{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 09/03/2021<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 29/02/2024<br><br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili;  Müvekkili şirketin yetkilisinin internetten gördüğü ilan üzerine ... ilinde ... isimli işyerini işleten davalıya ait ... plaka sayılı 2012 model Renault Master marka açık kasa kamyoneti satın almak için davalı ile irtibata geçtiğini, davalının aracın hiçbir sıkıntısının olmadığını beyan etmesi üzerine Niğde iline giderek araç satış sözleşmesi ile aracı satın aldığını, aracın plakasının değiştiğini güncel plakanın ... olduğunu, müvekkilinin Niğde ilinden Antalya'ya gelirken motordan sesler gelmeye başladığını, motorun arızalandığını, araca yağ ikmali yapıldığını ancak aracın bir türlü çalışmadığını, müvekkili şirket yetkilisinin davalıya durumu telefonla anlattığını ancak ilgilenilmediğini daha sonraları ise çağrılarına cevap alamadığını, davalının çözüme yanaşmaması nedeniyle müvekkilinin ticaretinin sekteye uğramaması için Antalya 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin .... d.iş sayılı dosyası ile tespit yaptırdıklarını, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda toplam hasar bedelinin 23.557,00 TL olduğunun belirtildiğini, tespitten sonra müvekkilinin aracını tamir ettirdiğini, bu iş için 25.000,00 TL ödeme yapıldığını, aracın uzun süre kullanılamadığını, gelir kaybı oluştuğunu belirterek müvekkiline ait olan araca ilişkin hasar tespiti ve servis faturası da dikkate alınarak takdiren teminatsız olarak kabul edilmezse uygun görülecek teminat karşılığında davalının taşınır-taşınmaz malların kaydına ihtiyati haciz-ihtiyati tedbir şerhi işlenmesini, bilirkişi marifetiyle zararların hesaplatılmasını, müvekilinin uğradığı araç hasar ve onarım bedeli için 1.000 TL, araç çekim bedeli için 100,00 Tl, araca yapılan masraflar için 100,00 TL ve uzun süre kullanamaması nedeniyle gelir kaybından doğan 100,00 TL olmak üzere 1.300 TL zararın haksız fiil tarihi olan 04/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili; Aracın devrinden evvel aracın muayene süresinin de sonuna gelindiğinden aracın Tüvtürk aracılığı ile muayeneye sokulduğunu, aracın muayeneden geçerek satışının yapıldığını, motor arızası olsa idi aracın muayeneden geçemeyeceğini ruhsatta aracın muayene tarihinin belli olduğunu, davacının aracı almadan evvel ekspertiz incelemesi yaptırdığını, bu incelemede de aracın hasarsız çıktığını, taraflar arasındaki harici sözleşmede de aracın bütün kontrollerinin sağlandığı, aracın görülerek ve bilinerek alındığı, aracın fatura ve garantisinin olmadığı, aracın sağlam olarak alıcı tarafından teslim alındığı, teslimden sonra tüm mesuliyetin alıcıya ait olduğu hususlarının belirtildiği, davacının bu sözleşmeyi imzaladığını, noterde yapılan sözleşmede de davacının aracı görüp beğenerek satın aldığı hususunun yazılı olduğunu, aracın arızalandığı iddia edilen yer ile Niğde arasında 410 km olup iddia edildiği gibi motor arızasının mevcudiyeti halinde aracın 4 km bile gidemeyeceğini, davacının yaptırdığı tespit dosyasında motorda meydana gelen arızanın aşırı ısınmadan kaynaklandığının belirtildiğini, aracın hasarlı satıldığıyla ilgili bir değerlendirmenin olmadığını, 238.500 KM de olan aracın satıştan sonra 410.00 KM gittikten sonra arızalandığını, dolayısıyla aşırı ısınmanın davacının kusuru sebebiyle ortaya çıktığını   davacının alış anında aracın hasarlı olarak satıldığını gösterir herhangi bir delil ibraz edemediğini, yine davacının ayıp ihbar sürelerine uymadığı, arızanın 04.07.2017 tarihinde öğrenilmesine rağmen dava dilekçesinin 27.10.2017 tarihinde müvekkiline ulaştığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Mahkemece; \"....  Taraflar arasındaki 04.07.2017 tarihli noterde düzenlenen resmi satış sözleşmesinde, davacının aracı halihazır durumu ile görüp beğenerek teslim aldığı, yine aynı tarihli adi yazılı satış sözleşmesinin hususi şartlar kısmında, aracın oto ekspertizinin yapıldığı, bütün kontrollerinin sağlandığı, görerek bilerek alındığı, aracın faturasız olduğu, daha sonra da fatura kesilmeyeceği, aracın herhangi bir garantisinin olmadığı hususları yazılı olup  davacı aracı mevcut hali ile görüp beğenerek satın almıştır. Satış ikinci el araç satışı olduğundan, satıcı tarafından ayrıca bir garanti taahhüdü verildiğinin alıcı tarafından kanıtlanması gerekir. Davacı adi yazılı sözleşmenin hususi şartlar kısmının sonradan  yazıldığını belirtmiş olup,  açığa imza atması sebebiyle bu hususu ispat yükü kendisindedir. Bu konuda davacının bildirdiği ve sözleşmede şahit olarak ismi bulunan ... verdiği tanık ifadesinde, detayları hatırlamamakla birlikte sözleşmedeki imza kendisine ait olduğundan bahse konu yazılı hususların doğru olduğunu belirtmiştir. Dolayısıyla davacı adi yazılı sözleşmenin hususi şartlar kısmının sonradan yazıldığını ispat edememiştir. Diğer taraftan davacı tanığı, davalı tanıklarının beyanlarını destekler şekilde aracın ekspertiz incelemesinin yapıldığını ve bir sorunla karşılaşmadıklarını ifade etmiştir. Davacının yaptırdığı tespit sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda da sadece hasarın sebebi ve tutarı ile ilgili görüş sunulmuş olup, hasardan hangi tarafın sorumlu olduğuna ilişkin yapılmış bir tespit yoktur. Somut olayda zaten hasar aracın tesliminden sonra ortaya çıktığından TBK'nın 208. Maddesi uyarınca davacı alıcının hasardan sorumlu olması karine gereği olup, davacının ancak satıcı tarafından gizlenmiş bir ayıbın varlığını ispatlaması halinde sorumluluk davalı satıcıya geçebilir. Araçta tespit edilen arızanın satımdan önce var olduğu kanıtlanamadığı gibi davalı satıcının araç için ayrıca garanti verdiği hususu da iddia ve ispat edilememiştir. Adi yazılı sözleşmede aracın garantisinin olmadığı açıkça yazılıdır. Açıklanan sebeplerle ispatlanamayan davanın reddine\" karar verilmiştir. <br>Karara karşı, davacı  vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  mahkeme tarafından her ne kadar araçta tespit edilen arızanın satımdan önce var olduğu kanıtlanamadığı şeklinde tespite yer verilmişse de, aracın satış tarihinin  04.07.2017, arıza tarihinin  04.07.2017 olduğunu, araçta bulunan gizli ayıbın satımdan önce var olduğunun açık olduğunu, davalı satıcının, müvekkilinin aracı inceleyerek aldığı hususuna dayanarak sorumluluktan kurtulamayacağını, kaldı ki  araçtaki hasarın, satış işleminden haftalar, aylar sonra ortaya çıkmayıp sadece bir kaç saat içinde ortaya çıktığını,  araçta  meydana gelen gizli ayıptan satıcının sorumlu olduğunun izahtan vareste olduğunu, araçta meydana gelen arıza, gizli ayıp niteliğinde olduğundan satıcının bu durumu ayrıca garanti etmesinin gerekli olmadığını, satıcının  garanti yükümlülüğünün açık ayıplar yönünden Kanunda düzenlendiğin ancak somut uyuşmazlıkta araçta meydana gelen arızanın gizli ayıp niteliğinde olduğunu, alıcının satılandaki ayıbı bilmesi durumunun satıcı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, tüm bu sebeplerle Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ve ... Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması ve yeniden yargılama yapılacaksa davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>Dava, davalıdan satın alınan aracın ayıplı olduğu iddiası ile hasarın giderim bedeli, kazanç kaybı ve aracın arızalanması nedeniyle yapılan diğer giderlerin tahsili istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Taraflar arasında, davalı tarafından davacıya satışı yapılan aracın satış tarihinden önce ayıplı olup olmadığı hususu çekişmelidir.<br>Daha evvel mahkemece 21/12/2018 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilam ile ayıbın süresi içerisinde ihbar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararı istinaf yoluyla inceleyen dairemizce, 15/11/2019 tarih ... Esas .... Karar sayılı ilam ile \"....davalı tarafından satışı yapılan aracın arızalanmasının sebebi, satış öncesi arızanın bulunup bulunmadığı, satıcı tarafından var olan arızanın gizlenip gizlenmediği, alıcının iğfal edilip edilmediği, harici satış sözleşmesinde aracın ekspertizinin yapıldığının belirtilmiş olmasına göre, böyle bir ekspertiz incelemesinin yapılıp yapılmadığı, davacının harici satış sözleşmesindeki aracın ekspertiz muayenesinin yapıldığına ilişkin yazılı kısmın sonradan ilave edildiği iddiası, aracın olağan muayenesi ile ilgili belgeler de getirtilip, Noter Satış Sözleşmesi ve Harici Satış Sözleşmesi içerikleri birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre karar vermek gerektiğinden\" bahisle istinaf isteminin kabulüne, karar verilmiştir.<br>Mahkeme istinaf kaldırma kararından sonra; kaldırma kararı gereğince taraf delilleri toplanmış, dava dosyası içerisindeki adi yazılı sözleşmenin hususi şartlar kısmının sonradan doldurulup doldurulmadığı konusunda araştırma yapılarak taraf tanıkları dinlenilmiş, adi yazılı satış sözleşmesinin hususi şartlar bölümündeki yazıların sonradan yazıldığının davacı tarafça ispat edilemediği kabul edilmiştir. Mahkemece TBK'nın 208.maddesi uyarınca hasarın aracın tesliminden sonra ortaya çıktığı, dolayısıyla davacı alıcının hasardan sorumlu olması gerektiği, davacının ancak satıcı tarafından gizlenmiş bir ayıbın varlığını ispatlaması halinde sorumluluğun davalı satıcıya geçebileceği, araçta tespit edilen arızanın satımdan önce var olduğu kanıtlanamadığı gibi davalı satıcının araç için ayrıca garanti verdiği hususunun da iddia ve ispat edilemediği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. <br>Mahkemece kaldırma kararının bir kısım gerekleri yerine getirilmiş olsa da, dava konusu aracın arızalanmasının sebebi, satış öncesi arızanın bulunup bulunmadığı, satıcı tarafından var olan arızanın gizlenip gizlenmediği, alıcının iğfal edilip edilmediği hususları konusunda herhangi bir inceleme yapılmaksızın davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.  Bu durumda mahkemece yapılması gereken dairemizin 15/11/2019 tarihli kaldırma kararı doğrultusunda konusunda uzman makine mühendisi bir bilirkişiden söz konusu arızanın satış öncesi bulunup bulunmadığı, dava konusu aracın arızalanmasının sebebi, satıcı tarafından var olan arızanın gizlenip gizlenmediği, alıcının iğfal edilip edilmediği hususlarında rapor alınarak oluşacak sonuç dairesinde karar vermekten ibarettir.<br>Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı  vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,\t<br>2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/03/2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın  Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 59,30 TL maktu istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, <br>5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından  davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE, <br>8-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a-6. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a. maddesince kesin olarak karar verildi.29/02/2024<br>\t\t\t<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2375abc6b7c594ce","SID":"791966ce78266d82"}}