{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/954 Esas<br>KARAR NO: 2024/539<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/02/2021<br>NUMARASI: 2017/173Esas  2021/70 Karar <br>DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)|Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)|Marka (Manevi Tazminat İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 20/03/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin  \"www...com\" internet sitesi üzerinden, başta çiçek, çiçek aranjmanları olmak üzere, kek, çikolata, meyve ve kurabiye aranjmanları sektöründe iştigal ettiğini, ticari faaliyetinin büyük bir kısmını sahibi olduğu tanınmış  “...” ve “...” ibareli marka ürünleriyle  gerçekleştirdiğini, aynı sektörde faaliyet gösteren davalının, www...com adlı internet sitesinde google aramalarında müvekkiline ait markaları “anahtar kelime” olarak  kullanmak suretiyle, müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiğini,  haksız rekabete sebebiyet verdiğini,  bu hususun  delil tespit dosyasından alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiğini ileri sürerek, davalının tecavüz teşkil eden fiil ve kullanımlarının tespitine, durdurulmasına, giderilmesine, haksız rekabetinin tespiti, meni, ortadan kaldırılmasına, şimdilik 1.000-TL maddi, 1.000-TL manevi ve 500-TL marka itibar kaybı tazminatının tespit tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek ticari faizi ile davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 11/02/2015  tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini  ıslah ederek toplam 28.411,65-TL'ye yükseltmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu “...” kavramının, çiçekçilik sektöründe; ürün hazırlama/sunma türlerinden biri olduğunu, internet üzerinden satış yapan neredeyse tüm çiçekçilerin, hazırlanış türü başlığına tıklayan müşterilerine, diğer türler ile birlikte “...” türünü sunduklarını, davacının “...” kavramını marka olarak tescil etmesinin hukuki mesnedinin bulunmadığını, müvekkilinin “...” kavramını kendi sektöründe ticari amaçlı ve iyiniyetle kullanmasına engel olmasının mümkün olmadığını, davacının davayı açmaktaki amacının  tarafların google arama motoruna reklam vermesi sebebi ile reklam maliyetinin artması olduğunu, google  reklam politikasının açık arttırma olarak ifade edebilecek bir sistemle çalıştığını,  davacının reklam veren diğer rakiplerini,  bertaraf ederek tek başına reklam vermeyi hedeflediğini, davacının ekonomik gücünü kullanarak, hukuka aykırı bir şekilde diğer rakiplerini ezerek ve çiçekçi esnafını kendisi ile çalışmak zorunda bırakmayı, bayi haline getirmeyi amaçladığını, davacının eylemlerinin hakim piyasa gücünü kullanmak sureti ile haksız rekabet teşkil ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  davalı tarafın davacının dayandığı markaları Google arama motorunda anahtar  sözcük olarak kullanıp kullanmadığı konusunda  İstanbul 2.FSHHM  2013/54 D.İş dosyası üzerinden yapılan incelemede, “...” ve “...” ibareleri ile yapılan aramalarda davalıya ait www ...com adlı internet sitesinin ikinci sırada listelenmiş olduğunun görüldüğü, davalının “...” ve “...”   kelimelerini, google'a vermiş olduğu reklamlar için anahtar sözcük olarak kullanmasının, KHK m.9/Il,e kapsamında ticari etki yaratacak nitelikte bir kullanım olduğu kanaatine varıldığı, bilirkişi heyet raporunda, Marka KHK m.9, 61 çerçevesinde davalı kullanımlarının davacının tescilli  ...\" \"...\" markalarına tecavüz teşkil ettiğinin  tespit edildiği, davalı kullanımlarının çiçeğin sunum biçimi olan anlamını değil, davacı tarafından kullanılarak ayırt edici hale gelmiş tanınmış markayı çağrıştırdığı, davacıya ait markanın anahtar kelime olarak kullanılmasının marka tecavüzü ve  TTK'nın 54 vd. maddelerine göre haksız rekabet teşkil ettiğini, her ne kadar bilirkişi tarafından mahkemeye kanaat getirmesi bakımından emsal bir bedel belirlenmiş ise de, davalının satışlarının tümünün internet üzerinden gerçekleşmeyeceği, davacı markasının ayırt ediciliğinin yüksek olmadığı, davalının satışlarında davacının markasının etkisi kesin olarak belirlenemediği, benzer davalar da gözetilerek TBK'nın 50.ve 51.maddeleri uyarınca takdiren 15.000 TL maddi tazminatın yerinde olacağı,  itibar tazminatı için gerekli şartların oluşmadığı, tecavüz ve haksız rekabete ilişkin davanın kabulü doğrultusunda manevi tazminat şartlarının da oluştuğu, eylemin ağırlığı hak ve nesafet gözetilerek takdiren 1.000-TL üzerinden manevi tazminatın  uygun olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; davalının internet sitesi üzerinden yapmış olduğu kullanımlarının, davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, önlenmesine, giderilmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, 15.000 TL maddi tazminat ile  1.000 TL manevi tazminatın tespit tarihi olan 02/12/2013 tarihinden itibaren yürütülecek en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, itibar kaybı tazminatı yönünden şartları oluşmadığından talebin reddine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin tirajı en yüksek üç gazeteden birinde, masrafı davalıya ait olmak üzere ilanına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişilerce maddi tazminat tutarının 28.411,655 TL olarak hesaplandığını, ancak yerel mahkemece 15.000 TL tazminata hükmedilerek  fazlaya ilişkin talebin reddedildiğini, hiçbir hesaplamaya dayanmayan gerekçesiz maddi tazminat tespitinin kabul edilemez olduğunu, bilirkişilerce tespit edilen tutar üzerinden fahiş bir oranda yapılan takdiri indirimin hiçbir somut veriye dayandırılmadığını, somut durumun özellikleri gözetilmeksizin maddi tazminat yönünden kurulan hükmün hatalı olduğunu, söz konusu indirimin hangi hesaplamaya dayanılarak, hangi oran üzerinden yapıldığına ilişkin hiç bir açıklama ve somut veriye gerekçeli kararda yer verilmediğini, işbu dava ile birebir aynı içerikte olan emsal İstanbul 4. FSHM’nin 2013/15 E. sayılı dosyasında, bilirkişi raporu ile tespit edilen maddi tazminat miktarı üzerinden verilen ve Yargıtay tarafından onanan hükmün dosyada mevcut olduğunu, itibarının zedelenmesi için tüketicilerin herhangi bir beklentisinin karşılanmamış olmasının dahi yeterli olduğunu, itibar tazminatı talebinin reddi kararının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kısmen maddi tazminat talebinin ve itibar tazminatı talebinin reddi yönünden kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ve maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.  İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri K nunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davacı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,  itibar tazminatı için gerekli şartların oluştuğunun ispatlanamdığı, davalının satışlarının tümünün internet üzerinden gerçekleşmeyecek olması, davacı markasının ayırt ediciliğinin yüksek olmaması, davalının satışlarında davacının markasının etkisinin kesin olarak belirlenememesi karşısında, TBK'nın 50. ve 51.maddelerinin uygulanmasında ve hükmedilen maddi tazminat tutarında bir isabetsizlik bulunmadığı, anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE2-Davacıdan alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9- TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.20/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1c084bec5d9d182f","SID":"653fbe029165b229"}}