{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1321 Esas<br>KARAR NO: 2024/452<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/04/2022<br>NUMARASI: 2020/336E, 2022/306K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 08/03/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davacıya 10/07/2020 tarihinde tebliğ edilen kambiyo senetlerine mahsus takibe ilişkin ödeme emrine konu bonodaki imzanın davacı firmaya (yetkilisine) ait olmaması nedeniyle ve icra dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespiti amacıyla işbu davayı açtıklarını, davacı aleyhine 10/04/2018 tanzim 08/01/2020 vade tarihli 400.000TL tutarlı bonoya dayalı olarak bono lehtarı ... San ve Tic AŞ tarafından İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından kambiyo senetlerin mahsus  icra takibine geçildiğini, tebligatın taraflarına 10/07/2020 tarihinde tebliğ edildiğini, bono üzerinde yer alan imzanın  kesinlikle davacı firma yetkilisine ait olmadığını, 09/01/2015 tarihli ticaret sicil gazetesinin de ortaya koyduğu üzere ... Mimarlık firmasının tek yetkilisi (müdürü olduğunu), onun da ... olduğunu,  ...'nın ise bir dönem ortaklığı dışında, şirkette her zaman tek söz sahibinin  ... olduğunu,  davaya konu bono üzerinde şirket kaşesi üzerinde yer alan imzanın kime ait olduğunun tam olarak anlaşılamadığını, ister bir başkası isterse bonoda aval veren olarak ismi yer alan ... tarafından imzalanmış olsun, şirketi temsil ve ilzama yetkili olmayan şahıs tarafından atılan imzanın kesinlikle şirketi temsil ve ilzam  eden bir imza olmadığını, davacı firmanın borçlu olarak kabulünün mümkün olmadığını beyanla, İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından borçlu olmadıklarının tespitine, davalının haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasındaki mal alışverişine binaen muhtelif faturalar düzenlendiğini ve bu ticari ilişki sonucunda ilgili şirketin cari hesap ekstresinde 1.188.110,59TL borç doğduğunu, ilgili borca binaen ... tarafından aval verilen 10/04/2018 düzenleme tarihli 08/01/2020 vade tarihli ve 400.000TL bedelli bononun davacı şirket tarafından davalı şirket lehine düzenlenerek verildiğini, ancak bononun ödeme günü gelmesine rağmen ödenmemesi üzerine İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davacı tarafından imzaya itiraz edilmek suretiyle huzurdaki menfi tespit davasının açıldığını, davacının davasının haksız olduğunu, davacı şirketin cari hesap ekstresinde görüldüğü üzere çeşitli tarihlerde davalı şirketten mal satın aldığını ve huzurdaki dava ile imza inkarında bulunduğu bonoyu keşide ettiğini, malların tesliminin sevk irsaliyeleri ile sabitken eğer ilgili bononun o borçlar için düzenlenmedi ise bononun ödeme tarihine kadar davacı şirketin hiçbir ödemede bulunmamasının nedeninin de açıklanması gerektiğini, olayın bu şekilde akışına bakıldığında bononun cari hesap borcu için keşide edildiğini, imzanın ... Mimarlık Tasarım İnş San ve Tic Ltd Şti yetkilisine ait olduğunu, kaşe üzerindeki imza ile davacı şirket yetkilisinden alınacak imza örnekleri karşılaştırıldığında imzanın şirket yetkilisine ait olduğunu, dolayısıyla bonodan davacının sorumlu olduğunun ortaya çıkacağını, kabul anlamına gelmemekle birlikte bono üzerindeki keşideci imzasının şirket yetkilisine ait olmasa bile davacı şirketin bu bono nedeniyle sorumlu olduğunu, bonoyu keşideci olarak imzalayan kişi kim olursa olsun bononun davacı ile davalı arasındaki ticari iş karşılığı verildiğini beyanla, haksız davanın usulden veya esastan reddine, davacının takip miktarının en az %20'si oranında tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: \"...Davalı vekili tarafından dosyaya sunulan Büyükçekmece ...Noterliğinin 12/01/2012 tarihli ... yevmiye nolu genel vekaletnamesinin incelenmesinde, davacı ... Tasarım Şti'ni temsile  ... tarafından  icra takip konusu bonoda avalist olan ve aynı zamanda bono içeriğine göre şirket adına imza attığı belirtilen  ...'ya işyeri idare yetkisi verildiği, işyeri idaresi yetkisi ile, davacı tarafından ...'ya faaliyet konumla ilgili olarak tüm işleri yürütmeye, adına ticari mal almaya, satmaya, bedellerini tahsile, fatura, fiş ve makbuzları tanzim ve imzalamaya, işyeri ile ilgili her türlü evrak, belge, izin, ruhsat ile ilgili makamlardan temin etmeye, ticari defterlerini işyeri ile ilgili belgeleri ibraza, tutulacak tutanakları imzalamaya vs. yetki verildiği, bu bağlamda davacı tarafa  bonoda avalist olan ve aynı zamanda bono içeriğine göre şirket adına imza attığı belirtilen ...'ya verilen vekaletnameden azledilip azledilmediği ve söz konusu vekaletnamede şirket adına işlem yapma ve iş yeri yönetim yetkisi verildiğinden söz konusu vekaletname azli yapılmış ise bunun şirketle ilişkisi olan ve diğer şirket ve şahıslara bildirimde bulunulup bulunulmadığı hususunda beyanda bulunmak üzere süre verildiği, 17/03/2021 tarihli duruşmada hazır bulunan davacı şirket yetkilisi  ..., ... 'yı azletmediğini beyan ettiği, davacı tarafından icra takibine konu edilen bonodaki imzanın eli ürünü olmadığından bahisle borçlu olmadığının tespitini talep etmiş ise de, bonoya imza atan ...'ya davacı tarafından vekaletname ile geniş kapsamlı iş yeri idaresi yetkisi verildiği, hatta bu vekaletnamede şirket adına bankalardan para çekme yetkisinin dahi bulunduğu, her ne kadar BKnun 504.maddesi uyarınca vekilin özel olarak yetkili kurumlar için kambiyo taahhüdünde bulunamayacağı düzenlenmiş ise de, bu düzenlemenin istisnalarından bir tanesinin BKnun 548 maddesi olduğu, BKnun 548.maddesi uyarınca ticari temsilcinin iyi niyetli üçüncü kişilere karşı işletme sahibi adına kambiyo taahhüdünde bulunmaya ve onun adına işletmenin amacına giren her türlü işlemleri yapmaya yetkili sayıldığı, TBKnun 547.maddesi uyarınca ticari temsilcinin işletme sahibinin ticari işletmeyi yönetme ve işletmeye ilişkin işlemlerde ticaret ünvanı altında ticari temsil yetkisi ile kendisini temsil etmek üzere açıkça yada örtülü olarak yetki verdiği kişi olduğu, davacı şirket tarafından dava dışı ...'ya verilen vekaletname içeriği dikkate alındığında ...'nın ticari temsilci sıfatını taşıdığı, işletme sahibinin ticari temsilcinin fiillerinden sorumluluğunun tescilin yapılmış olmasına bağlı olmadığı, taraflar arasında bulunan ticari ilişkide de  ... tarafından imzalanan senetlerin davacı şirket tarafından ödendiği, bu hususun  davalı tarafından ibraz edilen ödenmiş senet asılları ile anlaşıldığı, kaldı ki mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda davalı alacağının davacı şirketin ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu ve davacı şirketin davalı şirkete mevcut senet miktarlarından daha fazla oranda borçlu bulunduğu anlaşıldığından, davacının davasının reddine\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davaya konu bono üzerinde  şirket kaşesi üzerinde yer alan imzanın kime ait olduğu tam olarak anlaşılamadığını, şirketi temsil ve ilzama yetkili olmayan  şahıs tarafından atılan imzadan dolayı şirketin sorumlu tutulamayacağını, Silivri ... Noterliği’nin 12/01/2015 tarih ve ... yev. no'lu müvekkili şirkete ait imza sirkülerine göre bononun ...  tarafından imzalanmadığını çıplak göz ile dahi anlaşılır olduğunu, Davalının tacir olduğunu, basiretle hareket etmekle mükellef olduğunu, Taraflar arasında (muhal farz) ticari ilişki ve hatta müvekkil firmanın borcunun bulunması dahi, müvekkili firma adına sahih olmayan imza ile bono oluşturulmasına ve hatta aleyhe takibe geçilmesine cevaz vermeyeceğini, \"bu şekilde bir kambiyo evrakı verilmesinin teamül haline geldiği\" savunmasını kabul etmediklerini, İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/216 E. sayılı dosyası Grafolog bilirkişi incelemesi ile de 22/06/2021 Tarihli rapor ile iddianın teyit edildiğini, 20/01/2022 Tarihli bilirkişi raporunda  'sonuç' olarak,  Taraflar arasında 2016 yılında başlayan ve 2017-2018-2019-2020 yıllarına kadar devam eden Ticari ilişkinin olduğu görülmekle birlikte tarafların ticari defter ve cari hesapları üzerinde yapılan incelemede; Davaya konu 10.04.2018 tanzim tarihli, 08.01.2020 ödeme tarihli, 400.000,00 TL meblağ kesidecisi ... Mimarlık Ltd. Şti. avalistti ... ..., lehtar ... San Tic. A.Ş. olan senedin davacı ve davalı ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olmadığının belirtildiğini,  Kendisinden beklenen özeni göstermeyen kişinin iyinieyt iddiasında bulunamayacağını, Ticari temsilciye özel yetki verilmedikçe kambiyo taahhüdünde bulunamayacağını, Vekaletnamede kmabiyo taahüdü yetkisi verilmediğini, TBK 504 md gereğince özel yetkinin zorunlu olduğunu, TTK 551 - Ticari vekil, bir ticari işletme sahibinin, kendisine ticari temsilcilik yetkisi vermeksizin, işletmesini yönetmek veya işletmesinin bazı işlerini yürütmek için yetkilendirdiği kişidir. Bu yetki, işletmenin alışılmış bütün işlemlerini kapsar. Ancak, ticari vekil açıkça yetkili kılınmadıkça, ödünç olarak para veya benzerlerini alamaz, kambiyo taahhüdünde bulunamaz, dava açamaz ve açılmış davayı takip edemez. Şeklinde olduğunu, Yargıtay 12. HUKUK DAİRESİ Esas: 2016 / 15189 Karar: 2017 / 6918 Karar Tarihi: 02.05.2017, Yargıtay 12. HUKUK DAİRESİ Esas: 2016 / 770 Karar: 2016 / 13763 Karar Tarihi: 10.05.2016, Yargıtay 12. HUKUK DAİRESİ Esas: 2015 / 23886 Karar: 2016 / 241 Karar Tarihi: 11.01.2016 Kararlarının dikkate alınması gerektiğini, ... ticari temsilci (mümessil) olarak atanmadığını, ticari mümessilin genel kurul kararı ile atanması gerektiğini, böyle bir karar ya da tescil olmadığını, ticari mümessilin temsil yetkisinin ticaret siciline tescili gerekirken (BK 449/II-III); ticari vekilin temsil yetkisi sicile tescil edilemez (HGK'nun 19.06.2013 tarih ve 2013/12-2 esas, 2013/866 karar sayılı kararı) Şeklindeki kararların dikkate alınması gerektiğini, YHGK E: 2017/1149 K: 2017/2029 T: 20.12.2017 ...' nın müvekkili firmanın ticari mümessili olmayıp,    ticari temsilci olduğu şıkkında ise kambiyo taahhüdünde bulunmaya matuf vekil kılınması gerekmekte iken böyle bir vekalet/vekillik de olmadığını, Yerel Mahkemece alınan Bilirkişi raporu, dayandığımız taraflar ticari defter ve kayıtları, imza incelemesi..yazılı-kesin delil ile bonodan dolayı borçlu olmadığımızı kesin delillerle ortaya koyulmuş olmakla kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.<br>İNCELEME İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... San ve Tic AŞ tarafından borçlular  ... İnş San ve Tic Ltd Şti, ... aleyhine 400.000TL bedelli 10/0/2018 tanzim tarihli 08/01/2020 vade tarihli senede dayanılarak  400.000TL asıl alacak, 1.200TL komisyon, 23.810,96TL geçmiş gün faizi olmak üzere toplam 425.010,96TL üzerinden takip yapıldığı görülmüştür. Dava konusu 400.000TL bedelli bonoda keşideciye atfen davacı şirket avalist olarak ... ..., lehtar davalı şirket olup malen kaydı olan senet 10.04.2018 tanzim , 08.01.2020 vade tarihlidir. Davalı, 06.06.2014 Tarihli bayilik sözleşmesini ve taraflar arasında daha  önce keşide edilip ödendiğini belirttiği bono suretlerini ve ... ...' ya ait vekaletname örneğini sunmuştur. Büyükçekmece ...Noterliğinin 12.01.2012 Tarihli ... yevmiye nolu vekaletnamesinde; \"banka hesaplarından para çekme yetkisi başlığında; ...banka ve özel finans kurumları nezdindeki bilumum hesaplarımdan para çekmeye, hesaba para yatırmaya, yeni hesap açmaya, açılmış hesapları  dilerse kapatmaya, ahzu kabza, evrak ve çeklerini imzaya, makbuz ve ibralar vermeye, adıma verilmiş ve verilecek çeklerle iligili banka veznelerinden tahsil etmeye, evrak ve belgelerini imzaya, bankalara gelmiş gelecek havaleleri almaya, eft havale virman yapmaya, makbuz ve ÇEKLERİNİ imzaya, ibralar vermeye, bilumum çek, poliçe emre muharrir senetleri ilgili banlaya tahsil ve teminata vermeye, protesto talep etmeye, bu hususlarda gerekli iş v eişlemleri yapmaya\" yetki verildiği, bunun dışında bir takım yetkiler ile birlikte işyeri idare yetkisi de verildiği görülmüş, davacı asil duruşmada dava dışı ... nın azledilmediğini beyan etmiştir. Mahkemenin 17.03.2021 Tarihli duruşmasında bonodaki imzanın aynı zamanda avalist konumunda olan ...'ya ait olduğunun taraflarca kabul edildiği ve bu hususun ihtilafsız olduğu,  ... ... nın vekaletnamede imza yetkisi olup olmadığının mahkemece takdir edileceği gerekçesi ile imza incelemesi yapılmamıştır. Mali bilirkişi raporunda; her iki tarafın defterlerini incelemiş, her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun olduğu, dava konusu bononun ve davalının savunmasına konu bonoların taraf defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacının defterlerine gör 31.12.2020 itibarı ile 779.877,74TL davalıya borçlu olduğu, davalının defterlerine göre ise davacının davalıya 1.197.865,27TL borçlu olduğu  yönünde görüş bildirilmiştir.<br>GEREKÇE Dava, imza inkarına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı, bonodaki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını iddia etmiş, davalı ise taraflar arasında süregelen ilişki gereği davacı yanca verilen senetlerin aynı şekilde imzalı olduğunu savunmuştur. Davacı, cevaba cevabında senetteki imzanın ... ...'ya ait olması halinde ... yetkili olmadığından imzanın şirketi bağlamayacağını iddia etmiş, davalı vekili ise cevaben ...'a ait vekaletnameyi, davacı şirkete ait olduğunu iddia ettiği önceki tarihli bono örneklerini, bayilik sözleşmesini sunmuştur. Mahkemece  17.03.2021 Tarihli duruşmada bonodaki imzanın dava dışı ... 'a ait olduğu ihtilafsız olmakla imza incelemesi yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 547/1. maddesinde de, bağlı tacir yardımcılarından olan ticari temsilci, “… işletme sahibinin, ticari işletmeyi yönetmek ve işletmeye ilişkin işlemlerde ticaret unvanı altında, ticari temsil yetkisi ile kendisini temsil etmek üzere, açıkça ya da örtülü olarak yetki verdiği kişidir.” şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Kanun’un “Temsil Yetkisinin Kapsamı” başlığını taşıyan 548. maddesinde ise, ticari temsilcinin, iyi niyetli üçüncü kişilere karşı işletme sahibi adına kambiyo taahhüdünde bulunmaya ve onun adına işletmenin amacına giren her türlü işlemi yapmaya yetkili olduğu, ancak açıkça yetkili kılınmadıkça taşınmazları devredemeyeceği ve aynı bir hakla sınırlandıramayacağı düzenlenmiştir. Somut olayda, davalı vekilinin sunduğu ve yargılama sırasında da geçerli olduğu tespit edilen 12.01.2012 tarihli vekaletnamede; davacı şirket tarafından dava dışı ...'ya açıkça kambiyo taahhünde bulunma yetkisi verilmemiş ise de; \"çek imza\" hususunda yetki verildiği gibi \"faaliyet konusu ile ilgili olarak tüm işlemleri yürütmeye, ticari mal almaya satmaya, bedelini tahsile, fatura fiş ve makbuzları tanzim ve  imzalamaya vb\" yetkileri içerir şekilde işyeri idare yetkisi verildiği, ticari temsilcinin sicile tescil edilmemiş olmasının ticari işletme sahibini sorumluluktan kurtarmayacağı, davalı yanın delil olarak taraflar arasındaki bayilik sözleşmesini ve 5 adet bonoyu sunduğu, bilirkişi raporuna göre taraflar arasında ticari ilişki olduğunun sabit olduğu, davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre dahi davalıya 779.877,74TL borçlu olduğu, bonoda malen kaydı olduğu da dikkate alındığında ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin  kararı usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60-TL harçtan, peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"208151386905d2f2","SID":"fd2f6937cda27782"}}