{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1509 <br>KARAR NO: 2024/199<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/06/2023<br>NUMARASI: 2023/331 Esas - 2023/538 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/02/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; dava ve takibe konu faturalardaki ürünlerin davalı tarafa teslim edilmesine rağmen davalı tarafın fatura bedellerini ödemediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibe haksız itiraz edildiğini, itirazın iptaline ve lehlerine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep  etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; davacı tarafından takibe konu fatura bedellerinin kendileri tarafından ödendiğini, davacı tarafın fatura bedelleri aldı altında kur farkı talebinde bulunduğunu, davacının kur farkı talep etmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafa ödemelerin çek ile yapıldığını ve bu sebeple kur farkı talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacının düzenlediği tüm fatura bedellerinin kendileri tarafından ödendiğini, davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...Bu açıklamalar ışığında somut davamıza konu icra takibindeki davacı alacaklının takip talebi ve ödeme emri incelendiğinde, davacı alacaklının sadece 6.946,75 USD asıl alacak ve 74,99 USD işlemiş faiz ve işleyecek yasal faiz talebinde bulunarak icra takibi başlattığı, takip talebinde ve  ödeme emrinde yabancı para asıl alacağını ve işlemiş faizi Türk parasına çevirmediği ve Türk parası karşılığını göstermediği görülmüş ve kanunun emredici hükümlerine aykırı davranmıştır. İtirazın iptali davalarında usulüne ve kanuna uygun yapılmış bir icra takibinin olması dava şartıdır. Açıklanan nedenlerle davamızın dayanağı icra takibinin usulüne uygun olmadığı, icra takibine sıkı sıkıya bağlı olan itirazın iptali davası yönünden dava şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla davanın dava şartı yokluğundan reddine, esas hakkında hüküm kurulmadığından ve şartları oluşmadığından davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine ve açılan davanın 6100 Sayılı HMK'nun 115/2 maddeleri uyarınca usulüne uygun bir icra takibi başlatılmaması dava şartı eksikliği sebebiyle usulden reddine\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf taleplerinin sadece kötü niyet tazminatına ilişkin olduğunu, davanın reddine dair verilen kararın hukuka uygun olduğunu, müvekkilinin davacıya hiçbir borcunun bulunmadığını, davacı tarafın açıkça kötü niyetli olmasına rağmen kötü niyet tazminatına hükmedilmesine itiraz ettiklerini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, kötü niyet tazminatına hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, belirtilen sebepler neticesinde davacı hakkında %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve yerel mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafça başlatılan icra takibinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, kötü niyetli olarak başlatılan icra takibi nedeniyle kötü niyet tazminatına hükmedilmemesinin hukuka aykırılık yarattığından bahisle istinaf başvurusunda bulunduğunu, ancak söz konusu istinaf başvurusunda belirtilen hususların kabulünün mümkün olamayacağını, belirtilen sebepler neticesinde davalı tarafın istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava; Faturaya dayalı alacağın tahsili istemiyle başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.İlk derece mahkemesince, 6100 sayılı HMK 115/2 maddesi gereği usulünce uygun bir takip başlatılmaması nedeniyle dava şartı yokuluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, davalı vekilince kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğinden bahisle istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde: davalı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin gerekip gerekmediğidir. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçluları hakkında Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığı, takibin 2004 sayılı İİK 58/3 maddesi gereği Türk Lirası karşılığının gösterilmediği, bunun emredici yasal düzenlemeye aykırı olduğu belirlenerek usulünce ve kanuna uygun yasal takip bulunmadığı gerekçesi ile dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.  İİK 67 maddesi gereği kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için; geçerli bir ilamsız takibin bulunması, süresi içinde usulünce itiraz edilmiş olması, yasal süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası bulunması, davacının takibinde ve itirazın iptali davası açmasında haksız ve kötü niyetli olması, açılmış olan itirazın iptali davasının reddedilmiş olması ve  davalı tarafça kötü niyet tazminatının talep edilmiş olması gerekir. Yine itirazın iptali davasının dava şartı yokluğundan reddi halinde davacı kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulamaz.   HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.14/02/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ae683f0d292eb767","SID":"ddcb0a16220ef538"}}