{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/180 <br>KARAR NO: 2024/509<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 03/01/2024 tarih ara karar <br>NUMARASI: 2024/3 E. <br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/03/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Davalının ... başvuru numaralı \"...\" markasının ve ... başvuru numaralı \"...“ markasının, müvekkilin 15/11/2007 başvuru tarihli ... başvuru numaralı \"...\" ve  08/12/2022 başvuru tarihli ... başvuru numaralı \"assistt birliktte\" tescil edilmiş markaları ile aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ve müvekkilin  daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğundan her türlü dava ve tazminat hakkı saklı kalmak kaydıyla dava sonuçlanıncaya kadar üçüncü kişilere devrinin ve kullanılmasının önlenmesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesi ile davalının markalarının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi  talep ve dava etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesi 03/01/2024 tarihli ara kararla ; \"  Tüm dosya kapsamı, yaklaşık ispat şartı dikkate alınarak talebe konu tedbir yönünden Marka hükümsüzlüğü ve iptali talepli davalarda marka tescil belgesinin üçüncü kişilere devrinin önlenmesi bakımından gerek usul ekonomisi gerekse yargılamada taraf değişikliğinin önüne geçilmesi amacıyla ölçülü olduğundan davacının tedbir talebinin kısmen kabulü, sair tedbir talepleri yönünden  bu aşamada esası çözer nitelikte verilebilecek bir tedbir kararının ölçülülük ilkesi uymayacağı,  davacının tedbir talebinin esas dava içinde  uzman bilirkişiler vasıtası ile takdirinin yapılacağı, değerlendirilerek talebe konu tedbir yönünden yasal şartların oluşmadığı, markaların faaliyetinin durdurulmasına dair tedbir talebinin yargılamayı gerektirdiği anlaşıldığında yasal şartların oluşmadığı,\" gerekçeleriyle, Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin KISMEN KABULÜ İLE, 20.000,00 TL  nakdi teminat veya aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibrazı şartıyla KABULÜ İLE,  TPMK nezdinde davalı adına kayıtlı ise ...  numaralı ve ... numaralı  markalarının  üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesine, (bu hususta TPMK'ya müzekkere yazılmasına), fazlaya ilişkin tedbir istemlerinin reddine, karar verilmiştir. <br>İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  Mahkemece tedbir talebinin kısmen kabulüne karar verildiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununun 389/1 maddesi gereğince tedbir talebinin tümden kabulüne karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin iletişim merkezi çözümlerinden kalite çözümlerine, dijital çözümlerden dış kaynak yönetimine birçok alanda ayrıcalıklı hizmetler sunduğunu, sağlık, telekomünikasyon, finans, ulaştırma, perakende, e-ticaret, enerji gibi pek çok sektördeki deneyimiyle müvekkile ait işbu  markalar sektörde  tanınmışlık kazandığından müşteri nezdinde akla ilk olarak müvekkilin geldiğini, müvekkili ... A.Ş 2007 yılında  \"... A.Ş.\" nin  iştiraki olarak başta çağrı merkezi faaliyetleri olmak üzere, satış-pazarlama, yüz yüze hizmet, dış kaynak kullanımı tedariki, sosyal medya yönetimi ve gelir yönetimi alanlarında çok kanallı müşteri deneyimi çözümleri sunmak, çağrı merkezi işletmesi, müşteri deneyimi merkezi hizmetleri kapsamında faaliyet gösteren ve bu faaliyetlere ilişkin altyapı kurup ve işletmek amacıyla kurulan gerek Türkiye gerek Yurtdışında yıllardır tanınan bir marka olduğunu, dava konusu markaların Türkiye de etkin bir şekilde kullanıldığını, müvekkili markası ile aynı alanda , 35 / 36 / 38 / 42 numaralı sınıflarda faaliyet gösteren davalıya ait markalar ile gerçekleştirilen ihlal sebebiyle, piyasada karışıklığa yol açıp müvekkilinin itibarını zedeleme tehlikesi bulunduğunu, davalının müvekkilinin sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil ettiği ve üçüncü kişilere devrinin önlenmesine karar verildiği gibi kullanımının da  durdurulmasını gerektiğini, davalının markasını kullanmaya devam etmesi müvekkilinin markasına iltibasa neden olacağını, müşterileri yanıltacağını, karışıklığa yol açacağını, müvekkili ciddi zarara uğrayacağından bahisle istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını, tedbir talebinin tümden kabulünü talep etmiştir.  İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 6769 sayılı Kanun'un 159.maddesinde ihtiyati tedbirler düzenlenmekte olup bu kanunda hüküm bulunmadığı durumda 6100 sayılı HMK hükümleri uygulanır.6100 Sayılı HMK'nın 389/1. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. 6100 Sayılı HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Davanın konusunun marka hükümsüzlüğü davası olduğu, mahkemece 03/01/2024 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile teminat karşılığından TPMK nezdinde ...  tescil nolu markaların davalı adına kayıtlı ise 3.kişilerin devir ve temlikinin önlenmesine fazlaya ilişkin tedbir istemlerinin reddine karar verildiği davacı tarafından ihtiyati tedbirin reddine ilişkin bölüm yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiş ise de dava konusunun marka hükümsüzlüğü olduğu, bu aşamada ihtiyati tedbir talebi verilmesi için gerekli olan yaklaşık ispat şartının yerine gelmediği, herhangi bir bilirkişi incelemesi yapılarak rapor alınmadığı gözetildiğinde mahkemece ihtiyati tedbirin reddine ilişkin verilen kısım dosya kapsamına uygundur. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 03/01/2024  tarih ve 2024/3 E. sayılı ara kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 14/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ac2cd265203f21b5","SID":"1ad8b83712467329"}}