{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2022/246 Esas 2024/295  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/246 <br>KARAR NO\t: 2024/295<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ... \t  ...<br>ÜYE\t\t: ...\t  ...<br>ÜYE\t\t: ... \t  ...<br>KATİP\t\t: ...\t...<br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/06/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/144 Esas 2021/441 Karar <br>DAVACI \t:<br>VEKİLLERİ\t<br>DAVALILAR\t: <br>DAVA\t: İtirazın İptali (Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 27/03/2019<br>KARAR TARİHİ\t : 21/02/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t : 21/03/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinden sonra, davalı ... vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı ... .... Ltd. Şti.'deki 300 adet hissesinin 150 adedini davalı ...'a, 15 adedini diğer davalıya pay devir sözleşmesi ile devrettiğini, hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan 50.000,00 TL alacağının ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalıların haksız olarak takibe itiraz ettiklerini belirterek davalıların icra takibine itirazlarının iptaline, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; takibin herhangi bir belgeye dayanmadığını, itirazın iptali davasının takip talebi ile sıkı sıkıya bağlantılı olduğunu, alacağın sebebinin değiştirilme olanağının bulunmadığını, müteselsil sorumluluk iddiasının asılsız olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğine, müvekkilinin davalıya hisse devir bedeli adı altında herhangi bir borcu bulunmadığını, noter huzurunda yapılan hisse devir sözleşmesi ile davacının hisse devir bedelini aldığının sabit olduğunu bildirerek davanın reddini, kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. <br>\tDavalı ...'a  dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen anılan davalı davaya süresi içerisinde cevap vermemiş, yargılamaya katılmamıştır.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, dava konusu hisse devir bedelinin sözleşme ile 200.000,00 TL olduğunun kararlaştırıldığı, banka kayıtlarından anlaşıldığı üzere  davalıların 75.000,00'er TL'den toplam 150.000,00 TL'nin davacıya ödendiği, her bir davalının 25. 000,00 TL sözleşme kapsamında borçlu bulundukları, bunun ödendiğine ilişkin kanıt sunulmamış olmakla davalılar hakkında yapılan icra takibinin haklı olduğu,  davalılar ayrı ayrı hisse satın almış olup her davalının sözleşme uyarınca satın aldığı hisse bedelinden sorumlu bulunduğu, müteselsil sorumluluk bulunmadığından  bu nedenle her bir davalının 25.000,00 TL ve  bunun takip tarihine kadar işlemiş olan 951,20 TL faizinden sorumlu olduğu, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, davalı ...'un takas ve mahsup def'inin değerlendirilmesinde; dava dışı şirket kayıtları ve banka kayıtları incelendiğinde davacının dava konusu hisse devri bakiye alacağından şirkette yaptığı yöneticilik nedeniyle uğrattığı zarar konusunda kanıt bulunmadığı gibi, davacı yönünden açılmış bir sorumluluk davası bulunmadığından kanıtlanmayan ve koşulları bulunmayan takas mahsup def'inin kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların icra takibine vaki itirazının; davalı ... yönünden 25.000,00 TL asıl alacak, 951,20 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 25.951,20 TL yönünden iptali ile bu miktar üzerinden  takibin  devamına, asıl alacak miktarı olan 25.000,00 TL yönünden takip tarihinden itibaren yıllık %19,50 ve değişen  oranlarda temerrüt faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya  ilişkin talebin reddine, davalı ... yönünden 25.000,00 TL asıl alacak, 951,20 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 25.951,20 TL yönünden iptali ile bu miktar üzerinden  takibin  devamına, asıl alacak miktarı olan 25.000,00 TL yönünden takip tarihinden itibaren yıllık %19,50 ve değişen  oranlarda temerrüt faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya  ilişkin talebin reddine, hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında hesaplanan 5.190,24'er  TL icra inkar tazminatının davalılardan ayrı ayrı tahsili ile davacıya verilmesine, davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili süresinden sonra sunduğu  istinaf dilekçesinde özetle; kısmen kabul yönünde tesis edilen kararda davalıların müşterek müteselsil sorumluluğunun kabul edilmemesinin haksız bulunduğunu,  taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümleri uyarınca davalıların müşterek ve müteselsil sorumluluğunu vurgulamak istediklerini, 02.11.2018 tarihli hisse devir sözleşmesi gereğince de davalıların müvekkiline karşı müteselsil sorumluluk üstlendiğini, bu durumun devir bedeli ve ödenmesi başlıklı 4. maddeden de açıkça anlaşıldığını, madde de devralanlar hisselerin devir tarihi olan 02/11/2018 tarihinde satıcıya 200.000,00 TL nakit para verecek ve şirket envanterine kayıtlı ... plaka sayılı 2010 model opel ... Marka otomobili ve Iphone 8 marka telefonu satış suretiyle devredeceklerini ve şirket envanterinden çıkaracaklardır denildiğini, devralanların 200.000,00 TL nakit parayı beraber ödemeyi üstlendiklerini, bu nedenle ödenen 150.000,00 TL'den bakiye kalan 50.000,00 TL'nin müşterek ve müteselsil sorumluluk kapsamında bulunduğunu, sözleşmenin 3. maddesinde de devralanlar olarak davalıların her ikisinin de yer aldığını, bu nedenle müvekkiline karşı devralanlar olarak davalıların her ikisi birlikte 200.000,00 TL ödeme yapmayı ve sair devirleri gerçekleştirmeyi taahhüt ettiğini, dolayısıyla müteselsil sorumluluğun taraflarca sözleşme ile kararlaştırıldığını, buna rağmen davalıların 1/2 oranında sorumlu kabul edilerek, davanın kısmen kabul edilmesi ve davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin yersiz olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı ... vekili süresinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle; görülmekte olan davanın alelade bir alacak davası olmadığını, itirazın iptali davasında takip talebi ile bağlı olunduğunu,  herhangi bir dayanak içermeyen takibe ve soyut alacak iddiasına yapılan itirazın öncelikle bu yönüyle haklı bir itiraz olduğu yönündeki savunmalarının irdelenmediğini, mahkemenin karar gerekçesinde dahi yer verilmediğini, mahkemenin karar ve gerekçesinin öncelikle bu yönüyle hukuka aykırı olduğunu, itirazın iptali davası, takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı olarak ele alınması gereken, sonucuyla takibin devamına etkili bir dava türü olduğunu,  bu nedenle takip talebinde dayanılan borç ve borcun sebebine bağlılığın esas olduğunu, icra takibine etkili itirazın iptali davasında ispat edilecek olan, takibe ve itiraza konu olan alacak olup, itirazın iptali davasında takibe konu alacak sebebinin değiştirilemeyeceğini, itirazın iptali davalarında alacaklı, icra takibinin dayanağı olan belgeler dışında başka belgelere dayanamayacağını, takibe ve borçlunun itirazına konu alacak olup, bu alacağın sebebinin değiştirilme olanağı itirazın iptali davası için bulunmadığını, müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinde takibe  dayanak gösterilen herhangi bir belge yer almadığını, davacı açmış olduğu itirazın iptali davasında iddiasını,  taraflar arasında imzalanan adi yazılı hisse devir sözleşmesine dayandırdığını, bu belgeleri mahkeme dosyasına sunduğunu, itiraza uğrayan icra takibinde  yalnızca 02.11.2018 tarihli, 50.000,00 TL tutarlı, asıl alacak ... Hisse Devir Bedeli şeklinde bir açıklama ile soyut alacak iddiasında bulunulduğunu, davaya cevap dilekçesinde de vurgulandığı üzere, davacının takibe dayanak sözleşme eklememesi bilinçli ve kötüniyetli bir davranış olup, soyut alacak iddiasına dayalı icra takibine yapılan itirazın haklı olduğunu, herhangi bir belgeye dayanmadığı Ankara 8. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 01.09.2019 tarih ve 2019/141 E. 2019/259 K. sayılı kararı ile sabit olan alacak iddiasına karşı müvekkili tarafından yapılan itirazın haklı olduğunu, soyut alacak iddiası ile takip başlatan davacı yanın, akabinde itirazın iptali davası aşamasında bir kısım ek açıklamalar ve aynı konuda farklı düzenlemeler içeren sözleşmeler üzerinden borca dayanak belgeler ileri sürmesinin de yukarıda izah olunan hukuki gerekçeler karşısında mümkün olmadığını, davacının açıkça kötü niyetli olduğunu, bu nedenle müvekkili aleyhine açılan davanın reddine ve kötüniyetli olarak takip yapan davacı yanın kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesi gerektiğini, bu hususta hiçbir inceleme dahi yapılmaksızın davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, uyuşmazlığın taraflar arasında noter huzurunda imzalanan sözleşmeye göre değil, anılan sözleşmeden önce imzalanan adi yazılı sözleşmeye göre değerlendirilmesinin hukuken kabulünün mümkün olmadığını, nitekim mahkeme karar gerekçesinde de  adi yazılı sözleşmeye hangi hukuki gerekçe ile üstünlük tanındığı ve hangi hukuki gerekçe ile uyuşmazlığa adi yazılı sözleşme hükümlerinin uygulandığının açıklanmadığını, denetime elverişli bir gerekçeye de yer verilmediğini, mahkeme kararının eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı olduğunu,   davacı yanın şirket hesaplarından şahsi menfaatleri için para çekmiş olması karşısında (fazlaya dair dava, talep ve şikayet haklarımız saklı olmak üzere, mahkemece yapılan iş bu yargılamada da davacının şirkete 150.000 TL borçlu olduğu anlaşılmış, bu husustaki beyan ve savunmalarımız da doğrulanmıştır), en nihayetinde hisse devir bedelinin 112.500,00 TL olarak belirlenmesi ve şirketten çekilen paraların, araç ve telefon yönünden mahsup yapılarak ortakların yalnızca ek 75.000,00'er TL ödemesi hususlarında anlaşıldığını, müvekkilinin devrin noter huzurunda yapılacak olması nedeniyle, ayrıca yeniden adi yazılı bir ibra sözleşmesi almaya ihtiyaç duymadığını, nitekim 112.500,00 TL hisse bedeli karşılığının davacı yan tarafından alındığı noter huzurunda yapılan hisse devir sözleşmesi ile de sabit olup, davacı yanın aksi yöndeki iddiasını aynı kuvvette bir belge ile ispatlaması gerektiğini, müvekkilin davalı yana hisse devir bedeli adı altında herhangi bir borcu bulunmadığını, taraflar arasında aynı konuda noter huzurunda yapılmış bir sözleşme bulunduğu gözetilmeksizin, uyuşmazlığa adi yazılı sözleşme hükümleri uygulanmak suretiyle verilen mahkeme kararında bu yönüyle de hukuki isabet bulunmadığını, somut olayda noterde yapılan hisse devir sözleşmelerinde yer verilen devir bedeli, davacının şirkete olan şahsi borcu ve adi yazılı sözleşmede yer alan devir bedeli birlikte değerlendirildiğinde noter huzurunda yapılan sözleşmenin muvazaa içerdiğine dair herhangi bir emare dahi bulunmadığını, tarafların ihtilaflı tüm konulardaki nihai iradesi noter huzurunda imzalanan sözleşmeye yansımış olup, davacı yan hisse devir bedelinin tamamını aldığını noter huzurunda imzalanan sözleşme ile ikrar ettiğini, bu nedenle adi yazılı sözleşmeye dayanan alacak iddiasının ve davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının  şirket müdürlüğünden doğan yetkileri kötüye kullanarak, şahsi menfaat temin ettiği, taraflarca noter huzurunda hisse bedelinin belirlenmesinde bu hususun da gözetildiği, buna karşın mahkemece davacı yana ödenmesi gereken bir hisse bedeli olacağının değerlendirilmesi halinde dahi,  şirket ortağı olan davalıların şahsi haklarını da doğrudan ilgilendiren bu hususla ilgili olarak, takas-mahsup def'inin değerlendirilmesinin talep edildiğini, ek raporda, şirket hesabından davacının şahsi hesabına aktarılan paralar bulunup bulunmadığı yönündeki ara karar ile ilgili olarak, kayıtlara göre davacının şirkete 150.000,00 TL borcu bulunduğunun tespit edildiğini, bilirkişi raporlarında adeta mahkeme yerine geçerek değerlendirme yapılmış ise de, mahkeme karar gerekçesinde açıkça bilirkişi raporuna dayanılmamış olduğundan, bu aşamada önceki itirazlarına atıf yapmakla yetinildiğini, buna karşın mahkemece taleplerinin kanıtlanamadığı ve şartları oluşmadığı gerekçesi ile reddedildiğini, savunma ve itirazlarının incelenmediğini, davacı yanın müdürlük yetkisini kullanarak şahsi hesaplarına para aktardığı bizatihi mahkemece yapılan bilirlişi incelemesi neticesinde alınan raporla sabit olup, iddianın kanıtlanamadığı yönündeki karar gerekçesinin dosya kapsamı ile bağdaşmadığını, şirketten yapılan usulsüz aktarımların şirket varlığını ve dolayısıyla şirket hisselerinin değerini etkileyeceği, davacının ve müvekkillerin hisse değeri ve varsa alacak tutarının da davacının bu eylemleri de nazara alınarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin alınan mahkeme kararının eksik incelemeye dayalı olduğunu, uyuşmazlık konusunun yargılamayı gerektirdiği ve nitekim, davacı yanın takip talebi ile talep olunan alacak tutarından daha az tutarda alacak hakkı bulunduğunun mahkemece de kabul edildiği hususu gözetilmeksizin davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, şartları oluşmamasına rağmen alacağa temerrüt faizi uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu,  davanın reddedilen kısmı yönünden müvekkili lehine kötüniyet tazminatına hükmolunması gerektiğini, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına karşın, davacı yararına fazladan vekalet ücretine hükmolunması ve yargılama giderlerinin kabul-red oranına göre  paylaştırılmamış olmasının kanuna aykırı olduğunu, davalı ... açısından dillendirilen alacak iddiasına dayalı davanın, müvekkili ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi ve harç ve yargılama giderlerinin bölüştürülmesinin buna göre değerlendirilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava, limited şirket hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki  istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tAnkara 5. İcra Müdürlüğü'nün 2019/1663 sayılı takip dosyası, taraflar arasında akdedilen 02/11/2018 tarihli noterde akdedilen hisse devir sözleşmeleri, davacı tarafından davalılara gönderilen e-mail suretleri,  davalılar tarafından davacıya yapılan ödemelere ilişkin dekontlar, araç satış sözleşmesi, 02/11/2018 tarihli adi yazılı hisse devir sözleşmesi, banka kayıtları, dava dışı ... ... Ltd. Şti.'nin 02/11/2018 tarihli genel kurul kararı, yargılama aşamasında hesap bilirkişiden alınan 20/02/2019 tarihli kök, hesap bilirkişi yanına mali müşavir eklenmek suretiyle oluşturulan bilirkişi heyetinden alınan 31/12/2020 tarihli 1. ek, 20/04/2021 tarihli 2. ek rapor dosya içerisinde yer almaktadır.<br>\tDava konusu Ankara 5. İcra Müdürlüğü'nün 2019/1663 sayılı takip dosya incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine toplam 51.902,40 TL alacağın tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlu ...'a 08/02/2019 tarihli davalı borçlu ...'a 07/02/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu  ...'un 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde 15/02/2019 tarihinde, davalı borçlu ...'ın 12/02/2019 tarihinde icra takibinde yer alan borca ve ferilerine itiraz ettiği, işbu itirazın iptali davasının itiraz dilekçesinin alacaklı/vekiline tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 27/03/2019 tarihinde açıldığı görülmüştür.  <br>\tTaraflar arasında 02/11/2018 tarihli adi yazılı  hisse devir sözleşmesi imzalanmış olup, anılan sözleşmede davacının dava dışı ... .... Ltd. Şti.'ndeki 150 adet hissesinin 112.500,00 TL bedel ile davalı ...'a, 150 adet hissesinin 112.500,00 TL bedel ile davalı ...'a devredildiği, devralanların 02/11/2018 tarihinde satıcıya 200.000,00 TL nakit verecekleri, şirketin envanterine kayıtlı araçla Iphone 8 marka telefonu satışı suretiyle devredecekleri, araç ve telefonu şirket envanterinden çıkaracakları  kararlaştırılmıştır. <br>\tNoterde davacı ile davalı ... arasında akdedilen limited şirket hisse devir sözleşmesi ile 02/11/2018 tarihinde davacının dava dışı ... .... Ltd. Şti.'ndeki 150 adet hissesinin 112.500,00 TL bedel ile davalı ...'a devrettiği, noterde davacı ile davalı ... arasında akdedilen limited şirket hisse devir sözleşmesi ile 02/11/2018 tarihinde davacının dava dışı ... .... Ltd. Şti.'ndeki 150 adet hissesinin 112.500,00 TL bedel ile davalı ...'a devrettiği anlaşılmıştır. <br>\tDava dışı ... ... Ltd. Şti'nin 02/11/2018 tarihli ortaklar kurulu kararıyla davacının davalılara hisse devirlerinin kabulüne, keyfiyetin pay defterine işlenmesine karar verilmiştir. Anılan kararda 550 adet payın davalı ...'a 450 payın ...'a ait olduğuna, davacının şirket müdürlüğünden azline, şirket müdürü ...'un müdürlüğünün devamına  karar verildiği belirtilmiştir.<br>\tDavalı ... tarafından davacı hesabına 05/11/2018 tarihinde hisse devir bedeli açıklamasıyla 75.000,00 TL ödendiği, davalı ... tarafından davacı hesabına 02/11/2018 tarihinde hisse devir bedeli açıklamasıyla 75.000,00 TL ödendiği banka kayıtları ile sabittir.<br>\tDava dışı ... ... Ltd. Şti. tarafından 02/11/2018 tarihinde davacıya 35.000,00 TL bedelli noterde akdedilen araç satış sözleşmesi ile araç satışı gerçekleştirilmiştir.<br>\tYargılama aşamasında alınan  hesap bilirkişi raporunda davacının hesabına 02/11/2018 tarihinde ... tarafından 75.000,00 TL, 05/11/2018 tarihinde ... tarafından 75.000,00 TL havale yapıldığı, davalı  ...'ın hesabına 02/11/2018 tarihinde dava dışı ... ... Ltd. Şti tarafından 7143 sayılı kanun stok ödemesi açıklamasıyla 75.000,00 TL geldiği, 02/11/2018 tarihinde hisse devir bedeli açıklamasıyla davacının hesabına 75.000,00 TL havale edildiği,  davalı ...'un  hesabına 05/11/2018 tarihinde dava dışı ... ... Ltd. Şti tarafından 7143 sayılı kanun stok ödemesi açıklamasıyla 75.000,00 TL geldiği, 05/11/2018 tarihinde hisse devir bedeli açıklamasıyla davacının hesabına 75.000,00 TL havale edildiği,  dava dışı ... ... Ltd. Şti  hesabından 02/11/2018 tarihinde davalı ... hesabına 7143 sayılı kanun stok ödemesi açıklamasıyla 75.000,00 TL, 05/11/2018 tarihinde  hisse devir bedeli açıklamasıyla davalı ... hesabına 75.000,00 TL havale edildiği,  dava dışı ... ... Ltd. Şti hesabından maaş ödemesi ve masraf ödemesi dışında davacıya yapılan bir ödemeye rastlanmadığı, hesap hareketlerine göre davalıların ayrı ayrı 75.000,00'er  TL ödeme yaptığı, sözleşmede devir bedelinin 200.000,00 TL olarak kararlaştırıldığı, kalan 50.000,00 TL'ye ilişkin ödeme kaydına rastlanmadığı, davalılar yönünden ayrı ayrı hisse bedelinden bakiye miktarın 25.000,00'er TL olduğu, davacının 1.902,40 TL işlemiş faiz talep ettiği, yarısının 951,20 TL olduğu yönünde kanaat bildirilmiştir.<br>\tİtiraz üzerine alının 1.ek raporda kök rapordaki görüş tekrar edildikten sonra hisse devirlerine ilişkin ödemeleri şirket hesaplarına değil devralan ve devreden kişilerin şahsi hesaplarını ilgilendirdiği, şirket banka hesaplarında, dekontlarında ve şirketin ticari defter kayıtlarında hisse devri ödemelerinin olmamasının normal bir durum olduğu tespit edilmiş, alınan 2.ek raporda da kök rapordaki görüşün tekrar edildiği belirtilmiştir.<br>\tDavacı yan taraflar arasında adi yazılı ve noterde olmak üzere limited şirket hisse devir sözleşmeleri imzalandığını, hisse devir bedelinin  bir kısmının ödenmediğini, hisse devir bedelinin tahsili talebi ile başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiş, davalı yan ise hisse devir bedelinin ödendiğini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın  kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>\tTaraflar arasında dava dışı limited şirketteki davacı hisselerinin davalılara  devrine yönelik adi yazılı şekilde ve noterde hisse devir sözleşmeleri imzalandığı, devrin şirket ortaklar kurulunca kabul edilerek pay defterine işlendiği, davacının ödenmediğini iddia ettiği hisse devir bedelinin tahsili için davalılar aleyhine icra takibi başlattığı, davalıların icra takibindeki borcun tamamına itiraz ettikleri hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. <br>\tUyuşmazlık, taraflar arasında noterde akdedilen hisse devir sözleşmesi nedeniyle davalıların davacıya devir bedelinin tamamını ödeyip ödemedikleri, sözleşmede belirtilen devir bedelinden ödenmediği ileri sürülen 50.000,00 TL'nin tahsilinin davalılardan talep edilip edilemeyeceği, davalıların tüm bedelden müteselsilen sorumlu olup olmadıkları hususlarından kaynaklanmaktadır. <br>\tDavacı vekilinin istinaf başvurusu incelendiğinde, 6100 sayılı HMK'nun  \"Başvuru Süresi\" başlıklı 341. maddesine göre, istinaf yoluna başvuru süresi iki hafta olup bu süre ilamın taraflara/vekillerine tebliğinden itibaren işlemeye başlayacaktır. <br>\tDavanın kısmen kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararı davacı vekiline 06/11/2021 tarihinde  usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Anılan tarihten itibaren başlayacak olan iki haftalık istinaf süresinin son günü 20/11/2021 olup, anılan tarih hafta sonu tatil süresini isabet ettiğinden hafta sonu tatilinin bittiği gün olan 22/11/2021 günü son gündür. Davacı vekili ise istinaf süresinin son günü olan 22/11/2021 tarihinden sonra, 24/11/2021 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurmuş olup, davacı vekilinin istinaf başvurusunun süreden reddine karar verilmiştir. <br>\tDavalı ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmadığı gibi, davacı vekilinin istinaf başvurusu süreden reddine karar verildiğinden anılan davalı hakkında ilk derece mahkemesince verilen karar kesinleşmiştir. <br>\tDavalı ... vekilinin istinaf itirazlarına gelindiğinde, yukarıda açıklandığı üzere davacı dava dışı limited şirketteki hisselerini noterde akdedilen hisse devir sözleşmeleri ile davalılara devretmiş, anılan devirler limited şirket ortaklar kurulunca kabul edilerek pay defterine işlenmiştir.<br>\tDavacı yan aşamalarda  hisse devir bedelinin her bir davalı yönünden ayrı ayrı 112.500,00 TL olduğunu, adi yazılı hisse devir sözlemesi uyarınca araç  ve telefon satışının gerçekleştirildiğini, bunun dışında devralan davalıların 200.000,00 TL  nakit ödemesi gerektiğini, her bir davalının ayrı ayrı 75.000,00'er TL ödediğini, bakiye 50.000,00 TL'nin ise  ödenmediğini savunmuştur. <br>\tTaraflar arasında akdedildiği hususunda ihtilaf bulunmayan 02/11/2018 tarihli  limited şirket hisse devir sözleşmelerinde hisse devirlerinin 112.500,00 TL bedel karşılığında yapıldığı belirtildikten sonra \"... Şirket ortaklarından ben devreden  ... adı geçen şirketteki 150 payımı  şirketin aktifine ve pasifine ilişkin tüm hak ve borçları ile birlikte  ... isimli kişiye 112.500,00 TL bedel  karşılığında  devir ettim. Devir bedelini kendisinden nakden ve tamamen aldım.\", \"... Şirket ortaklarından ben devreden ... adı geçen şirketteki 150 payımı  şirketin aktifine ve pasifine ilişkin tüm hak ve borçları ile birlikte  ... isimli kişiye 112.500,00 TL bedel  karşılığında  devir ettim. Devir bedelini kendisinden nakden ve tamamen aldım.\" şeklindeki devreden davacının beyanlarına yer verilerek imzalanmıştır. <br>\tAnılan beyandan davacının 112.500,00'er TL hisse devir bedelini davalılardan ayrı ayrı  nakden ve tamamen aldığı açıkça anlaşılmaktadır. <br>\tDavacı noter devir sözleşmelerinin aksini iddia ettiğinden, bu iddiasını ancak noterde akdedilen sözleşmelerle aynı güce sahip, kesin nitelikte başka bir delil ile ispatlayabilecektir. <br>\tTaraflar arasında akdedilen ve imzası inkar edilmeyen 02/11/2018 tarihli adi yazılı hisse devir sözleşmesinde davacının dava dışı şirketteki 150 adet hissesini 112.500,00 TL bedel ile davalı ...'a, 150 adet hissesini 112.500,00 TL bedel ile davalı ...'a devrettiği, devralan davalıların 02/11/2018 tarihinde satıcıya 200.000,00 TL nakit para, şirket envanterine kayıtlı araç ve ıphone 8 marka cep telefonunu satışı suretiyle devrederek araç ve telefonun şirket envanterinden çıkaracakları hükme bağlanmıştır. <br>\tAnılan sözleşmede belirtilen araç ve cep telefonu devri davacıya yapılmıştır. <br>\tNoterde akdedilen limited şirket hisse devir sözleşmelerinde davacının 112.500,00 'er TL hisse devir bedellerini davalılardan ayrı ayrı nakden ve tamamen aldığı belirtilmiş ise de, anılan sözleşme 02/11/2018 tarihli olduğu halde davalı ... tarafından davacı hesabına sözleşme tarihinden sonra, 05/11/2018 tarihinde hisse devir bedeli açıklamasıyla 75.000,00 TL gönderilmiştir.<br>\tAçıklanan bu durum noterde akdedilen sözleşme tarihinde davacı tarafından davalı ...'dan devredilen hisselerin bedelini tamamen ve nakden almadığını göstermektedir.<br>\tBu durumda hisse devrine ilişkin tüm bedeli ödediğini ileri süren davalı ... ödemenin yapıldığını usulüne uygun delillerle ispatlamakla yükümlü olup anılan davalı delilleri arasında açıkça yemin deliline de dayanılmıştır. <br>\tHal böyle olunca mahkemece, noterde akdedilen hisse devir sözleşmesinde  devir bedelinin davalı ... tarafından davacıya nakden ve tamamen ödendiğinin açıkça yazılı olduğu, toplanan deliller arasında davalı ... tarafından davacı hesabının 05/11/2018 tarihinde gönderilen hisse devir bedeli açıklamalı dekontun davacının davalı ... ile akdedilen noter devir sözleşmesinin aksini gösterdiği gibi, tüm bedeli ödediğini ileri süren davalı ...'un ödemenin yapıldığını usulüne uygun delillerle ispatlamakla yükümlü bulunduğu, anılan davalının delilleri arasında yemin delilinin bulunduğu gözetilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip, davalı ...'a yemin deliline dayanıp dayanmayacağı da sorularak davalı ... hakkında açılan davada sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile ve yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.<br>\tHMK'nun 356/1-a-6 maddesine göre ilk derece mahkemesince esasa etkili delillerin toplanmaması ve değerlendirilmemesi ilk derece mahkeme yargılamasının tekrarını gerektiren ağır usul hatasıdır. <br>\tSomut olayda da ilk derece mahkemesinin davalı ... vekiline ileri sürdüğü ödeme savunmasına ilişkin olarak davacıya yemin teklif edip etmeyeceğine ilişkin yemin delilini hatırlatmaması esasa etkili delillerin toplanmaması ve değerlendirilmemesi niteliğindedir.<br>\tÖte yandan, dava konusu icra takibinde 50.000,00 TL asıl alacak, 1.902,40  TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 51.902,40 TL alacağın tahsili talep edilmiştir. Ödeme emrinin tebliği üzerine davalı yan takibe konu tüm borca itiraz etmiştir. İşbu dava harca esas değer 50.000,00 TL gösterilmek suretiyle anılan miktar üzerinden harç yatırılarak açılmıştır. Dava dilekçesindeki netice talep ise itirazın iptalidir. Davalı ...'un dava konusu icra takibinde itiraz ettiği toplam alacak miktarı ise 51.902,40 TL'dir. Bu durumda mahkemece harca esas değer ile netice talep arasında oluşan çelişkili durumun giderilmesi için davacı yana talebinin açıklatılması gerekir. Bir başka anlatımla davacıdan davalı ...  hakkında açılan işbu davada itirazın iptali talep edilen kısmın 50.000,00 TL mi, yoksa 51.902,40 TL toplam alacak miktarı mı olduğu sorularak davanın toplam alacak miktarı üzerinden açıldığının beyan edilmesi halinde eksik harç giderilerek yargılamaya devam edilmesi gerekir.<br>\tBu durumda mahkemece yapılması gereken iş ... hakkında açılan davada harca esas değer ile netice talep arasındaki çelişki giderilerek davanın takip miktarının tümüne yönelik itirazın iptali davası olduğunun anlaşılması halinde eksik peşin harcın davacı vekilince ikmalinin sağlanması, davanın harca esas değer üzerinden bu miktara yönelik itirazın iptali davası olduğunun anlaşılması halinde ise harca esas değerin ne kadarının asıl alacak ne kadarının işlemiş faize yönelik olduğu davacı yana açıklattırılmak suretiyle HMK'nun 26. maddesi gözetilerek hüküm kurulmasından ibarettir.<br> \tTüm bu nedenlerle davacı vekilinin süresinde yapılmayan istinaf başvurusunun HMK'nun 352. maddesi uyarınca reddine, ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında isabet görülmediğinden davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının davalı ... yönünden kaldırılmasına, davalı ... yönünden davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davalı ... vekilinin sair istinaf taleplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\tA)1-Davacı vekilinin istinaf isteminin HMK'nun 352. maddesi uyarınca süreden REDDİNE, <br>\t2-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcı ile 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talebi halinde davacıya iadesine, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>\tB)1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, <br>\t2-Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/06/2021 tarih 2019/144 Esas 2021/441 Karar sayılı kararının davalı ... yönünden KALDIRILMASINA, anılan davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, <br>\t3-Davalı ... hakkındaki davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine,<br>\t4-Davalı ...'un yatırmış olduğu 426,94 TL istinaf karar harcının talep halinde anılan davalıya iadesine, <br>\t5-Davalı ...'un istinaf aşamasında yapmış olduğu yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılama sonunda dikkate alınmasına,<br>\t6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi uyarınca  kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/02/2024<br><br>Başkan - ...          Üye - ...              Üye - ...                       Zabıt Katibi - ...<br>...       ...   ...     ...<br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9e6c5e15a8c662d7","SID":"0ab4698dc29d15d7"}}