{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1368 Esas<br>KARAR NO: 2024/565<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28/12/2021<br>NUMARASI: 2019/157 Esas, 2021/948 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 21/03/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde: Davalılar tarafından müvekkili şirket aleyhine 72.000,00-TL bedelli çeke dayanılarak kambiyo senetlerine özgü takip yolu ile İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra dosyasından takip başlatıldığını, özellikle takibe konu çeklerin daha önce iptal edilmiş olduğundan icra takibinin haksızlığının açık olduğunu, kötü niyet tazminatı ile birlikte iptalinin gerektiğini, takibin haksız, kötü niyetli ve hukuka aykırı olduğunu, takibin durdurulması talebi ile ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğunu, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/437 D.İş, sayılı dosyasının 2019/466 Karar sayılı ihtiyati tedbir kararı ile 13.03.2019 tarihinde, icra dosyasına yatırılmış olan paranın alacaklıya ödenmemesi bakımından ihtiyati tedbir kararı verildiğini, işbu ihtiyati tedbirin, ilgili kararda belirtilen teminatının müvekkili şirketçe yatırıldığını, arabulculuğun anlaşamama ile sona erdiğini, ortada kambiyo senedi vasfına haiz bir evrak olmadığını, İcra takibine dayanak gösterilen çekin İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30.11.2018 tarihli 2018/566 E. Sayılı dosyasının 2018/1300 K. sayılı kararı ile iptal edildiğini, takibe dayanak gösterilen ve müvekkili şirket tarafından keşide edilen çekin, dava dışı lehtar ... Dış Tic. Ltd. Şti.'nin elindeyken yaşanan bir hırsızlık vakası sonucu çalındığını, dava dışı ...'in bu hırsızlık olayı ile ilgili olarak suç duyurusunda bulunduğunu, adli vakanın incelemesi ve yargılamasının halihazırda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/106555 Soruşturma sayılı dosyası ile (sahtecilik yönünden) ... Hazırlık sayılı dosyası ile (hırsızlık yönünden) devam etmekte olduğunu, çekin mahkemece iptali üzerine müvekkili şirketin çek bedeli olan 72.000,00-TL'yi 30.09.2018 tarihinde son hamil olan dava dışı ...'e ödediğini, bu ödeme ile kambiyo senedinden kaynaklı olan borç, iptal kararına binaen senedin kendisini iade almak söz konusu olmaksızın ifa edildiğini, bu ifanın geçerli olduğunu, artık senetten doğan bir borçtan bahsedilmesinin mümkün olmadığını,  iptal kararı verilen çekin ticaret hukuku nezdinde muteber bir kıymetli evrak olma niteliğini yitirdiğini, ancak bu durumun çeki elinden rızası dışında çıkaran ve iptal kararı alan lehtarın hak sahipliğini  etkilemeyeceğini, lehtarın alacağını iptal edilen çeke dayandıramayacağını ancak keşideciden var olan alacak hakkını da kaybetmeyeceğini, zira bunun bilincinde olan müvekkili şirketin lehtar ...'e çek bedelini ödediğini belirterek; davanın kabulü ile müvekkillerinin İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra dosyasında borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, davalılar tarafından müvekkili aleyhine kötüniyetli olarak başlatılan icra takibinden dolayı davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde: Müvekkili ...'nın ... San Ve Tic Ltd Şti'nin tek yetkili ve temsilcisi olduğunu, müvekkillerinin TTK 790. ve TTK 792. Maddeleri gereğince söz konusu İstanbul ... İcra Dairesi ... E. Sayılı takibe konu 72.000.00.-TL miktarlı ... Bankası Mahmutpaşa/İstanbul şubesine ait, keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 30.09.2018 tarihi olan, ... çek numaralı çekin yetkili, yasal ve meşru hamili olduğunu, davaya konu çekteki ciro silsilesinin düzgün olduğunu, çekin ciro yoluyla geçmesi nedeniyle müvekkili tarafın iyi niyetli yetkili hamil konumunda olduğunu, müvekkilinin diğer cirantalar ile ilgili araştırma yapıp ciro zincirini kontrol etme imkanı olmadığını, mevcut alacağına karşılık aldığı çekteki kaşe ve imzaların sahte olup olmadığını da araştırmasının beklenemeyeceğini, Davacının kötü niyetli olarak müvekkilinin alacağına geç ulaşması amacıyla iş bu davayı ikame ettiğini, müvekkilinin bu çeki, alacağına karşılık olarak Avukat ...'den iyiniyetli hamil sıfatıyla aldığını, bu durumun avukat ...'in dinlenmesi suretiyle ortaya çıkacağını, ancak kıymetli evrakın \"mücerretlik\" ilkesinin gereğince zayi olan çeke yönelik olarak borçlu bulunmadıklarının tespiti talebiyle açılan işbu davada ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının çekin yetkili hamili olduğu ile rızası hilafına elinden çıktığını ispatlamasının yanında, senedi elinde bulunduranın kötüniyetli ve iktisabında ağır kusurlu olduğunun da kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlamasının gerekti; bu hususlarda Yargıtay kararlarının bulunduğunu, imzaların istiklali prensibi gereğince çek üzerindeki ciro silsilesinin tam olduğunu, kopukluk bulunmadığını ve meşru bir çek muhtevasına havi olduğunu, davacının çek üzerinde bulunan imzaları da inkar etmediklerini, ciro silsilesinin (zincirinin) muntazam bir şekilde birbirini takip edip etmediğini incelerken dış görünüşü incelemenin yeterli olduğunu, cirantalardan birinin imzasının sahte olması veya temsilci sıfatıyla senedi imzalayan şahsın imza yetkisinden yoksun olmasının ciro zincirini etkilemeyeceğini, davacı tarafın dilekçesinde çeklerin diğer borçlu ...San Ve Dış Tic Ltd Şti.'nin uhdesinde iken çaldırdığının belirtildiğini, diğer borçlu ... Şti'nin ağır kusurlu olduklarını, basiretli bir tacir gibi davranmadıklarını ve sonuçlarına katlanmaları gerekeceğinin farkında olduklarını, ayrıca, davaya konu edilen çekin de çalınan çekler arasına olup olmadığına ilişkin maddi bir saptamaya da yer verilmediğini, soyut iddia ile C. Savcılığı'na yapılan şikayet başvurusunun maddi bir saptama için yeterli olmayacağını,davacı tarafın dilekçesinde istanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/566 sayılı çek iptali davası açıldığını beyan ettiğini, davacının mağdur sıfatına bürünmeye çalıştığını,  çek üzerinde ödeme yasağı bulunması müvekkilinin kötüniyetli  olduğunu göstermeyeceğini, ödeme yasağının çek için verilen çek iptali kararlarının dahi davaya taraf olmayan meşru hamilin müvekkilini bağlamayacağını ve icra takibine koymasına mani olmayacağını,müvekkilinin ödeme yasağı kararının varlığına rağmen icra takibine girişmiş olmasının onun kötüniyetli olduğunu göstermediğini,davacı tarafın çekin bedelini ödediğine dair şahsi defisini, yetkili hamil müvekkiline karşı ileri süremeyeceğini ve borçtan kurtarılamayacağını, davacının bu yöndeki itirazının da reddine karar verilmesi gerektiğini, Davacının, kendisinin borçlu olmadığını ileri sürmediğini, imzasına da itiraz etmediğini, ancak netice ve talep kısmında takibin iptalini talep etmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yetkili hamil olan alacaklı müvekkilinin imzasına itiraz etmeyen keşideci hakkında kambiyo takibi yapmasına bir engel bulunmadığını,belirterek, davanın reddine, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: \"...Davada, davacı keşidecinin ağır kusur veya hile ile iptal kararı hamiline ödeme yaptığının ispat külfeti davalı yandadır. Dosyada bu yönde bir delil de bulunmamaktadır. Davalı yanların yemin delilinin de bulunmadığı, davacının iptal kararı hamiline iyiniyetli ödemede bulunduğu, ödeme tarihinin 07.09.2018 olduğu, dava konusu icra takibinin 18.02.2019 tarihinde başlatıldığı dosya kapsamıyla sabit olduğundan,  keşideci ve iptal kararı alan dava dışı  hamil ...  Teks. San. Dış. Tic. Ltd. Şti.'ne dava konusu çeki veren  lehtar ciranta olan davacıların dava konusu çekten dolayı borcundan kurtulmuş olduğu değerlendirilmiştir. Bu  nedenler ile davalıların davacılar lehtar ve  keşideciye başvuru hakkı bulunmadığından davanın kabulüne karar verilmiştir Davacılar her ne kadar kötü niyet tazminat talebinde bulunmuş ise de, davalıların ödemeyi bilmeleri mümkün olmadığından, bu kapsamda kötü niyetli takip yapıldığı ispatlanamadığından davalılar aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmemiştir.\" gerekçesi ile neticeten; \"1-Davanın kabulü ile, davacıların, davalılara, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyası nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine,2-Davacıların kötü niyet tazminat talebinin reddine,\" şeklinde karar vermiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; çek üzerinde ödeme yasağı bulunması müvekkilinin kötüniyetli olduğunu göstermeyeceği gibi, çek iptali kararlarının dahi davaya taraf olmayan meşru hamil müvekkilimi bağlamayacağı ve icra takibine koymasına mani olmayacağını, bu hususta kararlar sunduklarını, dava konusu ... nolu 72.000 TL bedelli çekin davacı tarafça ödenmiş olması durumunun da kararına gerekçe yapıldığını ancak, bu şekildeki şahsi definin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2014/806 E. , 2016/298 K. sayılı 09.03.2016 günlü kararında: \"Bu durumda takibe ve eldeki davaya konu dosya kapsamından, taraflar arasındaki maddi ve hukuki olguların gerçekleşme biçimi bir bütün olarak değerlendirildiğinde; çek lehtarının ilk cirosunun sahte oluşu, ondan sonraki ... ve ... adındaki davalı cirantaların bulunması, bedelinin lehtara ödendiği sabit olan çekin, davalı hamil tarafından lehtarın ilk cirosunun sahte olduğunu bilmesinin beklenemeyeceği dolayısıyla, davalı hamil ...'ün çeki iyiniyetle iktisap ettiğinin kabulü ile çekte lehtar imzasının sahteliği ve bedelinin lehtara ödendiğine ilişkin şahsi def'iyi davacı keşidecinin, çek hamili davalıya karşı ileri sürerek, borçtan kurtulamayacağının kabulü gerekir.\"şeklinde karar verildiğni, Bilirkişi raporunda; Davalı ... Şirketi yasal defter kayıtları incelendiğinde ise dava konusu ... numaralı 72.000 TL bedelli çekin davalı şirket ortağı ...’dan 18.07.2018 tarihli ve ... numaralı tahsilat makbuzu ile alındığının görüldüğü, Davalı ... vekilince dosyaya sunulan 30.09.2019 tarihli dilekçe ekinde yer alan davalı ..., Borçlu ... ve ... imzasının bulunduğu yazı kapsamında dava konusu çekin ... tarafından borcu karşılığı davalı ...’ya verildiğinin görüldüğü şeklinde tespitler bulunduğunu,  müvekkilinin TK 790. ve TTK 792. maddeleri gereğince söz konusu dava konusu ... numaralı 72.000 TL bedelli çekin çekin yetkili, yasal ve meşru hamil olduğunu,  Müvekkilimin diğer cirantalar ile ilgili araştırma yapıp ciro zincirini kontrol etme imkanı olmadığını, çekteki kaşe ve imzaların sahte olup olmadığını da araştırması beklenemeyeceğini, Kıymetli evrakın \"mücerretlik\" ilkesinin gereğince zayi olan çeke yönelik olarak borçlu bulunmadıklarının tespiti talebiyle açılan işbu davada ispat yükü davacıda olduğunu, davacının çekin yetkili hamili olduğu ile rızası hilafına elinden çıktığını ispatlaması yanında, senedi elinde bulunduran şahsın kötüniyetli ve iktisabında ağır kusurlu olduğunu da kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlaması gerektiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2014/10768 E. 2014/20288 K. 23.12.2014 T. İlamının bu yönde olduğunu, davacı tarafın avukat Av. ..., aynı birebir beyanlar ile benzer bir davayı İstanbul 10. Asliye ticaret Mahkemesinin 2019/142 E. 2021/157 K. 25.02.2021 T. İlamında davanın reddedildiğini, belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>İNCELEME Dava konusu İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... numaralı icra takip dosyasının incelenmesinde; Davalı alacaklılar tarafından davacı borçluların da aralarında bulunduğu 7 borçluya karşı ... Bankası Mahputpaşa İstanbul Şubesine ait ... seri nolu 72.000,00 TL bedelli çeke dayanılarak 18.02.2019 tarihinde toplam 84.685,81 TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı görülmüştür. Dava ve takip konusu 72000TL bedelli ... nolu çekin fotokopisinin incelenmesinde; Keşidecisinin  davacı ... Gıda... Ltd. Şti, lehtarın davacı ..., cirantaların sırasıyla ..., ...,  ..., ......, ..., ..., ... ve ... Tekstil... olduğu görülmüştür. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/437 D.iş Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacılarının dosya davalılarına karşı İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takip dosyası ile ilgili ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu, mahkemece talebin kabulü ile icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesine dair tedbir kararı verildiği anlaşılmıştır. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/566 Esas ve 2018/1300 Karar sayılı kararının incelenmesinde; ... San. Dış. Tic. Ltd. Şti tarafından hasımsız olarak 25.06.2018 tarihinde açılan kıymetli evrak iptali davasının sonunda mahkemece aralarında dava konusu olan icra takibinin dayanağı çekinde bulunduğu 5 adet çek hakkında iptal kararı verildiği, kararın 20.12.2018 tarihinde kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır. ... San. Dış. Tic. Ltd. Şti'ne ait işyerinde meydana gelen hırsızlık olayına ilişkin başlatılan İstanbul CBS'nin 2018/106555 sayılı soruşturma dosyası müzekkere cevaplarının incelenmesinde dosyanın derdest olduğu anlaşılmıştır. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/142 Esas sayılı dosyasına ilişkin kayıtların incelenmesinde; İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/566 Esas ve 2018/1300 Karar sayılı dosyasında verilen  kararla iptal edilen diğer çeklerden birine ilişkin başlatılan icra takibi nedeniyle açılan menfi tespit davası olduğu görülmüştür. Bilirkişi... raporunda özetle;Davacı tarafça incelemeye davacı şirkete ait ibraz edilen 2018 yılına ait yasal defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığını, davacı kayıtları incelendiğinde  dava konusu çekin ...na ... nolu makbuz ile  verildiğine dair kayıt bulunduğunu;  Davacı tarafça dosyaya sunulan ve...Tekstil şirketinin yetkilisi ...imzasını taşıyan beyanında, ... nolu çekin 08.06.2018 tarihinde ...ndan alacağına karşılık teslim alındığını, 18.06.2018 tarihinde iş yerinde hırsızlık gerçekleştiğini ve çekin çalındığını, söz konusu çalınan çek yerine  ... Şirketi tarafından ... nolu ... Bankası Mahmutpaşa şubesine ait 07.09.2018 tarihli 72.000,00 TL tutarlı çekin düzenlendiğini ve söz konusu çeki teslim aldığını beyan etmiş olduğunun görüldüğünü, davacı tarafça incelemeye ibraz edilen ... Bankası banka hesap hareketleri incelendiğinde ... nolu çek karşılığı ödeme yapıldığı ve söz konusu ödemenin muhasebe kaydının yapılmış olduğunun tespit edildiğini; Davalı tarafça incelemeye ibraz edilen 2018 yılına ait yasal defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığının tespit edildiğini;  Dava dışı ... şirketince incelemeye yasal defter ve belgeleri ibraz edilmediğinden dava konusu olaylar yönünden ... şirketi yasal defter kayıtları üzerinde herhangi bir inceleme yapılamadığını; Davacı yasal defter kayıtları incelendiğinde davacı şirketçe dava konusu ... numaralı 72.000 TL bedelli çekin dava dışı ...'na verildiğini, davalı ... Şirketi yasal defter kayıtları incelendiğinde ise dava konusu ... numaralı 72.000 TL bedelli çekin davalı şirket ortağı ...'dan 18.07.2018 tarihli ve ... numaralı tahsilat makbuzu ile alındığının görüldüğünü, davalı ... vekilince dosyaya sunulan 30.09.2019 tarihli dilekçe ekinde yer alan davalı ..., Borçlu ... ve...  imzasının bulunduğu yazı kapsamında dava konusu çekin ... tarafından borcu karşılığı davalı ...'ya verildiğinin görüldüğünü, diğer menfi tespit davasındaki çek ile bu çekin ciro silsilesinin aynı olduğu, dava konusu ... nolu 72.000 TL bedelli çekin ... şirket ortağının imzasını taşıyan beyanda belirtilen hususlar çerçevesinde davacı tarafça dava konusu çeke karşılık olarak ... nolu ve 72.000.-TL bedelli çekin verildiği ve çek bedelinin davacı tarafça  ödendiği, davacı yanca sunulan ... Banaksı hesap hareketlerine göre davacı tarafça dava konusu çeke karşılık olarak verildiği beyan edilen 07.09.2018 tarih ve ... nolu çek karşılığı ödeme yapıldığı ve söz konusu ödemenin 15.09.2018 tarih ve ... yevmiye nolu muhasebe kaydı ile yasal defter kayıtlarında da mevcut olduğu tespit edilmiştir.<br>GEREKÇE Dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan menfi tespit davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Hasımsız açılan iptal davası neticesinde, İptal kararı hamili, zayi edilen senet yerine yeni bir senet düzenlenmesini isteyebileceği gibi senetsiz olarak alacağını talep etme hakkına da sahiptir. (6102 Sayılı TTK.nın md.652/1 ) Alacak muaccel ise iptal kararının verilmesi ile karar hamili başkaca bir işleme gerek kalmaksızın, kimliğini ispatlayarak borçlulardan ifa talebinde bulunabilir. Borçlu, iptal kararı hamilinin sadece kararı ibraz etmesi ve kararda adı geçen alacaklının kendisi olduğunu ispatlaması üzerine, ağır kusur ve hilesi bulunmaksızın borcunu ifa ederse borcundan kurtulur ( 6102 Sayılı TTK.nın md.66/2 ) İptal kararını alan davacı, borçludan, kendisine senedi ibraz etmeden ödemede bulunmak hakkını kazanmaktadır. Borçlu da hile ve ağır kusuru bulunmadıkça iptal kararını ibraz edene karşı ödemede bulunmakla borcundan kurtulmaktadır ( TTK md.652).  İptal kararının olumlu etkisi nedeniyle borçlunun karar hamiline yapacağı ifa onu borcundan kurtaracağı için senede zilyet olan üçüncü kişi borcun sona erdiği defi ile karşılaşabilir. Bu durumda üçüncü kişi, kendisine ifada bulunulan iptal kararı hamili aleyhine sebepsiz zenginleşme davası açabilir. Başka bir anlatımla böyle bir durumda senede zilyet olan üçüncü kişi, iyi niyetli iptal kararı hamiline ödemede bulunan borçluya başvuramaz ( Bknz.  Öztürk (Dirikkan) Hanife, Kıymetli Evrakın Ziyaı ve İptali, Ankara ,1990, s. 84 vd.; Prof. Dr. Fırat Öztan - Kıymeti Evrak Hukuku 2. Bası, Ankara, 1997, s. 274 vd.; Poroy-Tekinalp-Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, 19. Bası, İstanbul, 2010, s. 97 vd.; Prof. Dr. Naci Kınacıoğlu-Kıymetli Evrak Hukuku 5, Baskı, Ankara, 1999, s. 57 vd.).Borçlunun verilmiş olan iptal kararı ile ilgili bir ispat vasıtasının kendisine verilmesini istemeye hakkı vardır. İptal kararının bir sureti bunun için yeterlidir. Borçlu böyle bir delili üçüncü şahısların muhtemel taleplerine karşı kendini savunmak amacıyla talep eder. (Prof. Dr. Fırat Öztan- Kıymetli Evrak Hukuku 2. Baskı Ankara 1997- sayfa 277-278) Somut uyuşmazlıkta; davacı  ... Gıda şirketinin keşideci, davacı ...'ın lehtar olarak yer aldığı 72.000TL bedelli ... nolu 30.09.2018 tarihli çek yönünden dava dışı ... Tekstil Şti tarafından hasımsız olarak 25.06.2018'de çek iptal davası açıldığı, mahkemece 30.11.2018 Tarihli karar ile dava konusu çekin de bulunduğu çeklerin iptaline karar verildiği, karar içeriğine göre davalı yanın dosyada müdahil sıfatının olmadığı, kararın 04.12.2018 Tarihinde kesinleştiği görülmektedir. Kanunda açıkça iptal kararı hamiline, iyiniyetle yapılan ödemeler yönünden borçtan kurtulma hakkı tanımıştır.  Bu durumda, davacı yanca kendisine iptal kararı ibraz edilmeden, mahkemece çek iptal kararı verilmeden, dava dışı ... şirketine verilen ve vade tarihi dava konusu çekten daha önceki tarih olan bir çek ile ödeme yapıldığı dikkate alındığında, davacının bu yöndeki ödeme defini davalılara karşı ileri sürmesi mümkün görülmemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi yönde karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın bu yönden kaldırılması gerekmiştir. Davacı, iş bu davadan önce İstanbul 16. ATM'nin 2019/437Diş E. sayılı dosyada ihtiyati tedbir talebinde bulunmuş, mahkemenin 13.03.2019 Tarihli kararı ile; ....İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyası yönünden İİK 72/3 maddesi gereğince paranın alacaklıya ödenmemesine ilişkin tedbir kararı verilmiş, teminat yatırılmakla ihtiyati tedbir infaz edilmiştir. Bu durumda davanın reddi ile birlikte İİK 72/3. maddesi gereğince takip alacaklısı davalılar lehine tazminata hükmedilmesi gerekmiştir. Açıklanan nedenle davalıların istinafının kabulüne, kararın kaldırılarak HMK 353.1.b.2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi  28/12/2021 gün ve 2019/157 Esas, 2021/948 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3- Davanın REDDİNE,   -Takip konusu olacağın %20'si olan 16.937,16TL tazminatın davacılardan alınarak davalılara verilmesine,  - Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.446,23-TL' nin mahsubu ile 1018,63-TL  harcın karar kesinleştiğinde istek halinde davacılara iadesine,-Davacılar tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 17.900,00TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara ödenmesine,4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalılar tarafından yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 72,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 292,70 TL'nin  davacılardan alınıp davalılara verilmesine,-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,  5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 21/03/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"efd13788234a0b11","SID":"ba8ae51c508e1336"}}