{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/188 <br>KARAR NO: 2024/508<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 24/02/2023<br>NUMARASI: 2023/39 E. (D.iş)<br>DAVANIN KONUSU İnternet İçeriğinin Yayından Çıkarılması/Engellenmesi<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/03/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın 17 senedir ülkemizdeki bebek sektörünün itibarlı bir şirketi olup ... markasının da sahibi olduğunu,  firma bebek ve çocuk ürünlerinin satışı için tacir kişi ve kurumlarla çalışmakta ve bayilik vermekte olduğunu, Firmanın toplamda 100'ün üzerinde sanal ve franchise bayilik anlaşması yaptığı kişi veya kuruluş bulunduğunu, davalı firmanın ise reklamını yaptığı üzere tüketicilere yönelik şikayet sitesi olan www.....com un sahibi olduğunu, Davalının müvekkili firma ve markasına yönelik google aramalarında izlenebilecek şekilde sitelerinde; https://www.....com›... URL adresinde \"...  (...) henüz marka profili oluşturmadığı için ... üzerinden şikayet cevaplamıyor ve buradaki müşterileriyle iletişime geçmiyor.\" dendiğini, hemen altında da \"...\" ifadesine yer vererek ihlaller gerçekleştirdiğini, bu ihlallerin 8 Şubat 2023 tarihli Türkiye Noterler Birliği e-tespiti ile tespit edilmiş olup sunulduğunu, davalı firmanın bu ihlalleri marka ismini kullanarak ticari reklam geliri elde etmek amacıyla yapmakta olduğunu, 13 Şubat 2023 tarihinde müvekkili firma tarafından firmaya ait resmi ...@... kayıtlı e-posta hesabından davalı firmaya ait resmi kayıtlı  ...@... e-posta hesabına söz konusu ihlaller ve buna son verilmesiyle  ilgili ihtarname gönderildiğini ancak davalı firma bu tarihe kadar ihtarnameye yanıt vermediğini, ihlali ortadan kaldırmadığını, bu ihlal neticesinde müvekkili firma ve markasının telafisi mümkün olmayan zararlar yaşamaya başladığını, internet ortamında  mağduriyeti katlanarak artmakta olduğunu,  açıklanan sebeplerle ve resen gözetilecek yasal gerekçelerle, markası haklarına yapılan bu tecavüz ilgili bu ihlale son verilmesi için  fazlaya ilişkin hak ve alacaklar, maddi tazminat talepleri saklı kalmak kaydıyla, davalının sitesindeki https://...›... URL adresinin YAYINDAN ÇIKARILMASINA yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesi 24/01/2023 tarihli ara kararıyla; \"İhtiyati tedbir talebinin KISMEN KABULÜ ile, karşı tarafa muhtıra gönderilmesine, 1 hafta kesin süre verilmesine, kaldırılmadığı takdirde internet sitesinin talep konusu ile ilgili tüm konular bakımından kapatılabileceğinin ihtarına, 7251 sayılı Kanun ile değişik HMK 393/1.maddesi gereğince kararın tedbir talep eden tarafa tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren 1 hafta içinde bu kararın uygulanmasının talep edilmesinin zorunlu olduğunun, talep edilmediği taktirde kararın kendiliğinden kalkmış sayılacağının davacı tarafa ihtarına, karar verilmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesi 16/11/2023 tarihli ara kararıyla; \"  Talep edenin ... markasının tescilli sahibi olduğu, iddiasına göre davalıya ait internet sitesinde ... dolandırıcılığı şeklinde yayın yapıldığı ve buna ilişkin tespit tutanağının sunulduğu mahkememizce tespit tutanağı incelendiğinde, Google ...  yazıldığında ... - şikayet var sitesinin çıktığı ve altında kullanıcıların yaptığı diğer aramalar başlığı altında ... dolandırıcılığı ibaresinin bulunduğunun görüldüğü, mahkememizce bu tespit tutanağındaki hususlar dikkate alınarak kaldırılması yönünde davalı şirkete muhtıra gönderilerek bu yönde ihtiyati tedbir kararı verildiği, karşı tarafça uyuşmazlığa konu ... dolandırıcılığı ibaresinin davalı şirket tarafından yayınlanmadığı davalı şirketin bu yazıyı kaldırma yetkisi ve sorumluluğunun olmadığı belirtilerek itirazda bulunulduğu, itirazın değerlendirilmesi açısından dosyanın konusunda uzman bilişim bilirkişisine verildiği, karşı tarafın internet sitesinde ... ile ilgili şikayetlerin kaldırılmış olduğu şikayetleri yazanların da ....com üyeleri olduğunu, ... dolandırıcılığı kelimesi ile arama yapıldığında davalının internet sitesinin çıkmadığı ve davalının sorumlu olmadığı yönünde görüş bildirildiği, bu hususun özellikle teknik ve uzmanlık gerektiren hususlardan olması sebebiyle mahkememiz bilgisini aştığı, dosyanın değişik iş dosyası olması mevcut deliller ile sınırlı olarak inceleme yapılması karşısında alınan bilirkişi raporundaki davalının sorumlu olmadığı,\" gerekçeleriyle Mahkemece verilen 24/02/2023 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına,  talep edenin ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF: Talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; Hükme esas alınan bilirkişi raporunun müvekkiline tebliğ edilmediğini, mahkemece bu hususun göz önünde bulundurulmadığını, dosyada karardan önce reddi hakim talepleri olduğunu, bunun reddedildiğini,  raporu tebliğ almadıkları için itiraz da edemediklerini,  alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, alınan raporda somut gerçeğe yönelik incelemeler yapılmadığını, raporda 2020-2022 yılları arasında ...com sitesinde yayınlanan yazılardan 16 tanesinde ... markası ile dolandırıcılık ifadeleri bir arada kullanıldığı belirtildiğini,  raporda \"... ... aramalarında çıkan sonuçlarda ... alt başlığı altında   \"...com sitesinin hem üst başlık hem de alt başlık olarak tam sorumluluğu bulunduğu tespit edildiğini, \"...  (...) henüz marka profili oluşturmadığı için .... üzerinden şikayet cevaplamıyor ve buradaki müşterileriyle iletişime geçmiyor.\" üst başlığının çıkmasından kim sorumludur? sorusuna \"... sitesi Meta etiketlerini bu şekilde düzenlediği için arama sonuçlarında da bu ifadeler çıktığını, raporun eksik inceleme ile yapıldığını, müvekkili markasını karalayan ifadelere yönelik bir tespit ve değerlendirme olmadığını, ... kelimelerini ayrı ayrı yazarak bir inceleme yaptığını, ...  ifadesini tespit edemediğini, karşı tarafın markalarına ciddi zarar veren URL yi  uhdesinde tutması, ısrarcı olmasının  bir anlamı kendisine bir faydası da olmadığını, firma ve markalarını yıkıcı sonuçlara  neden olacağını, markalarının zedelendiğini ve zarara uğradığından bu eylemin sonlandırılması gerektiğinden bahisle mahkemece verilen 24/02/2023 tarihli kısmen kabul  kararının kaldırılarak talep edenin ihtiyati tedbir taleplerinin reddine ilişkin  kararının ortadan kaldırılmasını dosyanın yeniden inceleme için mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir.  İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sinai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.6100 sayılı HMK'nun 389/1. maddesinde mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, 390/son maddesinde ise tedbir talep edenin davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu belirtilmiştir.İstanbul Anadolu 2.FSHHM nin 2023/39 D.iş dosyasında mahkemece ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne, karar verildiği, itiraz üzerine mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı,  10/10/2023 tarihli bilişim uzmanı tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, T.C. Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/131 Esas dosyası için alınan bilirkişi raporunda yer alan ekran görüntülerinde \"...\" başlığının ya da açıklamasının yer almadığı, yorumların ... üyeleri tarafından yazıldığı, yorumların davalı tarafından yazılmadığı, https://www...com/... adresinde yapılan incelemede yer alan şikayetlerin kaldırılmış olduğu, kaldırılmış olan şikayetleri yazanların ...com üyeleri olduğu, ... da “...” kelimeleri ile arama yapıldığında davalının internet sitesinin indekslenmiş arama motoru sonuçlarında çıktığı ve “... dolandırıcılığı” ibaresinin yer almadığı, “... ” kelimelerine tıklanarak arama yapıldığında ise davalının internet sitesinin indekslenmiş arama motoru sonuçlarında çıktığı ve “...” ibaresinin yer almadığı, “...” ibaresinin yer aldığı başka bir internet sitesinin çıktığı, Yapılan incelemelerden bahse konu yazıların davalının sorumluluğunda olmadığı belirtilmiştir. Mahkemece bilirkişi raporu talep eden vekiline karardan sonra 08/01/2024 tarihinde  tebliğ edilmiş olup, talep eden vekili tarafından istinaf aşamasında bilirkişi raporuna karşı itirazlarını ileri sürmüştür.Talep eden tarafından mahkeme hakiminin reddedildiği, İstanbul  BAM 37 22/11/2023 tarih  2023/2540 E. 2023/3006 K. SAYILI dosyası ile istinaf talebinin esastan reddine  karar verilmiştir. Mahkemece hakimin reddi kararı kesinleşmeden dosyadan 16/11/2023 tarihinde karar verilmiş ise de, 6100 sayılı  HMK 42/4 mad. göre şu kadarki gecikmesinde sakınca bulunan iş ve davalar bunun dışında olduğundan istisna kapsamında olması sebebiyle bu durumun mahkemece ihtiyati tedbire itirazın değerlendirilmesine engel teşkil etmeyeceği anlaşılmıştır. Mahkemece bilirkişi raporu aldırıldığı, bilişim uzmanı tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda https://www...com adresinde yapılan incelemede yer alan şikayetlerin kaldırılmış olduğu, kaldırılmış olan şikayetleri yazanların ...com üyeleri olduğu, Google da “...” kelimeleri ile arama yapıldığında davalının internet sitesinin indekslenmiş arama motoru sonuçlarında çıktığı ve “...” ibaresinin yer almadığı, “...” kelimelerine tıklanarak arama yapıldığında ise davalının internet sitesinin indekslenmiş arama motoru sonuçlarında çıktığı ve “... dolandırıcılığı” ibaresinin yer almadığı, “...” ibaresinin yer aldığı başka bir internet sitesinin çıktığı, yapılan incelemelerden bahse konu yazıların davalının sorumluluğunda olmadığı  belirtildiğinden, muhtıra üzerine karşı tarafın internet üzerindeki ibareleri kaldırdığı anlaşıldığından talep edenin hukuki yararı kalmadığından istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde talep eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 24/02/2023 tarih ve  2023/39 D.İş sayılı kararına karşı talep eden vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı talep eden tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Talep eden tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 14/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d855262f79164aaa","SID":"a57fd7f7ce3f0585"}}