{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: DENİZLİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>EK KARAR TARİHİ: 29/11/2023<br>DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 05/03/2024<br><br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Alacaklı vekili 29.11.2023 günlü duruşmada; \"Eldeki davada İİK'nın 257/2 maddesindeki koşullar mevcuttur yani henüz vadesi gelmemiş müeccel alacaklar için ihtiyati haciz kararı verilebilmesinin koşulları tarafımız yönünden mevcuttur. Borçlu tarafın üzerine kayıtlı taşınır ve taşınmaz malları kaçırdığına dair başkaca ihtiyati haciz kararı ve hakkında açılan davalarda toplanan deliller mevcuttur, müeccel alacaklarda ihtiyati haciz kararı verilmesi halinde İİK 257/son maddesi gereğince borç sadece taraflar yönünden muacceliyet kesbeder bu nedenle müeccel bir alacak yönünden verilen ihtiyati haciz kararının borçlunun diğer alacaklılarını etkilediği yönündeki iddiaya katılmıyoruz, sonuç olarak borçlu tarafın ihtiyati haciz kararına itirazının yani ihtiyati haciz kararının kaldırılması talebinin reddine karar verilsin.\" şeklinde beyanda bulunarak itirazın reddini savunmuştur.<br>İHTİYATİ HACZE İTİRAZ EDEN SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>İhtiyati Hacze İtiraz Eden(İhtiyati Haczin Kaldırılmasını Talep Eden) Borçlu vekili itiraz dilekçesini tekraren 29.11.2023 günlü duruşmada; \"İtiraz dilekçemizi aynen tekrar ederiz, ihtiyati hacze konu borç henüz vadesi gelmemiş yani müeccel bir borçtur ve yasada hüküm altına alınan koşullar eldeki davada mevcut değildir bu nedenle müeccel bir borç nedeniyle verilen ihtiyati haciz kararının dayandığı sebeplere itiraz ediyoruz, davacı taraf alacaklı olmadığı halde günü gelmeyen çekleri işleme koymuş olup müvekkil şirket bu haliyle davacıdan alacaklıdır bu husus defter kayıtları ile de sabittir, mizan sunulma yahut bilirkişi raporu aldırılması suretiyle deliller toplansın, itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilsin.\" şeklinde beyanda bulunarak, mahkememizce verilen ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"... alacaklı tarafın ihtiyati haciz talebinin kabulünün yasal koşulları mevcut olduğu görülmekle, borçlu tarafın taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine dair verilen kararın yerinde olduğu, borçlu tarafın ihtiyati haczin sebeplerine yönelik olarak ileri sürdüğü iddia ve taleplerin yerinde olmadığı, diğer bir deyişle ihtiyati haczin kaldırılmasını gerektirir nedenlerin bulunmadığı kanaatine varılarak, borçlu tarafın ihtiyati hacze itirazının(ihtiyati haczin kaldırılması talebinin) reddine ...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>İhtiyati hacze itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; ibraz süreleri gelmemiş olan çeklere istinaden verilen ihtiyati haciz kararının yerinde olmayıp hukuka da aykırı olduğunu, ihtiyati hacze konu edilen alacağın tartışmalı olup yargılamayı gerektirdiğini, müvekkili şirketin faaliyetinin tekstil ürünleri alım satımı ve dokutmak üzerine olup ticari faaliyeti süresince adına kayıtlı üretim tesisi olmadığının sabit olduğunu, ofisinin de faaliyetine devam edip kira kontratı ve ofisine ilişkin faturaları da ekte sunduklarını, müvekkili şirketin herhangi bir fabrika veya yahut üretim tesisi devrettiğine ilişkin bir durumun bulunmadığını, şirket adına kayıtlı konutun bir kaç ay önce satılmış olmasının hileli işlem yaptığını gösteren bir husus olarak kabul edilemeyeceğini, müvekkili şirketin hileli işlemler yaptığından bahisle verilen ihtiyati haciz kararının hatalı olduğunu, gerekli araştırma yapılmadan verildiğini, davacı tarafa olan borçlarının vadesi gelmediği gibi ticaret faaliyetlerine de devam ettiğini, hileli işlemlere ilişkin olarak şirket hisselerinin devrinin gösterilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olup, her hisse devri olan şirketten alacaklı olanların bu hüküm gereğince muaccel olmayan alacakları için işlem yapılmasının önünün açılacağını, bu durumun hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkili şirketin vergi dairesi kayıtlarına göre yıllık 100.000.000,00 TL üzerinde ciroya sahip yıllardır faaliyet gösteren firma olduğunu, muaccel olmayan alacaklılara ihtiyati haciz hakkı tanınmasının müvekkili şirketin faaliyetinin devam etmesine açıkça zarar verecek olup, ticari hayatın akışını da bozacağını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>İstinafa tabi karar, ihtiyati hacze yapılan itirazın reddine ilişkin 20/12/2023 tarihli ek karardır.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Müeccel bir alacak için kural olarak ihtiyati haciz istenemez. İstenebilmesi için, alacaklının alacağını vadesinde alabilmesinin ciddi bir şekilde tehlikeye düştüğüne veya düşmekte olduğuna delalet edecek hallerin varlığı şarttır.<br> Bu haller, İİK'nın 257/2. maddesinde sayılmış olup, vadesi gelmemiş borçtan dolayı, borçlunun muayyen ikametgahı yoksa; borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, bu nedenlerden birinin bulunması halinde ihtiyati haciz istenebilir.<br>Somut olayda, ilk derece mahkemesince muacceliyet şartı gerçekleşmemiş çeklerle ilgili borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya yönelik hileli işlemlerde bulunduğu konusunda dosyaya alacaklı tarafından sunulan başka bir dosyada alınan ihtiyati haciz kararı gereğince hacze gidildiğinde aleyhine ihtiyati haciz istenilen tarafın işyeri olarak belirtilen yere ilişkin fotoğraflar ve bu yerin boş olduğuna ilişkin ihtiyati haciz tutanağı aleyhine ihtiyati haciz istenilen adına kayıtlı  taşınmazın bulunmadığını gösterir takbis mal varlığı sorgusuna ilişkin belge, aleyhine ihtiyati haciz istenilen şirketin tek ortaklı limited şirketi olup 30 Ekim 2023 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanan tek ortağın bütün hisselerini başka bir kişiye devrettiğine ilişkin hisse devir kararı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz kararı verilmesi ve itiraz üzerine itirazın reddine karar verilmesi yerinde olmuş olup (Aynı yöndeki içtihat için bknz. Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 02/02/2015 Tarih 2015/236 Esas 2015/1014 Karar sayılı ilamı) ihtiyati haciz kararına itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İhtiyati hacze itiraz eden vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcı peşin alındığında yeniden alınmasına yer olmadığına,<br>3-İhtiyati hacze itiraz edenin istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından talep eden lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. <br><br>\t\t\t\t<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"336ec61778acde19","SID":"d412a6c924b0fe85"}}