{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44.HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO 2021/340 Esas<br>KARAR NO2024/460<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 17/12/2020<br>NUMARASI: 2017/641 E. - 2020/253 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/03/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; \"...\" markasının müvekkili şirket tarafından 23/10/2012 tarihinden itibaren 10 yıl süreyle 07/07/2014 tarihinde tescil edildiğini, davalı ...'ün makine mühendisi olarak müvekkili firmada 27/03/2008 tarihinde göreve başladığını ve 16/12/2016 tarihinde işten ayrıldığını, davalının davacı şirketin serverında yer alan davacıya ait bilgileri sildiği, kendi kurduğu firmalara ait bilgileri kaydettiği, Serverdeki firma internet şifrelerini davacı şirkete vermediği, davacıya ait teknik bilgiler, resimler, makina şemaları vb. bilgileri içeren 2 terebaytlık 1 adet hard diski de yanında götürdüğü,diğer davalı ...'ni  kurduğu, imalatçı olarak ...ile çalışmaya başladığını, davacıya ait ürünleri kopyalayarak kullandığın, Google'de yapılan aramada davacı şirketin iletişim bilgilerinde davalı şirketin bilgilerinin yer aldığının göründüğünü,  davalı ...'ün kurduğu şirketlerde yapmış olduğu ürünlerde müvekkili firmanın ürünlerini kopyalayarak kullandığını, müşterilerine verdiği tekliflerde müvekkili şirkete ait makinelerin bilgilerini, resimlerini, teknik verilerini kendi şirketleri adına kullandığını, davalının bu haksız eylemi nedeniyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/72053 soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, ayrıca müvekkili tarafından davalılara keşide edilen Üsküdar ...Noterliğinin 25.04.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde eylemlerine son vermelerinin istendiğini, ancak davalılar tarafından tecavüze devam edildiğini belirterek, bu sebeplerle davalıların davacıya ait \"...\" markasını izinsiz kullanmak suretiyle davacının marka hakkına tecavüz ettiklerinin tespitine ve önlenmesine, \"...\" markasını taşıyan davalılara ait ürün, katalog gibi malzemelerin toplatılmasına, imhasına, satış ve ihracatının durdurulmasına, ... adlı uluslararası intrenet sitesi başta olmak üzere diğer tüm sitelerdeki tescilli markalarının altındaki davalılara ait bulunan iletişim ve firma bilgilerinin kullanımının durdurulmasına ve ilgili portaldan silinmesine, tecavüzüm meni ve refine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi tazminatın, 100.000,00 TL manevi tazminatın ve 50.000,00 TL itibar tazminatı olmak üzere 160.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalılar ... ve ...vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ...'ün ...adında bir şirketi bulunmadığını, davacının müvekkili ...'ün eski işvereni olduğunu, müvekkiline ve yetkilisi olduğu ...ne çektiği ihtarnamenin gerçeği yansıtmadığını, müvekkillerince davacının marka hakkına bir tecavüz gerçekleştirilmediğini, bu sebeplerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalı ...nin ise davaya cevap dilekçelerini sunmamış oldukları görüldü.<br>İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; \"Davanın Reddine, \" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinafyoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı ...'ün müvekkil şirket bünyesinde 26/12/2016 tarihine kadar yaklaşık olarak 11 yıl makina mühendisi olarak çalıştığını, müvekkil şirket tarafından ücreti ödenerek davalı ...'e \"...\" isimli ve başkaca sitelere üye olunması talimatı verilmiş ve üyelik işlemlerinin sağlandığını, Davalı ...'ün üyeliği kendi adına yaptığını, müvekkil şirket tüm yurtdışı satışlarını bu üyelik üzerinden gerçekleştirdiğini, Davalı ...'ün müvekkil şirketten ayrıldıktan sonra müvekkil şirketle özdeşleşmiş üyeliğinin, 4 milyonun üzerinde ziyaretçisi bulunan sitelerdeki üyeliğini kendi kurduğu şirketler için yönlendirdiğini, ve müvekkil şirketin marka hakkına tecavüz ederek ticari itibarını bu şekilde kullandığını, bu şekilde müvekkil şirketin zarar etmesine neden olduğunu, Davalı ... ve ortağı olduğu şirketin, müvekkil şirkete ait tescilli markalarının, görselleri arama motorlarında kullanmak ve kendi iletişim bilgilerini vermek suretiyle müvekkil şirketin yurtdışı müşterileri ile irtibatını tamamen kesilmesine neden olduğunu, bunun yanında yurt içi piyasasının da ağır darbe aldığını, dosya içerisinde yer alan bilirkişi raporu incelendiğinde ise, yurtdışı satışlar 2014 yılında 1.986.622,27 TL, 2015 yılında 2.392.480,07 TL, 2016 yılında 3.629.092,91 TL iken, davalı ...'ün eylemleri neticesinde 2017 yılında müvekkil şirketin yurtdışı satışı 798.981,31 TL'na gerilediğini, huzurdaki dava ve diğer yasal müracaatlar yapıldıktan sonra, Davalı ... ve ortağı olduğu şirketi marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemlerini sonlandırdığını, müvekkil şirketin adıyla yapılan aramalarda davalı ve ortağı olduğu şirketlerin adının çıkmamasının da normal bir durum sayıldığını, davalılar tarafından yapılan ihlaller 2017 yılı içerisinde gerçekleştiğini, davalıların müvekkil şirkete ait markaları kullanmak suretiyle yaptığı yönlendirmelere ilişkin dilekçelerinin ekinde ibraz edilen belgelerin yerel mahkeme tarafından incelenmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, bu hususta sunmuş oldukları istinaf başvuru dilekçelerinin ekinde sunmuş oldukları belgelerin yeniden incelenmesini ve keza müvekkil şirketin uğradığı zararların tespit edildiği bilirkişi raporuna istinaden kendi taraflarınca ıslah talebinde bulunulduğunu ancak yerel mahkeme 17/12/2020 tarihli karar duruşmasında \"tahkikat bitirilmiş olduğundan bu aşamada sunulan ıslah talebinin reddine\" karar verildiğini, bu hale göre de gerekçeli karardaki maddi tazminat vekalet ücreti ıslah talebi kabul edilmiş miktar üzerinden hesaplandığını, yerel mahkemenin kararının bu yönden de kaldırılması gerektiğini savunmuş ve yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu  belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İstinafa Cevap:Davalılar vekili tarafından istinaf başvurusuna cevap dilekçesi sunulmamıştır. <br>Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, markaya tecavüzün tespiti, men'i ve ref'i ile maddi, manevi ve itibar tazminatı istemine  ilişkindir. Davacı, davalı ...'ün  27/03/2008-16/12/2016 tarihinde davacı şirkette çalıştığını, sonrasında  ... Şti.'ni  kurduğunu ve imalatçı olarak ...  Şti  ile çalışmaya başladığını, davacıya ait ürünleri kopyalayarak kullandığını, davalıların davacıya ait \"...\" markasını izinsiz kullanmak suretiyle davacının marka hakkına tecavüz ettiklerini beyanla eldeki davayı açmıştır.  Davalılar ... ve ... Şti ise,  ...'ün ... adında bir şirketi bulunmadığını, davacının marka hakkına bir tecavüz gerçekleştirilmediğini savunmuştur. Dava konusu, ... numaralı \"...\" markasının 7.sınıfta 07.07.2014 tarihinde davacı şirket adına tescilli olduğu görülmektedir. SMK m.7 maddesinde marka sahibinin  izinsiz olarak yapılması hâlinde, önlenmesini talep edebileceği fiiller belirtilmiş, aynı kanunun 29. Maddede ise, marka hakkına tecavüz sayılan  fiiller gösterilmiş, buna göre, marka sahibinin izni olmaksızın, tescilli olan marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan bir işaretin tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması marka hakkına tecavüz olarak gösterilmiştir. Aynı kanunun 149. Maddesine göre  marka hakkına tecavüz edilen hak sahibinin tecavüzün tespitini, önlenmesini durdurulmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.Dosya kapsamına göre, davalı ...'ün davacı şirketin eski çalışanı olduğu, davalı Volga şirketinin ise, 03/02/2017 tarihinde kurulduğu,  tek ortağının ve yetkilisinin davalı ... olduğu,İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/72053 soruşturma sayılı dosyasında, davacı şirketin şikayeti üzerine,  ... ve diğer şüpheliler hakkında marka hakkına tecavüz suçundan yapılan soruşturmanın, delil elde edilemediğinden takipsizlikle sonuçlandığı,  İstanbul Anadolu 6.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/48 D.İş sayılı dosyası ile 9 adet internet sitesi üzerinde  delil tespiti yönünde inceleme yapıldığı, yine mahkemece aynı yönde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı ve düzenlenen raporlarda  arşiv kayıtlarına erişilebilinen davacı firmanın bilgilerinin yer aldığı bu sitelerde iletişim bilgisi olarak davalı  ... 'ün bilgilerinin bulunduğu tespit edilmiş ise de, davalının isminin yer aldığı arşiv kayıtlarının tespit edildiği tarihlerde  davalının davacı şirket çalışanı olduğu dönem içinde kaldığı,  davacı tarafın adı ve markasının kullanılarak davalılara ait internet sitelerine halihazırda yönlendirme yapılmadığı,arşiv kayıtlarında da bu şekilde bir yönlendirmenin tespit edilemediği,  dacıya ait  \"...\" markasının davalılarca izinsiz olarak kullandığına, markanın uygulandığı taklit ürünlerin üretilip pazarlandığına ve markanın ticari faaliyet kapsamında herhangi bir yolla kullanıldığına ilişkin bir delil ve tespit bulunmadığı, davacı şirket yetkililerince yapıldığı belirtilen tespitlerin başkaca deliller ile doğrulanmaması nedeniyle delil olarak ispata elverişli delil olarak kabulüne olanak bulunmadığı dolayısıyla marka hakkına tecavüz edildiği iddiasının ispat yükü üzerinde olan davacı tarafça yöntemince ispatlanamadığı bu nedenlerle  ilk derece mahkemesince  ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş olmasının dosya kapsamı ve delil durumuna göre hukuka uygun olduğu , esasa ilişkin  istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacı vekili maddi tazminat talebi yönünden,  mahkemece ıslah talepleri  reddedildiği halde ıslah talebine konu miktarlar üzerinden  hüküm altına alınan vekalet ücretinin hatalı olduğunu beyan etmiştir. Dava dilekçesi ile, 10.000,00 TL maddi tazminat, 100.000,00 TL manevi tazminat,  50.000,00 TL itibar tazminatı olmak üzere 160.000,00 TL üzerinden dava açılmış ve harçlandırılmıştır. Davacı vekili  16.12.2020 tarihli  dilekçesi ile 10.000,00 TL olan maddi tazminat talebini 151.126,00-TL olarak ıslah etmiş ve harcını yatırmıştır. Islah talebinin  tahkikatın bittiği mahkemece 03.11.2020 tarihli celsede tefhim edildikten sonra yapılmış olması nedeniyle, HMK'nin \"Islahın Zamanı ve Şekli\" başlıklı  177. maddesinin 1. fıkrasındaki; tahkikatın sona ermesine kadar ıslahın yapılabileceği  düzenlemesi uyarınca süresinde olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece aynı gerekçeyle ıslahın geçersiz olduğuna karar verilmesine rağmen ıslah ile arttırılan kısım üzerinden karar verilmesi yerinde değildir. Bu nedenle, davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile kararın kaldırılması gerektiği,  dava dilekçesi ile talep edilen ve reddedilen tazminat tutarları dikkate alınarak; maddi tazminat yönünden 10.000,00 TL vekalet ücretinin hüküm altına alınması gerektiği, istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulduğundan yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca manevi tazminat ve itibar tazminatı talepleri yönünden ayrı ayrı 25.500,00 TL vekalet ücretinin hüküm altına alınması gerektiği  anlaşılmış aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,3-İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 17/12/2020 tarih, 2017/641 E., 2020/253 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3-Davacının  davalarının ayrı ayrı REDDİNE , 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken maddi, manevi ve itibar tazminatları yönünden ayrı ayrı 427,60 TL olmak üzere toplam 1. 282,80 TL karar harcından peşin harç + ıslah harcı 2.442,4‬0 TL'nin mahsubu ile fazla yatırılan 1.159,60 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesince yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan  yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,4/ç-Reddedilen maddi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 4/d-Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10. maddesine göre 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,  4/e-Reddedilen itibar tazminatı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 22,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 184,1‬0 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a Temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 07/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"57a4c4fdc23cd671","SID":"478c79b874c95da2"}}