{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t:<br>ÜYE\t\t:<br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/05/2023<br>NUMARASI\t\t:  Esas -  Karar <br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLLERİ\t: Av.<br>\t  Av. <br><br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVA\t\t: İtirazın İptali<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 20/03/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 20/03/2024<br>Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali  davasında 30/05/2023 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı, davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi; <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin lojistik sektöründe ağırlıklı olarak ağır iş makineleri-inşaat malzemesi temini, kiralaması ve nakliyesi alanında faaliyet gösterdiğini, bu faaliyetleri çerçevesinde zaman zaman 3.kişilerden nakliye işlemleri ile ilgili hizmet aldıklarını, bu kapsamada müvekkili borçlu/davalıdan da taşıma hizmeti almak için anlaştığını, ancak davalının kendisinden beklenen özeni göstermemesi sebebi ile taşımaya konu ürünlerde hasar oluştuğunu, müvekkili ile davalı arasında Temmuz 2020'de 6.300,00 TL+KDV bedelli taşıma anlaşması yapıldığını,  (23.07.2020 tarihli ekli irsaliye ve 7.434,00 TL'lik fatura), Nakliye konusu İş Makinesi-malzemeler davalıya taşınmak üzere sağlam olarak teslim edildiğini, ancak davalının/çalışanlarının nakliye sırasında gerekli özeni göstermemesi sonucu meydana gelen kazada ..... iş makinesinin ağır hasar aldığını, aracın tamir masrafı olarak 75.000,00 onarım masrafı+13.500,00 TL KDV olmak üzere toplam 88.500,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan işlemler davalıya bildirilmiş olmasına rağmen davalı/borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, ödeme yapılmaması üzerine davalı aleyhine Konya .. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, davalının borca, takibe ve fer'ilerine itiraz ettiğini, davalının yapmış olduğu itirazın tamamen haksız, kötü niyetli ve borcun ödenmesini geciktirme amacına yönelik olduğunu beyanla davanın kabulüne, itirazın iptaline, takip talebinde yazılı esaslar doğrultusunda (tahsilde tekerrür olmaması amacıyla; sigortanın talep sonrasında yapmış olduğu 29.04.2021 tarihli ödeme bedelinin T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden 4.397,50 Euro*9,9418=43.719,07 TL'nin- mahsubu ile) asıl alacak 44.780,93 TL üzerinden aynen devamına, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle %20’den az olmayacak şekilde tazminat ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ..... nakliye taşımacılığı işi ile iştigal eden bir şahıs firması olduğunu, söz konusu dava dilekçesinde iddia edilen hususların gerçeği yansıtmadığını, haksız ve mesnetsiz davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin 23.07.2020 tarihinde adına kayıtlı bulunan ....plakalı Man marka araç, sürücüsü ..... tarafından Alanya ilinde .... İnşaat Ltd. Şti'de bulunan Mait marka fore kazık makinesi bomu (16,5 metre), Frenli boru ve Keli (taşıma irsaliyesinde yazılı bulunan makineler) niteliğindeki ağır makineler davacı firmaya teslim edilmek üzere gönderici firma tarafından araca yüklendiğini, akabinde 24.07.2020 tarihinde İstanbul ili Başakşehir ilçesine varan sürücü ..... sabah saat 09:00 civarında davacı firma ile irtibata geçerek yükün teslim edileceği yeri belirtmelerini istediğini, ancak davacı firma yükün teslim edileceği yeri çeşitli bahaneler ileri sürerek bir türlü sürücü .....'a bildirmediğini, bunun üzerine yükü araçta bulunan sürücü saat 14:00'e kadar davacı firmanın yükün teslim edileceği yeri bildirmesini beklediğini, daha sonra sürücü ..... uzunca bir süredir kendisine haber edilmemesi üzerine davacı firmayı arayarak saatin çok geç olduğunu, yükü teslim edip dönmesi gerektiğini ısrarla belirtmesi üzerine davacı firma aynı gün öğleden sonra saat 14:20'de sürücü .....'a konum bildirdiğini, sürücü ..... bildirilen konum neticesinde yükün teslim edileceği yere giderken kaza tespit tutanağında da belirtilen Fenertepe Rıfat Ilgaz Caddesi ile Fetihtepe Caddesi kesişim kavşağından dönerken trafik kazası yaptığını ve aracın üstünde bulunan Mait marka kazık makinası bomu ataç üzerinden devrildiğini, akabinde davacı firma tarafından Büyükçekmece .. Noterliği'nin .. yevmiye 11.08.2020 tarihli ihtarnamesinin taraflarına ulaştığını, ihtarname içeriğinde; \"emtianın araçtan düşmesi nedeniyle üründe hasar meydana geldiğinden hasar bedeli olarak 80.000,00 TL+KDV ödenmesi hususunda\" ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye cevap olarak talep edilen hasar miktarının gerçeği yansıtmadığını ve meydana gelen gerçek hasar bedelinin çok üzerinde fahiş bir bedel talep edildiğinden söz konusu firmaya herhangi bir ödeme yapılamayacağı şeklinde ihtarnameye cevap verildiğini, daha sonra müvekkili şahıs aleyhine Konya.. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, fahiş bedel talepli haksız icra takibine itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, davacı tarafında kabulü olduğu üzere, emtianın teslim edilmesi sonucunda taşıma anlaşması gereğince; 23.07.2020 tarihli 6.300,00 TL+KDV ile toplamda 7.434,00 TL tutarlı fatura bedeli davacı müvekkiline ödenmediğini, ödenmeyen fatura bedeline ilişkin olarak taraflarınca Büyükçekmece .. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile yapılan takip neticesinde davacının itirazı ile takibin durduğunu, bu nedenle hem mesnetsiz, gerçek dışı fahiş miktar içeren ve haksız başlatılan icra takibi ile hem de taşıma karşılığında hakkettiği ücreti alamayan davalı müvekkilinin mağdur edildiğini, huzurda ikame edilen davanın hem usul hem esas bakımından reddinin gerektiğini,  davacının itirazın iptali talebinin ve icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacının icra takibinin konusu olan meblağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine  karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; \".....Tüm dosya muhtevası birlikte değerlendirildiğinde; taleple bağlılık ilkeleri nazara alınarak  yukarıda özeti yapılan ve mahkememizce gerekçeli, açıklamalı ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilen bilirkişi raporuna göre davacının davalı taraftan raporda belirtilen miktarlarda alacaklı olduğu takdir ve kanaatine varılmıştır. <br>İcra İnkar Tazminatı talebine yönelik olarak; Her ne kadar davacı vekili icra inkar tazminatı talep etmiş ise  de; itirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. <br>Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likid olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likid olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likid bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nun 07.06.2006 tarih 2006/19-295  Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı). Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece hükmedilen  asıl alacak miktarı kusur ve hesap incelemesi ve yargılama ile belli olduğundan icra inkar koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebi uygun görülmemiştir.<br>Bu nedenle tüm dosya kapsamı ile; Davacının davalı aleyhine açtığı itirazın iptali davasının kabulü ile; dosyaya konu Konya ..İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasındaki  İtirazın İptali ile takibin 44.780,93 TL üzerinden devamına, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir....\" gerekçesiyle davacının davalı aleyhine açtığı itirazın iptali davasının kabulü ile, Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasındaki itirazın iptali ile takibin 44.780,93 TL asıl alacak üzerinden devamına, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatının reddine karar verilmiştir.  <br> İSTİNAF SEBEPLERİ:  Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın taşıma sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali davası olduğunu, davacı şirketin taşınan malı teslim almakta geciktiğini ve sürücü .....'u müşkül durumda bıraktığını, somut olayda davacı şirket tarafından taşınan eşyanın teslim alınmasında temerrüte düşüldüğünü, dava dışı gönderici şirketin gereken dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle taşınacak olan yükün taşımaya elverişli hale getirilmediğini, TTK hükümlerine göre eşyanın niteliği dikkate alınarak dava dışı gönderilen firmanın eşyayı  zıya ve hasardan koruyacak şekilde tedbir almak zorunda olduğunu, tek taraflı düzenlenen faturada yer alan hasırlı parça değişiminde faturanın fahiş bedel ile düzenleyip düzenlenmediğini araştırmaksızın fatura bedeli ne ise mahkemece fatura bedelinin ödenmesine karar verilmiş olması gerektiğini, netice itibariyle kararın usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, kararın kaldırılarak istinaf talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; taşıma sözleşmesine dayalı uğranılan zararın tazmini için yapılan takibe davalının yaptığı itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266 ve devamı maddelerinde \"bilirkişi incelemesi\"  düzenlenmiş olup, anılan maddede mahkemenin çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar  verebileceği düzenlenmiştir. 282. Madde ise hakimin, bilirkişinin oy ve görüşünü serbestçe değerlendirileceğini, işin  çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerekliliğine inanılarak bilirkişi incelemesi yaptırılmışsa ve verilen raporlar çelişkili ise mahkeme HMK'nın 281. maddesi hükmüne dayalı olarak, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi duruşmada sözlü olarak  açıklamada bulunmasını da resen isteyebilir. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki varsa giderilmeden karar veremez. Gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla tekrar inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hakim raporu serbestçe takdir eder  (Yargıtay 19. HD 10/10/2016 tarih 2016/3458 Esas 2016/13172 Karar sayılı ilamı).<br>İlk derece mahkemesince makine mühendisi bilirkişiden sadece iş makinesinde meydana gelen zarara ilişkin rapor alınarak hüküm kurulmuş ise de;  taşıma sözleşmesine dayalı işbu uyuşmazlıkta, TTK'nın 856 vd. maddeleri uyarınca aralarında taşıma konusunda uzman bir bilirkişiden, taşıma senedi ve irsaliyesi de getirtilerek, davalı taşıyıcının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak  sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden, davalının istinaf başvuru talebinin kabulü ile, HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve değerlendirme yapıldıktan sonra karar verilmek üzere dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1-Davalının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/05/2023 tarih...Esas ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 764,75‬ TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, <br>4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>5-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 20/03/2024 tarihinde oybirliği ile  HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>e-imzalıdır <br><br>Üye <br> e-imzalıdır<br> <br>Üye <br> e-imzalıdır<br><br>Katip <br>e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"07384350c21ec7c8","SID":"393e31bbb0879d07"}}