarına davalı ... tarafından İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/714 E sayılı dosyası ile iptal davası açılmış olup davanın halen İstinaf aşamasında derdest olduğunu, karara gerekçe yapılan Şirkette Organ Eksikliği Bulunduğu hususunun gerçek olmadığını, davalı şirketin seçilmiş müdürünün halen müvekkili ...'ın olduğunu ve görev süresi dolmadığı gibi  İstanbul Anadolu 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/714 E sayılı dosyası ile verilen kararın da kesinleşmediğini, davacı mahkemeyi yanıltma maksatlı Şirketin defterlerinin kaçırıldığı şeklinde afaki iddialarda bulunduğunu, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/218 sayılı dosya ile şirket defterlerinin zayii olduğu iddiası ile dava ikame ettiğini, mahkemenin de bu davayı verdiği kayyım kararına gerekçe yaptığını, bu davaya da müdahil olunarak şirket defterlerinin zayii olmadığının bildirildiğini, defterlerin zayii olmadığı şirkete atanan Kayyımın da bilgisi dahilinde olduğunu, davacının gerçek amacının şirketin iflası olduğunu, yetkisiz Kayyımın başta alelacele olağanüstü genel kurul kararı alması dava konusu işlemi ortadan kaldırmaya, Mahkeme kararlarını uygulamadan imtina, olası genel kurulu yapılması ile davacı ...’unun müdür seçimi ile şirketi temsil yetkisine kavuşması sonucunun davalarda savunmaya etkisi ve diğer eylemleriyle telafisi imkansız zararların, hukuki durumların  ve hak kayıplarının önüne geçilebilmesi için  huzurdaki dosyadan verilen davalı şirkete kayyım atanması yönündeki açıkça hukuka aykırı kararın incelemeden geçip kesinleşinceye kadar yürütmesinin durdurulması, tescil ve ilan edilmemesi hususunda ihtiyat-i tedbir kararı verilmesini gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili ihtiyati tedbire karşı istinaf dilekçesinde özetle; 30.11.2022 tarihinde HMK 294 md.si mucibi dosyanın esasına ilişkin  karar verilmiş olup mahkeme davadan elini çektikten sonra temyiz edilerek hüküm bozulmadıkça o davaya yeniden bakamayacak ve verilen hükmü değiştiremeyeceğini ve ihtiyati tedbir kararı veremeyeceğini, mahkeme  hüküm bozulununcaya kadar dosyadan elini çekmiş olup verilen 19.01.2023 tarihli ek kararın alenen usul ve yasaya aykırı olduğunu, hal böyle olunca Mahkeme tarafından dosyadan el çekilmiş olması  sebebi ile yeniden ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gibi BAM tarafından kesin olarak kaldırılan ihtiyati tedbir kararının herhangi bir şekilde yeniden dosyaya ithalinin mümkün olmadığını, mahkemenin, dosyada vermiş olduğu ek kararlarda da açıkça belirttiği üzere kesinleşmeden icra edilmesi  ve tescili mümkün olmayan , dosyanın esası hakkında verdiği 30.11.2022 tarihli kayyım kararını ,ilk önce kesinleşmeden tescilinin yapılması için ticaret sicil müdürlüğüne gönderdiğini, ancak usule aykırı bu talebi Sicil müdürlüğü tarafından  haklı olarak  reddi sonucunda Mahkeme vermiş olduğu kayyım kararının kesinleşmeden icrasını sağlamak için bu sefer  istinaf konusu 19.01.2023 tarihli Ek kararı vererek kayyım kararının kesinleşmeden hüküm ifade etmesini sağladığını, 19.01.2023 tarihli  EK Karar hukuka ve hakkaniyete aykırı olup dosyadan el çeken  Yerel mahkemenin iş bu kararı vermesi hukuka ve içtihatlara aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen 19.01.2023 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebimizin reddine ilişkin 22.02.2023 tarihli EK Kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili  ihtiyati tedbir talebinin reddi kararına karşı istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından verilen 31.01.2023 tarihli toplantıda alınan kararların tescil ve ilanını durdurulması -kaldırılması hususunda talebin reddine ilişkin verilen 02.02.2023 tarihli EK Kararın  İstinafen incelenerek kaldırılmasına, karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili ihtiyati tedbir talebinin reddi kararına karşı istinaf dilekçesinde özetle; 31.01.2023 tarihinde yapılması ilan edilen olağanüstü genel kurul toplantısının tedbiren durdurulması ve kararın iptali talebinin reddine ilişkin verilen 26.01.2023 tarihli EK Kararın  İstinafen incelenerek kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili ihtiyati tedbir talebinin reddi kararına karşı istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından verilen 30.11.2022 tarih ve 2022/390 E, 2022/787K sayılı kararın Tescil ve İlanının yapılmaması talebimizin reddine ilişkin verilen 27.01.2023 tarihli EK Kararın  İstinafen incelenerek kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, limited şirkete organ boşluğu sebebine dayalı olarak yönetim kayyımı atanması davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, yönetim kayyımı atanmasının şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.Davalı şirketin 31/01/2023 tarihli olağanüstü genel kurulunda davacı ... müdür olarak seçilmiş ve müdür seçimine ilişkin 31.2.2023 tarihli Genel Kurulun 17.2.2023 tarihinde ticaret siciline tescil edilmiştir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından mahkemeye yazılan 27/02/2023 tarihli yazı ile, mahkeme kararı ile söz konusu şirketin organsızlık durumu ortadan kalkıncaya kadar şirkete kayyım atanmış olduğundan, yani kayyımın sınırlı süreli atandığı ve organ seçimi ile görevinin sonlandığı değerlendirilerek, müdür seçimine ilişkin 31.2.2023 tarihli Genel Kurulun 17.2.2023 tarihinde tescil işleminin yapıldığı açıklandıktan sonra anılan kararın tescili ile kayyımın görevinin sonlandığına ilişkin değerlendirmenin mahkemece teyidi hususu sorulmuştur.Buna göre mahkemece verilen 19/01/2023 tarihli tedbir kararı ile atanan kayyım tarafından yapılan işlemler neticesinde genel kurul yapılmış ve şirkete müdür seçilmiş durumdadır. Bu durumda, şirkete müdür seçilmiş olmasının davaya etkisinin değerlendirilmesi gerekir. Bu nedenle, şirkete müdür seçilmiş olmasının davaya etkisinin değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerekir. Davalı taraf 31.01.2023 tarihli ve 31.01.2023 tarihli ek kararlara yönelik istinaf başvurusunda bulunmuş ise de, bu talepler bu davada karara bağlanacak hususlardan olmadığından davalının anılan istinaf sebepleri yerinde değildir.Davalı taraf 27.01.2023 tarihli EK Kararın yönünden de istinaf başvurusunda bulunmuş ise de, mahkemenin nihai kararı uygulanmadığından bu talebin de konusu bulunmamaktadır. Davalı tarafın 19.01.2023 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin reddine ilişkin 22.02.2023 tarihli EK Kararın kaldırılmasına ilişkin istinaf başvurusunun ise nihai kararın kaldırma sebebine göre bu aşamada incelenmesi mümkün değildir. Ayrıca, davalı şirkete kayyım atanması yönündeki kararın incelemeden geçip kesinleşinceye kadar yürütmesinin durdurulması şeklinde tedbir talep edilmiş ise de istinaf aşamasında tedbir kararı verilmesi de mümkün değildir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalıların nihai karara ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,  davalı tarafın 19.01.2023 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin reddine ilişkin 22.02.2023 tarihli Ek Kararın kaldırılmasına yönelik istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalılar vekilinin nihai karara karşı istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Kararın kaldırılma sebebine göre davalılar vekilinin 22.02.2023 tarihli ek karara karşı yaptığı istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine YER OLMADIĞINA,3-Davalı tarafın 31.01.2023 tarihli ve 31.01.2023 tarihli ek kararlar ile 27.01.2023 tarihli ek karar yönünden yaptığı istinaf başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 4-Davalılar tarafından nihai karar ve 22.02.2023 tarihli ek karar yönünden yatırılan istinaf karar harçlarının ve söz konusu ek karar yönünden istinaf başvuru harcının istemi halinde kendisine iadesine,5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca  kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 01/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"23ada36449bf972f","SID":"9501a483d663cfa1"}}