{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS  NO: 2024/642 <br>KARAR NO: 2024/723<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/07/2023<br>ESAS NO: 2023/296<br>KARAR NO: 2023/704<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:20/03/2024<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:26/03/2024<br>Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/07/2023 tarih ve 2023/296 Esas 2023/704 Karar sayılı ilamına karşı ,davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davalı  tarafından müvekkili Belediyeye bağış amacıyla ibraz edilen ve takip talebi ekinde icra müdürlüğüne sunulan belgelerin karşılıklarının ödenmemesi nedeniyle Kayseri Genel İcra Müdürlüğü’nün ...  Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ... belediye kayıtları ve bilirkişi incelemeleri neticesinde de tespit edileceği üzere davalı şirketin bağış nedeniyle ödemesi gereken meblağın tamamı müvekkil belediyeye ödenmediğini, bağış senedi davalı firma yetkilisi tarafından imzalanmışken davalının böyle bir borcu olmadığı gerekçesi ile takibe itiraz etmesi haksız ve kötü niyetli olduğunu, borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptaline, takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALI VEKİLİ'NİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE:<br>Müvekkilinim iddia edildiği gibi davacı belediyeye hiçbir borcu bulunmadığını, söz konusu alacağa  ilişkin her hangi bir alacak söz konusu olmadığını, davacı belediye müvekkile söz konusu takipte alacağı söz konusu olacak hiçbir kamu hizmeti vermediğini iddia edildiği gibi bağış tek taraflı bir iade beyanı olduğunu bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi ve yargıma giderleri ve ücreti vekaleti karşı tarafa yükletilmesi karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda \"...-Kötüniyet tazminatına ilişkin değerlendirmede; İcra İflas Kanunun 67/2.maddesi uyarınca itirazın iptali davasının kısmen veya tamamen reddi halinde, borçlu lehine hükmedilecek tazminat kötü niyet tazminatı olup, borçlu lehine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksız olmasının yanında takip alacaklısının kötü niyetli olması gerekir. Alacaklı icra takibi başlatmakta kötü niyetli değilse aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilemez. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2018/6546 E., 2019/7768 K. Sayılı ilamı) Öğretide ve Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu hâlde, icra takibine girişen alacaklının kötü niyetli olduğu kabul edilmektedir. Anılan yasa hükmünde düzenlenen ve ‘kötü niyet tazminatı’ olarak adlandırılan tazminat, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde takibe girişmekte kötü niyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Hemen belirtilmelidir ki, alacağının varlığına maddi hukuk kuralları çerçevesinde inanarak icra takibine girişen, ancak bunu usul hukuku kurallarına uygun şekilde kanıtlayamadığı için itirazın iptali istemi reddedilen bir alacaklı, İİK’nın 67. maddesi anlamında ‘haksız’ ise de, ‘kötü niyetli’ olarak kabul edilmesine ve dolayısıyla, bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesini açıkça şart koşan söz konusu hüküm çerçevesinde tazminatla sorumlu tutulmasına hukuken olanak yoktur. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.06.1980 tarihli ve 1979/9-82 E., 1980/2073 K.; 10.04.2002 tarihli ve 2002/19-282 E., 2002/299 K.; 27.04.2005 tarihli ve 2005/19-286 E., 2005/268 K., 21.10.2015 tarihli ve 2013/19-2415 E., 2015/2335 K., 01.03.2017 tarihli ve 2015/1048 E., 2017/380 K.  sayılı kararlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir. Başka bir ifadeyle; İİK’nın 67/2. maddesi hükmüne göre, itirazın iptali davasının davalı (borçlu) lehine sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötü niyetli olması hâlinde, istem varsa, davalı (borçlu) lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gereklidir. Burada takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötü niyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötü niyetli olduğunu iddia eden davalı(borçlu)’nun üzerindedir. Açıklanan gerekçeler ışığında, dava yönünden davacı kötü niyetli görülmediğinden ve bu hususun davalı tarafından ispatlanamaması sebebi ile davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. 1-Davacının davasının reddine, 2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine...\" dair karar verilmiştir. <br>İş bu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:  <br>Davalı tarafından müvekkili...   bağış amacıyla ibraz edilen ve dosyaları ekinde icra müdürlüğüne sunulan belgelerin karşılıklarının ödenmemesi nedeniyle Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ...  Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine borçlu vekili tarafından hiç bir borcu bulunmadığı gerekçesi ile itiraz edildiğini, borçlu davalı şirketin böyle bir borçlarının olmadığını iddia ettiğini,  belediye kayıtları ve bilirkişi incelemeleri neticesinde tespit edileceği üzere davalı şirketin bağış nedeniyle ödemesi gereken meblağın tamamını müvekkili belediyeye ödenmediğini, bağış senedinin davalı firma yetkilisi tarafından imzalanmışken davalının böyle bir borcu olmadığı gerekçesi ile takibe itiraz etmesinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, tüm bu nedenlerle usule, yasaya, hukuk ve yerleşmiş Yargıtay uygulamalarına aykırı yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, yargılama giderlerinin davalı  tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>Dava, itirazın iptali istemine  ilişkindir.<br>HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda; <br>Dosya kapsamında toplanan delillere,uyuşmazlığın niteliğine göre dava şartı ara buluculuğa tabi davalardan olmasına, somut olayda ara buluculuk başvurusunun yerine getirilmediğinin anlaşılmış olmasına, ilk derece mahkemenin somut olaya yönelik kanıtları takdirinde ve hukuki ilişkiyi nitelendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına,Yargıtay uygulamasının da bu yönde olmasına (Y.6.HD.23.10.2023, 2022/4534E.2023/3417K, Y.6.HD.12.02.2024, 2023/4498E. 2024/567K) istinaf edilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere göre  davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca  esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 13/07/2023 tarih ve 2023/296E - 2023/704K sayılı nihai kararının  usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla  davacı vekilinin yapmış olduğu istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davacıdan alınması gerekli olan 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile  HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 20/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ad4a11125e28eb13","SID":"7b09ba8d0c4bbbb0"}}