{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/936 Esas<br>KARAR NO: 2024/550<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 21/12/2021<br>NUMARASI: 2020/293 Esas  2021/237 Karar <br>DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 20/03/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkiline ait ... markasının 06,20,35. sınıflarda, ... tescil numarasıyla; 11 ve 35. sınıflarda ... tescil numarasıyla ... markasının 06 ve 20.sınıflarda ... tescil numarası ile tescil edildiğini, davalı tarafın kötü niyetli ve hukuka aykırı şekilde ...tescil numaralı markayı tescil ettirdiğini, müvekkili şirkete ait tescilli marka hakkına vaki tecavüzün refi, haksız rekabetin tespiti ve men'i, maddi ve manevi tazminat talepli olarak, İstanbul Anadolu FSHH Mahkemesinin 2018/308 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine dava ikame edildiğini, davalının, müvekkili şirketin marka hakkına vaki tecavüzü ikrar etmesi, söz konusu markanın kullanımına dair lisans sözleşmesi imzalamayı taahhüt etmesi, dava tarihinden önce doğan maddi ve manevi zararları karşılaması ile tarafların anlaştığını,   davanın karara çıkmasına rağmen davalının kötü niyetli olarak marka hakkına tecavüz etmeyi sürdürdüğünü ileri sürerek,  davalı adına  tescilli ...  numaralı markanın  sicilden terkin edilerek hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirketin ürünlerinin farklı olduğunu, müvekkilinin markayı tescil edildiği hali ile kullandığını, taraflar arasında İstanbul Anadolu 1. FSHM.'nin 2018/308 E. sayılı dosyasında sulh anlaşması yapıldığını, bu anlaşmaya göre müvekkilinin bu markayı kullanabileceğinin belirtildiği, sözleşme uyarınca harici bir sözleşme yapılmak istendiğini, fakat davacı tarafa ulaşılamadığını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını markalar arasında iltibas tehlikesi bulunmadığını, mal ve hizmetlerin farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının ... ibareli ve  ... ibareli tescilli markalarının sahibi olduğu, davalı adına ise ... ... ... ibareli markanın tescilli olduğu, tarafların mobilya mağazacılığı sektöründe faaliyet gösterdiği,   davacının tescilli markalarının esas unsurunun ... olduğu,  ... ibaresinden oluşan davalı markasındaki ... ve ... ibarelerinin yan unsur olduğu, esas unsurun ... ibaresi olduğu, buna göre davacının ... markası ile davalının ... markası karşılaştırıldığında sadece kelimenin son harfinin farklı olduğu,  markaların ortalama tüketici nezdinde aynı firmanın markasıymış gibi algılanıp karışıklık yaratabileceği, davalının daha önce ... markasını tescil için başvuruda bulunduğu şeklinde beyanı karşısında davalının, davacının ... markasına benzer şekilde ... markasının tescil ettirmek için ısrarlı girişimleri bulunduğu, davalının bu eylemlerinin davacının markasının ayırt ediciliğinden faydalanmaya yönelik kötü niyetli bir davranış olduğu kanaatine ulaşıldığı,  davacı tarafından davalı aleyhine marka hakkına yönelik tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i ve ref'i talebiyle   İstanbul Anadolu FSHH Mahkemesinin 2018/308 E - 2019/173 K sayılı dosyası ile çılan davadaki sulh protokolünün,  hükümsüzlük dosyası bakımından yasal bir savunma gerekçesi olamayacağı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davalı adına tescilli ... numaralı ... ...  markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Davalı  vekili istinaf dilekçesinde;  -Sulh protokolü imzalanıp, müvekkilinden para alındıktan sonra davacının bir daha telefonlarına çıkmadığını ve anılan feragate ilişkin protokolün yapılamadığını,  -Sulhün  kesin hüküm gibi sonuç doğurduğunu, tarafların  ve dava nedeninin aynı olduğunu, davacının müvekkilinin tescilli markasını, her türlü alanda kullanabileceğini kabul ettiği halde, haksız kazanç gayesiyle kötü niyetle hareket etmeye devam ederek huzurdaki davayı açtığını, -Bilirkişilerin kendilerine verilen inceleme konusunu aşarak hukuken geçerli olan sulh protokolü hakkında mütalaalarda bulunmak suretiyle yetki aşımı yaptıklarını, sulh protokolünün mahiyeti açısından yeni rapor alınması, aksi halde ek rapor alınması taleplerinin reddedildiğini, -Davacı şirketin satmış olduğu mal ve hizmetler ile, müvekkilinin satmış olduğu mal ve hizmetler arasında bir benzerlik bulunmadığını, bu nedenle markalar arasında iltibas oluşmayacağı yönündeki itirazlarının  değerlendirilmediğini, -Müvekkilinin markasının davacı şirketin markasından ayırt edilmesini sağlayan, '...' ibaresi olduğunu, davacının  her ne kadar iki sözcük arasındaki tek harfin farklılığından yola çıkmış olsa da, müvekkilinin markasındaki '...' ibaresinin markayı tanımlayıcı ve tamamlayıcı nitelikte olduğunu,  bu kapsamda da herhangi bir benzerliğin bulunmadığını,-Yerel mahkemece, dosyada mübrez beyanlarının itirazlarının ve iddialarının  hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, dosyada mübrez Sulh Protokolü'nün 4.maddesindeki davacının  kabulünün dahi göz önüne alınmadığını, ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir<br>GEREKÇE:Dava,  davalı adına tescilli ... numaralı markanın hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,  davacının tescilli markalarının esas unsurun ... ibaresi olduğu, ... ibaresinden oluşan davalı markasındaki ... ve ... ibarelerinin yan unsur olduğu, davacının ... markası ile davalının ... markası karşılaştırıldığında sadece kelimenin son harfinin farklı olduğu yine tarafların benzer olarak mobilya mağazacılığı sektöründe faaliyette bulunduğundan hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davalının tescilinde kötü niyetli olduğu, markaya tecavüz davası sırasındaki  protokolün, davaya konu hükümsüzlük dosyası bakımından yasal bir savunma gerekçesi olamayacağı anlaşılmakla, davalı  vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9- TL harcın davalıdan  alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,  3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dd019c2179a2a62b","SID":"5e670cf9f93d4e49"}}