{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2024/337 - 2024/422<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2024/337 <br>KARAR NO\t: 2024/422<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/01/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/4 E.  <br><br>İHTİYATİ TEDBİR <br>İSTEYEN\t: <br>VEKİLİ\t<br>KARŞI TARAF\t<br><br>TALEP KONUSU\t: İhtiyati Tedbir   <br><br>\tTaraflar arasında görülen ihtiyati tedbir ilişkin Ankara 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04/01/2024 tarih ve 2024/4 Esas sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>  <br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: İhtiyati tedbir isteyen vekili, YİDK kararının iptali ve tasarımın hükümsüzlüğü istemli davada, dava konusu tasarımın 3. kişilere devrinin önlenmesi ve  karşı tarafın dava konusu tasarım tescilinden doğan haklarının engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep edilmiştir. <br><br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu tasarımın mahkemenin bilgisi haricinde devredilmesi ihtimalinde doğacak olumsuz sonuçların önlenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu tasarım  başvurusunun, dava sonuçlanıncaya kadar 3. kişilere devrinin önlenmesine, tedbirin niteliğine göre takdiren teminat alınmasına yer olmadığına, sair ihtiyati tedbir talebinin de yaklaşık ispat koşulu sağlanmadığı gerekçesiyle reddine  karar verilmiştir. <br><br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir isteyen vekili, karşı taraf şirket tarafından müvekkili aleyhine Bakırköy 2 FSHHM'de açılan davada müvekkiline ait tasarım, patent, ve faydalı modelin karşı tarafa karşı kullanılmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiğini, dava konusu tasarıma karşı yaptıkları itirazlarının haksız olarak reddedildiğini, bunun üzerine karşı taraf şirketin dava konusu tasarıma dayalı olarak müvekkiline ihtar gönderdiğini, karşı tarafın kötü niyetle elde ettiği hakları müvekkili aleyhine kullandığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve karşı tarafın dava konusu tasarımdan kaynaklanan hakların müvekkiline karşı kullanmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir.  <br><br>GEREKÇE\t: Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>                          Yukarıdaki özet kısmında da belirtildiği üzere davacı, davalı Şirkete ait tasarım başvurusuna yaptıkları itirazın reddine dair YİDK kararının iptalini ve dava konusu tasarımın  hükümsüzlüğünü talep ettiği davada, dava konusu tasarımın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi ve karşı tarafın dava konusu tasarımdan doğan haklarını davacıya  karşı kullanılmaması yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesini  istemiştir. Dolayısıyla işbu davada 6100 sayılı HMK.'nın 390/1. maddesinde düzenlenen, asıl dava ile birlikte talep edilen ihtiyati tedbir istemi söz konusudur. <br>O halde, ihtiyati tedbir talebinin dinlenme koşullarının bulunup bulunmadığının, asıl davadaki istemler de gözetilerek, öncelikle 6769 sayılı SMK ve ardından da 6100 sayılı HMK hükümlerine göre incelenmesi gereklidir. Zira SMK.'nın 159/1. maddesinde ihtiyati tedbir sebepleri açıkça düzenlendiğinden, bu sebeplerin mevcudiyeti halinde, ayrıca Hukuk Muhakemeleri Kanununda yer alan ihtiyati tedbir sebeplerine başvurulmasına gerek kalmayacaktır.<br>\t6769 sayılı SMK.'nın \"İhtiyati tedbir talebi ve ihtiyati tedbirin niteliği\" başlıklı 159/1. maddesi hükmüne göre \"Bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişiler, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir.\"<br>\tİhtiyati tedbir isteyenin anılan maddede düzenlenen ilk şartı taşıdığı, yani \"bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişilerden olduğu\" açıktır. <br>\tSMK.'nın 159. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesi için davalı kullanımın tecavüz teşkil etmesi veya kullanımın tecavüz teşkil ettiği yönünde ciddi ve etkin çalışmalar yapılması gibi iki temel sebebinin mevcudiyeti aranmaktadır. <br>\tEsasen SMK.’nın 159. maddesi sınai mülkiyet hakkına tecavüz dolayısıyla talep olunabilecek ihtiyati tedbirleri düzenlediğinden, anılan maddenin somut uyuşmazlıkta uygulanabilme imkanı bulunmamaktadır. SMK.’nın 159. maddesi hükmünde açıkça düzenlenmeyen konularda, örneğin hükümsüzlük davalarında mahkemeden istenebilecek ihtiyati tedbirler hakkında, Hukuk Muhakemeleri Kanununun uygulanması gerektiği konusunda duraksanmamalıdır. <br>\tİhtiyati tedbirin şartlarını düzenleyen 6100 sayılı HMK.'nın 389/1. maddesinde ise \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" hükmü yer almaktadır.  <br>\tAnılan hükme göre ihtiyati tedbir kararı sadece \"uyuşmazlık konusu\" hakkında verilebilir. Aslında aynı gereklilik, 6769 sayılı SMK.'nın 159/1. maddesi hükmünde yer alan \"dava konusu kullanımın\" ibaresi ile de vurgulanmıştır. İşbu davada ise davacı,  YİDK kararının iptali ile bilikte davalıya ait tasarımın hükümsüzlüğünü istemektedir. Buna göre  davanın konusu, karşı taraf Şirketin mal varlığına dahil bulunan tasarım hakkıdır. O halde işbu davada , uyuşmazlık konusu olan tasarımın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde bir ihtiyati tedbir kararının verilebilmesi mümkün ise de, ihtiyati tedbir isteyenin diğer istemi bakımından üzerine tedbir konulmasını istediği şey, karşı tarafın dava konusu tasarımından kaynaklanan haklarının kullanılmasının engellenmesi olup, bu husus hükümsüzlük davasının konusu değildir. <br>\tBir an için somut uyuşmazlıktaki gibi hakkında hükümsüzlük kararı verilmesi ihtimali bulunan bir tescilli sınai mülkiyet hakkına dayanan kişilerce, başkaları aleyhine bu haklarının kullanılmasının önemli zararlara neden olabileceği ve bu durumun ihtiyati tedbir yoluyla engellenmesi gerektiği düşünülebilir ise de, hükümsüzlük nedeni olarak ileri sürülebilecek tüm bu gerekçelerin, tescilli sınai mülkiyet hakkı sahiplerinin 6769 sayılı SMK 149. maddesi uyarınca adli merciler nezdinde herhangi bir talepte bulunmaları halinde, bu taleplere karşı bir savunma olarak ileri sürülebileceği, hatta bu konuda önceki davalarda alınmış bilirkişi raporları varsa bunların delil olarak sunulabileceği ve bu talepleri inceleyen mahkemelerce veya diğer adli mercilerce de bu savunmaların değerlendirileceği açıktır. <br>\tYoksa eldeki uyuşmazlık gibi, konusu tescilli sınai mülkiyet hakkının davacıya karşı kullanılması olmayan bir davada, tescilli sınai mülkiyet hakkının kullanılmasının önlenmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararının verilebilmesi mümkün değildir. Zira bu durumda tüm talepler açısından dava şartı olarak aranan hukuki yarar şartı da anılan ihtiyati tedbir talebi yönünden sağlanmamış bulunmaktadır. <br>\tBu durumda, mahkemece, karşı tarafın dava konusu tasarımından kaynaklanan haklarının kullanılmasının engellenmesine ilişkin ihtiyati  tedbir talebinin açıklanan gerekçelerle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru olmamış, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilebilen, yerel mahkeme hükmünün gerekçesinin değiştirilerek düzelterek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmeyip, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiğini düzenlediğinden, Dairemizce ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun, karşı tarafın tasarımından kaynaklanan haklarının kullanılmasının engellenmesi  talebinin reddine dair ilk derece mahkemesi hükmünün gerekçesine ilişkin olarak yerinde görülmekle  kabulü ile infazda tereddüt yaratmamak adına dava konusu tasarımın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi konusundaki ihtiyati tedbir kararı da yeniden hükme yazılarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. <br>\t<br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-İhtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen  04/01/2024 gün ve 2024/4 Esas sayılı ara kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-İhtiyati tedbir isteminin KISMEN KABULÜNE,  karşı taraf Şirkete ait dava konusu 2022/016209  sayılı tasarımın nihai kararın kesinleşmesine kadar HMK'nın 389 ve devamı maddeleri uyarınca 3. kişilere devrinin ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine,<br>\t3-Davanın niteliği ve tarafların durumuna göre takdiren teminat alınmasına yer olmadığına,<br>\t4-Diğer ihtiyati tedbir talebinin yukarıda açıklanan gerekçeyle reddine,<br>\t5-İhtiyati tedbir isteyen tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85 TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde ihtiyati tedbir isteyene iadesine,<br>\t6-İstinaf aşamasında ihtiyati tedbir isteyen yapılan yargılama giderlerinin esas hakkındaki hükümle birlikte değerlendirilmesine, <br>\t7-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,\t<br>\t8-Kararın tebliğ ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 01/03/2024 tarihinde  HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br>\t<br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/03/2024 \t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8e18b409a6579ec3","SID":"dc13ee3c42dd032e"}}