{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/379 Esas<br>KARAR NO: 2024/441<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/11/2020<br>NUMARASI: 2018/495 E. - 2020/379 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Manevi Tazminat İstemli)|Marka (Maddi Tazminat İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/03/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tekstil sektöründe “... LTD. ŞTÎ. (...)” markası adı altında bayan konfeksiyon üreticisi olarak faaliyet gösterdiğini, Endüstriyel Tasarım Tescil başvurusunda bulunduğunu ..., ... numaralı Endüstriyel Tasarım Tescil Başvuru Formundaki 1 sıra numaralı tasarımın (21/11/2017 tarihinde tasarım tescil başvurusu yapılmış olduğunu, 11/12/2017 tarihinde bültenle yayınlandığını) taklitlerinin, davalı tarafından kendisine ait “puane” markası adı altında toptan üretimini yaparak tüm ülke sathında perakendeci işyerlerine satış, dağıtım ve pazarlamakla müvekkiline ait tasarım hakkını ihlal ettiğini, İstanbul 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/192D.İş sayılı dosyası kapsamında bilirkişilerce davalıların adresinde delil tespitinin yapıldığını, yapılan tespit ve inceleme sonrasında  müvekkilinin tasarım hakkının ihlal edildiğinin tespit edildiğini, davalıların eylemlerinin 554 Sayılı KHK'ye göre tasarım hakkına tecavüz oluşturduğunu, haksız rekabete sebebiyet verdiğini, davalıların toptan üretim ve satış yaptıklarını bu  hali ile tecavüzün boyutlarının Türkiye genelinde birçok konfeksiyon üreticisi ve perakendecisinin bilgisine ulaştığını, davaya konu ürün bakımından müvekkilinin cirosunun düştüğünü, siparişlerinin iptal  edildiğini, ticari sıkıntılar nedeni ile manevi zarar gördüğünü, asıl tasarım hakkı sahibi iken müvekkilinin taklitçi durumuna düştüğünü beyanla, davalılara ait taklit ürünlerin diğer mağazalarda üretim ve satışının durdurulmasına, görüldüğü yerde toplatılmasına, davalıların tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasına, tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesine,  şimdilik 1.000,00  TL maddi tazminat, 20.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili, 08.01.2018 tarihli  dilekçesi ile  maddi taleplerini 22.200,00  TL arttırarak , 23.200,00 TL maddi tazminat talebinde bulunmuştur.<br>CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından delil tespiti yapılan ve kabul anlamına gelmemek kaydı ile taklit olduğu iddia edilen ürünlerin bulunduğu adresin,  davalılardan,  ... Limited Şirketi’ne  ait olduğunu, söz konusu  davalı şirketin Kanunun  tüzel  kişilik tanıdığı bir hükmü şahsiyet olduğunu, bu nedenle  diğer davalılara yöneltilen davanın  husumet yönünden reddine  karar  verilmesi gerektiğini, müvekkili  ...Limited Şirketi'nin uzun yıllardır  tekstil sektöründe faaliyet gösteren ve bu sektörde  tanınmışlığı  yüksek olan bir şirket olduğunu, sektöre yeni giren bir firma olmadığını, özellikle tekstil  alanında iç piyasada isim yaptığını, itibar görüp, sektörde yer edindiğini, şahıs şeklindeki  kuruluşunun eskilere dayandığını, ortakların babası tarafından kurulduğunu ve aynı     sektörde başka isimlerle uzun yıllardır faaliyet gösterdiğini, sektörde bilinen bir firma  olduğu  için,  başka  firmaların  tasarımlarını  taklit  etmesinin veya   birebir  benzerini  yapmasının  söz  konusu  olamayacağını, İstanbul 1.Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından  2018/192 D.İş  dosyası ile yapılan tespit sonucu  düzenlenen  bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığını, davacının tasarımları ile tespit dosyasında taklit ürün olduğu belirtilen ürün arasında benzerlik bulunmadığını, taklit ürün olarak tespiti yapılan ürünlerin davacı tasarımlarından farklı ve yeni ürün olduklarını, yenilik ve ayırt edicilik özelliğine sahip olduklarını, renk, model, kumaş, dikiş, iplik dokuması vb. unsurlar açısından farklı olduklarını, ayrıca davacı tarafın maddi tazminat istemine gerekçe olarak gösterdiği hususların doğru olmadığını beyanla, davacı  yanın  İhtiyati  tedbir  talebinin reddine, davalılar ... hakkında açılan davanın öncelikle husumetten reddine, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI llk Derece Mahkemesince; davanın kabulü ile, davalı tarafça piyasaya sunulan ürünlerin TPMK nezdinde davacı adına 2017/07730 numara ile tescilli çoklu tasarım belgesinde yer alan bir numaralı tasarıma tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine,Maddi tazminat talebinin kabulü ile 23.200,00 TL maddi tazminatın tespit tarihi olan 05/10/2018 tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihi olan 05/10/2018 tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin tirajı en yüksek üç gazeteden birinde masrafı davalılara ait omak üzere ilanına karar verilmiş, ayrıca tasarıma tecavüz ve haksız rekabet fiilleri üzerinden davacı lehine tek vekalet ücretine hükmedilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; manevi tazminat miktarının oldukça düşük takdir edildiğini, müvekkilinin derin bir manevi zarar içinde olduğunu, tazminatın caydırıcılığının somut olayda kullanılmadığını,Mahkemece, tasarım tecavüzü ve haksız rekabetin  mevcudiyetine karar verildiğini ancak, yorum hatası yapılarak,  iki farklı  hukuki duruma tek vekalet ücreti tayini yapıldığını, 4.910.00- TL tayin edildiğini, oysa  tasarım tecavüzü için  ayrı vekalet ücreti,  haksız rekabetin varlığı için ayrı vekalet ücreti kararı verilmesi gerektiğini beyan ederek, hükmün belirtilen yönlerden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; davacının tescilli ürünleri için tespit yaptırdığı ve ürünlerin bulunduğu adresin davalılardan, ...Limited Şirketi’ ne  ait  olduğunu, dolayısı  ile  diğer  davalılara  yani şirket ortaklarına husumet  yöneltilmesinin mümkün olmadığını, bu yöndeki husumet itirazına rağmen Yerel Mahkemece hiçbir gerekçe belirtmediğini, husumet itirazını aynen tekrar ettiklerini, Maddi tazminat hesabına ilişkin olarak; bilirkişi raporundaki maddi tazminat hesabının, tamamen davacı yanın “tekstil sektöründe bir defada en az 500 adet  üretim yapılır” senaryosundan  hareketle, tamamen afaki bir adet belirlendiğini ve bu hiçbir veriye dayanmayan adet üzerinden yapılarak  hesaplandığını, ayrıca davacının da dava dilekçesinde, büyük zarara uğradığını, maddi zarar hesabına ilişkin belgeleri ibraz edeceğini belirtmiş olmasına rağmen, ne böyle bir belge ibraz edildiğini ne de davacı defterlerinde bir zarar tespiti yapıldığını,yerel mahkemece ara kararında, her ne kadar kök raporda davacı defterlerinin incelendiği gibi bir sonuca varılıyorsa da, kök raporda davacı defterlerine ilişkin hiç bir veri bulunmadığını, hesaplama yapmak için elde olan tek verinin, sadece İstanbul 1. Fikri Sınai Mahkemesi’nin 2018/192D.iş sayılı dosyasında müvekkilinin iş adresinde 5 adet benzer olduğu belirtilen ürün olduğunu, hesaplamanın da bu 5 ürün üzerinden yapılması gerektiğini, bilirkişi hesabının sağlıklı verilere dayanmadığını,Taraf ürünleri arasında benzerlik bulunmadığını, iki  ürün arasında  iltibastan  da söz  etmenin mümkün olmadığını,   “... tekstil” ürün  tüketicilerinin diğer  ürünler  tüketicisine  göre daha  bilinçli  tüketiciler olduğunu, dolayısı  ile  bilinçli  tüketicinin  yanılma  olasılığının çok  düşük olduğunu beyan ederek Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE  İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi maddi ve manevi tazminat  istemlerine ilişkindir. Davacı; davalının, davacıya ait  2017/0730 (1) sayılı tasarıma tecavüz teşkil edecek şekilde tekstil ürünü üretip piyasaya sunduğunu iddia etmiş, davalı ürünlerin benzer olmadığını savunmuş, Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, yukarıda açıklanan nedenlerle taraflarca istinaf edilmiştir.Türk Patent ve Marka Kurumundan gelen kayıtlar incelendiğinde; davacıya ait ... nolu tasarımın 21.11.2017  tarihinde başvurusunun yapıldığı, 11.12.2017 tarihinde bültende yayınlandığı, 21.11.2017 tarihinde tescil edildiği  anlaşılmıştır. İstanbul 1.Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından  2018/192 D.İş  dosyası üzerinden davalının iş yerinde yapılan tespitte, Puane marka etiketli tasarımların, davacıya ait tescilli tasarımlar ile karşılaştırılmasında; herhangi bir teknik zorunluluğun bu tür tasarımlar açısından var olmadığı, ürünlerin her ikisinin de aynı amaçla kullanılan ürünler oldukları, hitap ettikleri tüketici kitlesi ve seçenek özgürlüğünün çok geniş olduğu dikkate alınarak yapılan değerlendirme sonucunda davalı tasarımının genel kalıp ve görünüm özelliği ve detaylar yönünden bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, tasarımlar arasında tasarım bütünlüğü açısından benzerlik bulunduğu, bu sebep ile genel görünümlerinin ayırt edilemeyecek derecede benzer özellikler taşıdığı anlaşılmıştır. Toplanan delilere ve bu tespite göre, davalının eyleminin davacının tescilli tasarımdan doğan hakkına tecavüz ve aynı zamanda TTK'nun 54. ve 55.maddeleri kapsamında haksız rekabet oluşturduğu anlaşıldığından tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, davalının davacıya ait tescilli tasarım (... numaralı tescilli çoklu tasarım belgesinde yer alan bir numaralı tasarım, bayan pardesü) hakkına tecavüzün tespitine, durdurulmasına, önlenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Maddi tazminat talebi yönünden değerlendirmede; davacının talebini 6769 sayılı kanunun 151/2-a maddesi uyarınca \"Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir\" yöntemine göre ileri sürdüğü, dosyanın tevdi edildiği bilirkişi heyetinin mali incelemesine ilişkin kök raporda, davacı şirketin 2017 ve 2018 yılı ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, dava konusu ürünün 6088 numaralı kod ile üretiminin yapıldığı ve ürüne ait ortalama birim satış fiyatınin 232 TL, ortalama birim brüt maliyetin 185,60 TL ve brüt karının 46,40 TL olduğu,  sektör bilirkişisi tarafından varsayılan 500 adet üretim miktarı dikkate alındığında, yoksun kalınan kazanç tutarının, 46,40 TL X 500 Adet = 23.200,00 TL olduğu tespitlerinde bulunulduğu, diğer yandan davalı ... şirketin 2017 ve 2018 yılı ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, dava konusu tasarıma ait ürünlere ilişkin herhangi bir gelir, gider veya muhasebe kaydına rastlanmadığının tespit edildiği, firmaya ait 2017 ve 2018 yılı mali verileri belirtilmekle yetinildiği, tüm bu tespitler birlikte dikkate alındığında, davacının talep ettiği hesap yöntemine ve tarafların ticari kayıtlarına göre, davacının elde edeceği muhtemel gelirin net bir şekilde hesaplanamadığı, tarafların mali verilerine, ihlalin niteliğine ve derecesine, somut olayın özelliklerine göre TBK'nun 50.maddesi kapsamında maddi tazminatın hesaplanması gerektiği, bu kapsamda Mahkemece her ne kadar bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya itibar edilerek 23.200 TL maddi tazminata hükmedilmiş ise de, somut olayda, tespit tarihi ile dava tarihi arasında geçen 19 günlük süre nazara alındığında, belirlenen bedelin bir miktar fazla olduğu, bu itibarla davalı istinaf nedeninin yerinde olduğu, somut olayın özelliklerine göre, 5.000 TL maddi tazminatın dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olduğu, yine hükmedilen maddi tazminat miktarına ve maddi tazminat için açıklanan nedenlere göre, hükmedilen 10.000 TL manevi tazminatın da bir miktar fazla olduğu dikkate alındığında, 5.000 TL manevi tazminatın dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olduğu, bu itibarla davalı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olduğu anlaşılmıştır.Ancak, her ne kadar Mahkemece davalılar ... ve  ... hakkında da hüküm kurulmuş ise de, davalının husumet itirazında bulunduğu, dosya kapsamındaki ticari sicil kayıtları üzerinde yapılan incelemeye göre, adı geçen davalılardan ... şirket yetkilisi olduğundan, 4721 sayılı TMK'nun 50.maddesine göre somut olay bakımından sorumluluğunun bulunduğu, ancak ... tüzelkişi olan davalı şirketten ayrı bir sorumluluğunun bulunmadığı, tüzelkişinin eylem ve işlemlerinden dolayı ayrıca sorumlu tutulamayacağı, bu nedenle ... hakkında açılan davanın pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığından, belirtilen hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde gerçek kişi davalı hakkında da karar verilmiş olması yerinde görülmemiş, bu itibarla davalı yanın istinaf başvurusunun belirtilen yönden kabulüne karar vermek gerekmiştir.Diğer yandan, davacı taraf, her biri ayrı bir davaya konu olabilecek istemlerini tek bir dava içinde talep etmiştir. Davacının davalıya karşı ileri sürebileceği farklı istemlerini tek bir davada isteyebilmesi mümkün olup, bu duruma objektif dava birleşmesi denilmektedir. Öte yandan, davaya Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla bakılmıştır. AAÜT’nde Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince veya bu sıfatla bakılan davalarda hükmedilecek vekalet ücreti genel mahkemelerden ayrı olarak düzenlenmiştir. Somut davada, tasarıma tecavüz ve haksız rekabet oluşturan fiilin aynı olması nedeniyle tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti taleplerinin toplamı üzerinden tek vekâlet ücreti verilmesi, maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden ise ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesinde bir hata bulunmadığı kanaatine varıldığından aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Davalı gerçek kişilerin isimlerinin ... olmasına rağmen karar başlığında  ... ve ... olarak yazılmış olması yerinde görülmemiş ise de, aşağıda belirtildiği üzere yeniden kurulan hükümde bu husus düzeltilmiş olup, ayrıca kaldırma nedeni yapılmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı yanın istinaf başvurusunun  6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı yanın istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince  İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı yanın istinaf başvurusunun  6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, davalı yanın istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE,2- İstanbul 2.fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 04/11/2020 tarih, 2018/495 E., 2020/379 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,Bu kapsamda,3- Davalılardan ... hakkında açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle REDDİNE,Davanın kısmen KABULÜ ile, davalı tarafça piyasaya sunulan ürünlerin TPMK nezdinde davacı adına ... numara ile tescilli çoklu tasarım belgesinde yer alan bir numaralı tasarıma tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, Maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile 5.000,00 TL maddi tazminatın tespit tarihi olan 05/10/2018 tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirket ile ...  müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile 5.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihi olan 05/10/2018 tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirket ile ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin tirajı en yüksek üç gazeteden birinde masrafı davalılara ait olmak üzere ilanına, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 683,1‬0 TL karar harcından peşin alınan (peşin+ıslah) 738,63 TL harçtan fazladan yatan 55,53 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 35,90 TL başvurma harcı, 358,63 peşin harç, 380 TL ıslah harcı, 5,20 TL vekalet harcı, 2.800,00 TL bilirkişi ücreti, 340,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 3.919,73‬ TL'nin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle (%23,15), 907,42 TL'sinin davalı ... Limited Şirketi'nden tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 4/c-Davalılar tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... Limited Şirketi'nden tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı .... verilmesine, 4/e- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/(2). maddesine göre maddi tazminat talebi yönünden 5.000,00 TL nispi vekalet ücretinin  davalılar ...Ticaret Limited Şirketi'nden tahsiliyle davacılara verilmesine, 4/f- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret  Tarifesinin 10.ve 13/(2). maddelerine göre manevi tazminat talebi yönünden 5.000,00 nispi TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacılara verilmesine, 4/g- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret  Tarifesinin 13/(2)-(3). maddesine göre reddedilen maddi tazminat talebi yönünden 5.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacılardan müteselsilen tahsiliyle davalılar  ... ve ... Limited Şirketi'ne verilmesine, 4/ğ- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret  Tarifesinin 10/1-2 ve 13/(2) maddelerine göre reddedilen manevi tazminat talebi yönünden 5.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacılardan müteselsilen tahsiliyle davalılar  ... ve ... Limited Şirketi'ne verilmesine,  5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu  ile 368,30 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/c-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 31,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 193,60 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalılara verilmesine,5/ç-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 07/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5f45189aeb4198c1","SID":"30a47d8a11429043"}}