{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2022/419 Esas 2024/371  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2022/419<br>KARAR NO\t\t: 2024/371<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t      ...<br>ÜYE\t\t: ... \t      ...<br>ÜYE\t\t: ... \t      ...<br>KATİP\t\t: ...\t    ...<br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02/07/2019<br>NUMARASI\t\t: 2018/6 Esas 2019/654 Karar<br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t\t: <br>DAVALI\t\t<br>DAVA\t\t: Alacak <br>DAVA TARİHİ\t\t: 07/04/2015<br>KARAR TARİHİ\t : 13/03/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t : 13/03/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki alacak  istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin hissedarı olduğu... parsel sayılı taşınmazın Ankara 15. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1997/882 esas 1998/1090 karar sayılı dosyasında verilen izaleyi şüyu kararıyla satıldığını, satış hasılatının davalı banka ... Şubesine yatırıldığını, müvekkilinin hissesine düşen tutarın 8.628,38 TL olduğunu, 09/10/2000 tarihli dekont ile müvekkili adına bir hesap açılarak payına düşen paranın bu hesaba aktarıldığını, paranın faizli hesapta tutulması gerekirken vadesiz/faizsiz hesapta tutulduğunu, bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını belirterek 8.628,88 TL'nin bankaya yattığı günden itibaren işleyecek faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine, paranın davalı bankaya yattığı günden itibaren tarihlere göre kademeli ve değişen oranlarda davalı bankanın aylık mevduat hesabına verdiği en yüksek faiz oranları üzerinden her ay sonunda işleyen faizin her defasında anaparaya katılarak toplam tutarlar üzerinden faiz işletilmesine, bu mümkün olmazsa tarihlere göre kademeli ve değişen oranlarda reeskont avans faizi işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t Davacı vekili 28.02.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 19.711,00 TL'ye yükseltmiştir.  <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Ankara 15. Sulh Hukuk Mahkemesince, yedi gün içerisinde başvurmayanların paralarının adlarına açılacak şahıs hesabına aktarılmak suretiyle mahkeme hesabının kapatılması hususunun bildirildiğini, müvekkilinin bu çerçevede yedi günlük sürede başvurmayan davacının parasının adına açılan hesaba aktardığını, mahkeme talimatında açıkça şahıslar adına vadeli hesap açılarak hisselerine düşen tutarın vadeli hesaba aktarılması hususunun bildirilmediğini, müvekkili tarafından vadesiz hesap açılması ve davacı hissesine düşen tutarın vadesiz hesaba aktarılması işleminde bankacılık ve hukuki yönden yanlışlık bulunmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; davacı vekilinin eldeki dava ile, 8.628,88 TL ana paranın faizi ile birlikte tahsilini istediği anlaşılmakta ise de, dava açılmadan evvel davacı tarafından davalı bankaya gönderilen ihtarnameye verilen cevapla; vadesiz hesapta mevcut olan paranın ödenebileceğinin belirtildiği, yine cevap dilekçesi ile de bu hususun tekrar edildiği, buna göre eldeki davada ana para alacağına isabet eden kısım yönünden dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı, davacının faiz alacağı yönünden yapılan değerlendirmede ise; dava, davalı bankaya yatırılan izale-i Şuyu bedelinin davalı banka tarafından nemalandırılmamış olması nedeniyle açılan tazminat davası olup, Ankara 15. Sulh Hukuk Mahkemesince, davalı bankaya  hitaben düzenlenen 22.09.2000 tarihli müzekkere içeriğine göre, dava konusu bedelin yatırılacağı hesabın vadeli olarak açılması gerektiğine dair bir talimat bulunmadığı anlaşıldığından, davalı bankanın dava konusu bedele işletilecek vadeli mevduat faizinden sorumlu olmadığı, davacı vekilince, davalı bankanın vadesiz mevduat hesabında tuttuğu tutar için dahi yıl sonunda faiz işletmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de; bilirkişi ek raporunda da ifade edildiği üzere, davalı bankanın gerçek kişilerin vadesiz mevduatlarına %0 faiz oranı uygulaması nedeni ile faiz alacağının bulunmadığı buna göre davalı bankanın işlemiş faiz alacağı nedeni ile sorumlu tutulamayacağı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, <br>\tAnkara 15. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin yazısında izaleyi şüyu sebebiyle yatırılan paranın hesaba verilecek faizi ile birlikte hak sahiplerinin 7 gün içeresinde başvurmaları halinde kendilerine başvurmayanların paylarının da adlarına açılacak hesaplara aktarılması ve dekontların mahkemeye gönderilmesinin istenildiğini, müvekkiline tebligatın ilan yolu ile yapıldığından müvekkilinin ortaklığın giderilmesi davasından ve satış aşamasından haberdar olamadığını, paradan haberdar olması üzerine davalı bankaya Ankara 26. Noterliğinden ihtar çekilerek paranın faizi ile birlikte istendiğini, davalı bankanın mahkeme yazısında paranın vadeli hesapta tutulmasını belirtmediği gibi paranın vadesiz hesapta faiz işletmeden tutulması yönünde de bir talimatı bulunmadığını, davalı bankanın kendi lehine sonuç çıkararak parayı vadesiz/faizsiz hesapta tutmasının doğru olmadığını buna hakkı bulunmadığını, bankaların Bankacılık Mevzuatına güven veren kuruluşlar olduğunu, bu nedenle bankanın 15 yıl boyunca müvekkilinin parasını vadesiz/faizsiz hesapta tutmasının kabul edilebilir bir yanı bulunmadığını, yerel mahkemece müvekkilinin parasına paranın yatırıldığı günden itibaren tarihlere kademeli ve değişen oranlarda davalı bankanın vadeli mevduat hesabına verdiği en yüksek faiz oranları üzerinden ve her faiz dönemi sonunda işlemiş faizin her defasında ana paraya katılarak yeni tutarlar üzerinden faiz işletmesi gerektiğine karar verilmesi gerektiğinden ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tAnkara 9. Sulh Hukuk Mahkemesi (eski Ankara 15.Sulh Hukuk Mahkemesi)  1997/882E. 1998/1090K sayılı dosyasının incelenmesinde; mahkemece verilen 29.09.1998 tarihli  karar ile, davacının hissedarı olduğu Ankara Yapracık Köyü 1172 parselde kayıtlı taşınmazın,  Ankara 15.Sulh Hukuk Mahkemesinin 1997/882E. 1998/1090K sayılı ve 29.09.1998 tarihli izaleyi şüyu kararıyla satıldığı, İzaleyi Şüyu satış hasılatının ise ... ... Şubesi nezdindeki 2029490 numaralı hesaba yatırıldığı, yargılama sırasında düzenlenen tevzi tablosuna göre satış hasılatından davacı ... hissesine düşen tutarın  8.628.38 11 TL olduğu, <br>\tMahkemece 22/09/2000 tarihinde ... ... Şubesi'ne yazılan yazıda; izaleyi şüyu sebebiyle açılmış bulunan 2029490 numaralı hesaba verilecek faiz ile birlikte mevcudunun aşağıda yazılı hak sahiplerine kurum alacakları ödemelerinin bekletilmeksizin yapılması, şahıslar yönünden ise, şahısların şubeye başvurmaları durumunda kendilerine ödenmesi, 7 gün içinde başvurmayanların paraların adlarına açılacak şahıs hesaplarına aktarılmak suretiyle mahkeme hesabının kapatılmasının ve hesap ekstrelerinin bekletilmeksizin mahkemeye gönderilmesinin istendiği, <br>\t Ankara 26. Noterliği'nin 14.01.2015 tarih ve 458 yevmiye no'lu ihtarnamenin incelenmesinde; ihtar edenin \t..., muhatabının... olup, davacı adına hesapta tutulan paranın tüm faizleriyle birlikte ödenmesinin talep edildiği, \tDavalı banka şubesi tarafından 27.01.2015 tarih ve 354 sayılı cevabı yazı ile vadesiz hesapta mevcut paranın ödenebileceği, faiz talebinin yerinde olmadığının belirtildiği görülmüştür. <br>\tHesap bilirkişisi Av. ...'den alınan 27/10/2015 tarihli raporda özetle;mahkemece 22/09/2000 tarihli yazı ile hesaptaki paraların yazı ekindeki bilirkişi raporunda belirtilen ödeme planına göre hak sahiplerine ödenmesi, 7 gün içinde ödenmeyen hak sahiplerinin paralarının da adlarına açılacak hak sahiplerine aktarılması ve hesabın kapatılması talimatının verildiğini, davalı bankaca mahkemenin talimatı doğrultusunda davacıya ödenmesi gereken eski para ile 8.628.380.000.000 TL vadesiz hesaba aktarıldığını, davalı bankanın aracı taraf konumunda olduğunu, mahkemenin talimatına uymak yükümlülüğü bulunduğunu, yazılan yazıda hesabın vadeli hesap olduğu yönünde açık bir talimat verilmediğini, bu nedenle davalı bankanın davacıya faiz ödeme yükümlülüğünün bulunmadığı <br>\tBankacı Hukukçu ...'dan alınan 07/09/2016 tarihli raporda özetle; davacıya ait satış işleminden gelen paranın davacı hesabına mahkemenin 22/09/2000 tarihli talimatı doğrultusunda adına aktarıldığını ve vadesiz hesap açıldığını, davacı adına hesabın 09/10/2000 tarihinde açıldığını, vadesiz mevduata TCMB'nin Mevduat Ve Katılım Fonlarının Vadeleri Ve Türleri Hakkındaki Tebliğin 3.maddesi gereğince faiz uygulanması gerektiğini, uygulanacak faizin vadesiz mevduat faizi olacağını, davalı banka tarafından TCMB'na bildirilen 06/05/2016 tarihli yazısında vadesiz mevduat faiz oranlarının belirtildiğini, bu oranlar da gözetilmek suretiyle dava tarihine kadar davacının davalı bankadan 19.711,90 TL faiz talep edebileceği belirtilmiştir. \t<br>\tTicaret Mahkemesince Bankacı Mali Müşavir ...'ten alınan 10/06/2019 tarihli rapor ve ek raporda özetle; TCMB'nin Mevduat Ve Katılım Fonlarının Vadeleri Ve Türleri Hakkındaki Tebliğin 3.maddesi gereğince vadesiz mevduat faizi talep edilebileceğini, 06/05/2016 tarihli yazıda davalı bankanın uygulayacağı azami faiz oranlarını bildirdiğini, ancak bildirilen bu faiz oranının dava konusu mevduata uygulandığı sonucuna varılamayacağını, vadesiz mevduatlara yıl sonunda cüz'i dahi olsa faiz işletilebileceğini, ancak davalı bankanın gerçek kişilerin vadesiz mevduatlarına %0 faiz oranı uygulaması nedeni ile faiz alacağının bulunmadığı belirtilmiştir. <br>\tSomut olaya gelince, davacının hissedar olduğu... parsel sayılı taşınmazın Ankara 15. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1997/882 Esas 1998/1090 Karar sayılı dosyasında izaleyi şuyu kararıyla satılmasına karar verildiği, satış işleminin gerçekleştirildiği, davacı hissesine düşen 8.628,38 TL'nin Sulh Hukuk Mahkemesinin yazısı doğrultusunda davacı adına açılan hesapla 09/10/2000 tarihinde davacının adına yatırıldığı, açılan vadesiz hesapta herhangi bir faiz işletilmediğinden oluşan zararın tespiti ve tahsiline yönelik olarak işbu dava açılmıştır. <br>\tDavalı bankaca, her ne kadar mahkemenin 22/09/2000 tarihli yazısında; davacı adına açılacak hesabın vadeli hesap olarak açılması yönünde bir talimatı bulunmadığı, bu nedenle hesabın vadesiz olarak açıldığı, banka uygulamasına göre de faiz uygulanmasının usul ve yasaya uygun olduğu iddia edilmiş ise de, mahkeme yazısında, satış sonucu hesaba yatırılan paranın faizi ile birlikte mevcudunun ilgilerinin başvurması durumunda kendilerine, başvuru bulunmaması halinde açılacak şahıs hesaplarına aktarılması yönünde talimat verildiği, verilen talimatta vadesiz olarak açılan hesaplara herhangi bir faiz uygulanmaması yönünde bir talimatın bulunmadığı gibi davaya konu meblağın 22/09/2000 tarihinden paranın çekildiği 15 yılı aşkın bir süre boyunca vadesiz hesapta tutulan paraya bankanın herhangi bir faiz uygulanmadan ilgiliye ödenmesi TCMB'nin Mevduat Ve Katılım Fonlarının Vadeleri Ve Türleri Hakkındaki Tebliğine ve hakkaniyete uygun değildir. Davanın açıldığı ilk açıldığı Tüketici Mahkemesince davalı bankanın vadesiz mevduata uyguladığı faiz oranlarının davalı bankadan celp edildiği, bankacılık alanında uzman bilirkişi ... tarafından dosyaya sunulan 07/09/2016 tarihli raporda vadesiz mevduata TCMB'nin Mevduat Ve Katılım Fonlarının Vadeleri Ve Türleri Hakkındaki Tebliğ'in 3.maddesi gereğince faiz uygulanması gerektiği belirtilerek davalı bankanın gönderdiği 06/05/2016 tarihli yazısındaki vadesiz mevduat faiz oranları üzerinden yapılan hesaplama sonucu davacının dava tarihine kadar davalı bankadan 19.711,90 TL faiz talep edebileceği tespit edilmiş olmakla açılan davanın kabulü yerine yazılı gerekçeyle hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır.<br>\t\t\t\t\t\t\t\tTüm bu nedenlerle  ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\tA)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile,<br>\tAnkara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/07/2019 tarih ve 2018/6 Esas 209/654 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\t2-Davanın KABULÜ ile <br>\t19.711,90 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, \t<br>\t3-Alınması gerekli 1.346,52 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 147,36 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.199,1‬6 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, <br>\t4-Davacı tarafça yatırılan 27,70 TL başvurma harcı ile 147,36 TL nispi peşin harç olmak üzere toplam 175,06  TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t5-Davacı tarafça yapılan posta,  davetiye ve bilirkişi gideri olmak üzere toplam 491,40  TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>\t6-Davanın kabul edilen kısmı yönünden, istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre takdir ve tayin olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t7-Davacı tarafça yatırılan gider avansından dosyada kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>\tB)1-Davacı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 80,70 TL harcın talep halinde davacıya iadesine, <br>\t2-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile dosyanın istinafa gönderim giderinin 57,60 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 278,30 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.13/03/2024<br><br><br>Başkan- ...             Üye - ...                   Üye - ...\t                     Zabıt Katibi -...<br>...              ...           ...   ...<br><br>    Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7028a6a70bd73957","SID":"21e4ca03ff74e5fa"}}