{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>                    T.C.<br>               SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2024/715 <br>KARAR NO\t\t: 2024/587<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t(...)<br>ÜYE\t\t: ...                   (...)<br>ÜYE\t\t: ...\t(...)<br>KATİP\t\t: ...                   (...)<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/01/2024<br>NUMARASI\t\t: 2021/16 Esas - 2024/13 Karar<br><br>DAVACILAR\t\t: 1-... (T.C. NO: ...) -...<br>\t\t   2-... (T.C. NO: ...) - ...<br>\t\t   3-... (T.C. NO: ...) - ...<br>VEKİLİ\t\t: Av. ...- ...<br>DAHİLİ DAVACI\t: ... (T.C. NO: ...) - ...<br>DAVALI\t\t: ... (T.C. NO: ...) - ...<br>VEKİLİ\t\t: Av. ... - ...<br> <br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t\t: 11/01/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 28/03/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t: 29/03/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacılar vekilinin dava dilekçesinde özetle; murisin ve davacıların, Gebze 4. İcra Dairesi'nin 2016/245 Esas sayılı dosyaya dayanak senetten dolayı davalı takip alacaklısına borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline, davalı/takip alacaklısının haksız ve kötü niyetli olduğu sabit olup İİK md. 72/5 hükmü gereği takip miktarının %20'si oranında tazminata mahkum edilmesine, davacıların hukuk güvenliğinin ve ekonomik geleceklerinin korunması amacıyla, tensiple teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilecek HMK md. 209  hükmü doğrultusunda icra takibinin durdurulmasına karar verilmesine, murisin veya davacıların, davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, mezkur senetteki imza murisin boş kağıda attığı imza kullanılarak ve ya murisin imzası taklit edilerek hazırlandığını, icra takibi murisin haberi olmaksızın kesinleştiğini, icra dosyası incelendiğinde görüleceği üzere, muris vefat edene kadar borcun tahsili için \"taşınmazlara haciz şerhi işlenmesi\" dışında herhangi bir işlem yapmadığını, davalının, murisin malvarlığını hukuka aykırı bir şekilde elde etmek için, sahte senede dayalı icra takibini adeta gizleyerek, murisin ölmesini beklediğini, murisin vefatından sonra haciz konulan taşınmazların satış aşamasına geçildiğini, iş bu senede dayalı icra takibinin 13.10.2016 tarihinde başlatıldığını, ödeme emrinin 21.10.2016 tarihinde murisin diğer kızı, davalının kardeşi ...'a tebliğ edildiğini, murisin haziran 2020 tarihine kadar icra takibinden haberinin olmadığını, o tarihlerde ...'ın resmi olarak, başka bir adreste ikamet ettiğini, ödeme emrinin kendisine tebliğ edilmiş olmasının tesadüften ibaret olmadığını, muris ve davacıların yaklaşık 3,5 sene icra takibinden haberleri olmadığını, murisin tapu müdürlüğünde işlem yaparken tesadüfen taşınmazlar üzerinde haciz tesis edildiğini öğrendiğini, muris ve davacıların söz konusu takipten haberdar olduktan sonra, davalı ile konuştuğunu, ancak olumlu sonuç alamadığını, bunun üzerine Muris ...'nın sağlığında davalı hakkında \"Sahte senet oluşturulması\", \"imza taklidi\" veya \"Açığa atılan imzanın kötüye kullanılması\" suretiyle \"Resmi evrakta sahtecilik\" ve Nitelikli Dolandırıcılık Suçu\" kapsamında cezalandırılması için Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/11204 Soruşturma sayılı dosya kapsamında 17.06.2020 tarihinde suç duyurusunda bulunduğunu, soruşturma aşamasında, aynı evde yaşadığı öz kızının kendisine karşı icra takibi başlatmasından üzüntü duyan murisin rahatsızlandığını, hastaneye kaldırıldığını, ifadesi dahi alınamadan  hastanede vefat ettiğini,  muris ve müvekkillerinin, davalıya hiçbir borcu bulunmadığını, gerçek bir alacağın söz konusu olmadığını, davalının, murise 300.000,00-TL borç verdiğini ve alacaklı olduğunu ispat etmek zorunda olduğunu,  senet üzerindeki imzanın murise ait olduğunun ispat yükümlülüğünün davalı/alacaklı tarafta olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte murisin ve davacıların icra takibinden ve senetten haberdar olmaları durumunda huzurdaki davayı açmak ve Savcılığa suç duyurusunda bulunmak için 4 sene beklemeleri ve bu süreçte aynı evde yaşamalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacıların hukuk güvenliğinin ve ekonomik geleceğinin korunması amacıyla, takibe dayanak bononun sahte olduğu iddiası dikkate alınarak tensiple teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilerek HMK md. 209  hükmü doğrultusunda icra takibinin durdurulmasına, davanın kabulü ile murisin ve davacıların, Gebze 4. İcra Dairesi'nin 2016/245 Esas sayılı dosyaya dayanak senetten dolayı davalı/takip alacaklısına borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline, davalı/takip alacaklısının haksız ve kötü niyetli olduğu sabit olup İİK md. 72/5 hükmü gereği takip miktarının %20'si oranında tazminata mahkum edilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımı, hak düşürücü süre nedeniyle ve aktif husumet eksikliğinden reddine, senete karşı senetle ispat yükümlülüğü kapsamında davanın esastan reddine, davacıların tedbir talebinin reddine, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacılardan alınarak tarafına verilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; \" ... HMK m. 150/5. gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA ... \" karar verilmiştir. <br>Bu karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacılara dosyanın işlemden kaldırıldığı celseye ilişkin hiçbir tebligatın yapılmadığını; huzurdaki davada \"davacılar tarafından dosyanın süresi içerisinde yenilenmemiş olması sebebiyle davanın açılmamış sayılmasına\" karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup işbu ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>Davalı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.<br>   DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/01/2024 Tarih - 2021/16 Esas - 2024/13 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>DAVA; menfi tespit istemine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. <br>Dosyanın incelenmesinde; davacılar vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ...'in 19/06/2023 tarihli celseye katıldıkları, bu celsede duruşmanın 06/10/2023 tarihine ertelendiği, davacılar vekilinin 06/10/2023 tarihli celseye katılmadığı ve mazeret de bildirmediği, ilk derece mahkemesince HMK'nın 320/4 ve 150/1 maddeleri gereğince dava yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davanın yenilenmemesi üzerine 08/01/2024 tarihli istinafa konu karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, davacılar vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. <br>6100 sayılı HMK'nın 150. Maddesi; \"(1) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.<br>(2) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez.<br>...<br>(4) Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır.<br>(5) İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.<br>...\" şeklindedir. <br>Anılan hükümde dosya işlemden kaldırıldığında işlemden kaldırma kararının tarafa veya vekiline tebliğ edileceğine dair bir hüküm bulunmadığı ve 6100 sayılı HMK'nın 91. Maddesinin eldeki davada uygulama yerinin olmadığı anlaşılmakla davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. <br>Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde; usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; davacılar vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden; istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davacıların İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,<br>2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına,<br>3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,  <br>4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davacılar üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf edenler tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edenlere iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/03/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır. <br>...<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır. <br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"23df24ece3a68441","SID":"99ebe6176a3d3628"}}