{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/152 <br>KARAR NO: 2024/362<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 16/09/2020<br>NUMARASI: 2017/467 E. - 2020/192 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/02/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkili şirketinin 34 yıldır aralıksız, ciddi boyutta yatırım ve projeleri itibariyle ticaret unvanının aynı zamanda özünü-çekirdeğini oluşturan \"...\" ibaresini, faaliyet alanını oluşturan inşaat hizmetlerinde kullanılmak üzere 20.01.2017 tarihinde ... kod numaralı 37. Sınıfa giren hizmetler bakımından başvuru yapıldığını, davalı şirketin hali hazırda 37. Sınıfa giren hizmetlerde kullanılmayan işbu davanın konusu olan ... numara ile tescilli \"...+şekil\" markası mesned alınarak marka tescil başvurusunun   ret  edildiğini,  kullanılmama nedeniyle davalı şirkete ait ... numara ile tescilli markanın tescilli olduğu sınıflardan 37. Sınıfa giren hizmetler yönünden iptali/hükümsüzlüğü ile resmi marka sicilinden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  Müvekkilinin huzurdaki davaya konu markasını 37. Sınıftaki hizmetlerde kullandığı gibi sair \"...\" ve \"...\" esas unsurlu markalarını 20., 35., 39., 40., 41., 42., 43., 44. Ve 45.sınflara dahil emtia hizmetlerde tescil etmek suretiyle markanın işlevine uygun olarak kullanmakta olduğunu, bahse konu markaların tescilli oldukları bu sınıflar ile 37. Sınıftaki hizmetler benzer olduğundan müvekkilinin her halükarda davacıya göre öncelik hakkına haiz olduğunun kabulü gerektiğini, davanın esasa girilmeden reddedilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin davacı yanın iddialarının aksine büyük emek ve çaba harcayarak nizasız ve fasılasız suretle kullanarak tanınmış hale getirdiğini, müvekkili şirketin \"...\" ibareli markaları ile uzun yıllardan beri ülkemizde faaliyet göstermekte olduğunu, bu nedenlerle müvekkili şirketin maddi ve manevi olmak üzere her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, huzurdaki davada zarar görme koşulu gerçekleşmediğinden huzurdaki davanın aktif husumet ehliyeti nedeniyle usulden reddine aksi halde haksız ve hukuka aykırı ikame edilen huzurdaki davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; \"1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile; -Davalı yana ait ... tescil numaralı markanın tescilli olduğu 37.sınıfta \"temizlik hizmetleri, dezenfektasyon hizmetleri, haşere ilaçlama hizmetleri, temizlik araçları ve makinelerinin kiralanması hizmetleri, kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım tamir ve akaryakıt dolumu), deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri, gemi inşaatı hizmetleri, hava taşıtlarının bakım ve tamiri hizmetleri, ısıtma, havalandırma ve su tesisatının kurulması(tesis edilmesi) bakımı ve tamiri hizmetleri, giysilerin temizliği, bakımı ve tamiri hizmetleri, sınai makinaların ve cihazların büro makinalarının ve cihazlarının, haberleşme cihazlarının, elektrikli ve elektronik cihazların tesisi, bakımı ve tamiri hizmetleri, asansör tamiri ve bakımı hizmetleri, saat tamiri hizmetleri, madencilik, maden çıkarma hizmetleri, ayakkabı, çanta, kemer tamiri hizmetleri\" ve 37. Sınıfta sayılan: \"mobilyalara ilişkin döşeme, tamir, restorasyon hizmetleri, alt emtiaları\" yönünden kullanılmama nedeniyle iptaline, sicilden terkinine, sicilde kayıtlı olduğu diğer emtialar yönünden davanın reddine,\" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının \"...\" markasını inşaat sektöründe kullanmaması gerektiğini, kullandıklarına dair  beyanların  gerçek dışı olduğunu, davalının yasal süresinden sonra dava dosyasına yeni deliller sunduğunu,  23.07.2018 tarihli Bilirkişi Raporunun davalıya 30.07.2018 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının ise 07.08.2018 tarihinde bilirkişi raporuna itiraz dilekçesini sunduğunu, ardından Bilirkişi Raporu’na ilişkin ek beyanlarımız talepli bir dilekçeyi 29.08.2018 tarihinde sunarak bu dilekçenin ekinde dava dosyasına yeni deliller ibraz ettiğini, itirazın süresinde olmadığını ve yeni delil sunumunun hukuksuz olduğunu, Mahkeme tarafından bu husus gözetilmeden hüküm kurulduğunu, davalı firmanın inşaat alanında faaliyet gösterebilmesi ve  müteahhit olması için en alt sınıf olan H grubu müteahhit karnesine sahip olmadığını, müvekkili şirketin ise, inşaat hizmetleri alanında faaliyet gösteren A grubu müteahhit belgesi'ne sahip olduğunu, ... markasının inşaat hizmetlerinde kullanılmadığının açık olduğunu, yetersiz  raporun  aynen alınıp gerekçeli karara yapıştırıldığını,  mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu  belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Huzurda görülmekte olan dava karşı taraf ....A.Ş  tarafından yapılmış olan \"...\" ibareli marka başvurusun başvuruda yer alan 37. Sınıf mal ve hizmetlerin müvekkile ait \"...\" ibareli markada kullanılıyor olması sebebi ile reddedilmesi sonucunda davacı tarafça haksız şekilde müvekkile yöneltildiğini, davanın açılmasında hukuki  yarar bulunmadığını, davanın hukuki menfaat dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddi gerektiğini, markanın İnşaat hizmetleri, inşaat araç gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetlerinin yanı sıra  37. Sınıfa giren mobilyalara ilişkin döşemenin, tamirin, restorasyon hizmetlerini ve alt emtialardaki kullanımlarına dair hizmetlerde de kullanıldığının  ispat edilmiş olmasına  rağmen  ilgili hizmetlerde kesilmiş faturalar yeterli delil olarak kabul edilmeyerek markanın  bu hizmetler yönünden  iptali kararının hatalı olduğunu, müvekkili şirketin  mobilya sektöründe piyasada tanınan bir marka olduğunu kanunen tüketiciyi koruyan düzenlemeler gereği bilirkişilerin ciddi kullanım olmadığına dair görüş bildirdiği hizmetlerde faaliyet gösterdiğini, 37. sınıfta mobilyalara ilişkin döşeme, tamir, restorasyon hizmetlerini verdiğini,  kendi ürettiği mal için  satış sonrası hizmeti daha uygun fiyata sunduğunu, onarım ve tamir durumlarının az olmasının  firmanın sağladığı hizmetin ve sunduğu markanın kalitesini işaret ettiğini, ilk derece mahkemesince bu itirazlara rağmen mobilyalara ilişkin döşeme, tamir, restorasyon hizmetleri yönünden markanın iptaline ve sicilden terkinine karar verildiğini,  müvekkilinin  söz konusu hizmeti garantili ürün kapsamında ücretsiz olarak da sunduğunu, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu  belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>İstinafa Cevap: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın istinaf taleplerinin gerçeği yansıtmadığını, davalının, davacı müvekkil şirketin işbu davayı açmakta hukuki bir yararı bulunmadığı ve haksız iddialarına itibar edilmemesi gerektiği yolundaki iddia ve gerekçelerinin  mesnetsiz olduğunu, davacı müvekkil şirketin başvurusu, davalı şirketin halihazırda 37. sınıfa giren hizmetlerde kullanılmayan işbu davanın konusu olan ... numara ile tescilli “...” markası mesnet gösterilerek bütünüyle reddedildiğini, hal böyle iken, müvekkil şirketin kullanılmayan ve  resmi marka sicilini işgal eden bu markanın 37. sınıfa giren hizmetler yönünden kullanılmama nedeniyle hükümsüzlüğünü istemekte hukuki yararı bulunduğunun açık ve net olduğunu savunarak davalı tarafın istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İstinafa Cevap: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın istinaf taleplerinin gerçeği yansıtmadığını, davaya cevap dilekçesinde yer alan deliller ve dilekçe eklerinde yer alan yapı ruhsatları, yapı denetim raporları, faturalar, yapı kullanım izin belgeleri, demir, hazır beton çimento, mobilya, gaz beton mallarına ait satış faturaları ve müvekkilin \"...\" kataloğu ile bir çok yerde kurduğu showroomlara ve inşaatlara ait kataloglar ve yaptığı satışlara dair tapu işlemleri suretleri zaten karşı tarafın davasının haksız olduğuna işaret ediyor bulunmakta olduğunu, karşı tarafın yine istinaf dilekçesinde liste halinde sunduğu bu deliller incelenecek olunduğunda müvekkilin mobilya ve inşaat sektöründe gerçekleştirdiği yoğun ve sürekli faaliyetlerin rahatlıkla görülebilecek olduğunu, karşı tarafın bu delil listesine dilekçesinde yer verdiğini fakat devamında bu delillere dair bir yorumda bulunamamış olduklarını, çünkü ilgili delillerde ne esas ne de usul yönünden herhangi bir hukuka aykırı durum bulunmamakla birlikte bu deliller zaten başlı başına karşı tarafın davasının temelsiz ve iddialarının da gerçekten uzak oluşuna delalet ettiğini savunmuş ve davacı tarafın istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava davalı adına tescilli ... numaralı \"...\" markasının  kullanmama nedeniyle 37. Sınıfa giren tüm  hizmetler yönünden  iptali istemine ilişkindir. Davalıya ait ... numaralı \"...\" markasının (20-21, 35, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45)  ve  37 . Sınıfta  tescilli olduğu görülmektedir. Markanın tescilinden itibaren sahibi tarafından fiilen kullanılması zorunludur. 6769 sayılı SMK 'da markanın kullanılmaması iptal nedeni olarak düzenlenmiştir. SMK 26/1-a göndermesi ile  aynı yasanın 9/1 maddesinde \" Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir.\" hükmü getirilmiştir. Bu yasal düzenleme gereğince markanın ciddi şekilde kullanıldığının, kullanma yükümlülüğünün yerine getirildiğinin  kabulü için tescilli olduğu tüm sınıf ve alt sınıflarda kullanılmış olması gereklidir. Zira markanın benzer olsa bile kullanılmadığı mal ve hizmetler yönünden kullanım şartı gerçekleşmiş olmaz. Sadece fiilen kullanıldığı alanla sınırlı olarak kullanım yükümlülüğünün yerine geldiği kabul edilir. Ayrıca yasal düzenlemede getirilen \"ciddi kullanımın\" her olayın özelliğine göre değerlendirilmesi ve özellikle tescilli olduğu alanda pazar payı yaratma, arttırma, koruma ve sürdürmek için yeterli şekilde ticari faaliyet yürütüp yürütmediği dikkate alınmalıdır. Kullanım yükümlülüğünün yerine getirildiğini ispat markayı kullandığını ileri süren marka sahibine aittir. 5 yıllık kullanım süresi dava tarihinden geriye doğru 5 yılı  kapsar.  SMK 26/4 maddesine göre,  Markanın, beş yıllık sürenin dolması ile iptal talebinin Kuruma sunulduğu tarih arasında tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından ciddi biçimde kullanılmış olması hâlinde, birinci fıkranın (a) bendine ilişkin iptal talepleri reddedilir. İptal talebinde bulunulacağı düşünülerek kullanım gerçekleşmişse talebin Kuruma sunulmasından önceki üç ay içinde gerçekleşen kullanım dikkate alınmaz.Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; Hükme esas alınan bilirkişi rapor ve ek bilirkişi raporunda özetle \" Davalı tarafın dava konusu markasını  tescilli olduğu 37. Sınıftaki  inşaat hizmetleri, inşaat araç-gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetlerinde, ciddi şekilde kullandığı buna karşılık  tescilli olduğu 37. Sınıftaki \"Temizlik hizmetleri; dezenfeksiyon hizmetleri; haşere ilaçlama hizmetleri; temizlik araçları ve makinelerinin kiralanması hizmetleri. Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu). Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri; gemi inşaatı hizmetleri. Hava taşıtlarının bakım ve tamiri hizmetleri. Isıtma, havalandırma ve su tesisatının kurulması (tesis edilmesi), bakımı ve tamiri hizmetleri. Giysilerin temizliği, bakımı ve tamiri hizmetleri. Sınai makinelerin ve cihazların, büro makinelerinin ve cihazlarının, haberleşme cihazlarının, elektrikli ve elektronik cihazların tesisi, bakımı ve tamiri hizmetleri. Asansör tamiri ve bakımı hizmetleri. Saat tamiri hizmetleri. Madencilik, maden çıkarma hizmetleri. Ayakkabı , çanta, kemer tamiri hizmetleri\" alt emtialarında kullanımı gösteren her hangi yeni bir belge sunulmadığı, bu nedenle bu emtialar yönünden de kullanımının tespit edilemediği, davalı tarafın, dava tarihinden önceki 5 yıllık sürede döşeme, tamir, restorasyon hizmetleri, alt emtialarındaki kullanımlarının  ciroları üzerindeki payının çok düşük olduğu, bu alt emtialar yönünden ciddi kullanımının bulunmadığı\" tespitleri yer almıştır. Dosya kapsamındaki delillere göre;  Uyuşmazlık konusu davalıya ait  ... numaralı \"...\" markasının 37 .sınıfta bilirkişi raporu ile de tespit edilen bazı emtia ve alt emtialarda   dava tarihinden önceki 5 yıllık sürede  kullanılmadığı ,  \"mobilyalara ilişkin döşeme, tamir, restorasyon hizmetleri,\" emtiaları  yönünden ciddi bir kullanımının bulunmadığı, \" inşaat hizmetleri, inşaat araç-gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetlerinde\", ciddi şekilde kullandığı tespiti yapıldığı,  davalı markasının 37. Sınıfta kullanılmadığı emtialarda iptali suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verildiği ; tarafların karara karşı istinaf talep ettikleri, somut uyuşmazlıkta davalının SMK 26/2 maddesi uyarınca markanın iptalini talep etmekte hukuki yararı bulunan ilgili kişi olduğu , aktif husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli, gerekçeli olarak düzenlendiği usul ve yasaya uygun olduğu bu nedenlerle mahkemece 37.sınıfta tescilli hizmetlerde kullanımı tespit ve ispat  edilen hizmetler dışında kalan hizmetler yönünden kullanılmayan markanın kısmi hükümsüzlüğüne ilişkin mahkeme kararının hukuka uygun olduğu  anlaşılmıştır. Davacı ve davalı  vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 16/09/2020 tarih ve 2017/467 E., 2020/192 K. sayılı kararına karşı davacı ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf taleplerinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,2‬0 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,2‬0 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 22/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4a6de5628d2af187","SID":"55e7a5f9a2fc8ea8"}}