{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/179 Esas<br>KARAR NO: 2024/295<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 12/04/2023<br>NUMARASI: 2022/484 Esas, 2023/370 Karar<br>DAVA: İFLASIN ERTELENMESİ<br>KARAR TARİHİ: 29/02/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkil şirketin bilgi teknolojileri alanında faaliyet gösterdiğini, son yıllarda yaşanan dövizdeki artışın ithalat maliyetlerini arttırması, yurt içinde yaşanan siyasi ve ekonomik olumsuzluklar nedeniyle yurt içi taleplerin düştüğünü, kullanılan kredilerin yüksek maliyetlerinin şirketin mali sıkıntı içine girmesine neden olduğunu, mali sıkıntıların ödeme dengelerini bozduğunu ve sonuçta 08/11/2015 tarihi itibariyle borca batıklığa sebebiyet verdiğini, temel ve tali tedbirlerin uygulanması ile şirketin borca batıklıktan çıkabileceğini belirterek iflasın bir yıl süre ile ertelenmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesi;  2022 yılı son çeyrek rayiç değer esasına göre davacı şirketin - 10.699.969,73 TL borca batık olduğu, şirketin aradan geçen süreye rağmen başka inandırıcı mali proje sunamadığı, özellikle yeniden yapılan yargılama sonucu şirket yetkilisine, hem teknik heyet hemde mali bilirkişi tarafından defalarca aranması rağmen ulaşılamadığı ve şirket defterleri ve şirketin güncel bilanço kayıtlarının incelenemediği gerekçesiyle davacı şirketin iflas erteleme talebinin reddine ve şirketin iflasına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; bilirkişi heyetinin 5. ek raporuna karşı iki haftalık rapora itiraz süresi dolmadan ve hazır bulunmadıkları 12/04/2023 tarihli duruşmada müvekkili şirketin iflasına karar verildiğini, mahkemenin istinaf mahkemesinin kaldırma kararında yer alan eksiklikleri tamamlamadığını, raporun maddi gerçeğe ve hukuka aykırı olup hüküm kurmaya elverişli olmadığını, müvekkilinin taşınmazlarının değerinin eksik hesaplandığını, şirketin envanter ve demirbaşlarının değerinin belirlenmediğini, alacaklarının tahsili için süre verilmeden alacakların tahsilinin mümkün olmadığına karar verildiğini, müvekkili şirketin yargılama sürecinde olumlu gelişme gösterdiğini ve borca batıklıktan çıktığını belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Dava;  İİK nun 179 ve devamı maddeleri ile 6102 sayılı TTK nun  376.  ve 377. maddelerinde düzenlenen iflasın ertelenmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesinin 19/07/2018 tarihli kararı ile davacının iflas erteleme talebinin reddine ve şirketin borca batık olması nedeniyle iflasına karar verilmiş, hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2019/29 Esas, 2019/520 Karar sayılı kararı ile davacı şirketin aktif ve pasifini rayiç değerleriyle tereddüte yer vermeyecek şekilde belirleyen; gerekçeli ve denetime elverişli ek rapor alındıktan sonra karar verilmesi gerektiğine değinilerek karar kaldırılmıştır. Kararın kaldırılmasından sonra ilk derece mahkemesi 12/04/2023 tarihli kararı ile; davacı şirketin faaliyetinin bulunmadığı ve şirketin borca batık olduğu gerekçesiyle iflas erteleme talebinin reddine ve şirketin iflasına karar verilmiş, bu kararın da istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2022/750 Esas, 2022/709 Karar sayılı kararı ile; \" İflas erteleme davalarında şirketin borca batık olup olmadığının belirlenmesi en önemli koşul olup, borca batıklık tespitinde kaydi değerler değil satış sırasında gerçekleşecek rayiç değerler esas alınmalı, borca batıklık kesin bir şekilde tespit edilmelidir. Bu durumda mahkemece hakkında iflas kararı verilen şirketin güncel durumu itibariyle rayiç değerlere göre borca batık olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Ancak mahkemece, şirketin borca batık olup olmadığı tespit edilmeden iflasına karar verilmiştir. Açıklanan durum karşısında davacı şirketin mevcut kayıtları; mahkemece ulaşılabilecek tapu, trafik, banka, vergi daireleri, sanayi ve ticaret odaları, ticaret sicil kayıtları gibi hakkında bilgi alınabilecek belgeler ve müdahillerin sunacakları bilgi ve belgeler, varlık kalemlerinin rayiç değerlerine ilişkin uzman (teknik) bilirkişi görüşleri ve somut olay bakımından özellik arz edebilecek diğer veriler toplandıktan sonra, konusunda uzman bir bilirkişi heyetinden alınacak teknik, detaylı ve denetime elverişli rapor sonucuna göre ve yine borçlu şirketin  alacaklarını tahsil kabiliyeti üzerinde durularak  borca batıklığın tespiti ile varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.\" denilerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmıştır.Kararın kaldırılmasından sonra ilk derece mahkemesi yukarıda yazılı nedenlerle, davacı şirketin iflas erteleme isteminin reddine ve davacının iflasına karar verilmiştir. İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; davacı şirketin iflas erteleme talebinin reddine ve davacının iflasına dair kararın yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı vekili, müvekkilinin aktiflerinin değerinin eksik hesaplandığını, alacağının tahsili için süre verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketlerin borca batık olmadığını belirterek hükmü istinaf etmiştir.Borca batıklık, 6102 Sayılı TTK’nun 377. maddesinde gösterilen şekilde varlıkların rayiç değerine ve İİK’nun 178/1. madde ve fıkrasında belirtilen alacaklılar listesinde gösterilenler ile gerçek anlamda tespit edilebilecek diğer borçların tutarına göre belirlemelidir. Bunun için borçlu şirket tarafından mahkemeye ibraz edilen bilanço ile mali durumun iyileştirilebilmesi amacıyla şirket tarafından bildirilen proje üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, rayiç değerler ve yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce yeniden oluşturulacak şirket bilançosu (borca batıklık bilançosu) da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir. Borca batıklığın tespitinde sadece davacının kayıtlarına değil, varlıklarının rayiç değerlerine de özellikle bakılmalı, bu noktada konusunda uzman bilirkişilerin görüşüne başvurulmalıdır. Somut olayda Dairemizin kaldırma kararından sonra mahkemece, davacı şirketin mevcut kayıtları ilgili kurumlardan getirtildikten sonra alınan 30/03/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; davacı şirketin -10.699.969,73 TL borca batık durumda bulunduğu tespit edilmiştir. Alınan raporlardan davacı şirketin faal olmadığı da anlaşılmaktadır. Davacı şirketin malvarlığı değerinin tespitine yönelik teknik bilirkişilerce alınan rapor ayrıntılı ve denetime elverişli olup, davacı vekilinin şirketin aktiflerinin değerinin eksik hesaplandığına dair istinaf nedeni yerinde değildir. Öte yandan tahsil kabiliyeti bulunmayan alacaklara şirket aktifinde yer verilmemesinde de isabetsizlik bulunmamaktadır. Bunun yanında davacı vekili, rapora itiraz süresi dolmadan karar verildiğini belirterek hükmü istinaf etmişse de, yargılama süreci, şirketin faal olmayıp borca batık bulunması gözetilerek sonuca etkili olmayacağı anlaşılan bu istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenler ile mahkemece davacı şirketin iflas erteleme taleplerinin reddi ile iflaslarına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/484 Esas, 2023/370 Karar ve 12/04/2023 tarihli kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b/1. bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde  bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 2004 sayılı İİK'nun 293/son fıkrası yollaması ile İİK'nın 164. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu Açık olmak üzere  oybirliği ile karar verildi.29/02/2024\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8b72ba3c82ca991c","SID":"d088ecc934bed5af"}}