{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/912 Esas<br>KARAR NO: 2024/527<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/01/2022<br>NUMARASI: 2018/44 Esas -  2022/14 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Patent (Tecavüzün Tespiti İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 20/03/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkil şirkete ve şirketin mevcut ticari ilişkisi olduğu veya potansiyel olarak ticari ilişkisi olabilecek şirketlere ihtarname göndererek kendisinin satışını yaptığı birtakım ürünlerin geliştirilmesi için müvekkil şirketten yazılım destek hizmeti alındığını, söz konusu hizmetin taraflar arasındaki 01.12.2013 ve 01.05.2014 tarihli iki adet sözleşmeye dayandığını ve anılan sözleşmelerin 06.08.2015 tarihinde feshedildiğini, sözleşmeler uyarınca sözleşmeye konu bilgilerin gizli olduğunu, sözleşme konusu ürünlerin davalı adına patente konu yazılımlar olduğunu ve müvekkil şirketin sözleşmenin feshinden itibaren 12 aylık süreyle  benzer yazılımlar üretmemek, geliştirmemek ve davalıya ait tüm yazılım ve sair bilgileri silmekle yükümlü olduğunu belirttiğini,  müvekkil şirketin geliştirmiş olduğu ... adlı yazılım ile  kendi geliştirdiğini öne sürdüğü ... yazılımının benzer olduğunu ve müvekkil şirketin ... yazılımını çok küçük değişiklikler ile ticari amaçla kullanıldığını iddia ettiğini, müvekkili şirketin geliştirmiş olduğu ... ile davalının geliştirdiğini iddia ettiği ... arasında teknolojik zorunluluk nedeniyle işleyiş açısından zorunlu benzerlik dışındaki  benzerliğin halihazırda internet üzerinde açık kaynak olarak geliştiricilere sunulan Android işletim sistemi temelli kaynak kodlarından ve Android işletim sisteminin çalışma prensiplerinden kaynaklandığını, bir benzerlik olmadığını, davalı tarafından T.C. İstanbul 2. FSHHM”nin 2016/66 D. İş sayılı delil tespiti dosyasına sunulan ve ... ve ... ürünlerinin patentli olduğunu gösterdiği iddia edilen belgelerin yalnızca “patent başvuru belgeleri mahiyetinde” olup mevcut haliyle davalıya ABD'de dahi patent koruması sağlamadığını, söz konusu belgeler incelendiğinde patent başvuru sahibinin davalı olmadığını, gerçek kişinin ... olduğu açıkça görüldüğünü, kaldı ki anılan ürünler patentli bile olsa söz konusu korumanın ülkesellik prensibi gereği T.C. sınırları dâhilinde davalıya herhangi bir koruma sağlayamayacağını, davalının anılan ihtarnamedeki ifadeleri Türk Ticaret Kanunu md. 54 ve devamında düzenlenen haksız rekabet hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini ve müvekkil şirketin bu nedenle ciddi zararlara uğradığını beyan ederek davalının haksız rekabete yönelik sözlü, yazılı ve her türlü ticari faaliyetinin ve haksız rekabetin men'ine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılması adına ihtiyati tedbir kararının davalının haksız bir şekilde ihtarname gönderdiği şirketlere tebliğ edilmesini, haksız rekabetin men'ini ve işbu kararın tirajı en yüksek 5 ulusal gazetede yayınlanmasını ve davacı ve davalı yazılımının teknik zorunluluk dışında benzer olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından 2013 yılından bu yana satılmış dağıtılmış ürünlerin geliştirilmesi için davacıdan yazılım desteği alınmak üzere 01.12.2013 ve 01.05.2014 tarihli “...” başlıklı yazılım geliştirme anlaşması akdedilmiş olup, 06.08.2015 tarihinde bu sözleşmelerin feshedildiğini, sözleşmelerde sözleşmeye konu bilgilerin gizli bilgi olduğu, ürünlerin davalı adına patente konu yazılımlar olduğu ve sözleşmenin feshinden sonra 12 ay boyunca davacının “benzer yazılımlar üretmeyeceği ve geliştirmeyeceği, davalıya ait tüm yazılım ve sair bilgilerin derhal davacının bilgisayarlarından tamamen silineceği kararlaştırılmış olmasına rağmen davacının bu yazılımları kendi bilgisayarlardan silmediğini, patenti davalıya ait olan bu yazılımları izinsiz olarak ve yasa sözleşme hükümleri  hilafına kısmen değiştirerek çoğaltıp davalının müşterilerine pazarladığını, bu durumun İstanbul 2. FSHHM 2016/66 D. İş sayılı dosyasından davacının merkez adresindeki bilgisayarlarda yapılan tespit sonucu alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, ... patentleri davacının iddiasının aksine ...'ya değil, davalı ... şirketine ait olduğunu,  davacının davalının yazılımını değiştirerek yine davalının müşterilerine pazarladığı yazılımın  davalınınkine benzemediği iddiasının  yanlış olduğunu, her iki bakımdan da davacının iddiasının tutarsız olduğunu, iki ürün arasındaki benzerliğin zorunlu teknik nedenlerden kaynaklandığı iddiasının gerçek olmadığını, nitekim davacı yazılımının içinde ... ibaresine yer verildiği gözlendiğini, ...'dan davacıya giden ihale dokümanında davalı veri yapısına ait  şemalar açıkça sunulduğunu ve şemaların içerisinde davacı ismi alenen yer aldığını, davacının eylemlerin ayrıca haksız rekabet teşkil ettiğini, davacının da telif hakkı kendisine ait kendi  ürününü korumak ve kopyalarının satılmasını tedbiren ve hukuken önlemek hakkına sahip olduğu açık olduğunu, davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 18/01/2022 tarih ve 2018/44 Esas - 2022/14 Karar sayılı kararıyla; \" ...Toplanan deliller HMK 266 madde kapsamında haksız rekabet hukuku ilkelerine göre hazırlanmış, teknik yönden yeterli açıklamaları içeren denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporları dikkate alındığında; teknik değerlendirmelere göre davacı ile davalı yazılımları arasında teknik zorunluluk dışında herhangi bir benzerliğin olmadığı da dikkate alındığında davalının davacının müşterilerine gönderdiği ihtarnamede delil tespit raporu ile doğrulanmadığı halde davacının eser vasfındaki yazılımı programını kendi yazılımının taklidi olarak itham etmesinin TTk 55/-a-l anlamında kötüleme olduğu, TTK 56'ya göre kötüleme halinde davacının tecavüzün men'ini, haksız rekabetin önlenmesini  talep edebileceği hususu gözetilerek davanın kabulüne\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; \"Huzurdaki davayla örtüşen maddi vakıalara dayanan ve müvekkil şirketin katılan sıfatını haiz olduğu ceza kovuşturmasının (İstanbul 58. Asliye Ceza Mahkemesinin E.2018/307 sayılı) sonucu beklenmeksizin karar verilmesinin usule aykırı olduğunu, Delil tespiti dosyasında \"olayın sıcağı sıcağına\" tanzim edilen ve müvekkil şirketin huzurdaki davaya dayanak maddi vakıalar yönünden haklı olduğunu gösterir raporun tamamen göz ardı edildiğini, mahkemece yapılması gerekenin raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeni bir bilirkişi heyetinden rapor aldırılması olduğunu, Huzurdaki davada alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında, müvekkil şirket yazılımlarına ilişkin bu tip bir kötüye kullanım gözlemlenmediğinin ifade edildiğini, ancak bu raporlarda anılan tespit raporuna  neden itibar edilmediği yönünde hiçbir ifadeye yer verilmediğini,Kabule göre ise; müvekkil şirketin haksız rekabet konusu ihtarnameleri keşide etme tarihi itibariyle  İstanbul 2. FSHHM'nin 2016/66 D. İş sayılı dosyası kapsamında alınan rapor uyarınca  bir \"hukuka uygunluk intibası\" altında bulunduğunun göz ardı edildiğini, Mezkûr ihtarname muhataplarının cevabi ihtarname ve yazılarında; müvekkil şirket iddiasının asılsız olduğunu ve/veya huzurdaki dava davacısıyla ticari ilişkilerini durduklarını ileri sürmediklerini, Bilirkişinin üzerinde inceleme yaptığı bilgisayar dosyaları \"veri manifest dosyaları\" olarak tabir edilen dosyalar olup, ana kodların görülmediğini, bununla birlikte 2016/66 D. İş sayılı tespit işleminde bu ana kodların da görüldüğünü, ana kaynak kodları üzerinde inceleme yapılmadan davacı yazılımları ile müvekkil şirket yazılımları arasında benzerlik olup olmadığı tespitinin yapılamayacağını, Dava konusu yazılımların müvekkil şirket yazılımlarıyla benzerliğine ilişkin olarak raporda gösterilen tarihin uyuşmazlığı aydınlatmaktan uzak olduğunu; davacı şirket yazılımları anılan 2016 yılı içinde değiştirmiş olduğundan bu tarihsel tespitin bu sonucu doğuramayacağını, Rapor’un tanziminde, taraflar arasında imza edilerek uzun süre yürürlükte kalmış olan ve dava konusu yazılımlara ilişkin bulunan akdi ilişkinin tamamen göz ardı edildiğini; bu yazılımların üretim sürecinde görev alan davacının akdi ve kanuni olarak, bu süreçte elde ettiği bilgileri ve yazılımları kullanmama ve pazarlamama yükümlülüğü altında olmasına rağmen, ..., ... ve ... adlı ürünleri ürettiğini ve pazarladığını, Dava konusu yazılımlara ilişkin ceza kovuşturmasının tamamen göz ardı edildiğini,  bilirkişi raporlarında bu kovuşturmaya atıfta dahi bulunulmaması bunun bir göstergesi olduğunu, kovuşturma sürecinde alınarak kesinleşen görevsizlik kararına (İst. 2. FSHCM E.2018/165 K.2018/87) göre; iddianamedeki anlatım ve sanık savunmaları, atılı suçun HAKSIZ REKABET olduğuna yöneliktir. Bir diğer deyişle; gerek savcılık makamı gerek ihtisas ceza mahkemesi gerekse de genel görevli ceza mahkemesi, müvekkil şirketten davacı şirkete değil, davacı şirketten müvekkil şirkete yönelmiş bir haksız rekabet eyleminin söz konusu olabileceği kanaatindedirler. Bilirkişilerin kendilerine verilen görev ve yetkiyi aşarak, tarafların kodları üzerinde neredeyse aidiyet tespiti yaptıklarını, ancak bu durumda dahi hukuki dayanaktan yoksun ve maddi vakıaları yansıtmaktan uzak şekilde aidiyet tespitinde bulunduklarını, Şayet müvekkil şirket taleplerinde haksız ise, neden hem davacı şirket anılan yazılım ürünlerini piyasadan çekmiş hem de dava dışı Vodafone şirketi yazılımları kullanmama kararı aldığı sorusuna cevap verilemediğini, Davacı firma tarafından müvekkil şirket yetkilisine gönderilen elektronik posta yazışmalarında, dava konusu yazılımların \"tümüyle atılıp kullanılmalarından vazgeçildiği\" belirtilmiştir. Salt bu durum dahi, bilirkişi incelemesinin sıhhatini ve dolayısıyla ilk derece mahkemesi hükmünü etkiler nitelik taşıdığını, Bilirkişi raporundaki bu hususların açıklanması ve aydınlatılması ile haksız rekabet iddiasına ilişkin olarak tanık dinletme talebimiz olmuşsa da; bu husus ilk derece mahkemesince değerlendirilmeden hüküm tesis edildiğini, <br>İhtiyati Tedbire Karşı İstinaf Başvurumuz; Yukarıda açıklandığı üzere, müvekkil şirket aleyhine davacı yanın herhangi bir hukuki yararı olmamasına rağmen, gerekçeli karara derç edildiği şekliyle ihtiyati tedbir tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükümle birlikte tefhim edilen ihtiyati tedbirin de istinafen kaldırılması gerektiğini.\" beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.<br>DELİLLER: *Bilirkişiler ..., ..., ...'ın 30/10/2019 tarihli bilirkişi raporunda; Teknik değerlendirmelere göre davacı ile davalı yazılımları arasında teknik zorunluluk dışında herhangi bir benzerliğin olmadığı da dikkate alındığında davalının davacının müşterilerine gönderdiği ihtarnamede delil tespit raporu ile doğrulanmadığı halde davacının eser vasfındaki yazılımı programını kendi yazılımının taklidi olarak itham etmesinin takdiri  mahkemeye ait olmak kaydıyla TTK 55/1-a-l anlamında kötüleme sayılacağı, TTK 56'ya göre kötüleme halinde davacının tecavüzün men'ini talep hakkı söz konusu olabileceği görüş ve kanaatine varıldığını  bildirmişlerdir.*11/09/2020 tarihli ek bilirkişi raporunda; Mahkemenin 09/03/2020 tarihli ara kararı gereği yerinde inceleme yapılmak üzere 01.09.2020 tarihinde Davacı ... firmasının ofisine gidildiği, iş yerinde incelemede herhangi bir tespit yapılamadığını, dosya kapsamı ve tarafların beyan ve itirazları üzerinden yapılan yeniden incelemede 30.10.2019 tarihli kök rapordaki yer alan görüşlerini değiştirecek herhangi bir bulguya rastlanmadığı bildirilmiştir. *17/03/2021 tarihli ikinci ek bilirkişi raporunda; kök raporda tespit edilen bulgular dahilinde yapılan görüş ve kanaatte herhangi bir değişiklik oluşmadığı, 05.01.2021 tarihinde yapılan yerinde incelemeye ait tespitlerin içinde yer aldığı ... ibareli beyaz renkli ... marka 16 GB kapasiteli USB bellek (EK-2) ile incelemeye ait tutanağın  rapor ekinde mahkeme kalemine teslim edildiğini bildirilmişlerdir.  *İstanbul 2.FSHHM’nin 2016/66 Değişik İş sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunda; dava konusu uygulamaya ait kodlar pdf formatında dokümanı olarak iletildiğinden; dizin, klasör ve dosya  olarak iletilmediğinden kodların içinde yer aldığı dosyaların “değiştirilme ve oluşturulma tarihleri” tespit edilemediğini, incelenen kodların birebir aynı kodlar olup olmadığının  belirlenemediğini ve Kodlara ait ekran görüntülerinin raporda sunulduğu bildirilmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından, \"Davacı ve davalı yazılımlarının teknik zorunluluk dışında benzer olmadığının tespitine, -Davalı eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, eylemin durdurulmasına, önlenmesine, -Davalının yazılı ve sözlü olarak haksız rekabet yaratacak eylemlerinin tedbiren önlenmesine, -Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline.\"  karar verilmiştir. Hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı, kendilerinin geliştirdiği ... adlı yazılım ile  davalının geliştirdiğini öne sürdüğü ... yazılımının benzer olduğunu ve  kendilerine ait ... yazılımının çok küçük değişiklikler ile ticari amaçla kullanıldığını iddia ederek kötülemek amacıyla davacıya  ve  mevcut ticari ilişkisi olduğu veya olabilecek şirketlere ihtarname gönderdiğini beyan ederek; davacı ve davalı yazılımlarının teknik zorunluluk dışında benzer olmadığının tespiti, davalı eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespiti, durdurulması, önlenmesi isteminde bulunmuştur. Davalı ise, davacı ile  01.12.2013 ve 01.05.2014 tarihli “...” başlıklı yazılım geliştirme anlaşmasının 06.08.2015 tarihinde sona erdiğini, davalıya ait tüm yazılım ve sair bilgilerin derhal davacının bilgisayarlarından tamamen silineceği kararlaştırılmış olmasına rağmen davacının bu yazılımları kendi bilgisayarlardan silmediğini, tescili davalıya ait olan bu yazılımları izinsiz olarak ve yasa sözleşme hükümleri  hilafına kısmen değiştirerek çoğaltıp davalının müşterilerine pazarladığını, bu durumun İstanbul 2. FSHHM 2016/66 D. İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, iki ürün arasındaki benzerliğin zorunlu teknik nedenlerden kaynaklandığı iddiasının gerçek olmadığını beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece aldırılan ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı ile; davacı ile davalı yazılımları arasında teknik zorunluluk dışında herhangi bir benzerliğin olmadığı, bu duruma göre davalı tarafından davacının müşterilerine gönderdiği ihtarnamelerde delil tespit raporu ile doğrulanmadığı halde \"Davacının eser vasfındaki yazılımının kendi yazılımının taklidi olduğu\" yönündeki ifadelerinin TTK 55/-a-l anlamında kötüleme olduğu, TTK 56 maddesine göre kötüleme halinde davacının tecavüzün men'ini, haksız rekabetin önlenmesini  talep edebileceği gözetilerek davanın kabulüne dair ilk derece mahkemesi kararı isabetli olmakla davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"121a6df9bc64e5b4","SID":"a85437d5615d8d2c"}}