{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/1505 <br>KARAR NO\t\t: 2024/647<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/07/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/337 Esas 2021/610 Karar \t<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 27.03.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 27.03.2024<br><br>\tİzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.07.2021 tarih 2019/337 Esas 2021/610 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacı vekili, davacıya ait ve ... sevk ve idaresinde ... plakalı araç ile ... plakalı aracın maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, kazanın meydana gelmesinde ... plaklı araç sürücüsü ...'ın asli kusurlu olduğunu, kaza sonrası dava konusu araçtaki hasar bedelinin tespiti için delil tespiti talep edildiğini ve alınan raporda davacıya ait araçta 80.133,00 TL tutarında hasar olduğunun mütalaa edildiğini, alınan rapor üzerine 13.05.2019 tarihinde davalıya başvuru yapıldığını ancak bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava konusu araçta oluşan bakiye hasar bedeline mahsuben 20.000,00 TL hasar bedelinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavacı vekili 19.06.2020 tarihli bedel arttırım dilekçesiyle dava konusu araçta oluşan hasar bedeline mahsuben 36.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. \t<br>\tCEVAP : Davalı vekili, belgelerin taraflarına teslim edilmesi gerektiğini, dava şartı yokluğundan davanın reddi ile, sigortalının kusur ve poliçe limiti dahilinde sorumluluklarının olduğunu, davacının kazada tam kusurlu olduğunu, avans faizi istemeyeceğini, tazminata hükmedilmesi halinde ise yasal faizin başlangıcının dava ve ıslah tarihi olarak belirlenmesi gerektiğini, iyi niyetli olmayan davacının mahkeme yolu ile tespit yaptırması sonucu oluşan masraf ve vekalet ücretini kendisinin ödemesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. \t<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, gerek bilirkişi raporlarındaki açıklamalar, gerekse mahkemece kaza mahallinde yapılan keşifteki gözlemlerin değerlendirilmesinde, dava konusu kazanın gerçek bir kaza olmadığı, davaya dayanak yapılan kaza tutanağının gerçek bir kazaya ilişkin olmadığı, sigorta şirketinden tazminat alabilmek için başka bir yerde başka bir şekilde kaza yapmış olan davacı aracının hasarının ödettirilmesi için gerçeğe aykırı kaza tutanağı tutulduğu, davacının ve tutanak münzilerinin sigorta şirketinden haksız şekilde tazminat almak amacıyla birlikte bilinçli bir şekilde işbirliği içerisinde oldukları ve ayrıca gerçeğe aykırı kaza tutanağı tutmak suretiyle dava açarak gerçeğe aykırı belgeler ile mahkemeyi yanıltarak kendi menfaatlerine çıkar elde etmek amacıyla hareket ettiklerinin anlaşıldığı ve kamu görevlisinin görevini ifa ederken kanuna aykırılık teşkil eden iş ve eylemleri ihbar etme yükümlülüğü bulunduğundan  davacı şirket yetkilileri ile tutanak münzileri (T.C.:...) ... ile  (T.C.:...), ... ve varsa suça iştirak eden başkaca kişiler hakkında eylemlerine uyan kanun maddesi ile ilgili soruşturma yapılarak haklarında kamu davası açılması için İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulmasına ve kararın bir örneğinin suç duyurusu ile birlikte İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler ile mahkememizce yapılan keşif neticesinde edinilen kanaat gereğince davaya dayanak yapılan kaza tutanağındaki tespitlerin ve kazanın gerçek olmadığı, kaza tutanağı gerçeğe uygun olsa dahi bilirkişi tespit ve değerlendirmesine göre davacı araç sürücüsü asli ve tam kusurlu olduğundan davanın reddine karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, somut olayda 01.04.2008 tarihinde yürürlüğe giren Maddi Hasarla Sonuçlanan Trafik Kazalarında Taraflarca Doldurulacak Kaza Tespit Tutanaklarına İlişkin Genelge (28.12.2007 Sayı: 2007/ 27) gereği, taraflar arasında anlaşmalı tutanak düzenlenmesine engel bir halin bulunmadığını, kaza sonrası kazaya karışan sürücüler tarafından dava dilekçesi ekindeki kaza tespit tutanağının düzenlendiğini,  kazaya karışan araçların kaza sonrası durumlarının resmedildiğini, hal böyleyken ve kazanın mevcudiyeti taraflar arasında ittifakla düzenlenen kaza tespit tutanağı ve kaza sonrası çekilen resimler ile sabit iken işbu kazanın beyan edildiği şekilde meydana gelmediğini farazi ve varsayımsal bir kısım tespitlerle izah etmeye çalışan bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, kazanın tespit edilenin tam aksine gerçekte meydana geldiğini ve tutanak içeriğinde belirtilen şekilde olduğunu, teknik olarak kazaya karışan tüm araçlarda meydana gelen hasar miktarının, hasarlanan parçaların ve parçalardaki hasarların birbirlerine göre değişkenlik göstermesinin olağan bir durum olduğunu, zira kazaya karışan her aracın birbirlerine göre çarpma açısı, çarpma hızı ve şiddeti, araçların şasi mukavemeti, frenleme nedeniyle araçların burun kısmının dik eksende aşağı yol hizasına doğru eğilmesi, yolun durumu, sürücülerin kaza esnasında kaza sebebiyle telaşa kapılarak verdikleri tepkiler gibi sebepler kazaya karışan araçlar arasındaki hasar dengesizliğinin başlıca sebepleri olabildiğini, öte yandan düzenlenen kaza tespit tutanağının kazanın hemen sonrasında sürücüler tarafından doldurulup tanzim edildiğini, tutanakta yapılan maddi hatalar ve bir kısım çizim hatalarının kazanın belirtilen yer ve şekilde meydana gelmediğine delalet etmeyeceği gibi, ekte sunulu resimler de kazanın ne şekilde meydana geldiği yönünde net bir fikir verebildiğini, davalı yanın, rizikonun ihbar edilen yerden farklı şekilde oluştuğunu aracın sigorta teminat dışında ve başka yerde hasarlanıp olay yerine getirildiğini soyut iddialarla değil somut delillerle kanıtlaması gerektiğini, imzalanan tutanağın trafik zabıtasınca düzenlenen Trafik Kaza Tespit Tutanağı hükmünde olup aksi ispat edilinceye kadar geçerli resmi belge niteliğinde olduğunu, tutanağın aksi yönündeki ispat külfeti M.K.'nun 6. ve TTKnun 1281/2.maddeleri uyarınca davalı sigorta şirketine ait olduğunu, davalının sigortalısının tutanaktaki beyanlarını hiçe saydığı gibi, iddialarını ispatlayabileceği somut bir delil de dosyaya ibraz etmediğini, uyuşmazlığın çözümü için öncelikle kazanın ihbar edilen yerde ve şekilde meydana gelip gelmediğinin açıklığa kavuşturulması gerektiğini, mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, kaza ile hasarın uyumlu olmadığının bildirildiği, tanık beyanlarının, fotoğrafların ve kaza tespitine ilişkin tutanağın aksi ve hasarın teminat dışında kaldığı hususu, davalı sigorta şirketince somut delillerle ispatlanamadığından kazanın belirtilen yer, şekil ve zamanda meydana geldiğini, sigorta geçerlilik süresi içinde gerçekleşen rizikonun teminat kapsamında kaldığı kabul edilerek davacıya ait araçta oluşan gerçek zarar yönünden tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde gerçekleştiğini ispat külfetinin sigortacıda bulunduğunu, sigortacının bunu soyut iddialarla değil, somut delillerle kanıtlaması gerektiğini, aracın kaza tespit tutanağında ve ekspertiz raporunda belirlendiği şekilde hasar gördüğünün sabit olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından zararın teminat dışında kalmasını gerektirecek hiçbir oluş şekli ileri sürülerek kanıtlanmadığını, ayrıca kaza tespit tutanakları aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olup, davalı sigorta şirketi de tutanağın aksini kanıtlayamadığından davalının rizikonun iddia edildiği şekilde gerçekleşmediğini somut delillerle kanıtlaması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.\t<br>\tGEREKÇE :Dava, 15.04.2019 tarihinde meydana geldiği iddia olunan trafik kazası nedeniyle davacının işleteni olduğu araçtaki hasar bedeline yönelik maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tYerel Mahkemece taraf delillerinin toplanıldığı, dosyanın otomotiv bilirkişisine tevdi edildiği, bilirkişi tarafından tanzim edilen 14.04.2020 tarihli bilirkişi raporunda aracın hasar durumunun izah edilerek olayın oluş şekline göre kaza ile araçta oluşmuş hasarın uyumsuz olduğuna ilişkin rapor tanzim edildiği, bilahare mahkemece dava konusu kazaya ilişkin 15.04.2019 tarihli kaza tespit tutanağını düzenleyen ... ile ... adlarına keşif gün ve saatini bildirir tebligatlar çıkartılarak mahallinde 25.02.2021 tarihinde adli trafik bilirkişisi refakatinde keşif icra kılınarak kaza mahalline ilişkin gözlemin de keşif tutanağına geçirildiği, kazayı takiben tarafların kendi aralarında imza altına alarak tanzim etmiş oldukları maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında, davalı sigorta poliçeli ... plakalı aracı kullanan dava dışı sürücü ... ''Sürücü görüşleri'' bölümündeki yazılı beyanında; \t''Çevre yolundan Oğlananası köyüne girdiğimde havuz mevki mahallesine giderken karşımdaki ... plakalı aracı fark edemedim. Sağ ön tarına çarptım.'' şeklinde, davacı şirketin ... plakalı aracını kullanan dava dışı sürücü ... ''Sürücü görüşleri'' bölümündeki yazılı beyanında ise; ''15.04.2019 tarihinde saat 12:20 de Oğlananasından Çevre yoluna çıkarken karşımdan gelen ... plakalı kamyonet önüme çıktı. Direksiyon hakimiyetini kaybettim. Yol kenarında bulunan yemiş ağacına sürttüm.'' şeklinde beyanda bulundukları, keşiften sonra trafik bilirkişisinden alınan 04.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda, ''keşif mahallinde yapılan incelemede, Davacı taraf sürücüsünün ''Yol kenarında bulunan yemiş ağacına sürttüm.'' Dediği ağaç incelendiğinde, ağacın gövdesine bağlı olan ve serçe parmağından daha ince olan dalların dışa, yola yakın olduğu, gövde ağacının ise yola olan uzaklığının 1.5 metre olduğu, kazadan sonrasında çekildiği iddia edilen fotoğraflara bakıldığında, aracın ağacın gövdesi ile temas etmediği, eğer araç gövde ile temas etmiş olsaydı, araç ön orta kısmı ile ağacın gövdesine çarpsaydı bu araç resimde görüldüğü gibi dönmezdi, bu araç kendi şeridinde çarpışıp sonra sola çapraz gidip ön sol köşe kısmı ile eğer ağacın gövdesine çarpmış olsaydı o zaman araç çarptığı şekilde kalırdı, sol tarafı hasar almazdı, velev ki ön sol köşe kısmı ile çarptı ve sağa savruldu, o zaman aracın sol yan kısmının sadece bir kısmında az bir göçük olur, aracın ön orta kısmında resimde görüleceği şekilde bir hasar olmaz ve araç yine resimde görüldüğü gibi durmazdı. Kazadan sonrasında çekildiği belirtilen fotoğraflarda, davacı aracının ön tamponu araçtan kopmuş yerde hasarlı bir şekilde görülmektedir. Delil tespiti esnasında aracın çekilen fotoğrafları incelendiğinde aracın ön tamponunda her hangi bir göçük veya kırılma olmadığı, bu olayda davacı aracı, aracında oluşan hasarın kaza ile tamamen uyumsuz olduğu, eğer bu kazada davacı aracında oluşan hasar uyumlu olsaydı bile, gerek tarafların çizdikleri kroki, gerek araçların savrulma şekli gerekse 4 metre genişliğindeki virajlı yolun geometrik şekli incelendiğinde, kural ihlali yapanın davacı taraf olacağı tarafımdan kanaat edilirdi. Bu nedenle dosyada bulunan bilirkişi raporunda belirtilen oluş şekline göre kaza ile araçta oluşmuş olan hasarın uyumsuz olduğu yönündeki kanaatine tarafımdan iştirak edilmiştir.'' şeklinde rapor tanzim edildiği, işbu raporun tanzimi sırasında dosyada bulunan bilgi ve belgelerin, iddia ve itirazların, taraflarca imza altına alınarak tanzim olunan trafik kazası tespit tutanağı ve krokisinin, kazadan sonra olay mahallinde çekilen fotoğrafların, davacı aracında oluşan hasar ve yol durumunun incelenerek araçtaki hasar ile kazanın uyumlu bulunmadığına ilişkin bilirkişi raporlarının hükme esas almaya elverişli ve yeterli mahiyette tanzim edildikleri görülmüştür. <br>\tDosyada alınan bilirkişi raporları, mahallinde icra kılınan keşif ve mahkeme gözlemi ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davalı sigorta şirketinin 15.04.2019 tarihli Kaza Tespit Tutanağının aksini ispatladığının anlaşıldığı, davacı tarafın iddialarının yerinde olmayıp, davacının istinafında belirttiği hususların kabulü halinde şahıslar arasında tanzim edilen gerçeğe aykırı tutanaklar nedeniyle sigorta şirketlerinin ödemede bulunması sonucunun doğmasının kabul edilemeyeceği, dava konusu olayda  tazminata konu hasar ile kazanın uyumsuzluğu sabit olmakla davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde değildir.  <br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 368,3‬0 TL'nin davacıdan tahsiline,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeni ile davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27.03.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"33137a72dfb9833e","SID":"2a7704c2768e2405"}}