{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/269 <br>KARAR NO: 2024/369<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ: 21/12/2023 (Derdest)<br>NUMARASI: 2023/1199 Esas <br>DAVA Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/03/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP: İhtiyati tedbir talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili .... Ltd. Şti'nin, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/185 Esas ve 2021/867 Karar sayılı ilamı ile fesih ve tasfiye  sürecine girdiğini, Mahkemece, müvekkil şirketin tasfiyesine karar verildikten sonra tasfiye süreçlerini yürütmek üzere 29.08.2022 tarihinde 2 nolu davalı ...'in tasfiye memuru olarak atandığını, tasfiye memuru olarak atanan davalının uzun bir süre boyunca tasfiye süreci hakkında bir işlem yapmaması ve süreç hakkında bilgi vermemesi üzerine süreç hakkında bilgi edinmek üzere kendisine ulaşılmaya çalışıldığını ancak bir türlü ulaşılamadığını, daha sonra davalı tarafından tasfiye dosyasına sunulan 20.09.2023 tarihli rapor ile müvekkil şirkete ait 4 adet taşınmazın satıldığı öğrenildiğini, tasfiye memurunun işbu raporunda satışın usulüne, alıcılara, satış bedelinin miktarına ve satış bedelinin akıbetine dair ne mahkemeye ne de ortaklara herhangi bir bilgi vermediğini, tasfiye memurunun bilgi vermemesi üzerine yapılan araştırmalarda müvekkili şirkete ait taşınmazlardan ikisi olan ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak ... ada 1 parselde kayıtlı 1 nolu taşınmaz ve ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak ... ada ... parselde kayıtlı 4 nolu taşınmazın 01.06.2023 tarihinde 1 nolu davalıya rayiç değerinin beşte biri fiyatına satıldığını, yine müvekkili şirkete ait olan dava dışı diğer iki taşınmazda dava dışı bir şahsa 01.06.2023 tarihinde yine rayiç değerinin beşte biri fiyatına satıldığını, taşınmazların rayiç değerlerinin en az beşte biri fiyatına satılmış olması ve dört taşınmazın aynı gün alelacele iki farklı kişiye satılması hususları tarafların muvaazalı hareket ettiğini açıkça gösterdiğini, tasfiye memuru olarak hareket eden davalı ... görevini açıkça kötüye kullanmış olup, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/185 Esas sayılı dosyası üzerinden vermiş olduğu 27.09.2023 tarihli ek kararı ile tasfiye memurunun görevini sona erdirdiğini, yine diğer davalının, taşınmazların rayiç değerlerinin en az beşte biri fiyatına alması hususu göz önüne alındığında kötü niyetli olduğunun ve tasfiye memuru ile muvaazalı hareket ettiğinin açıkça görüleceğini, tarafların muvazaalı hareket ettikleri dikkate alındığında arkadaş veya akraba olmaları kuvvetle muhtemel olup geriye dönük tarafların HTS kayıtlarının ve baz kayıtlarının BTK 'dan istenmesini talep ettiklerini, yine davalıların nüfus kayıtlarının dosyaya celp edilmesini, muvazaalı hareket eden davalıların taşınmazları iyiniyetli 3. Kişilere devretme ihtimallerinin oldukça kuvvetli olduğunu, işbu sebeple davanın konusuz kalmaması ve telafisi güç zararların ortaya çıkmaması için dava sonuna kadar taşınmazların 3. kişilere devredilmesinin, ipotekle veya başka bir ayni hak ile sınırlandırılmalarının önlenmesi için şirketin tasfiye sürecinde olduğu ve gelirinin de olmadığı dikkate alınarak teminatsız olarak tedbir kararı verilmesini,yargılama sonrasında ise ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak ... ada 1 parselde kayıtlı 1 nolu taşınmaz ve ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak ... ada ... parselde kayıtlı 4 nolu taşınmazların 1 nolu davalı adına olan kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini, tescil talebinin reddi halinde ise  taşınmazların emsallerinin çok altında satılması nedeniyle müvekkili şirketin uğradığı maddi zararın şimdilik  50.000 TL'sinin davalılardan alınarak müvekkile ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yanlara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir/haciz talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda 21.12.2023 tarihli ara kararı ile  \"...Davacı, şirkete ait 2 taşınmazın muvazaalı şekilde beşte biri fiyatına satıldığını iddia etmekle, taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etmişse de; muvazaa iddiasını yaklaşık olarak ispata yarar herhangi bir delilin mevcut olmaması, halihazırda tapu kütüğüne davalıdır şerhi işlenmiş olması kapsamında tedbir talebinin reddine..,\" karar verilmiştir. \t<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece tedbir talepleri için muvazaa iddiasını yaklaşık olarak ispata yarar delil sunulamadığı belirtilmişse de dosyaya giren tapu kayıtları incelendiğinde taşınmazlardan birinin 650.000 TL'ye diğerinin ise 750.000 TL'ye satışının gerçekleştiğini, taşınmazların değerinin oldukça altında satıldığı mahkemece yapılacak keşif incelemesi ile ortaya çıkacağını, ancak yine de İstanbul şartlarında dava konusu taşınmaz gibi merkezi konumda bulunan taşınmazların iddia edilen bedeller üzerinden satın alınması mümkün olmamakla birlikte işbu durumun herkesçe bilinen bir gerçek olduğunu, yine dosyaya giren nüfus kayıtları incelendiğinde tarafların akraba olmaları kuvvetle muhtemel olmakla birlikte birbirlerini daha önceden tanıdıklarını, zira her iki davalı da ... ili ... ilçesi ... Köyü ... cilt noya kayıtlı olduğunu, görüleceği üzere davalılar birlikte muvazaalı olarak hareket ettiklerini ve bir dönem şirketin tasfiye memuru olarak görev yapan davalı   ...., akrabası/köylüsü olan diğer davalıya şirkete ait taşınmazların iki tanesini aynı gün alelacele değerinin oldukça altında sattığını, Mahkemenin red gerekçelerinden biri de dava konusu taşınmazlar üzerinde ''davalıdır'' şerhi olması gösterilmişse de işbu hususa katılmadıklarını, zira taşınmazların üzerine devrini engelleyecek şekilde konulacak olan tedbir ile davalıdır şerhinin sağladığı hukuki koruma aynı olmadığnı, istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesini ve mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE :Talep, davacı şirkete ait iki taşınmazın tasfiye memuru olan davalı tarafından diğer davalıya muvazaalı şekilde satıldığı iddiasıyla açılan tapu iptal tescil davasında dava konusu taşınmazlar hakkında  ihtiyati tedbir  kararı verilmesi istemine  ilişkindir .İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, dava konusu taşınmazlar hakkında ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.HMK'nın 389. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir gelişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Aynı Kanun'un 391. maddesine göre, mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir.6100 Sayılı HMK 392. Maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır.Talep, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir. Bu düzenleme uyarınca ihtiyati tedbir talebinin resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanmaması veya durum ve koşullar  gerektirmediği takdirde ihtiyati tedbire hükmedilirken karşı tarafın uğraması muhtemel zarara karşılık tarafların hak ve menfaat dengelerine uygun bir teminat takdir edilir.Somut uyuşmazlık taşınmazın aynına ilişkin olup, dava konusu  taşınmazlar üzerine konulan davalıdır şerhi taşınmazın yalnızca davaya konu olduğunu gösteren bir belirtme olduğundan, üçüncü kişilere devre engel olan ihtiyati tedbir ile aynı hukuki korumayı sağlamaz. Bu nedenle dava konusu taşınmazların davalı tarafından elden çıkarılması halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakınca yahut ciddi bir zarar doğabileceği gözetildiğinde ihtiyati tedbir şartlarının oluştuğunun kabulü ile işin esasına girilerek dava konusu taşınmazların rayiç değerlerinin tespit edilmesi ve  uygun teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekirken mahkemece muvazaa iddiasını yaklaşık olarak ispata yarar herhangi bir delilin mevcut olmadığı ve taşınmazlar üzerinde davalıdır şerhinin bulunduğu gerekçesiyle  ihtiyati  tedbir talebinin reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin 21/12/2023 tarihli ara kararı isabetli görülmemiş ve bu nedenle ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesinin 21/12/2023 tarihli ara kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılmak üzere ara kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,2-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca  kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.13/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"04226b25b723698e","SID":"f1b27d3c0adb2b6a"}}