{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/04/2023<br>NUMARASI\t\t:  Esas -  Karar <br><br>DAVACI\t:  <br>VEKİLİ\t: Av. ....<br><br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. ... -<br>DAVA\t\t: Menfi Tespit <br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 06/03/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 11/03/2024<br>Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 11/04/2023 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı, davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi; <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıdan önce ciro silsilesi arasında yer alan... ile bir ticari ilişki sonucunda kambiyo evraklarının ciro edilerek davacıdan sonra gelen ciranta tarafından davalıya teslim edildiğini, senetlerin ödenmemesi nedeniyle ciro silsilesinde geride olduğu alacaklı/davalıya müvekkili tarafından ödemeler yapıldığını ve 10/03/2017, 10/06/2017, 10/08/2017 vade tarihli senetlerin teslim alındığını, 10/08/2017 vade tarihli senedin müvekkili sigortalı çalışanı olan ... tarafından davalıdan 10/09/2017 vade tarihli senedin vadesinden önce bizzat teslim alındığını, buna ilişkin tek nüsha tutanak düzenlendiğini, bunun üzerine davacıdan önce gelen lehtar/ciranta .... Ltd. Şti.'ye teslim edildiğini, bu senetlere ilişkin icra takiplerinin yapıldığını, 10/08/2017 vade tarihli senedin teslimine .... Ltd.Şti. ile müvekkili arasındaki tutanağın suretinin sunulduğunu, davacı ile davalı arasında herhangi bir ticari iş ilişkisinin bulunmadığını, tek ilişkinin bu senetler olup başkaca bir borç ilişkisinin de bulunmadığını, 10/09/2017 vade tarihli senedin de ödenmemesi üzerine davalının müvekkiline haber vermesi üzerine müvekkilinin 11/10/2017 tarihinde senet bedelini davalının hesabına havale ettiğini, ödemesi yapılmış olmasına rağmen müvekkilinin senedi teslim almasına yönelik talebinin davalı tarafından uzatıldığını, müvekkilini oyaladığını, müvekkili ile aralarında oluşan hukuka ve banka yoluyla ödeme yapmış olmasına güvenerek senedi teslim almadığını ancak, davalının Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, müvekkilinin alacaklı olduğu senette icra takibinde borçlu olarak muhatap olması nedeniyle müvekkili aleyhine başlatılan takibin tedbiren durdurulmasının gerektiğini beyan ederek müvekkilinin dava konusu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, haksız ve kötüniyetli davalı aleyhine 6.000,00 TL 'nin %20'si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının banka aracılığıyla yapmış olduğu ödemenin icra takibine konu senede ilişkin olmadığını, davacının yapmış olduğu banka havalesinin borçlu olduğu eski vade tarihli senetlere ilişkin olduğunu, banka havalesinde de ödemenin 10/09/2017 tarihli senede ilişkin olduğuna dair hiçbir ifadenin yer almadığını, dava konusu senede ilişkin icra takibi başlatıldığında davacı borçlunun müvekkili ile irtibata geçerek takip konusu borcu ödeyeceklerini belirterek zaman istediklerini, davacıya istenilen süre verilmemesi nedeniyle kötüniyetli olarak işbu davayı ikame ettiğini, davacının dava konusu 10/09/2017 vade tarihli senede ilişkin borcunu takip öncesinde ödemediğini, takibe konu borcun icra takibine başlamadan önce ödenmediğini ve icra takibinin haklı olarak yapıldığının ticari defterlerin incelenmesi sonucu ortaya çıkacağını beyan ederek davanın reddi ile, davacı tarafın alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"....Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı şirketin ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde 2016- 2017 yılı yevmiye defterinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, ticari defterlerin birbirini teyit ettiği ve davalı taraf lehine delil niteliği taşıdığı, dava konusu senetlerin 15.10.2016 tarih ve ... yevmiye numarası ile .... cari borcu karşılığı alınan senetler olarak kayda alındığı, 10.06.2017 vade ve 30.000,00 TL lik senede ilişkin kayıtlara dayanak kredi kartı sliplerinin ibraz edildiği, kart sahibinin .... olduğu, 10.08.2017 vade ve 30.000,00 TL lik senede ilişkin Yapı Kredi hesabından tahsilat kaydının bulunduğu, bu kaydın dayanağı ödeme dekontu olan Yapı Kredi dekontu ile yevmiye kayıtlarının birbirini teyit ettiği, 10.09.2017 vade ve 30.000,00 TL lik senede ilişkin Yapı Kredi hesabından tahsilat kaydının bulunduğu, bu senede istinaden sunulan dekont açıklamasında \"12 İcra .... (...)\" ibaresinin bulunduğu, göndericisinin davalı vekili ... olduğu, 10.10.2017 vade ve 30.000,00 TL lik senede ilişkin Yapı Kredi hesabından tahsilat kaydının bulunduğu, bu kayda dayanak sunulan dekont ile birbirini teyit ettiği, yönünde tespitte bulunulduğu, BAM kaldırma kararında; \"Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 12/06/2017 tarih 2016/9740 Esas 2017/4849 Esas sayılı kararında da belirtildiği gibi, senedin vadesinden sonra yapılmış ödemede mevcut borca karşılık yapıldığının kabulü gerekeceği, şayet alacaklı bu ödemenin başka bir alacağa mahsuben yapıldığını ileri sürerse, ispat yükünün alacaklıya düşeceği, davalı, davacı tarafından yapılan ödemenin daha eski vade tarihli senetlere ilişkin olduğu beyan ettiği, bu nedenle ispat yükünün davalıya düştüğü, davalıdan bu ödemenin hangi senede ilişkin yapıldığı sorularak ödemenin bu senede istinaden mi dava konusu senede istinaden mi yapıldığı hususu araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir\" denildiği,  BAM kaldırma kararı sonrası, davacı ve davalı tarafa bonolara ilişkin ödemelerin yapıldığı bankaları bildirmeleri ve elden ödeme olması durumunda buna ilişkin belgelerin sunulması için süre verildiği, davacı vekiline ticari defterleri sunmak için süre verildiği, mahkememizce BAM kaldırma kararı gereği, bilirkişiden ek rapor alındığı, bilirkişi tarafından sunulan 12.09.2022 tarihli raporda; tüm dosya kapsamının <br>incelenmesinde senetlerle ilintili olduğu tespit edilen Kredi Kartı ve Banka aracılığı ile yapılan ödemelerin toplamının 120.695,27TL olduğu, incelemesi yapılan ticari defterler ve ödeme dekontlar bir bütün halinde değerlendirildiğinde Mükerrer bir tahsilat olmadığı kanaatinin hasıl olduğu, yönünde tespitte bulunulduğu, bilirkişi tarafından düzenlenen son raporda; 12.09.2022 tarihli raporundaki kanaatini değiştirecek herhangi bir unsura rastlanmadığına ilişkin, tespitte bulunduğu, BAM kaldırma kararında belirtildiği üzere davada ispat külfetinin davalı tarafta bulunduğu, davalı tarafından sunulan ve dosyamıza alınan delilerin incelmesinde; davacı tarafından yapılan ödemenin  takibe konu senet dışında bir senet nedeniyle yapıldığının ispatlanamaması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş, şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir...\" gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile; Konya 12.İcra Müdürlüğünün .... Esas nolu dosyada takibi yapılan 10.09.2017 ödeme tarihli, 30.000 TL bedelli bono nedeniyle davacının  davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacı vekilin kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin 22.02.2019 tarihli davanın reddine ilişkin kararının Konya BAM 6. Hukuk Dairesi'nin 05.03.2021 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile \"ispat yükünün tayininde hataya düşüldüğü\" gerekçesiyle kaldırıldığını, kaldırma kararı üzerine mahkemece yeniden yargılama yapıldığını ve dosyanın bilirkişiye tevdi edildiğini, taraflarınca 01.11.2021 tarihli dilekçe ile; davacı/davacı adına ödemelerin yapıldığı bankaların bildirildiğini ve ödemelere ilişkin belgelerin de ibraz edildiğini, davacı tarafça elden ödeme iddiasında bulunulmasına rağmen hiçbir ödeme belgesi sunulmadığını, dosya içeriğinden açıkça anlaşılacağı üzere, müvekkilinin uhdesinde davacının ciranta sıfatıyla sorumlu olduğu “10.06.2017”, “10.08.2017” , “10.09.2017” ve “10.10.2017” vade tarihli dört adet bono bulunduğunu, 11.10.2017 tarihli banka havalesi sırasında; “10.08.2017” ve “10.09.2017”  tarihli senetler muaccel durumda olup her iki senet bakımından da yapılan hiçbir ödeme bulunmadığını, gerekçeli kararda bilirkişi raporlarında mükerrer  tahsilat bulunmadığı yönünde kanaat bildirildiği tek tek açıklanmış, ancak davanın kabulünü gerektirecek hiçbir gerekçeden bahsedilmemesine rağmen kararın son cümlesinde ispat külfetinin yerine getirilmediği belirtilerek kabul kararı kurulduğunu, gerekçe kısmıyla hüküm bölümünün birbiriyle tamamen çeliştiğini, gerekçeli karardan aynen alıntılanan söz konusu cümle de,  gerekçe ile hüküm arasındaki çelişkiyi açık bir şekilde gösterdiğini, bilirkişi raporlarıyla  mükerrer tahsilat bulunmadığı tespit edilmişken; ispat külfetinin yerine getirilmediğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; menfi tespit istemine  ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Davacının Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında takibe konulan senedi 11/10/2017 tarihinde davalıya ödediğini belirterek bu senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, davalının ise davacının yaptığı ödemenin takibe konu senede ilişkin olmadığını, davacının borçlu olduğu daha eski vade tarihli senetlere ilişkin olduğunu beyan ettiği,<br>Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 12/06/2017 tarih 2016/9740 Esas 2017/4849 Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi, senedin vadesinden sonra yapılmış ödemede mevcut borca karşılık yapıldığının kabulü gerekeceği, şayet alacaklı bu ödemenin başka bir alacağa mahsuben yapıldığını ileri sürerse ispat yükünün alacaklıya düşeceği, davalının davacı tarafından yapılan ödemenin 10/08/2017 vade tarihli senede istinaden yapıldığını beyan ettiği, davacının bu senedi ödediğini yazılı delille ispat edemediği, 20/10/2017 tarihinde yapılan ödemenin 11/10/2017 vade tarihli senede istinaden yapıldığı,  her ne kadar davacı 10/08/2017 vade tarihli senedin davalı tarafından kendisine iade edildiğini ve bu senedi kendisinden önceki ciranta  ... Ltd.Şti.'ne iade ettiğini belirtmiş ise de; bunu ispat edemediği,  ... Ltd.Şti. tarafından İstanbul (Anadolu) 2.İcra Müdürlüğü'nün... ve ... Esas sayılı dosyalarında yapılan takiplerin 10/03/2017 ve 10/06/2017 vade tarihli senetlere ilişkin olduğu,... Ltd.Şti. yetkilisi tarafından verilen belgenin de 10/08/2017 vade tarihli senedin davacıya iade edildiğini ispata yeterli olmadığı, davacının açıkça yemin deliline de dayanmadığı,  Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 10.01.2023 tarih ... Esas .... Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi  borçlunun tazminata mahkum edebilmesi için 2004 sayılı Kanun'un 72. maddesinin üçüncü fıkrasına göre icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı alınması ve bu ihtiyati tedbir kararının uygulanması yani icraen infaz edilmiş olması gerekeceği, ilk derece mahkemesince verilen tedbir kararının infaz edilmediği, bu nedenle davanın reddine ve davacının şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken davanın istirdata dönüştüğü de gözetilmeden davanın kabulü ile  Konya 12.İcra Müdürlüğünün ... Esas nolu dosyada takibi yapılan 10.09.2017 ödeme tarihli, 30.000 TL bedelli bono nedeniyle davacının  davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından davalının istinaf başvuru talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1.b.2. maddesi gereğince davanın reddine,  davalının şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine ilişkin yeniden karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>A) Davalının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/04/2023 tarih ... Esas - ... Karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA,<br>1-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 512,32 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, <br>2-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf yoluna başvuru harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>B) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, <br>1-Davanın REDDİNE,  <br>2-Davalının şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine,<br>3-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 512,33 TL harçtan, alınması gereken 427,60 TL harcın mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 84,73‬ TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,  <br>4-Davalı davada  kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin  üzerinde bırakılmasına,<br>6-Davalı tarafından yapılan 400,00 TL bilirkişi  giderinin davacıdan alınarak davalıya  verilmesine, <br>7-HMK'nın 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının gider avansını yatıran tarafa iadesine,<br>C) İlk derece mahkemesince yazılan 22/06/2023 tarihli harç tahsil müzekkeresinin bila infaz iadesinin istenmesine, iade işleminin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>D) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4.maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına,  <br>E) Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 06/03/2024 tarihinde oybirliğiyle  HMK'nun 362/1-a  maddesi gereğince kesin olarak  karar verildi.<br>\t\t\t<br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br><br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br> Üye ...<br>e-imzalıdır <br> Katip ...<br>e-imzalıdır<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"690d84a589202a29","SID":"c3074c56309695d6"}}