{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>T.C.<br>DİYARBAKIR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO: 2024/620 <br>KARAR NO\t: 2024/717<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F    K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN ARA  KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>TALEP    \t                  : İhtiyati haciz kararının kaldırılması<br>KARAR TARİHİ\t: 29/03/2024<br><br>Taraflar arasında derdest davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılamasında verilen ihtiyati haciz kararına karşı davalı .... vekilinin yapılan itirazın reddine dair  ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen ara karara karşı yine davalı ....vekilinin süresinde istinaf kanun yoluna başvurulmakla; dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>A) DAVACININ TALEBİ:<br>Davacı vekili ... tarihinde sunduğu ve harca esas değeri 201.500 TL gösterdiği dava dilekçesinde;.... tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki .... plakalı aracın, ....’a istikametine seyri sırasında Organize Sanayi Bölgesi ikinci ışıklara geldiğinde aracın sağ arka çift tekerinin araçtan koparak otobüs durağında bekleyen yaya müvekkili ....’e çarpması sonucunda meydana gelen trafik kazasında davacı ağır yaralanarak hastaneye kaldırıldığını  ve akabinde uzunca süren tedavi sürecinden sonra işgücü kaybına uğradığını, Dicle Üniversitesi Hastaneleri Adli Tıp Ana Bilim Dalından alınan .... tarihli raporda %5 sürekli iş görmezlik oranı tespit edilerek 1 ay süre ile bakıcı ihtiyacı olduğu ve 4 ay iyileşme süresinin mütalaa edildiğini, bu kaza nedeniyle müvekkiline tazminat ödenmesi için davalı sigorta şirketine yaptıkları .... tarihli taleplerinin PTT kanalıyla ....tarihinde tebliğ edilmesine rağmen tazminat taleplerinin karşılanmadığını, bunun üzerine Bismil Arabuluculuk bürosuna ...tarihinde ticari dava şartı olan arabuluculuk başvurusunda bulunduklarını, ...tarihli anlaşamama tutanağı düzenlendiğini ileri sürerek, HMK 107. Maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olmak ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile, 500 TL sürekli iş göremezlik, 500 TL geçici iş görmezlik, 500 TL bakıcı gideri olmak üzere 1500 TL maddi tazminatın 27/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden; 200.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..'tan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ettiği davasında, yargılama sırasında davalılardan ...'ın mal varlığının el değiştirmesinin önüne geçmek amacıyla, hükmün kesinleşmesine kadar davalılardan ... yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.<br>Dava dilekçesinin içerik kısmında 200.000 TL manevi tazminat talep eden ancak sonuç talep kısmında 150.000 TL lik manevi tazminat talep eden davacı vekili  .... tarihinde sunduğu dilekçesi ile anılan hususun maddi hataya ilişkin olduğunu belirterek dav adilekçesinin sonuç kısmında talep edilen manevi tazminat tutarının 200.000 TL olarak düzelttiklerini ifade etmiştir.<br>B) İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN İHTİYATİ TEDBİR KARARI:  <br>Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin ....  Esas sayılı ara  Kararı ile; \"Somut olayda, iddia olunan zarar haksız eylemden kaynaklandığından TBK.'nun 117/2 maddesi gereğince tazminat, haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmekte ve tazminat borçlusu aynı tarihte temerrüde düşmektedir. Sunulan kaza tespit tutanağına göre olay .... tarihinde gerçekleşmiş, talep  ise ....tarihinde olmuştur. Bu aşamada haksız fiilin davalı tarafından gerçekleştirildiğini kesin hüküm ile ispatlamak ve zarar miktarının tam olarak belirlenmesini beklemek hakkaniyete uygun değildir. Bunun yanında sunulan  davacının .... tarihinde alınan adli tıp raporuna göre maluliyetin oluştuğuna dair belge dosyaya ibraz edilmiştir. Davacının dava konusu kaza sebebiyle yaralandığı,  davacının .... tarihinde alınan adli tıp raporuna göre maluliyetin oluştuğu, ... tarihli kaza tespit tutanağı  incelendiğinde bu haliyle mevcut aşamada yaklaşık ispat koşulunun yerine getirildiği anlaşılmıştır. Manevi tazminat istemi açısından ise zararın tekliği ve bölünmezliği ilkesi gereğince kısmi ve belirsiz alacak davası olarak açılmaya elverişli değildir. Bu sebeple davacıların manevi zararlarına karşılık ihtiyati haciz taleplerinin tamamının tek kalemde istenebileceğinden göz önünde tutularak ihtiyati haciz talebinin kabulü, hacizde ölçülülük ilkesi gereğince kısmen kabul-kısmen reddi veya reddine karar verilmiş olması ileride hükmedilecek olan manevi tazminat istemi için 6100 Sayılı HMK'nun 36/1-b bendi gereğince davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği halde görüşünü açıklamış olması niteliğinde görülemez. Diğer bir anlatımla, ihtiyati hacizde verilen karar ne olursa olsun buna bağlı olmaksızın nihai kararda  22/06/1966 tarihli 7/7 sayılı İBK'da göz önünde tutularak manevi tazminatın hüküm altına alınması mümkündür. Bu aşamada, kusur oranı  ile tazminat miktarlarının  belirlenmesi çekişmeli olduğuna göre davacılar bakımından yaklaşık da olsa ispat gerçekleştmiştir. İhtiyati hacizde ölçülülük kuralına göre , \"orantılılık\" ilkesi nazara ve manevi tazminat yönünden takdir edilmek suretiyle alınarak davalı ....  açısından gerçerli olmak üzere gerek elindeki gerek üçüncü kişilerdeki menkul ve gayrimenkul malları ile hak ve alacaklarının davacıları talebi ile orantı olmak üzere yetecek miktar ile sınırlı kalmak kaydı ve %15 teminat yatırılmak üzere olarak talebin kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. \" gerekçesiyle; \"1-) Davacının manevi tazminata ilişkin talebinin davalı .... yönünden kısmen kabulü ile  ihtiyati haciz talep eden vekilinin takdiren 50.000,00 TL'ye yetecek miktarda alacağının varlığı, alacağın vadesinin geldiği ve alacak için bir rehnin bulunmadığı anlaşıldığından İ.İ.K’nın 257. maddesi gereğince karşı tarafın gerek elindeki gerek üçüncü kişilerdeki menkul ve gayrimenkul malları ile hak ve alacaklarının borca yetecek miktarının ihtiyati haczine, fazlaya ilişkin talebin reddine; 2-) Davacının maddi tazminata ilişkin talebinin davalı... yönünden kabulü ile  ihtiyati haciz talep eden vekilinin 1.500,00 TL'ye yetecek miktarda alacağının varlığı, alacağın vadesinin geldiği ve alacak için bir rehnin bulunmadığı anlaşıldığından İ.İ.K’nın 257. maddesi gereğince karşı tarafın gerek elindeki gerek üçüncü kişilerdeki menkul ve gayrimenkul malları ile hak ve alacaklarının borca yetecek miktarının ihtiyati haczine; 3-) İhtiyati haciz talep eden vekili tarafından H.M.K'nın 87. maddesi gereğince nakdi ya da kesin-süresiz teminat mektubu türünden alacağın %15’i tutarında 7.725‬,00 TL teminaT gösterildiğinde ihtiyati haciz kararının kendisine verilmesine ve bu kararın Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi yetki çevresindeki icra Dairelerince yerine getirilmesine, \" karar verilmiştir.<br>C) DAVALININ İHTİYATİ  TEDBİR ARA KARARINA İTİRAZI:<br>Davalı ... vekili ... tarihli ihtiyati tedbire itiraz dilekçesinde; müvekkilimizin tüm mal varlığına ihtiyati haciz şerhi işlendiğini, müvekkil bu yüzden şuan da tırla gerekli faaliyetlerini yürütemediğini, müvekkilin sadece tek mal varlığı ile sınırlı olmak üzere ihtiyati haciz konulabileceğini, öncelikle taleplerinin tüm ihtiyati haczin kaldırılması olduğunu, sigorta şirketinin teminat miktarının maddi tazminatı sağlayacak nitelikte olduğunu, manevi tazminatın ise karşı tarafı zenginleştirmeyecek nitelikte olması gerektiğini, eğer ihtiyati haczin kaldırılması talebimiz yerinde görülmeyecek ise tek mal varlığı ile sınırlı olmak üzere borca yetecek miktarda ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettiklerini ifade etmiştir.<br>D)İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZIN REDDİNE DAİR İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI:<br>Mahkemece, davacının ihtiyati haciz kararına itirazını 19/12/2023 tarihli  duruşmasında  değerlendirmiş ve \"Davalı vekilinin ihtiyati haciz kararına itirazının reddine,\" karar vermiş; buna ilişkin olarak da 19/12/2023 tarihli gerekçeli ara  kararını tesis etmiştir.<br>İlk derece mahkemesi .... tarihli gerekçeli ara kararında;  \"Somut olayda, iddia olunan zarar haksız eylemden kaynaklandığından TBK.'nun 117/2 maddesi gereğince tazminatın, haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale geldiği ve tazminat borçlusunun aynı tarihte temerrüde düştüğü, olayın 17/05/2023 tarihinde gerçekleştiği, talebin ise 09/11/2023 tarihinde olduğu, bu aşamada haksız fiilin davalı tarafından gerçekleştirildiğini kesin hüküm ile ispatlamak ve zarar miktarının tam olarak belirlenmesini beklemenin hakkaniyete uygun olmadığı, bunun yanında, manevi tazminat isteminde zararın tekliği ve bölünmezliği ilkesi gereğince kısmi ve belirsiz alacak davası olarak açılmaya elverişli olmadığı, bu sebeple davacıların manevi zararlarına karşılık ihtiyati haciz taleplerinin tamamının tek kalemde istenebileceği göz önünde tutularak ihtiyati haciz talebinin kabulü, hacizde ölçülülük ilkesi gereğince kısmen kabul-kısmen reddi veya reddine karar verilmiş olmasının ileride hükmedilecek olan manevi tazminat istemi için 6100 Sayılı HMK'nun 36/1-b bendi gereğince davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği halde görüşünü açıklamış olması niteliğinde görüleyeceği, diğer bir anlatımla, ihtiyati hacizde verilen karar ne olursa olsun buna bağlı olmaksızın nihai kararda 22/06/1966 tarihli 7/7 sayılı İBK'da göz önünde tutularak manevi tazminatın hüküm altına alınmasının mümkün olduğu, bu aşamada, kusur oranı  ile tazminat miktarlarının belirlenmesi çekişmeli olduğuna göre davacılar bakımından yaklaşık da olsa ispat gerçekleştiğinden talebin kabülüne karar vermek gerektiği, hacizde ölçülülük kuralına göre, \"orantılılık\" ilkesi nazara alınarak davalıların gerek elindeki gerek üçüncü kişilerdeki menkul ve gayrimenkul malları ile hak ve alacaklarının 51.500,00 TL'ye yetecek miktar ile sınırlı kalmak kaydı ile  ihtiyati hacze itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. <br>Öte yandan davalılar .... vekilleri ihtiyati hacze itiraz dilekçelerinde ihtiyati haciz kararı üzerine \"ölçülülük\" ilkesine uyulmadığını, haciz kararında belirtilen miktarla sınırlı olarak ihtiyati haciz kararı verilmesine rağmen müvekkillerinin tüm mal varlığını kapsayacak şekilde ihtiyati haczin uygulandığını ihtiyati haczin bu yönüyle de hukuka aykırı olduğundan bahisle kaldırılmasını istemiş ise de; davalı vekilinin bu yöndeki taleplerinin taşkın haciz itirazı mahiyetinde olduğu, taşkın haciz halinde durumun şikayet yoluyla İcra Hukuk Mahkemesince incelenmesi gerektiği, taşkın haciz durumunun ihtiyati haciz kararına itiraz sebeplerinden olmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki talep ve itirazlarının da reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. \" gerekçesi ile  \"itirazının reddine\" karar verilmiştir.<br>E) İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>Davalı ... vekili istinafında; davacının tazminata hak kazanıp kazanmadığının yargılamayı gerektirdiğini, davalı müvekkilinin sabit ikametgah sahibi olduğunu, yerel mahkeme dosya kapsamındaki sundukları ikametgah belgesinden de görüleceği üzere sayın mahkemece sistem üzerinden yapılacak olan sorgulama neticesinde de görüleceği üzere dava konusu kaza tarihinden önce de aynı adreste ikamet ettiğini, söz konusu kaza sonrası da aynı adreste ikamet etmeye devam ettiğini, bu nedenle kanunun ihtiyati haciz verilmesi için aradığı kriter olan borçlunun muayyen bir adresinin bulunması koşulunun ihtiyati haciz konusu kararda gerçekleşmediğini, müvekkilinin söz konusu olay neticesi herhangi bir mal kaçırma girişiminde bulunmadığı gibi sorumluluktan kurtulmaya yönelik adres değişikliği de yapmadığını, davacının müvekkili yönünden manevi tazminat talebinde bulunduğunu, maddi tazminat talebinin bulunmadığını  mahkemece davacı tarafın maddi tazminat talepleri yönünden verilen ihtiyati haciz kararının HMK gereği taleple bağlılık ilkesine aykırı olması nedeniyle itirazen kaldırılmasını, maddi tazminat için müvekkilinin mal varlığına ihtiyati haciz konulmasının usul ve yasaya aykırılık oluşturduğunu,  müvekkilinin bahse konu dava sebebi ile mal varlığının el değiştirmesinin söz konusu olmadığını, müvekkilinin haksız fiilinin söz konusu olmadığını, manevi tazminat talebi yönünden 50.000 TL için ihtiyati haciz kararı verilmesinin de ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu, davalı müvekkilinin sahibi bulunduğu ve kazaya karışan ....plaka sayılı aracı ile ...t isimli fabrikanın nakliye işlerini takip etmekte olduğunu, söz konusu ihtiyati haciz kararı neticesinde icra takibi başlatılması nedeniyle davalı müvekkilinin tüm banka hesaplarına haciz konulduğunu, söz konusu hacizler nedeniyle müvekkilinin çalışamadığını, zira nakliye için anlaştığı ücretlerin fatura karşılığında müvekkilinin üzerinde ihtiyati haciz bulunan hesabına aktarılması nedeniyle müvekkilinin kazancından mahrum kaldığını belirterek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>F)DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br><br> <br>İstinaf incelemesi, Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılmıştır.<br>İhtiyati haciz, İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 257. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. İİK'nin 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına (önceden) geçici olarak el konulmasıdır. <br>HMK'nin 406/2. maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilen  ihtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nun 257. Maddesinde; <br>\"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.<br>Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:<br>1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;<br>2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;<br>Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder” hükmüne yer verilmiştir. Maddenin birinci fıkrasında vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz talep etme koşulları; ikinci fıkrada ise vadesi gelmemiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilecek haller düzenlenmiştir.<br>Gerek birinci, gerekse ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edebilmek için, öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir.<br>Maddenin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz isteyebilmek için, alacağın kural olarak vadesinin gelmiş olması gerekir. Vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacak rehin ile temin edilmemiş olmalıdır. Rehin ile temin edilmiş olan bir alacak teminata haiz olduğu için ihtiyati hacze gerek yoktur.<br>Fakat rehinli malın kıymetinin rehinli alacağı karşılamayacağı tahmin ediliyorsa, karşılanamayacağı (açık kalacağı) tahmin edilen bölümü için, ihtiyati haciz istenebilir. Yine alacağın rehin ile temin edilmiş olmasına rağmen, istisna olarak, ilk önce rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmak zorunluluğu olmayan hallerde, alacaklı (rehinle temin edilmiş olan alacağı için) ihtiyat haciz isteyebilir (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El kitabı)<br>Yukarıda belirtilen şartların bulunması halinde, vadesi gelmiş bir borcun alacaklısı, ihtiyati haciz için gerekli \"yaklaşık ispat\" şartının da gerçekleşmesi durumunda başka bir şart aranmaksızın ihtiyati haciz isteme hakkına sahiptir.<br>Vadesi gelmemiş bir borçtan dolayı ihtiyati haciz talep edilebilmesi ise; İİK’nun 257. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir. Söz konusu fıkraya göre, borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, bu hallerde ihtiyati haciz talep edilebilecektir.<br>İİK'nin \"ihtiyati haciz kararı\" kenar başlıklı 258. maddenin birinci fıkrasının 2. cümlesinde “Alacaklı alacağı ve icabında İhtiyati haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur.” denilmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için bir kimsenin aleyhine delil olmak üzere vücuda getirdiği bir belgenin varlığı şart değildir. İhtiyati haciz kararı verilirken dikkat edilmesi gereken hususun alacağın yazılı delille ispatı değil, alacağın varlığı konusunda hâkime kanaat verecek dellilerin sunulmasıdır. Hâkim, taraflar arasındaki ilişkiye, alacağı doğuran sebebin şekline ve niteliğine göre ibraz edilen delilleri değerlendirerek alacağın varlığı hakkında bir kanaata vardığı takdirde  İİK'daki diğer şartlar mevcutsa, ihtiyati haciz talebini kabul edecektir. Alacağın varlığına kanaat getirilmesi yaklaşık ispattır.<br>Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında, <br>Dicle Üniversitesi Hastaneleri Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından tanzim edilen ... tarihli raporda; '...in ....tarihinde maruz kaldığı trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle oluşan arızasının; .. tarihli Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirme yapıldığında kişinin engel oranının %5 ve sürekli olduğu, iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceği, tedavi süresince 1 ay boyunca bakıcıya ihtiyacı olduğu' bildirilmiştir.arka çift <br>.. tarihli kaza tespit tutanağında; 'sürücü ..idaresindeki ... plakalı kamyonuyla ...istikametine syeri sırasında Organize Sanayi Bölgesi ikinci ışıklarına geldiğinde aracının sağ tekerinin koparak aracının sağ arka köşe kısımlarına çarparak yolun gidişine göre sağındaki durağında bekleyen yaya Gülseren Erdem' e çarparak ve sürünerek otobüs durağında çarpıp yolun sağındaki şarampole durması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Araç sürücüsü ... 2918 sayılı KTK'nin 30/1-A (lastikleri,.. Noksani bozuk veya teknik şartlara aykırı olan araçları kullanmak) kuralını ihlal ettiği, yayanın kural ihlali olmadığı' mütalaa edilmiştir.<br>Dosya içerisindeki,  kaza tespit tutanağında yer alan kazanın oluş şeklinde ilişkin yapılan tespitler, davacıya ait tedavi evrakı, Dicle Üniversitesi Hastaneleri Adli Tıp Ana Bilim Dalı  tarafından hazırlanan adli rapor bir bütün halinde değerlendirildiğinde yaklaşık ispat koşulunun sağlandığının kabulü gerekmiştir.<br>Zarar haksız eylemden kaynaklandığından tazminat haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki \"muacceliyet\" kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. Yukarıda  belirtilen belgeler de nazara alındığında davacının manevi zararının olabileceği kuvvetle muhtemeldir. Haksız fiil tarihi itibarıyla davacının tazminat alacakları muaccel hale gelmiştir. İhtiyati haciz talep edildiği, davanın ilk açıldığı aşamada zararın miktarının net olarak belirlenmesini beklemek hakkaniyetle bağdaşmaz. Açıklanan nedenlerle, Mahkemece davacının manevi tazminat talebine bağlı ihtiyati haciz isteminin, 50.000 TL lik alacağa yeter miktar için  %15 teminat mukabilinde kabulünde kabulünde  usûl ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. İstinaf eden davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerindedir.<br>Ancak, davacı yanın dava dilekçesinde manevi tazminat talebini davalı ...'a, maddi tazminat talebini ise, diğer davalı sigorta şirketine yönelttiği, buna göre davacının davalı ... için uygulanmasını talep ettiği ihtiyati haczin, davalı ..'den talep ettiği manevi tazminat alacağına ilişkin olduğu nazara alındığında,  “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükmünü haiz HMK 26. Maddesine aykırı olarak, davacının davalı sigortadan  talep ettiği maddi tazminat talebi için de ihtiyati haciz kararı verilmesi doğru olmamıştır. İstinaf eden davalı vekilinin istinaf itirazı bu yönüyle yerindedir.<br>Bu itibarla,  istinaf eden davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenle kabulüne, yanılgı yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince, inceleme konusu ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle <br>A-) Davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, davalı ... vekilinin, .... tarihli ihtiyati haciz kararına yönelik itirazını reddeden Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve ...Esas sayılı, ara kararının KALDIRILMASINA, HMK'nin 353/1-b.2 maddesi uyarınca, davalı ..k vekilinin ihtiyati haciz kararına itirazı hakkında yeniden hüküm kurulmasına, bu suretle:  <br>1-)  Davalı .... vekilinin  Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin.. tarih ve .. Esas sayılı ihtiyati haciz kararına itirazının kısmen kabulü ile, . tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, <br>2-) Davacı vekilinin davalı ..'a yönelttiği, manevi tazminat talebi yönünden, ihtiyati haciz talebinin KABULÜ ile, adı geçenin davalının 50.000 TL alacağa yetecek kadar yedinde ve/veya üçüncü şahıslarda bulunan menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslarda bulunan hak ve alacakları üzerine, taktiren alacağın %15'i oranında (7.500,00 TL) tutarında  nakdi teminat veya süresiz banka teminat mektubu karşılığında, İİK'nin 257 ve müteakip hükümleri uyarınca  İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA,  <br>3-) İİK'nin 259. maddesi gereğince teminat İlk Derece Mahkemesi veznesine yatırıldığında kararın infazı için bir suretinin İlk Derece Mahkemesi tarafından ihtiyatî haciz isteyen davacı vekiline VERİLMESİNE,<br>4-) İhtiyati haciz masraflarının hangi tarafa yükletileceğinin nihai kararda değerlendirilmesine, <br>B-) İstinaf başvurusu nedeniyle yapılan harç ve masraflar yönünden; <br>1-) İstinaf eden tarafça peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi hâlinde iadesine,  <br>2-) Dosya üzerinde inceleme yapılması nedeniyle vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>3-) İstinaf eden tarafça istinaf aşamasında yapılan harç ve yargılama giderlerinin hangi tarafa yükletileceğinin ilk derece mahkemesince yargılama sonunda verilecek nihai kararda değerlendirilmesine,<br>4-) Kesin olarak verilen kararın taraflara tebliğinin ve diğer işlemlerin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-f maddesi uyarınca  KESİN olmak  üzere 29/03/2024  tarihinde oyçokluğu ile  karar verildi.\t<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6b751af3ff16110d","SID":"7de5f16c3530667e"}}