{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2140 Esas<br>KARAR NO: 2024/312<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 14/01/2020<br>NUMARASI: 2015/868 Esas, 2020/11 Karar<br>DAVA: ALACAK (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 07/03/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı şirketin Bahreyn ordusuna sattığı ... isimli amfibik zırhlı araçlarla ilgili olarak, araçları kullanacak askeri personele su altı kurtarma, tahliye ve ilk yardım konularında eğitim verilmesi hususunda tarafların anlaştığını, eğitimi verecek personel ve malzemenin Bahreyn'e ulaşımı, konaklama, ülke içi ulaşım ve diğer masraflarının davalı şirket tarafından karşılanacağını, müvekkilinin anlaşma gereği eğitimde kullanılacak su altı dalış ekipmanları ve malzemeleri davalı ... şirketinin Sakarya'daki fabrikasına teslim ettiğini, müvekkilinin gerekli eğitimleri verdiğini, eğitim sonrasında davalının gümrüğe yanlış beyanda bulunması nedeniyle müvekkiline iadesi gereken ekipman ve malzemelerin teslim edilmediğini, eşyaların muhafaza şartları uygun olmayan yerde bekletilmesi halinde deforme olup kullanılamaz hale geleceğini, bu nedenle bedelinin ödenmesi gerektiğini ileri sürerek ekipmanların bedeli olan 31.885,00 TL nin ekipmanların teslim edilmesi gereken  tarihten işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevabında; ...'e satışı yapılan askeri araçların kullanımı ile ilgili verilecek eğitim işini davacının üstlendiğini, eğitim ile ilgili tüm malzemenin davacı tarafından tedarik edileceğini, müvekkilinin malzemeleri götürme ve geri getirme yükümlülüğü olmadığını, ancak davacının malzemelerin yurtdışına çıkışı ile ilgili gümrük prosederünü tamamlayamadığını ve işin aksama durumunun ortaya çıktığını, bunun üzerine malzemelerin müvekkili tarafından Bahreyn'e götürüldüğünü, eğitim sonrası davacının malzemeleri temizleyerek paketlediğini ve söz konusu eşyaların Türkiye'ye dönüşünün sağlandığını, bir kısım malzemeyi ise müvekkilinin satın aldığını, malzemelerin beklemekle bozulacak nitelikte olmadığını, davacının kötü niyetli hareket ederek malzemeyi teslim almadığını, istenen bedelin hiç kullanılmamış yeni malzeme bedeli olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davalı şirketin ekipman ve malzemeleri taşıması karşılığında davacının bir edim yükümlülüğü bulunmadığı, bu nedenle olayda TBK'nın 125. ve 126. maddelerinin uygulanamayacağı ve davacının aynen ifa ve gecikme tazminatından vazgeçip zararının tazminini isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; mahkemenin birçok usul hatası yaptığını, taleplerinin her iki tarafa borç yükleyen sözleşmeden değil, davalının haksız fiilinden kaynaklandığını, davalının müvekkiline ait malzeme ve ekipmanları tüm taleplerine rağmen teslim etmediğini, bu nedenle eşyaların bedelini tazmin etmesi gerektiğini, mahkemenin TBK'nın 125. maddesine ilişkin tespitleri haklı görülse bile bilirkişi raporunda aynen ifanın imkansız olması halinde tazmin borcunun söz konusu olabileceğinin belirtildiğini, malzemelerin bir kısmının eksik olduğu, ayrıca malzemelerin artık kullanılamayacak durumda olduğu dikkate alındığında aynen ifanın mümkün olmadığını, bu nedenle ekipman ve malzeme bedelinin tazmin edilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep ve istinaf etmiştir.  <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava; teslim edilmeyen ekipman ve malzeme bedelinin tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının aynen ifa ve gecikme tazminatı talep edebileceği, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf etmiştir. İstinaf konusu edilen uyuşmazlık, davacıya ait ve davacıya teslim edilmeyen malzeme ve ekipman bedelinin tazmininin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmeler ile ilgili TBK'nın 125/1 ve 2. fıkraları; \"Temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir. Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir.\" hükmünü içermektedir.Somut olayda, davalı şirketin Bahreyn ordusuna sattığı ... isimli amfibik zırhlı araçlarla ilgili olarak, araçları kullanacak askeri personele su altı kurtarma, tahliye ve ilk yardım konularında davacı şirketin eğitim vermesi hususunda taraflar arasında anlaşma bulunduğu uyuşmazlık konusu değildir. Eğitime ilişkin ekipman ve malzemenin Bahreyn'e nakli ve eğitim sonrasında Türkiye'ye geri getirilmesi işinin kime ait olacağına dair taraflar arasında yazılı bir anlaşma bulunmamaktadır. Ancak dosya kapsamından, söz konusu eşyaların Bahreyn'e nakledilmesi ve eğitim sonrasında geri getirilmesini davalı şirketin sağladığı anlaşılmaktadır. Davalının satın aldığı eşyalar dışındaki ekipman ve malzemeler eğitim veren davacı şirkete ait olup, eğitim sonrası davacı şirkete teslimi gerekirken teslim edilmemiştir. Davacı tarafından sunulan ve itiraza uğramayan mail içeriklerinden, davacının eşyaların teslimini talep ettiği anlaşılmakla birlikte, dosyada davalının eşyaları aynen teslim etmeye hazır olduğuna dair bilgi ve belge bulunmamaktadır. Ayrıca davalı eşyaların tevdi yerine teslimini de talep etmemiştir. Bu durumda davadan önce talebe rağmen davalının davacıya ait eşyaları teslim etmediği, dosyada davalının eşyaları aynen davacıya teslim etmeye hazır olduğuna dair bilgi ve belge bulunmadığı gözetildiğinde, aynen ifanın mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece bilirkişi raporunda tespit edilen eşya bedeline hükmedilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenler ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin  2015/868 Esas, 2020/11 Karar ve  14/01/2020 tarihli kararının HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-a)Davanın KISMEN KABULÜNE, 24.471,74 TL nin dava tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,  fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 1.671,66 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 544,52 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.127,14‬ TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,c)Davacı tarafından karşılanan 27,70 TL başvurma harcı ile 544,52 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, d)Davacı tarafından karşılanan bilirkişi ücreti, posta masrafları olmak üzere toplam 4.166,60 TL yargılama giderinden davanın kabul-ret oranına göre hesaplanan  3.197,86 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, e)Davalı tarafından karşılanan yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA, f)Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, g)Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 7.413,26 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, İstinaf Giderleri Yönünden 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafından karşılanan 148,60 TL istinaf başvuru harcı, 54,40 TL istinaf karar harcı ile 50,50 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 253,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-HMK 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştikten sonra yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b/2 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince  kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.07/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1dab97347e49e5c7","SID":"792b4c0f5fa272b5"}}