{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 23/02/2021<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 29/02/2024<br><br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili;  Borcun konusunun ... Bankası .... şubesine ait ... seri nolu, 29/06/2019 keşide tarihli ve 100.000,00 TL tutarlı çek için bankanın ödemekle yükümlü olduğu bedel tahsil olduktan sonra toplam alacak miktarı 97.970,00 TL olan bu miktar için davalı tarafın, Denizli 1. İcra Ceza Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası ile karşılıksız çek şikayeti yaptığını, müvekkiline ait şirket kayıtları incelendiğinde; söz konusu davalıya, müvekkilinin herhangi bir borcu olmadığının ortaya çıkacağını, müvekkilinin söz konusu çeki almayı hedeflediği malların karşılığı olarak verdiğini, söz konusu malların, müvekkiline teslim edilmediğinden dolayı müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığını, bu nedenlerle söz konusu çekle ilgili borçlu olmadıklarının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili; dava dilekçesi ekli tebligatın müvekkili şirkete 06.01.2020 tarihinde ... ’a tebliğ edildiğini, yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, tebliğ işleminin, tebliğ anında muhattabın orada bulunmadığı tespit edilmeden doğrudan çalışana yapılmış olduğundan 7201 S.K. 17. maddesi ve Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 26. maddesine aykırı olup, usulsüz olduğunu, dava konusu çek olan ... Bankası ... şubesine ait ... seri nolu 29.06.2019 keşide tarihli 100.000,00 TL  tutarlı çekin, müvekkili şirkete, davacı şirket olan ... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. değil, dava dışı olan .... Tekstil San. ve Tic. A.Ş. tarafından ibraz edildiğini, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında ticari ilişkinin bulunmadığını, müvekkili şirket ile asıl ticari ilişkisi olan ve çeki ciro ederek müvekkili şirkete ibraz eden şirketin ... Tekstil San. ve Tic. A.Ş.olduğunu, çeki keşide edenin ... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. olduğunu, keşidecinin, dava konusu çeki, ... Tekstil San. ve Tic. A.Ş.’ni lehdar olarak gösterilerek düzenlediğini, dava konusu çekin, ciranta olan ... Tekstil San. ve Tic. A.Ş.’i tarafından müvekkili şirkete ibraz edildiğini, davacının, müvekkili şirket ile aralarında temel borç ilişkisi bulunmadığından, bedelsizlik definin müvekkili şirkete karşı ileri sürülemez olduğunu,  bu nedenlerle  HMK 114/1 (h) maddesi gereğince davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmaması sebebiyle davanın reddine karar verilmesini, ayrıca yine HMK’nun 114/1-d ve 115/2 maddeleri gereğince davacının-davalının taraf sıfatının bulunmaması sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği, davacının davasının ve tüm taleplerinin reddine karar verilmesini ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>Mahkemece; \".... Davacı taraf, dava konusu çeki almayı hedeflediği malların karşılığı olarak verdiğini, yani çekin avans çeki olduğunu beyanla karşılığında mal alamadığından bahisle borçlu olmadığının tespitini talep etmektedir. Çek bir ödeme aracıdır ve kural olarak bir borcun ifası amacıyla verilir. Bu yasal karinenin aksini iddia eden davacı tarafın iddiasını yazılı delille ispatı gerekir. Somut olayda ispat yükü kendisine düşen davacı tarafa mahkememizce ticari defterlerin yerinin bildirilmesi ve bilirkişi incelemesi için gerekli delil avansını yatırmaları için kesin süre verilmiş olup, verilen kesin süre içerisinde davacı tarafça ticari defterlerin yeri bildirilmediği gibi delil avansı da yatırılmamıştır. Davacı tarafın dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmamış olduğu göz önüne alındığında iddiasını ispat edemediği kanaatine varıldığından subüt bulmayan davanın reddine\" karar verilmiştir. <br>Karara karşı, davacı  vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin yeterli incelemeleri yapmadan karar verdiğini, Mahkemece gerekli ve yeterli tespitlerin ve incelemelerin yapılması halinde davalı tarafa herhangi bir borçlarının bulunmadığının ortaya çıkacağını, müvekkilinin davalı tarafa verdiği çekleri almayı umut ettiği mallar için verdiğini ancak müvekkilinin bu malları elde edemediği için davalı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını,  bilirkişinin  ticari defter ve kayıtlarını incelemeden rapor hazırlayıp yerel mahkemenin de bu raporu dayanak alıp hüküm kurmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin davalı tarafa borcu bulunmadığı gibi şirket defterlerinin yeterince incelemesi sonucunda alacaklı olduğunun dahi ortaya çıkacağını, yerel mahkemenin kararın kaldırılarak yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.  <br>Dava, avans niteliğinde olduğu ileri sürülen çek nedeniyle borçlu olunmadığına ilişkin menfi tespit istemine ilişkindir. <br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın  reddine  karar verilmiştir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 818 maddesi yollamasıyla 687 maddesi gereğince: \" (1) Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. ( 2) Alacağın temliki yoluyla yapılan devirlere ilişkin hükümler saklıdır.\"<br>Somut olayda davacı tarafça dava konusu çeklerin avans niteliğinde olduğu davalı cirantaya karşı ileri sürülmüş, mahkemece ise ispat yükü davacıda olan iş bu davada davacının ispat yükünü yerine getirmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Mahkemece, 6102 sayılı TTK'nun 687 maddesi uyarınca davacı keşideci ile lehtar  arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan şahsi def'ilerin ciro yolu ile hamil olan davalıya karşı ileri sürülebilmesinin, davalının çekin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olma şartına bağlı olduğu, dosya kapsamında da davalının bile bile borçlu zararına hareket ettiğine ilişkin bir delil olmadığı ve davalının dava konusu çeki kötüniyetle ve davacının zararına iktisap ettiği de ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken  ispat yükünü yerine getirmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.( Aynı yönde Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 04/03/2021 Tarih 2020/2948 Esas 2021/2048 Karar sayılı ilamı )<br>Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,<br>2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 23/02/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>a-Davanın REDDİNE,<br>b-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcının peşin yatırılan 1.707,75 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 1.280,15 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,<br>c-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,<br>d-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA, <br>e-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden davalı tarafın istinaf başvurusunun bulunmaması nedeniyle usuli kazanılmış haklar gözetilerek karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 13.450,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>f-Arabuluculuk aşamasında sarf edilen 1.320,00 TL'nin yargılama gideri olarak 6183 sayılı Kanun'a göre tahsil edilmek üzere davacıdan alınarak Hazine'ye GELİR KAYDINA,<br>g-Taraflar tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>3-İstinaf incelemesi yönünden; <br>a-Davacının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 59,30 TL maktu istinaf karar harcının talebi halinde  davacıya İADESİNE, <br>b-Davacı  tarafından istinaf incelemesi için yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 43,00 TL posta masrafı, 16,50 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 221,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, <br>c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>4-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi.29/02/2024      <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"44ae67f2d02c9864","SID":"a094f085d2656e91"}}