{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/204 Esas<br>KARAR NO: 2024/578<br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 27/03/2023<br>NUMARASI: 2022/117 E. <br>DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Tecavüzün Tespiti İstemli)|Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/03/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: TALEP İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili firmanın 1988 yılında kurulduğunu, inşaat boyaları, ısı yalıtım malzemeleri, yapı kimyasalları ve yardımcı ürünlerinin üretimini ve satışlarını yaptığını, sektörde “... ”, “...”, “...”, “...”, “...” gibi çok sayıda saygın marka ile tanındığını, müvekkilinin 2003'de AR-GE çalışmaları neticesinde binaları ısı yalıtımı ile ilgili yalıtım performansının yalıtım kalınlığından bağımsız olarak artışını sağlayacak klasik ve grafit(karbon) katkılı polistren taneciklerin yenilikçi ve özgün bir formda bir araya getirilmesi suretiyle “...” ısı yalıtım levhalarını bulduğunu, Türkiye'de ilk defa müvekkilinin piyasaya sunduğunu, müvekkilinin ürününün ... numara ile tasarım tesciline sahip olduğunu, ... numara ile ... “Isı Yalıtım Levhası” marka tesciline sahip olduğunu, müvekkilinin tasarım ve marka tescillerinde görülen ürünleri ağırlıklı “...” markası adı altında satışa sunduğunu, davalı tarafın mütecaviz kullanımları hakkındaki açıklamaları kapsamında, davalı tarafın müvekkili şirketin “...” ISI YALITIM LEVHASI ürün tasarımına, buna ilişkin markalarına, özgün logosuna ve özgün ürün ambalajına iltibas yaratacak derecede benzer nitelikte ISI YALITIM LEVHASI ürününü üretmekte ve piyasaya sunmakta, pazarlamasını yapmakta olduğunu, davalı tarafın ürününün müvekkiline ait tescilli tasarıma sahip ürününün ve tescilli markalarındaki ürün görselinin aynısı olduğunu, davalı tarafın kelime markası olarak dahi tescilli olmayan “...” markasının kullanım şeklinin müvekkilinin logosu birebir kopyalanarak oluşturulduğunu, davalı tarafın ambalaj seçiminin müvekkilinin özgün ambalaj tasarımı ile ayırt edilemeyecek kadar benzer nitelikte ve iltibas yaratmakta olduğunu, piyasadaki ekonomik gücü, ayırt edici tasarımı ve yüksek marka imajından kötü niyetli bir fayda sağlama amacının açık, net ve şüpheye mahal bırakmayacak şekilde ortaya koyduğunu, davalı tarafın eylemlerinin müvekkilinin tescilli tasarımına tecavüz oluşturmakta olduğunu,  hem müvekkilinin hem de davalının aynı sektörde ticari faaliyetlerini yürüttüğünü, müvekkiline ait tasarımı kötü niyetli şekilde aynen kendi ürününe kopyaladığını, kullandığını ve müvekkilinin piyasada uzun yıllar büyük emek harcayarak yarattığı güvenirliğinden (ticari itibarından) haksız bir şekilde yarar sağlamaya çalıştığını, davalıların “...” ibaresini kullanım şekillerinin marka tecavüzü teşkil ettiğini, davalı tarafı şekli kullanımın müvekkili markalarında yer alan ürün şeklinin aynen kullanımı olup tescil edildiği ve kullanıldığı mal üzerinde doğrudan kullanıldığını, Davalı tarafın “... ” şeklindeki kullanımının müvekkilinin markasına karıştırılma ihtimali yaratacak derecede benzer bir kullanım olduğunu, tedbir konusu ürün tasarımını, “...” logosunu (daha açık bir ifadeyle davalının kullandığı “...” ifadesinin işaret edilen “kırmızı üzerine beyaz yazı altında gümüş bir şerit halinde yer alan bant üzerinde siyah benekler bulunan görseli içindeki kullanımı” yahut ambalaj kompozisyonunu taşıyan ürünlerinin ve bu ürünler ile ilgili her türlü reklam ve tanıtım materyallerinin imalini, satışını ve dağıtımını yapmalarının, ithalinin ve ihracının, yurt içinde ve yurt dışına satışa sunulmasının önlenmesine, ve sonuçların ortadan kaldırılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince 29/07/2022 tarihli ara karar ile; \"...1-6100 sayılı HMK'nın 389-390 maddeleri ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 159.maddesi gereğince İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN takdiren 500.000,00 TL (beşyüzbintürklirası) teminat ya da bu miktardaki teminat mektubu karşılığında KABULÜ ile; Davacıya ait ... tasarım tescil numaralı ''...'' ve ''...''  tasarım tescilli ürünleri, ... tescil nolu \" ...+ ŞEKİL\" ibareli ve ... tescil nolu  \"...+ŞEKİL\" ibareli markalara ilikin ticari sunumlara, marka hakkına ve tescilli tasarımlara iltibas yaratan davalıya ait “ ...” isimli ve Karbon Takviyeli-Isı Yalıtım Levhası- açıklamalı ambalajlarının, davacı tarafın “...” ve “ ...” açıklamalı ambalajları ile tüketici açısından iltibasa meydan verecek derecede benzer olması nedeniyle KULLANIMININ ENGELLENMESİNE, üretiminin, her kanaldan satış ve dağıtımının, ithal ve ihracının, yurt içinde ve yurtdışında satışa sunulmasının ÖNLENMESİNE,  “...” isimli ve Karbon Takviyeli-Isı Yalıtım Levhası- açıklamalı ambalajlarının markalı  ürünlerinin ve/veya bu ürünlere ait ambalajların görselini havi kompozisyonların, gerek tek başına gerekse ayrıt edicilik sağlamayan sair ibarelerle birlikte, her türlü ürünler, basılı yayınlar, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş, video ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı kağıtlar, faturalar ve sair her türlü ticari evrak ile alan adları da dahil olmak üzere internet üzerinde, Türkiye'de ya da yurtdışında kullanılmasının ÖNLENMESİNE, her türlü tanıtım malzemesinin, basılı kağıtlar, faturalar ve sair her  türlü ticari evrakın ve bu şekilde bastırılmış olan materyalin dahi bulundukları yerlerden toplatılarak YEDİEMİNE TEVDİNE,  25/07/2022 tarihli bilirkişi raporunun infazda dikkate alınmasına ve karara eklenmesine, 2-Ancak davalı tarafça takdiren 1.500.000,00 TL (birmilyon beşyüzbintürklirası) ya da bu miktardaki teminat mektubunun bir haftalık kesin süre içerisinde yatırılması/sunulması halinde yukarıda belirtilen TEDBİR KARARININ UYGULANMASININ ERTELENMESİNE...\" yönünde karar verilmiş olup, davalı vekili tarafından 05/08/2022 tarihinde 1.500.000,00 TL (birmilyon beşyüzbintürklirası) teminat bedelinin yatırıldığı anlaşılmıştır.<br>İHTİYATİ TEDBİRİN KALDIRILMASI TALEBİ İhtiyati tedbir talep eden vekili;  ters teminat olarak hükmedilen teminatın zararlarını karşılamaya yeterli olmadığını, gerek ülke ekonomisinde meydana gelen köklü değişiklikler gerekse yalıtım sektöründeki gelişmeler göz önünde bulundurulduğunda anılan teminat miktarının göstermelik bir meblağdan öteye geçemediğini, geçen zaman içerisinde dosyaya sunulan deliller ve uzman mütalaaları neticesinde tedbir kararının uygulanmasının ertelenmesi yönünde verilmiş olan kararın kaldırılması ve tedbir kararının uygulanması gerektiğini, yahut Mahkeme aksi kanaatte ise, hükmedilmiş olan ters teminat meblağının mevcut meblağın 10 katından az olmamak üzere arttırılması gerektiğini beyan ederek, ihtiyati tedbir kararının ertelenmesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince 27.09.2023 tarihli ara karar ile;  tedbir kararının uygulanmasının teminat karşılığında ertelenmesine karar verildikten sonra, anılan kararın kaldırılmasına yeter nitelikte herhangi bir belgenin dosyada yer almadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin ihtiyati tedbir kararının uygulanmasının ertelenmesi kararının kaldırılmasına ilişkin talebinin bu aşamada reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde; gelinen noktada tedbirin uygulanmasının ertelenmesi için herhangi bir sebep kalmadığını, tedbir kararının üzerinden 1 yıldan fazla süre geçtiğini, ancak verilen karar nedeniyle tedbirin uygulanamadığını, bilirkişi raporlarının lehine olduğunu, davalının müvekkiline ait tescilli tasarımı birebir kopyalayarak kullandığını, bilirkişi raporlarının bu durumu doğruladığını, davalının müvekkiline ait ürün görünümünü taklit etmesinin yanı sıra, markasını da müvekkiline benzer şekilde, aynı yazım stiliyle, siyah-beyaz benek ve kırmızı-siyah-beyaz renklerle kullandığının hem bilirkişi raporu hem de uzman görüşleri aracılığıyla ortaya konulduğunu, haklılıklarının yaklaşık olarak ispatlandığını, Mahkeme kararı sonrasında davalı yanın eylemlerini daha da genişlettiğini, Hükmedilen ters teminatın müvekkilinin zararlarını karşılamaya yeterli olmadığını,  Davalı erteleme kararı sayesinde üretim ve satışlarına devam ederken, süreci daha da uzatmak adına müvekkilinin ürün tasarımının yeni ve ayırt edici olmadığı iddiasıyla, alakasız ve mesnetsiz delillerle İstanbul Anadolu 2. FSHHM’nin 2022/231 Esas sayılı dosyası ile tasarım hükümsüzlük davası açtığını, ancak anılan dosyada yapılan incelemelerde de müvekkilinin ürün tasarımının yeni ve ayırt edici olduğunun tespit edildiğini, Müvekkili şirketin yoğun emek ve masraf harcayarak meydana getirdiği, yüksek kalite standartları taşıyan ve bu standartları sağladığı için yüksek fiyatlarla satışa sunulan ürünlerin birebir aynı görünümünü taşıyan ancak çok daha ucuz malzemeyle üretildiği için çok daha ucuza satılan davalı ürünlerinin, bu süreçte birçok tüketiciyi müvekkili ürünü görünümü altında mağdur ettiğini,  İnşaat malzemeleri ve işçilik maliyetlerindeki sürekli artışlar dikkate alındığında anılan teminat tutarının her geçen gün teminat olma vasfını yitirdiğini ve müvekkili şirketin mağduriyetinin giderek telafi edilemez bir aşamaya geldiğini, müvekkilinin ...  şirketi ile yürüttüğü tanıtım faaliyetlerinde; son 4 yıl içinde yaklaşık 23.706.365 (yirmiüçmilyonyediyüzaltıbinüçyüzaltmışbeş) TL’lik ağır bir mali külfet altına girmiş olduğunu, bu nedenle 1.5 milyonluk teminatın oldukça düşük olduğunu, Bilirkişilerce ve uzmanlarca yapılan son derece isabetli tespitler uyarınca haklılıklarının ispat edildiğini, enerjide dışa bağımlılıkla mücadele noktasında ısı yalıtımının önemi ve katkısının giderek daha iyi anlaşılması, toplumun ısı yalıtımına ilgisi, doğalgaz fiyatlarındaki artış, Cumhurbaşkanlığının desteği, hammadde ve ürün fiyatlarındaki artış, Türk Lirasının 1 senede yaşadığı değer kaybı dikkate alındığında davalının, müvekkilinin fikri mülkiyet haklarına zarar veren davranışlarının derhal önlenmesinin hakkaniyet açısından büyük önem taşıdığını, teminat miktarının arttırılması gerektiğini beyan ederek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE  İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Talep; İlk Derece Mahkemesince  27.09.2023 tarihli ara karar ile, ''tedbir kararının uygulanmasının teminat karşılığında ertelenmesine'' dair kararın kaldırılmasına yönelik talebin reddine ilişkin kararın istinaf yoluyla incelenmesinden ibarettir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sinai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. HMK’nın 389/1. maddesinde, \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" düzenlemesinin yer aldığı, düzenlemeye göre, tedbir kararına hükmedilebilmesi için; şartlara uygun tedbir kararı verilmemesi halinde mevcut durumda olabilecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin zor hatta imkansız hale gelmesine yönelik kuvvetli endişenin bulunması gerektiği, ayrıca HMK’nın 390/3. maddesinde, \"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.\" şeklinde düzenleme yer aldığı, düzenleme gereği, ihtiyati tedbir kararının verilmesi için tam bir ispat aranmadığı, talebin yeterliliği hususunda mahkemeye kanaat verecek delilerin varlığının yeterli olduğu, yukarıda içeriği açıklanan deliller dikkate alındığında, somut olayda; dosyaya sunulan delillere, bilirkişi raporuna ve tarafların iddia ve savunmalarına göre, Mahkemece  29/07/2022 tarihli ara karar ile, ihtiyati tedbir koşullarının oluştuğu gerekçesiyle teminat karşılığında ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiği, ancak aynı kararda talebin ağırlığı gerekçe gösterilerek ters teminat tedbirine hükmedildiği, ihtiyati tedbir kararlarının tereddüt yaratacak şekilde iki aşamalı olarak verilemeyeceği, bu nedenle alınan kararın hatalı olduğu anlaşıldığından, 27/09/2023 tarihli ara kararın kaldırılmasına, davacı vekilinin itirazının kabulü ile, Mahkemenin 29/07/2022 tarihli ihtiyati tedbir ara kararının kaldırılmasına, davacının ihtiyati tedbir talebinin değerlendirilerek usûlüne uygun bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.Yukarıda açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince hatalı inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesinin, usul ve yasaya aykırı olması ve ilk derece mahkemesi kararının tüm istinaf sebepleriyle birlikte değerlendirilmesinin gerekmesi karşısında, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün bulunmamakla 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul 2.fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 29/07/2023 tarih, 2022/117 E. sayılı ara kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 21/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c9e29a8ea74b710d","SID":"c75794631acd257a"}}