{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/172 - 2024/384<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2022/172 <br>KARAR NO\t: 2024/384<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                              \t  K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/01/2020<br>NUMARASI\t\t: 2018/425 E.  -  2020/21 K.<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:  <br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararı İptali -Hükümsüzlük <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/01/2020 Tarih ve 2018/425 Esas - 2020/21 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin Türkiye genelinde “...” ibareli markasını seri bir şekilde üreterek piyasada yer edindiğini, davalının “...” markası ile müvekkilinin “...” markası arasında ayniyet derecesinde benzerlik olduğunu, markaların logolarının nerdeyse aynı görüntüye sahip bulunduğunu, müvekkilinin markasının iki B harfinin düz şekilde yan yana kullanımı olduğunu, davalının ise iki B harfini müvekkili gibi yan yana, birbirine ters döndürülmüş şekilde kullanmasının müvekkiline ait markanın taklit edildiğinin göstergesi olduğunu, orta bilinç düzeyindeki bir tüketicinin davalı markasını, müvekkiline ait yeni bir marka veya alt serisi gibi algılayacağını, markaların logolarının her ikisinin çiziminin de kare şeklinde olduğunu, logoların farklı renkte olmasının iltibası ortadan kaldıracak nitelikte olmadığını, müvekkiline ait “...” markasından esinlenilerek oluşturulan “...” markasının Türkçe’de bir anlam ifade etmemesi nedeniyle tını olarak iki markanın da aynı etkiyi bırakacağını, bu nedenle işitsel anlamda da ayniyet olduğunu, davalının markasını, müvekkilin markasının da tescilli olduğu 25. ve 35. sınıflarda tescil ettirmek istemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek 2017/13605 sayılı “...” ibareli marka başvurusu hakkında verilen2018-M-8324 sayılı YİDK kararının iptaliyle, tescili halinde sicilden terkin edilmek suretiyle hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.  \t\t\t<br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>Diğer davalı cevap vermemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının şekil+... ibareli başvuru markası ile davacının şekil ibareli markası arasında 2017/113605 sayılı markanın kapsamında yer alan 25. Sınıftaki tüm mallar ile 35. Sınıftaki ''Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)'' hizmetleri yönünden  görsel olarak ortalama (hedef) tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşullarının oluştuğu, iltibas oluşturmayan kısımlar yönünden ise, bu mal/hizmetlerde davalının marka başvurusu dolayısıyla davacının markasının tanınmışlığından haksız bir yararın sağlanabileceğinin, markanın itibarının zarar görebileceğinin veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceğinin kanıtlanmadığı, başvuru konusu markanın kötüniyetli yapıldığının da kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 2018-M-8324 Sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2017/113605 sayılı markanın kapsamında yer alan 25. Sınıftaki tüm mallar ile 35. Sınıftaki ''Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)'' hizmetleri yönünden iptaline, bu mallar ve hizmetler yönünden markanın hükümsüzlüğüne, diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuru markasının esas unsurunun ... ibaresi olduğunu, “söz görünümden yüksek sesle konuşur” ilkesi gereği, ortalama tüketicilerin şekil unsurundan ziyade kelime unsuruna dikkat edeceğini, bu nedenle de başvuru markasının esas unsurunun “...” ibarelerinin olması gerektiğini, bu nedenle başvuru markası ile davacı markaları arasında karışıklık doğacak derecede bir benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>Davacı vekili katılma yolu ile sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde, mahkeme kararı hukuka aykırı olup davaya konu markanın 25. ve 35. sınıftaki tüm mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi gerektiğini, markanın logolarının neredeyse aynı görüntüye sahip olduğunu, alıcıların birbirine çevrilmiş şekilde büyük harfle yazılmış olan iki B’yi gördüğü anda ilk bakışta müvekkilinin markasına ait yeni oluşturulan bir marka veya müvekkilin markasının bir alt serisi olarak algılayacağını, işitsel, görsel ve fonetik olarak ayniyet derecesinde benzer olan bu iki markanın benzerliği aşikar olup ... markasının müvekkilinin markasına ayniyet derecesinde benzer bir markadan öteye geçemediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.  <br><br>GEREKÇE\t: 1-Dava, YİDK kararı iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiği, davacının itirazına mesnet \"...+Şekil\" ibareli markası ile davalının başvurusuna konu \"...+şekil\" ibareli marka arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br>\t2- Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelere göre, davalının \"...+Şekil\" ibareli marka başvurusunda bulunduğu, davacı \"...+Şekil\" asıl unsurlu markalarına dayalı olarak başvuruya itiraz ettiği, davacı itirazının nihai olarak dava konusu YİDK kararı ile reddedildiği, kararın davacıya tebliğ edildiği, davanın yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmış olup, dosya kapsamındaki uyuşmazlığın tarafların markaları arasında iltibas bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. <br>\tSomut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesinde, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvurunun reddedileceği belirtilmiştir. <br>\tAçıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin, 2021/3842 Esas ve 2022/7597 Karar sayılı ilamı gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacının itirazına mesnet markaları ile davalının dava konusu olan başvurusu arasında, fonetik ve görsel olarak bir bütün halinde değerlendirme yapıldığında 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, zira taraf markalarındaki ibarelerin ve şekillerin farklı bulunduğu, benzer olmadığı anlaşılmış, ... YİDK kararının iptaline ilişkin davanın reddine yönelik olarak aşağıda gösterilen şekilde hüküm kurulmuştur.<br>\tMahkemece verilen karar ile davalı şirket adına tescil edildiği anlaşılan markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş olup, bu karara yönelik olarak davanın ilgili tarafınca istinaf kanun yoluna başvurulmadığı anlaşıldığından, hükümsüzlük kararına yönelik olarak davacı aleyhine Dairemizce bir inceleme yapılmamış, aşağıda gösterildiği şekilde önceki hüküm aynen korunmuştur. <br>\tHMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmelidir. Diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilen yerel mahkeme hükmünün düzeltilerek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmemiş, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan bu yanlışlığın giderilmesinin ise yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiş, istinaf başvurusunun sadece davalı ... tarafından yapıldığı dikkate alınarak vekalet ücreti taktir edilmiştir. <br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile, Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/01/2020 Tarih ve 2018/425 Esas - 2020/21 Karar  sayılı kararının KALDIRILMASINA;<br>\t3-Türk Patent ve Marka Kurumunun 2018-M-8324 Sayılı YİDK Kararının iptaline ilişkin davanın REDDİNE,<br>\t4-Dava konusu edilen 2017/113605 sayılı markanın, kapsamında yer alan 25. Sınıftaki tüm mallar ile 35. Sınıftaki ''Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)'' hizmetleri yönünden HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde, fazlaya ilişkin istemin reddine,<br>\t5-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 427,60.TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 35,90.TL harcın mahsubu ile bakiye 391,7‬0.TL'nin davalı şirketten tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 25.500,00.TL maktu vekalet ücretinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine,<br>\t7-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 25.500,00.TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... verilmesine,<br>\t8-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 1.800,00 bilirkişi ücreti, 154,30 TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 150,00 TL tebligat masrafından oluşan toplam 2.266,4‬0 TL'nin, davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 1/2 kabul edilerek 1.133,2‬0 TL.'ye, 35,90 TL peşin harç ile 35,90 TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 1.205‬,00 TL.'nin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>\t9-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan tahsili ile davalı ... verilmesine, bakiyesinin davalı ... üzerinde bırakılmasına,<br>\t10-Davalı şirket tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına<br>\t11-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t12-Davalı ... peşin olarak alınan 59,30.TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı ... iadesine,<br>\t13-Davacıdan alınması gereken 427,60.TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 59,30.TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3‬0.TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>\t14-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 01/03/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/03/2024<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br>Katip<br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"015335eb763f634b","SID":"ed37d25549ce4d33"}}