{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/148 Esas<br>KARAR NO: 2024/436<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 16/10/2020<br>NUMARASI: 2018/527 E. - 2020/267 K.<br>DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın  Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/02/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi ile;davalı şirket adına 2016/04135 tescil numarası ile tescilli olan 4. terlik resmi 25/05/2016 tarihinde tescil edildiğini, ne var ki aynı ürünün müvekkili olan şirket tarafından 19/01/2015 tarihinde ... tescil numarası ile tescil edildiğini, karşılaştırmaya tabi tasarımlarda yer alan sayaların şekillerinin birebir aynı olduğunu, sayaların üzerinde markaların konumlandırıldığı yerlerin aynı olduğunu, sayaların tabanla bağlandığı yerlerin şekillerinin aynı olduğunu, sayalar üzerindeki desenlerin ayniyet derecesinde benzer olduğunu, saya üzerinde bulunan şeklin düz şerit olduğunu, saya üzerinde yer alan markanın elips bir alan içerisinde yazılmasının dahi her iki üründe aynı olduğunu, saya ile tabanın bağlandığı noktalarda toka görünümlü desenlerin olduğunu, taban üst kısmındaki desenlerin ayniyet derecesinde benzer olduğunu, taban üzerindeki markanın yerleştirildiği yerlerin aynı olduğunu, tasarımda kullanılan malzeme, malzemenin yumuşaklığı da aynı olduğunu, ürüne yandan bakıldığında her iki üründe de sayaların tabana birleştirilme şekli ve ürünün yandan görüntüsünün de birebir aynı olduğunu, taban yan kısımlarında yer alan desenlerin de ayniyet derecesinde birebir benzer olduğunu, ürünlerde kullanılan renklerin dahi ayniyet derecesinde benzer olduğunu, fiilin tecavüz olduğunun tespiti ile davacının sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin önlenmesi ve durdurulmasına, Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilerek üretilen ve davalı şirket adına ... tescil numarası ile üretilen 4. numaralı ürüne ve bunların üretiminde münhasıran kullanılan vasıtalara Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dâhil, bulundukları her yerde el konulması ve bunların saklanmasına, herhangi bir zararın tazmini bakımından teminat istenmesine, tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde el konulmasına, davalı adına ... tescil numarası ile tescilli olan 4 numaralı tasarımın iptali ile hükümsüz sayılmasına. müvekkilinin fazlaya dair ve her türlü zararlarının tazmini için dava açma hakkının saklı tutulmasına, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşecek kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesine, tüm yargılama harç ve masrafları ile ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi ile; davacı tarafça adlarına tescilli ... Tescil numaralı tasarımın 1.sırasında kayıtlı terlik tasarımı ile müvekkili adına tescilli ... numara ile tescilli 4. sıradaki terlik tasarımımın benzer olduğu gerekçesi ile eldeki hükümsüzlük ve tecavüzün tespiti talepli davanın başlatıldığını, davanın kötü niyetli olup müvekkiline ait tasarım tescilinin yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini haiz olduğunu, sunacakları delillerden de anlaşılacağı üzere davacının tasarım tescilinin de yeni olmayıp daha tescil tarihlerinden önce piyasada var olan bir ürünün haksız olarak tescil edilmesiyle elde edilen belgeye dayanılarak bu davanın açıldığını, davacı tarafından müvekkiline yöneltilen tecavüzün meni ve tespiti davasının dinlenemez zira davacının da dilekçesinde belirttiği üzere müvekkilinin ürettiği bu terliklerin ... numara ile Endüstriyel Tasarım Sicilinde müvekkili adına tescilli olduğunu ve terliklerin de tescil edildiği şekilde üretildiğini. Tescil geçerliliğini koruduğu sürece davacının haklarına tecavüz teşkil etmediğini, davacı adına tescilli tasarım ile davalı adına tescilli tasarımların birbirinden farklı ve karıştırılma ihtimali bulunmayan tasarımlar olduğunu, bu durumun zaten bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını, tasarımcının tasarım geliştirme seçeneğinin sınırlı olup; bu durum özgün tasarım geliştirmeyi güçleştirmekte olduğunu, o nedenle bu gibi sektörlerdeki tasarımlar bakımından yapılan incelemelerde daha esnek davramlması gerektiğini, ürünler arasındaki benzerliğin her ikisinin de terlik olmasından kaynaklanan, özgün ve doğal yapısından hasıl olan benzerlik olduğunu, müvekkiline ait tasarım ile delil olarak dayanılan tasarımlar karşılaştırıldığında müvekkiline ait tasarımın yeni ve ayırt edici nitelikleri haiz olduğunun görüleceğini, müvekkiline ait tasarımın yeni olduğu gibi ayırt edici özellik unsurunu da taşımakta olduğunu; müvekkiline ait tescilli tasarımların tasarım hukuku ile koruma altına alman kısımları hususiyetle terliğin bütünsel formu yani üzerine yerleştirilen desen formları, yan çizgiler, desenler, kısacası terliğin genel görümü ile ilgili olduğunu belirtmiş ve dosyanın hükümsüzlük davası yönünden tefrik edilerek yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili ve görevli Gaziantep 3.Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini, yetki itirazlarız kabul edilmez ise hem hükümsüzlük ve hem tecavüz davası yönünden davaların reddine karar verilerek her iki dava yönünden ayrı ayrı lehlerine vekalet ücreti takdir edilmesini ve yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;  \"...Davaya konu olayda mahkememizce alınan 03/03/2020 havale tarihli raporda; davacı ve davalı tasarımlarının iltibas yaratabilecek derecede benzer olarak algılandıkları, bu sebeple davalı adına tescilli ... nolu tasarımın tescil başvuru tarihi itibariyle yeni ve ayırt edicilik niteliğinin olmadığı görüşlerine mahkememizce de aynen iştirak edilmiş, yenilik ve ayırt edicilik vasfı taşımayan tasarımın hükümsüzlüğüne\" karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Hükümsüzlük davasında yetkili mahkemenin, SMK mad. 156/5 te düzenlenen \"Üçüncü kişiler tarafından sınai mülkiyet hakkı sahibi aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme,  davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir.\"  hükmü gereği davalının ikametgahı mahkemesi olduğunu, Müvekkili şirketin merkezinni Gaziantep'te olup Gaziantep mahkemeleri işbu hükümsüzlük davasına bakmaya yetkili olduğundan yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken yetki itirazımızın reddine karar verildiğini, kararın bu yönden gerekçesiz olduğunu, -Dava dilekçesinde yer alan taleplerden sadece hükümsüzlük talebi ile ilgili hüküm kurulduğunu,  davacının diğer talepleri ile ilgili olarak hiçbir karar verilmediğini, Davacı tarafın dava dilekçesinde davalı adına  ... numara ile tescilli 4.sıradaki terlik tasarımının hükümsüzlüğü ile aynı zamanda ihtiyati tedbir, tecavüzün meni ve tespitini talep ettiğini, yargılama sırasında davacıya taleplerini açıklamak üzere mahkemece süre verildiğini ve davacının sadece hükümsüzlük istediğini beyan ettiğini ve mahkemece sadece hükümsüzlük davası yönünden hüküm kurulduğunu ancak davacının taleplerini değiştirme işlemini vazgeçme yahut feragat müessesi ile yapabileceğini, ön inceleme aşaması tamamlanmış tahkikat aşamasına geçilmiş ve hatta işin esasına yönelik bilirkişi raporu alındıktan sonra davacının taleplerini sınırladığını, dava dilekçesinde ileri sürülen tecavüz iddiasından davacının , tahkikat aşamasından sonra bu şekilde vazgeçmesinin kabul edilemez olduğunu, muvafakatlerinin olmadığını,-Davacı tarafça adlarına tescilli ... Tescil numaralı tasarımın 1.sırasında kayıtlı terlik tasarımı ile müvekkili adına tescilli ... numara ile tescilli 4.sıradaki terlik tasarımının benzer olduğu gerekçesi ile eldeki hükümsüzlük kararı tesis edildiğini, bilirkişi raporu bu yönüyle hükme esas alınamayacağını, tasarımcının tasarım geliştirme seçeneğinin sınırlı olduğunu, iltibas ve benzerlik anlamında içerisinde sektör bilirkişisinin de olduğu üçlü heyetten oluşacak bilirkişiden rapor tanzimi talep ettiklerini, terliğin özgün ve doğal yapısından hasıl olan benzerlik olduğunu, müvekkiline ait tasarımın yeni ve ayırt edici nitelikleri haiz olduğunu, terliğin bütünsel formu yani üzerine yerleştirilen desen formları, yan çizgiler, desenler, kısacası terliğin genel görümü ile ilgili tasarımlarda yenilik ve ayırt edicilik bulunduğunu, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;  6769 sayılı Kanun'un 156. maddesinin 3. bendinde sınai mülkiyet hakkı sahibi tarafından, üçüncü kişiler aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının yerleşim yeri veya hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yahut bu fiilin etkilerinin görüldüğü yer mahkemesidir. Müvekkiline ait tescilin, davalının tesciline nazaran daha önceki bir tarihte yapılmış olması; fikri hakların sadece mali hakları değil manevi hakları da kapsıyor olması ve 6769 sayılı Kanun'un 156. maddesinin 3. bendi nedeniyle davalı tarafın yetki itirazının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Yerel Mahkemenin 11.09.2020 tarihli ara kararının 1. bendi uyarınca, taraflarına HMK md. 119/1-ğ-son uyarınca süre verilerek tedbire ve esasa ilişkin taleplerini ayrıştırılmasının istendiğini,  karşı tarafın iddia ettiği gibi, feragate ya da vazgeçmeye ilişkin herhangi bir durum olmadığını, raporun yeterli olduğunu istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, davalı adına  2016 04135 numara ile tescilli 4.sıradaki terlik tasarımının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.Davacının 14/09/2020 tarihli dilekçesi ile taleplerini sınırladığı ileri sürülmüş ise de, dava dilekçesi incelendiğinde taleplerin 1 ve 2 olarak ayrıldığı ve 1 nolu istemlerin tedbire ilişkin olduğu, 2 nolu istemin ise hükümsüzlüğe ilişkin olduğu, buna göre davacının taleplerini ayrıştırdığı bu nedenle davalının talep değişikliği yaptığı yönündeki istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 156/3. maddesinde sınai mülkiyet hakkı sahibi tarafından, üçüncü kişiler aleyhine açılacak hukuk davalarında, davacının yerleşim yeri veya hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yahut bu fiilin etkilerinin görüldüğü yer mahkemesinin, aynı kanunun 156/5. maddesinde de üçüncü kişiler tarafından sınai mülkiyet hakkı sahibi aleyhine açılacak davalarda, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili mahkeme olacağı düzenlenmiştir. Mülga KHK'larda aynı yönde yetki düzenlemeleri bulunup Yargıtay içtihatlarında anılan yetki düzenlemelerinin sınai mülkiyet hakkı sahibinin haklarını korumaya yönelik olmakla birlikte kamu düzenine ilişkin kesin yetki niteliği taşımadığı belirtilmiştir.(Yargıtay 11. H.D'nin 2011/10681E- 2012/7541K, 2009/11468E-2011/5547K). Somut uyuşmazlıkta davacı sadece davalının tasarımının hükümsüzlüğünü istemiş, tasarımdan kaynaklanan sınai mülkiyet haklarına tecavüz nedeniyle ise tedbir talebinde bulunmuş ise de, tedbir talebinden sonradan vazgeçtiği anlaşılmakla  6769 sayılı Kanunun 156/5. maddesi uyarınca davalının yerleşim yeri Gaziantep  olduğu ve bu itibarla, SMK 156/3 ve 156/5 uyarınca yetki itirazının kabulü ile dosyasının Gaziantep Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesi gerektiğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzeni gereği kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1)-a)-3) maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle; davalının istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ilk derece mahkemesinin kararının HMK'nın 353-(1)-a)-3) maddesince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2-Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 16/10/2020 tarih, 2018/527 E. 2020/267 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 29/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ea46ade404bd0b67","SID":"f7e9edd0db843a9f"}}