{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 24/02/2021<br>DAVA: İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki))<br>BİRLEŞEN ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... <br>ESAS-... KARAR SAYILI DOSYASI<br>DAVA: İtirazın iptali (Rehin Karşılığı Ödünç Verme İşinden)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 04/03/2024<br><br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Asıl davada davacı vekili; Davalı, eski adı ... Tur. İnş. Taah. Emlak San. Tic. Ltd. Şti., yeni adı .... Tur. San. Tic. Ltd. Şti. olan müvekkili şirketin eski ortağı olduğunu, davalı şirket hisselerini 10/04/2013 tarihinde şirketin diğer ortağı ve kardeşi olan ...ye bedeli mukabili devrettiğini ve ortaklığının sona erdiğini, .... bu tarihten sonra şirketin tek ortaklı sahibi olduğunu, Antalya İli .... İlçesi, ... Mah. .... Ada .... parsel sayılı taşınmazdaki .... nolu tüm bağımsız bölümlerin tapu kayıtları üzerine davalı lehine ipotek konulduğu tarihte gayrimenkul sahibi gözüken ... ...Ltd. Şti., daha sonra isim değişikliğine giderek .....Ltd. Şti. ismini aldığını, bu şekilde resmi tüm kurumlarda ve tapuda isim değişikliğinin yapıldığını,  açıklanan nedenlerle belirtilen adrese davalı lehine konan ipoteklerin kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Birleşen Antalya 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında  davacı vekili; davalı şirketin müvekkili ...'ye olan 250.000,00-TL borcundan dolayı Antalya 10. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, borçluya ödeme emri gönderildiğini borçlu tarafından 22/01/2019 tarihli dilekçe ile borca ve ferilerine itiraz ettiğini, icra müdürlüğünce icra takibinin durdurulduğunu, müvekkiline davalı şirketin 272.759,56-TL alacağının 22.759,56-TL'sini ödediğini kalan 250.000,00-TL alacağın temini için, mülkiyeti davalı şirkete ait Antalya İli ... İlçesi ... Mahallesinde kain, tapuya ... ada ...parselde kayıtlı ... nolu taşınmazlar üzerine vadesi 10/06/2018 tarihi olan müşterek ipotek tesis edildiğini, borçlu tarafından itirazı sırasında müvekkiline olan borcunu ödediğine dair hiçbir belge sunmadığını, bu nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Asıl dava davalısı davaya yanıt vermemiş, mahkemece davayı tümden inkar ettiği kabul edilmiştir.<br>Birleşen Antalya 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyasında davalı vekili; davacı tarafın ... Tur. San. Tic. Ltd. Şti'nin eski ortağı olduğunu, kendisinin varılan anlaşma neticesinde şirket hisselerini 10/04/2013 tarihinde şirketin diğer ortağı ve kardeşi olan .. ye bedeli mukabil devrettiğini ve ortaklığının sona erdiğini, ... nin bu tarihten sonra şirketin tek ortaklı sahibi olduğunu,  tarafların bunun dışında şirkete ait gayrimenkullerde de ortaklığı sonlandırmak adına davalıya ait gayrimenkul hisselerinin bedelini ödeme konusunda şirket hisse devrinin yapıldığı 10/04/2013 tarihinde sözleşme yapıldığını, sözleşme uyarınca söz konusu gayrimenkulün hissesine yönelik alım satımından kaynaklı borca ilişkin borç bitinceye kadar mülkiyeti müvekkili şirkete ait olan gayrimenkullere de ipotek konulması hususunda tarafların anlaştığını, bu anlaşmaya istinaden 29/04/2013 tarihinde davacı lehine 250.000,00-TL bedelli teminata esas olmak üzere takibe dayanak yapılan ipotek senediyle müvekkili şirkete ait ... ada ... parsel sayılı taşınmazın tüm bağımsız bölümlerine ipotek konulduğunu, taraflarınca borcun ödenmiş olması ve ipoteğe konu bir borcun kalmaması nedeniyle 11/07/2018 tarihinde Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında ipoteğin fekki davası açıldığını, dosyanın şuan derdest olduğunu, bu mevcut iken taraflarına karşı alacaklı olunduğu iddiasıyla iş bu davanın açılmasının kötü niyetli olduğunu,  bu nedenlerle haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"Asıl dava ipoteklerin fekki, birleşen dava ise; birleşen davacının, birleşen davalıya karşı yapmış olduğu ilamsız takibe itirazın iptaline ilişkindir.<br>Davalı- karşı davacı, davacı yanca sunulan protokol altındaki imza ile protokolde bahsi geçen senetlerin ödendiğini ön inceleme duruşmasındaki beyanlarında kabul etmiştir. Davaya konu ipoteğin ise; başkaca bir borçtan kaynaklandığını beyan etmiştir.<br>Davalının bu beyanı niteliği itibariyle bağlantılı birleşik ikrardır. Bağlantılı bileşik ikrarda bulunan taraf, diğer tarafın ileri sürdüğü vakıayı ikrar eder, fakat ikrarına bu vakıadan çıkan hukuki sonucu hükümden düşüren ve bu vakıanın doğumu ile ilgili bulunmayan başka bir vakıa ileri sürer. Bu durumda ikrarın bölünebileceği, dolayısıyla ispat yükünün davalıya düşeceği kabul edilmektedir. Bu durumda fekki istenen ipoteğin  başkaca borç için verildiğini davalı-birleşen davacı kanıtlamalıdır.<br>Davacı yanca sunulan protokol nazara alındığında tarafların protokolde belirlenen borç için ipotek kurdukları sabittir. İpotek tarihi, protokol tarihi ve devir tarihi davacının iddiası ile tutarlıdır. Yine davacı karşı davalının usulüne uygun tuttuğu ticari defterleri de lehine delil niteliğinde olup bu defterlere göre cari hesap ilişkisi içinde protokol dışında davalının iddiasında belirttiği gibi başkaca borç bulunmadığı da anlaşılmaktadır. Davalı soyut bir ifade ile bu ipoteğin protokolde belirtilen ipotek olmadığı iddiasında bulunmuş ise de buna ilişkin herhangi bir delil sunmamış, protokolde belirtilen ipoteklerin hangileri olduğunu ve borç ödendikten sonra hangi ipoteklerin kaldırıldığı hususunu da açıklayamamıştır.<br>İpotek miktarının borçtan az olması da davalı- karşı davacı lehine karine teşkil etmeyecektir, zira ipotek borç için teminat olup, teminat alınıp alınmaması ya da teminatın borçtan daha azı için alınması mümkündür. Anlatılan nedenlerle asıl davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Birleşen dava yönünden birleşen davacının lehine tesis edilen ipotek kayıtsız şartsız para borcu içerdiğinden İİK 150/h uyarınca ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takibe konu edilebilecektir. Somut olayda birleşen davacının alacağını tahsil etmek amacıyla İİK. 150/h maddesi uyarınca ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi yaparak, borçlu hakkında İİK. 149. Maddesi gereği icra emri düzenlenebilecekken, ilamsız takip başlattığı ve İİK. 149/b maddesine göre ödeme emri düzenlendiği, itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür. Oysa Yargıtay 8.HD (2012/12728 E, 2012/12286 K.) ve 12. HD nin (2011/3330 E, 2011/3784 K.,2016/21182 E, 2016/19375 K.) yerleşik içtihatlarına göre ilam dayalı alacaklarda ilamsız icra takibi İİK.'nın 32. maddesi amir hükmüne ve dürüstlük kuralına aykırı olmakla, süresiz şikayete tabii olarak icra emrinin iptali her zaman mümkündür. Bu halde somut olayda; usulüne uygun başlatılmış bir icra takibi  bulunmadığından, alacaklı davacının itirazı iptali davası açmakta hukuki menfaatinin de olmadığı anlaşılmakla, davanın hukuki menfaat yokluğundan (dava şartı yokluğundan) usulden reddine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, asıl dosya davalısı birleşen dosya davacısı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Asıl dosya davalısı birleşen dosya davacısı vekili istinaf dilekçesinde özetle;   İpotek konusu borç ile senetlerin; tarafları, doğum tarihleri, tanzim tarhileri, miktarı ve vade bitiş tarihlerinin birbirlerinden farklı olduğunu, borcunu ödediğini iddia eden kişinin ödemeye ilişkin bir belge ve/veya ibraname sunması gerektiğini, hukukumuzda; üst limit ipoteği ve ana para (kesin borç) ipoteği dışında bir ipotek kavramının söz konusu olmadığını, hukuki nitelendirme yapılacak hususlarda dosyanın mali müşavir bilirkişisine gönderilmesi ve hükme dayanak alınması mümkün olmadığını, karar defterinde dahi ipotek tesis edilmesi yönünde karar alındığını, bu karardan sonra müvekkiline ödeme yapılmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, asıl davanın reddi ile birleşen davanın kaulüne kara verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, asıl dava yönünden ipoteğin kaldırılması, birleşen dosya yönünden itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yazılı gerekçe ile asıl dava yönünden; davanın kabulüne, birleşen Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası yönünden ise; davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Asıl dava yönünden; 6100 sayılı HMK. madde 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, taraflar arasında düzenlenen ve imzası inkar edilmeyen protokolde senetlerin teminatı amacıyla davalı lehine davaya konu taşınmazlarda ipotek tesis edileceğinin açıkça belirtilmesine, davalı yanın protokole konu senet bedellerinin ödendiğine ilişkin kabulüne, yine davalı yanın fekki istenen ipoteğin  başkaca borç için verildiğini ispat edememesine, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşılmıştır.<br>Birleşen dava yönünden; birleşen davada davacı vekilinin, istinaf dilekçesinde birleşen davaya ilişkin ayrıca ve ayrıntılı istinaf istemi bulunmasa da; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında  Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 madde düzenlemesi gereğince; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin yargılama giderlerinden sayılarak davadaki haklılık oranına göre taraflara yükletilmesi gereklidir. Mahkemece, bu kanuni düzenlemenin göz ardı edilerek arabuluculuk ücreti hakkında hüküm tesis edilmemesi hatalıdır. Söz konusu hata, kamu düzenini ilgilendirmesi sebebiyle Dairemizce re'sen gözetilmiş, yeniden esas hakkında tesis edilen hükümde Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücreti hüküm altına alınmıştır.<br>Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; ancak kamu düzenine aykırı yönün düzeltilmesi amacıyla re'sen sebeplerle kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının re'sen sebeplerle kaldırılmasına karar verilerek usulü kazanılmış haklar da korunmak suretiyle; 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Asıl dosya davalısı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-Birleşen dosya davacısı vekilinin birleşen dosyaya ilişkin istinaf başvurusunun re'sen sebeplerle KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 24/02/2021 tarih ve ... Esas ve ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, <br>a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcının peşin yatırılan 4.269,38 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 3.841,78 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde birleşen dosya davacısına İADESİNE,<br>Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/05/2021 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı, ... Harç sayılı harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince İPTALİNE, <br>b-Birleşen dosya davacısı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>c-Arabuluculuk aşamasında sarf edilen 1.320,00 TL'nin yargılama gideri olarak 6183 sayılı Kanun'a göre tahsil edilmek üzere birleşen dosya davacısından alınarak Hazine'ye GELİR KAYDINA, <br>d-Birleşen dosya davalısı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 4.080,00 TL vekalet ücretinin birleşen dosya davacısından alınarak, birleşen dosya davalısına VERİLMESİNE, <br>g-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgiliye İADESİNE, <br>3-İstinaf incelemesi yönünden; <br>a-Birleşen dosya yönünden, birleşen dosya davacısının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 59,30 TL maktu istinaf karar harcının talebi halinde birleşen dosya davacısına İADESİNE, <br>b-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince asıl dosya yönünden alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcının peşin yatırılan 4.269,40 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 3.841,80 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde asıl dosya davalısına ilk derece mahkemesince İADESİNE,<br>c-Birleşen dosya davacısı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 54,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 216,60 TL yargılama giderinin birleşen dosya davalısından alınarak, birleşen dosya davacısına VERİLMESİNE, <br>c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi. 04/03/2024 <br>\t\t\t\t<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6b21a35afafb5f79","SID":"45c9b31d95b0992e"}}