{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2126 <br>KARAR NO\t: 2024/126<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/12/2019<br>NUMARASI\t: 2015/1360 Esas -  2019/1323 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/02/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı arasında 23/09/2013 tarihi ile 23/09/2014 tarihleri arasında geçerli olan Taşıma Hizmet Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin 9/1 maddesi uyarınca en fazla 5 uzama yılı olmak üzere tarafların aksi yönde bir iradelerinin bulunmaması halinde sözlemenin aynı koşullar ile 1 yıl daha uzamakla geçerli olacağını, sözleşme ile müvekkilin davalının müşterilerine ait ürünleri davalı tarafından belirlenen yere teslim etme yükümlülüklerinin 2 madde ile düzenlendiğini, tarafların sözleşmeyi sona erdirmek isterlerse sözleşmenin bitiş tarihinden itibaren en geç 3 ay önce yazılı olarak iradelerini bildirmekle yükümlü olduklarını, davalının Üsküdar .... Noterliğinin 20/08/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi göndererek müvekkil ile ticari ilişkisini 14/08/2015 tarihi itibariyle sona erdirdiğini beyan ettiğini, davalının İhtarnamesinde, müvekkilin sözleşmeye aykırı davrandığını, süresinde araç tedariki sağlanmadığından 19.923,72 TL bakiye araç tedariki zararının ödenmesi gerektiğini, rekabet etmeme yükümlülüğü nedeniyle müvekkilin davalının rakibi olan firmalarla çalışmasının yasak olduğunu ve ancak buna uygun davranmadığını, rekabet etmeme yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle 200.000,00 TL cezai şart ödemesinin gerekliliğini ihtar ettiğini, müvekkilin ihtarnameye karşı Beşiktaş ... Noterliğinin 27/08/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı İhtarnamesini gönderdiğini ve taleplerin kabulünün mümkün olmayacağını ihtar ettiğini, müvekkilin davalıya yegane haklı talebi olan araç tedarikinin sağlanamaması nedeniyle davalının zararı olan 19.923,72 TL bedeli ödeyeceğini açıkça kabul ve beyan ettiğini, ancak bahse konu cezaî şart talebinin açıkça hukuka aykırı olduğundan kabul edilmediğini, davalının kesin hükümsüz nitelikteki düzenlemelerden hareketle hukuka aykırı taleplerini ileri sürdüğünü, davalının Üsküdar ... Noterliğinin 30/09/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde 14/09/2015 tarih ... nolu 12.786,48 TL, 31/08/2015 tarih ... nolu 36.913,48 TL, 14/09/2015 tarih ... nolu 3.540,00 TL bedelli fatura bedelini müvekkilin ödemekle yükümlü olduğunu beyan ettiğini, müvekkilin taleplerine ilişkin Bakırköy .... Noterliğinin 02/10/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bahse konu faturaların iade ettiğini ileri sürerek davanın kabulüne, haksız ve kötü niyetli İtirazın iptaline, %20'den az olmamak üzere kötü niyet ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 01/04/2011 başlangıç tarihli taşıma hizmet sözleşmesi gereği müvekkilin müşterilerine ait ürünlerin taşınması işini üstlendiğini, davacının müvekkilin müşteri olan .... A.Ş.’ne nakliye tedarikçisi olarak hizmet verdiği sırada sözleşmeyi ihlal ettiğinin tespit edildiğini, davacıdan 29/07/2015 tarihi ile 14/08/2015 tarihleri arasında 177 araç talep edildiğini, davacının 67 araç tedarik ettiğini, 110 aracın başka tedarikçilerden sağlanmak zorunda kalındığını, müvekkilin 1.923,72 TL araç tedariki maliyet farkına katlandığını, sözleşmenin 4.1.3 maddesi ile 6.2 maddesinde yer alan araç sağlama taahhüdüne aykırılık teşkil ettiğini, müvekkil şirkete hizmet vermekte olduğu sırada davacının müvekkilin rakibi olan başka bir firma ile anlaşarak müvekkilin müşteri olan BSH aynı operasyon kapsamında hizmet vermeye başladığının tespit edildiğini, bu durumun sözleşmenin 11. maddesinde yer alan rekabet etmeme yükümlülüğüne aykırı olduğunu, tespit edilen aykırılıklar Üsküdar 20. Noterliğinin 20/08/2015 tarih ve 22859 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacıya ihtar edildiğini, davacının ihtarnameye Beşiktaş 7. Noterliğinin 27/08/2015 tarih ve 14203 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap verdiğini, cezai şart talebini kabul etmediğini, davacı tarafından araç tedariki maliyet farkı talebini haklı görerek sözleşmeye aykırı davranıldığını açıkça kabul ettiğini, müvekkilin Üsküdar 20. Noterliğinin 21/09/2015 tarih ve 25785 yevmiye numaralı ihtarname ile davacı tarafından araç tedariki maliyet farkından kaynaklı 01/09/2015 tarih 527730 nolu 23.509,99 TL tutarlı fatura ile sözleşmenin 12. maddesi uyarınca kesilen 527729 numaralı 200.000,00 TL tutarlı faturanın kayıtlara alınarak ödenmesinin ihtar ettiğini, müvekkilin Üsküdar 20. Noterliğinin 30/09/2015 tarih ve 26194 yevmiye numaralı ihtarname ile davacının sözleşmeden kaynaklanan edimlerini tam olarak yerine getirmemesi nedeni ile müvekkile rücu edilen ödemelerin davacıya yansıtılarak ilgili faturaların kayıtlara alınarak ödenmesinin talep edildiğini, davacının Bakırköy 22. Noterliğinin 02/10/2015 tarih ve 25423 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile faturaları İade ettiğini ileri sürerek haksız davanın reddine, davacının %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...Rekabet etme yasağının geçerli sayılabilmesi için getirilen sınırlamanın zaman, yer ve işin türü yönünden uygun sınırlar dahilinde düzenlenerek karşı tarafın ekonomik geleceğinin hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye sokulmaması gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 11. maddesi incelendiğinde yer yönünden bir sınırlama bulunmadığı, süre yönünden hakkaniyete aykırı bir sınırlama bulunmadığı, davacı nakliye şirketinin başka lojistik firmaları ile de taşıma işini yaptığı, bu nedenle davalı ...'in taşıma sektöründe tekel ve hakim durumunda olmadığı, sözleşmenin 11. maddesinin iptalini gerektirecek bir ihlal bulunmadığı, yine taraflar arasında taşıma sözleşmesinin 12. maddesinde cezai şart hükmünün bulunduğu, davacı nakliye şirketinin araç tedarik etme yükümlülüğünü gereği gibi ifa etmediği, davacının 29/07/2015 tarihi ile 14/08/2015 tarihi arasında eksik araç tedarik ettiği, davalının 19.923,72 TL araç tedarik maliyet farkına neden olduğu, davalı tarafından Üsküdar  ... Noterliği'nin 20/08/2015 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinin feshedildiği, eksik araç tedariki ile uğranılan maliyet farkı bedeli, rekabet etmeme yükümlülüğü ve cezai şartın davacıdan talep edildiği, davacının Beşiktaş.... Noterliği'nin 27/08/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı tarafın eksik araç tedariki ile uğradığı maliyet farkı bedelini kabul ettiği, dolayısı ile eksik araç tedarik ettiğinin kabulünde olduğu, davacının sözleşme ile belirlenen araç tedarik yükümlülüğüne aykırı davrandığı, taraflar arasındaki sözleşmenin ihlali halinde cezai şart ödenmesinin kararlaştırıldığı, belirlenen cezai şartın ifaya eklenen cezai şart olduğu ve bu sebeple davacının araç tedarik yükümlülüğüne aykırı hareket etmesi sebebi ile davalının hem araç tedarik maliyeti farkı nedeni ile uğradığı zararın, hem de 200.000,00 TL cezai şartı talep etme hakkı olduğu, davalının cezai şarttan doğan alacağının mahsubu sonucunda icra takip tarihi olan 11/09/2015 tarihi itibari ile davalının davacıya 1.069,02 TL borçlu olduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazın iptaline, takibin 1.069,02 TL üzerinden takip tarihi olan 11/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, davacı tarafın icra inkar tazminatı ve davalı tarafın kötü niyet tazminatı taleplerinin koşullar oluşmadığından reddine ve davanın kısmen kabulüne\" karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. \t<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı borçlu hukuka aykırı talepler ile haksız kazanç elde etmeyi amaçladığını, davalı ‘kesin hükümsüz’nitelikteki düzenlemelerden hareketle hukuka aykırı talepler ileri sürdüğünü, bu nedenle davalının ihtarnamesinde yer alan ceza-i şart talebinin dayanak maddesi açıkça hukuka ve kanuna aykırı ve kesin hükümsüz olduğunu, <br>müvekkil sözleşmede düzenlenen rekabet etmeme yükümlülüğünü ihlal etmediğini, davalı yan tarafından cezai şartın talep edilmesi hukuk ve yasaya aykırı olduğunu, davalının savunma temelinde yer alan rekabete ilişkin sözleşme maddesi hukuken yok hükmünde olduğunu, bilirkişi raporu ile müvekkilin alacaklı olduğu da açıkça tespit edildiğini, taraflar arasında münakit sözleşmeye müvekkil tarafından her koşulda uygun davranılmış ise de davalı yan haksız ve dayanaksız talepler ileri sürüldüğünü, bu bağlamda müvekkilin sözleşmeden kaynaklı haklı alacaklarının tahsili zaruri olup aksi yönde verilen karar hukuka aykırı olup bozmayı gerektiğini, istinaf talebinin kabulüne, mahkeme kararının bozulmasına, karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki taşıma hizmet sözleşmesine dayalı faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; taraflar arasındaki sözleşmesel ilişki kapsamında davacının taşıma sözleşmesine aykırı davranıp davranmadığı, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan takip miktarında alacaklı olup olmadığı ve sözleşmedeki cezai şart ve araç tedariki için yapılan ödemelerin mahsup edilip edilemeyeceği noktasındadır.İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, ödeme emrinin 16/09/2015 tarihinde borçlu tarafa tebliğ edildiği, borçlu vekili tarafından 18/09/2015 tarihinde süresinde borca itiraz dilekçesi verildiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulduğu, borçlu gider avansı bulunmadığından itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edilmediği, öğrenme tarihinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü sürede İİK 67. maddesine istinaden itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Taraflar arasında 01/04/2011 tarihinde taşıma hizmet sözleşmesi yapılmış ve iş bu sözleşmenin 8. maddesi gereğince sözleşme süresi uzamıştır. Sözleşme davalı tarafın Üsküdar .... Noterliğinin 20/08/2015 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile 14/08/2015 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere davacının sözleşme süresi içerisinde şirketin rakip firması ile anlaşma yaptığı ve müşteri(BSH'ye) aynı operasyon kapsamında hizmet vermeye başladığı yani ''rekabet yükümlülüğüne aykırı'' davrandığı ve ayrıca 29/07/2015-14/08/2015 tarihleri arasında talep edilenden eksik olmak üzere araç tedarik edildiği dolayısıyla sözleşme hükümlerine aykırı davranıldığı iddiası ile feshedilmiştir.Davacı takibe konu faturaları sözleşme kapsamında düzenlediğini, davalının dava öncesinde tarafına tebliğ edilen ihtarnamelerde belirttiği rekabet yasağı ve cezai şart taleplerini kabul etmediğini, ancak davalı borçlunun araç tedariğinin sağlanamaması nedeniyle davalının zararı olan 19.923,72-TL bakiye bedeli ödeyeceğini belirtmiştir. Davalı cevap dilekçesinde davacının davaya konu ettiği 3 adet faturanın davalı şirket kayıtlarına alınarak davacının borçlarına istinaden taraflar arasındaki sözleşmenin 12. maddesi gereğince mahsup edildiği belirtilmiştir. Dolayısıyla davacının davaya konu ettiği 31/07/2015 tarihli 66.506,90-TL bedelli, 31/07/2015 tarihli 102.046,42-TL bedelli ve 17/08/2015 tarihli 31.140,20-TL bedelli faturaların davalı tarafça muhasebe kayıtlarına alındığı ve davacının da davalının sözleşme gereğince davacı tarafça temin edilmesi gereken araç tedariğinin eksik olduğu ve bu kapsamda oluştuğunu belirttiği 19.923,72-TL alacak yönünden uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.Bilirkişi aracılığıyla incelenen taraf ticari defterlerine göre, davacı ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfını taşıyamayacağı, davalı ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfinı taşıyacağı, davalı tarafından davacı adına düzenlenmiş 01/09/2015 tarihli sözleşmeden kaynaklanan cezai şart bedeli açıklamalı 200.000,00-TL bedeli fatura da bulunmak üzere 4 adet faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı ancak tarafların belirli tarihlerde mutabakat yaptıkları, davalının davacıya göndermiş olduğu mutabakatlara davacının 31/03/2015 tarihi itibariyle mutabık olunduğunu bildirdiği, bu durumda davalı ticari defterlerindeki kayıtların ihtilaf konusu dört fatura haricinde kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.Taraflar arasındaki sözleşmenin 11. maddesine göre, “İşbu sözleşmenin süresi esnasında ve/veya herhangi bir nedenden dolayı feshedilmesinden sonraki 2 yıl içerisinde, taşıyıcı ya da taşıyıcı ile doğrudan veya dolaylı bir ortaklık içerisinde bulunan kişiler farklı bir isim ya da kimlik altında, ... müşterisine doğrudan veya başka bir şirket yönetiminde taşeron olarak teklif vermeyeceklerini ve çalışmayacaklarını kabul ve taahhüt etmiştir. Aksi halde ..., taşıyıcı'nın teminatını irad kaydetme ve iş bu sözleşme kapsamında ki cezayi şart bedelini talep etme hakkına sahip olup taşıyıcı buna itiraz edemez. ”Davacı vekili yukarıda anılan sözleşme hükmünün 4054 sayılı Rekabet Kanunu'nun 1, 4 ve 6.  maddelerine aykırı olduğunu, davalının bu hüküm ile tekelleşmeyi amaçladığını ve hükümsüz sayılması gerektiğini iddia ederek davacı tarafın sözleşmeye aykırı bir eylemi bulunmadığını belirtmiştir. Davalı tarafın  20/08/2015 tarihli fesih ihtarnamesinde davacının rekabet yasağı yanında eksik araç temini dolayısıyla sözleşme hükümlerine aykırılık nedeniyle sözleşmeyi feshettiği belirtilmiştir. Davacı taraf eksik araç temini nedeniyle davalının uğradığı zarara yönelik iddialarını kabul etmiştir.Taraflar arasındaki sözleşmenin 12. maddesinde “taşıyıcı, işbu sözleşme ve sözleşme hükümlerini tam ve zamanında gereği gibi yerine getir(e)memesi halinde, sözleşmedeki tüm hak ve alacaklarının dışında ve mahsup edilmeyecek şekilde, 200.000 TL (ikiyüzbin Türk Lirası) cezai şart bedelini de nakden ve deften derhal ... ödeyeceğini, fahişlik itirazında bulunmayacağını, asıl borçtan müstakil ve bağımsız bir taahhüt altına girdiğini, gayrikabili rücu peşinen beyan, kabul ve taahhüt etmiştir. Taşıyıcı, ayrıca cezai şart meblağını aşan doğrudan veya dolaylı zararları için de aynı şekilde sorumlu olacağını ve artan zararları da hiçbir itirazı kayıtta bulunmaksızın karşılayacağını kabul ve taahhüt eder. ... doğmuş ve doğacak doğrudan ve dolaylı zararlarını Taşıyıcı'nın teminatından ve/veya taşıma hizmet bedeli alacaklarından öncelikli olarak tazmin etme hakkını saklı tutar.” düzenlemesi bulunmaktadır. Buna göre davalının gerek borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi halinde gerekse borcun zamanında ifa edilmemesi halinde, hem borcun ifasını hem de cezai şartı talep etme hakkı vardır. Dolayısıyla araç tedarik yükümlülüğüne aykırılık halinde hem bu yükümlülüğün ihlali sebebiyle sözleşmenin 4.1.3 maddesinden doğan alacak hem de sözleşmenin 12. maddesinden kaynaklanan cezai şart talebinin aynı anda ileri sürülmesi mümkündür. Bu halde mahkemece bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak belirtildiği şekliyle davalının cezai şarttan doğan alacağının mahsup edilmesi sonucunda takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 1.069,02-TL alacaklı olduğu anlaşılmış ve sonuç olarak, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulü ile 1.069,02-TL yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,  Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.06/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"329966aa6d0f0ede","SID":"f8406500722282f5"}}