{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2246 Esas<br>KARAR NO: 2024/317<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/11/2019<br>NUMARASI: 2019/73 Esas, 2019/978 Karar<br>DAVA: MENFİ TESPİT (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 07/03/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile;  taraflar arasında davalının düzenlediği ve 17-20 Ekim 2018 tarihinde gerçekleştirilecek fuara müvekkilinin katılımı hususunda 05/03/2018 tarihli sözleşme düzenlendiğini, müvekkilinin katılım bedeli olarak her biri 4.193,00 TL bedelli 4 adet senet verdiğini, ancak davalının fuarı hiçbir neden göstermeden ertelediğini ve edimini ifa etmediğini, Yargıtay 19. HD'nin emsal kararı gereği davalının fuar zamanını belirsiz tarihte belirleyebileceğine ilişkin sözleşme hükmünün bağlayıcı olmayacağını, davalının senetlerin tahsili için İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlattığını, fuarı gerçekleştirmeden senetlerin takibe konulmasının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek müvekkilinin senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; davada müvekkilinin yerleşim y eri olan Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu, sözleşme gereği  müvekkilinin fuar tarihinde değişiklik yapabileceğini, katılım sayısı bakımından gerekli beklentiyi karşılayamayacağı düşüncesiyle fuarın ileri bir tarihe ertelendiğini, davacının ileri bir tarihte yapılacak fuara ilişkin sözleşmeyi feshetme iradesini ortaya koymadığını ve ödeme yükümlülüğünün halen devam ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davalının fuarın 24-27 Ekim 2019 tarihleri arasına ertelendiği beyan ettiği, fuar tarihinin yeni yıldaki bir tarih olarak belirlenmesi, fuar tarihinin ertelenmesi olarak değil, davacının  isteği dışında yeni bir fuar takvimine dahil edilmesi olarak kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının davalıya vermiş olduğu senetlerden dolayı borçlu olmadığına ve davacının icra dosyasına ödemiş olduğu bedelin davacıya iadesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde;  tarafların imzalamış oldukları sözleşme hükümleri ile bağlı olduklarını, sözleşmenin 2. maddesinde müvekkiline fuar tarihinden değişiklik yapabilmesi yetkisi verildiğini, sözleşmede katılımcıya fesih hakkı tanınmadığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini  talep ve istinaf etmiştir.  <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava; taraflar arasında düzenlenen fuar katılım sözleşmesi kapsamında verilen senetler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, fuarın bir yıl sonraya ertelenmesinin davacının isteği dışında yeni bir fuarın bir takvime dahil edilmesi anlamına geldiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve ödenen bedelin de istirdadına karar verilmiştir. Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.   İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; davacının fuar katılım sözleşmesi nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığı hususunda toplanmaktadır. 17-20 Ekim 2018 tarihinde gerçekleştirilecek fuara davacının katılımı hususunda  taraflar arasında  05/03/2018 tarihli sözleşme düzenlenmiş, davacı davalıya katılım bedeli olarak her biri 4.193,00 TL bedelli 4 adet senet vermiştir. Sözleşme ile davalıya yüklenen edim fuarın gerçekleştirilmesidir. Ancak söz konusu fuar ertelenmiş olmasına rağmen, hangi tarihte yapılacağına dair dosyada bilgi ve belge bulunmamaktadır. Yargıtay 19. HD'nin 2014/4134 E.,  2014/6628 K. Sayılı kararında belirtildiği üzere davacının, belirsiz tarihte fuar zamanının belirlenebileceğine ilişkin tek taraflı sözleşme hükmüyle bağlı olduğunun kabul edilmesi de doğru değildir. Bu durumda davalının edimini yerine getirmediği anlaşıldığından, mahkemece davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun  HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/73 Esas, 2019/978 Karar  ve  26/11/2019 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davalı tarafından peşin olarak yatırılan 388,89 TL harcın mahsubu ile bakiye 38,71‬ TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere hakim ...'ın karşı oyu ile oyçokluğuyla karar verildi.07/03/2024<br>MUHALEFET ŞERHİ Hukukumuzda sözleşmeye bağlılık (Ahde Vefa-Pacta Sund Servanda) ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Bir başka söyleyişle, sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeni ile değişmiş olsa bile, borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir. Gerçekten de sözleşmeye bağlılık ilkesi, hukuki güvenlik, doğruluk, dürüstlük kuralının bir gereği olarak sözleşme hukukunun temel ilkesini oluşturmaktadır. Somut olayda davacının keşidecesi olduğu davaya konu senetlerin, fuar katılım ücreti olarak davalı şirkete verildiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözkonusu sözleşmenin 2 maddesinde; \"KATILIMCI, fuar katılım koşulları, sergi veya fuarın yeri, KATILIMCI'nın fuar alanındaki yeri, düzenleme tarihleri, ünvanı vb. DÜZENLEYİCİ'nin, sektörün talebi, ekonomik durumu, organizasyon gerekleri veya kendi takdiri ile yapacağı değişiklikleri (fuarın kısmen veya tamamen iptali dahil) peşinen kabul eder.\" hükmü yer almaktadır.  Sözleşmenin fuara katılım koşullarına ilişkin 2. maddesi gereğince davalı şirketin fuarın düzenleme tarihi ve fuar alanındaki katılımcının yerini tek taraflı olarak değiştirme hakkı bulunduğu, bu değişiklikler fesih sebebi yapılamayacağı gibi, katılımcının ücret ödeme yükümlülüğünü de kaldırmamaktadır. Nitekim benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 23. HD'nin  2014/5250 Esas, 2014/7346 karar sayılı kararı bu doğrultudadır Buna göre mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden, karara muhalif kaldığımı bildiririm.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4047e66010deae29","SID":"17b8ce3503d24491"}}