{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/670 <br>KARAR NO: 2024/406<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEME: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/09/2020<br>NUMARASI: 2015/992 E. -  2020/316 K. <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Bankacılık İşleminden Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesi kapsamında davalıya çek yaprağı teslim edildiğini, karşılıksız çıkan 5 adet çekin ödenen banka sorumluluk tutarı ile bankaya iade edilmeyen 35 adet çek yaprağının garanti bedelinin depo edilmesi için İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, borçlunun takibe yönelik itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, savunmasında özetle; 2004 yılında nüfus cüzdanını çalan kişilerin, üzerindeki fotoğrafı değiştirerek şirket kurdukları gibi çeşitli bankalardan çek yapraklı alarak kullandıklarını, çeklerin karşılıksız çıkması üzerine bankalarca ihtarname gönderildiğini, bankanın çek yaprağı teslim ederken dolandırıcılardan aldığı sahte resimli cüzdanı ve belgeleri yeterince kontrol etmemesi nedeniyle zarara uğradığını, kendisine çek yaprağı teslim edilmediğini, kimlik fotokopisindeki resimle kendi kimliğindeki resmin birbiriyle uyuşmadığının çıplak gözle görülebileceği, bir çok mahkeme ve savcılık kararı ile adına sahte belgelerle yapılan işlemlerin tespit  edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>LK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Davalı tarafından dosyaya sunulan (karşılıksız çek keşide etme suçuna ilişkin) Bursa CBS 2005/51517 Hazırlık 2006/12826 K sayılı takipsizlik kararı, Şişli 6.Asliye Ceza Mah.2006/40 E iddianame iade kararı, Bakırköy 13 Asliye Ceza Mah.2005/110 E 2006/477 K beraat kararı, Bakırköy 11 Asliye Ceza Mah. 2006/284 E 2007/427 K (yargılamanın yenilenmesi suretiyle) beraat kararı, Üsküdar 6.Asliye Ceza Mah. 2005/189 E 2006/171 K (yargılamanın yenilenmesi suretiyle) beraat kararı, İstanbul 11. Vergi Mah. 2009/2385 E 2010/193 K sayılı 'davalı adına 02/09/2004'te tesis ettirilen vergi mükellefiyetinin sahte kimlik ve belgelerle başkası tarafından açtırıldığının tespit edilmesi nedeniyle iptaline' dair kararı, bu kararı onayan Danıştay 4.Dairesinin 2010/4162 E 2013/4792 K sayılı kararı, Bursa 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin başka bir banka aleyhine açılan davada verdiği 2007/103 E 2008/509 K sayılı 'davacının çalınmış nüfus cüzdanına başkasının fotoğrafı yapıştırılarak sahte kimlikle çek hesabı açtırılıp çek düzenlendiğinin tespiti nedeniyle' davacının borçlu olmadığının tespiti kararı ve tüm bu dosyalarla dosyamızdaki delil durumu hep birlikte değerlendirildiğinde, davalının esasen herhangi bir ticari faaliyeti bile olmamasına rağmen çalınan nüfus cüzdanı üzerine başkasının fotoğrafı yapıştırılmak suretiyle düzenletilen ikametgah ilmühaberi ve imza beyannameleri kullanılmak suretiyle davalı adına kumaş, tekstil, konfeksiyon pazarlama ve toptan alım satımı faaliyetinden vergi mükellefiyeti tesis ettirildiği, davacı bankanın da dahil olduğu  bazı bankalardan sahte kimlikle ve davacı imzası taklit edilerek ticari krediler kullanıldığı, çek karneleri alındığı, kredi çeken ve çek karnesi alanın davalı kişi olmadığı anlaşılmaktadır.Tüm bu nedenlerle, davacı banka tarafından kullandırılan ticari krediye ilişkin sözleşme ve çek taahhütnamesinin davalıyla akdedildiği, çek teslim edildiği dosyaya sunulan delillerle ispatlanamadığından, takip konusu alacak bir hesaba kredi aktarılmak suretiyle kullandırılmış kredi de olmadığından bankacılık uzmanı bilirkişi marifetiyle davacı banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasının dosyaya katkısı olmayacağı...\" gerekçesiyle davanın reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Taraflar arasında imzalanan bankacılık hizmet sözleşmesi ve çek taahhütnamesi uyarınca davalıya çek karnesi teslim edildiğini, davalının keşide ettiği 5 adet çekin ibraz edildiğini ve karşılıksız çıkan çeklerin garanti bedellerinin müvekkilince ödendiğini, ayrıca  henüz bankaya iade edilmeyen 35 adet çek yaprağının bankaya iade edilmediğini, davalının sözleşmedeki imzasını inkar ettiğini ve 2004 yılında bir miktar parası ile birlikte nüfus cüzdanını çalındığını, nüfus cüzdanını çalanların üzerindeki resmini değiştirerek şirket kurduklarını, çeşitli bankalardan çekler alarak ticarette kullandıklarını beyan ederek savunmada bulunduğunu, mahkemece eksik incele ile karar verildiğini, sadece bir kısım belgelerin getirtilerek incelendiğini ve davanın ispatlanmadığı kanaatine varıldığını,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan banka alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine  ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, genel kredi sözleşmesi uyarınca teslim edilen 5 adet çeki ödenen garanti tutarı olan 1.854,00 TL'nin tahsili ile henüz bankaya iade edilmeyen 35 adet çekin garanti bedeli olan 15.430,00 TL'nin depo edilmesi istemiyle ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin tebliği üzerine süresinde borç ve ferilerin itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır.Davacı vekili, taraflar arasında bankacılık hizmet sözleşmesi düzenlendiğini ve bu sözleşme kapsamında davalıya çek yapraklarını verdiğini ileri sürmektedir. Davalı ise banka ile herhangi bir sözleşme imzalamadığını, 2004 yılında nüfus cüzdanını çaldırdığını ve hırsızların, üzerindeki fotoğrafı değiştirerek şirket kurduklarını, çeşitli bankalardan kredi kullandıklarını, sahte işlemler nedeniyle birçok bankadan ihtar geldiğini, kötü niyetli kişiler hakkında şikayetçi olduğunu, karşılıksız çek kullanma suçundan yapılan şikayetlerde takipsizlik kararı verildiğini veya davaların beraatle sonuçlandığını savunmuştur. HMK'nın 190.maddesine göre, ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia eden vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu nedenle davacının, davalı ile genel kredi sözleşmesi ilişkisi bulunduğunu ve bu sözleşme kapsamında davalıya çek yaprakları teslim edildiğinin usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerekir.Mahkemece Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden alınan 16.04.2018 tarihli raporda, bankacılık hizmet sözleşmesindeki imzaların davacının eli olup olmadığının tespit edilemediği belirlenmiştir.  Mahkemece yargılama sırasında çek teslimine ilişkin belgelerin asılları talep edilmiş ancak, saklama süresi geçmesi nedeniyle imha edilen belgeler sunulmadığından, çek teslimine ilişkin belgeler üzerinde imza incelemesi yapılamamıştır.Davacı, davalı ile genel kredi sözleşmesi yaptığını ve bu sözleşme kapsamında dava konusu edilen 40 adet çek yaprağını davalıya teslim ettiğini usulüne uygun delillerle kanıtlamamıştır. Davacı, davalının imzası bulunan bir sözleşme sunmadığı gibi, çeklerin teslimine ilişkin belgeyi de sunmamıştır. Yargılama sırasında 03.02.2005 tarihli çek taahhütnamesi ve teslim belgesinin Bakırköy 11.ACM'nin 2006/284 Esas sayılı dosyasında bulunduğu belirtilmesine rağmen belgelerin 2009 yılında davacıya iade edildiği ve saklama süresinin geçmesi nedeniyle imha edildiği anlaşılmıştır. Dava konusu sözleşme dışında , davalının çalınan ve tarif edilen kimlik belgesi ile başka bankalardan krediler kullanıldığı ve çek yapraklarının alındığı anlaşılmaktadır. Ödenmeyen çek yaprakları ile ilgili çek hamillerinin şikayeti üzerine bir kısım mahkemelerce, çek yapraklarının davacıya teslim edilmemesi nedeniyle beraat kararı verildiği anlaşılmıştır. Ayrıca sahte nüfus cüzdanı ile tesis edilen vergi mükellefiyetinin sahteliğinin tespitine ilişkin kararın Danıştay tarafından onanarak kesinleştiği görülmüştür. Bu belgeler uyuşmazlık konusuna ilişkin olmamakla birlikte davalının savunmalarını doğrulamaktadır. Esasen, HMK 190. ve TMK'nın 6.maddesi gereğince herhangi bir olguyu ispat etmesine gerek bulunmamaktadır. Anılan maddelere göre ispat yükü, çek yaprağını teslim ettiğini ileri süren davacıya aittir. Bankaca, gayri nakdi kredi dışında, davalıya nakdi bir kredi kullandırıldığı bu davada ileri sürülmediğinden  ilk derece mahkemesince davanın reddine ilişkin verdiği karar ve gerekçesi yerindedir. Davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucu, ilk derce mahkemesi karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b1 maddesi uyarınca reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı  tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 373,20 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.14.03.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a9a2b47e74ad34ca","SID":"82fb9a32b3f42cde"}}