{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2024/192 - 2024/388<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2024/192 <br>KARAR NO\t: 2024/388<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                         \t K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/12/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/532 E. <br><br>İHTİYATİ TEDBİR<br>İSTEYEN DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>KARŞI TARAF\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: İhtiyati Tedbir<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/12/2023 tarih ve 2023/532 E. sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, 07/12/2023 tarihli dava dilekçesi ile; davalı şirketin 2010/49950 tescil numaralı \"...\" ibareli markasından kaynaklanan haklarının, davacı yanın \"...\" markası altında üretip satışını ve pazarlamasını yaptığı ürünler yönünden davacı yana karşı kullanmasının tedbiren önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve verilen ihtiyati tedbir kararının davalı adına tescilli sair markaların hepsini kapsayacak şekilde genişletilerek yargılama sona erinceye kadar devam ettirilmesini, davalı  adına tescilli, \"...\" ibaresini  ihtiva eden markasının üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla sicil kaydına ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da imkansız hale geleceği, bu nedenle ciddi bir zararın doğması ihtimalinin bulunması, taraf değişikliğinin yargılamanın uzamasına sebep olacağı, markanın mahkemenin bilgisi haricinde devredilmesi ihtimalinde doğacak olumsuz sonuçların önlenmesi gereği de gözetilerek 2010/49950 sayılı markanın üçüncü kişilere devrin önlenmesine yönelik tedbir isteminin kabulüne karar verilmesinin yerinde olacağı, davacı vekilinin, davalının, 2010/49950 sayılı markasından kaynaklanan haklarını davacının \"...\" markası altında üretip satışını ve pazarlamasını yaptığı ürünler yönünden müvekkiline karşı kullanmasının önlenmesi  yönünde de ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiği, davacı vekilinin ileri sürdüğü ihtiyati tedbir isteminin, davalının hak arama özgürlüğünü engeller mahiyette olup, davalının, davacıya karşı yargı mercileri önünde olası bir hukuki takibat yapmasını engelleyecek mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği, davacı tarafın ihtiyati tedbir isteminin kabul edilmemesi halinde, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından bahsedilemeyeceği gerekçesi ile ihtiyati tedbir isteminin kısmen kabulüne, davalı şirkete  ait  2010/49950 tescil numaralı \"...\" ibareli markanın  nihai kararın kesinleşmesine kadar HMK'nın 389 ve devamı maddeleri uyarınca 3. kişilere devrinin ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine, davalı şirkete ait 2010/49950 tescil numaralı \"...\" ibareli markanın davacıya karşı kullanılmasının önlenmesine yönelik sair ihtiyati tedbir taleplerinin reddine, davanın niteliği ve tarafların durumuna göre takdiren teminat alınmasına yer olmadığına, karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, somut durumda, müvekkilinin giderilemez zararlara ugratılması tehlikesinin bulunduğunu, hükümsüzlük davası sonuçlanıncaya kadar, iş bu davanın etkinligini temin etmek ve mevcut durumu muhafaza etmek üzere davalı sirketin,  2010 49950 tescil numaralı \"...\"  ibareli markasmdan kaynaklanan haklarını, davacı yanın \"...\" markası altında üretip satışını ve pazarlamasını yaptığı ürünler yönünden davacı yana karşı kullanmasının tedbiren onlenmesi yönününde verilen ihtiyat-i tedbir kararının davalı adma tescilli sair markaların hepsini kapsayacak şekilde genişletilerek yargdama sona erinceye kadar devamına karar verilmesi gerektiğini, ayrıca mevcut durumun muhafazası ve davanın etkinliginin sağlanması bakımından, anılan markaların olası devrinin sicile kaydının dava sonuna dek önlenmesi için sicil kaydına tedbir konulması gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, istemiştir.    <br><br>GEREKÇE\t: Dava, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı vekilinin, davalının, 2010/49950 sayılı markasından kaynaklanan haklarını davacının \"...\" markası altında üretip satışını ve pazarlamasını yaptığı ürünler yönünden müvekkiline karşı kullanmasının önlenmesi  yönünde talep ettiği ihtiyati tedbirin koşullarının bulunmadığı, zira somut uyuşmazlıkta hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından bahsedilemeyeceği, diğer yandan mahkemece zaten davalı şirkete  ait  2010/49950 tescil numaralı \"...\" ibareli markanın  nihai kararın kesinleşmesine kadar HMK'nın 389 ve devamı maddeleri uyarınca 3. kişilere devrinin ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine karar verilmiş olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-İhtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 157,75‬-TL'nin ihtiyati tedbir isteyen davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t3-İstinaf aşamasında ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 01/03/2024 tarihinde HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/03/2024<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br> <br><br>Katip<br><br> <br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e9c36c9c8c51a8ee","SID":"f92bec84ad57ce79"}}