{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/125 - 2024/393<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/125 <br>KARAR NO\t: 2024/393<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                      K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/173 E.  -  2021/405 K.<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka ile ilgili Kurum Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/12/2021 tarih ve 2021/173 Esas - 2021/405 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı şirket ile davalı ... vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2010/00523, 2010/00541, 2013/28195, 2013/65437, 2013/65441, 2017/11297, 2017/11337, 2017/90059 sayılı ve \"...\" ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, 2019/55181 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin \"... ...\" markasını uzun zamandan beri yoğun ve yaygın olarak kullanıldığını, bu marka ile “...” ibareli dava konusu markanın ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, emtia benzerliğinin de gerçekleştiğini, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, marka başvurusunun kötüniyetli olarak yapıldığını, \"...\" ibaresinin aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanı da olduğunu, bu ibare üzerinde öncelik hakkının müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 2021-M-2816 sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı şirket vekili, \"...\" ibaresinin müvekkil şirketin kurucusu ve ortağının çocuklarının isimlerinin baş harfleriyle yaratıldığını, taraf markalarının farklı olduğunu, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, emtia benzerliğinin gerçekleştiği; bir bütün olarak bakıldığında marka işaretlerinde ön plana çıkan esaslı unsurların \"...\" ve \"...\" ibareleri olduğu, markaların birebir aynı emtiada kullanılacak oldukları dikkate alındığından bir manası olmayan anılan kelimeler arasındaki “-” işareti, ortadaki “s” harfi ve sonlarındaki s/ş farklılığı ile şekil unsurlarının başlı başına ayırt ediciliği tesis edecek önemde olmadığı, bu nedenle markalar arasındaki görsel benzerliğin ortalama, markalar arasındaki duysal benzerliğin yüksek olduğu, kavramsal olarak ise markaların bilinen bir manasının bulunmadığı, başvurunun kötüniyetle yapıldığına dair somut veri bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, YİDK'nın 2021-M-2816 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, başvuru kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden müteri kitlesinin dikkat düzeyinin ortalamanın üzerinde olduğunu, bu hususun dikkate aınmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDiğer davalı şirket vekili, beyanlarının dikkate alınmadığını, celbini talep ettikleri delillerin toplanmadığını, karıştırılma ihtimali ve tanınmışlık iddiasının değerlendirilmesine önem arz eden tanıklarının dinlenmediğini, rapora itirazlarının incelenmediğini, taraf markalarının benzer olmadığını, müvekkilinin markasında logo da bulunduğunu, tüketicilerin bilinç düzeyinin değerlendirilmediğini, markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararı iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tİşlem dosyasının incelenmesinden, davalı şirketin, \"...\" ibaresinin, 06, 19 ve 35. sınıf mal ve hizmetlerde tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğu, davacının \"...\" ibareli markalarına dayalı olarak, iltibas, eskiye dayalı kullanım, tanınmışlık, fikri mülkiyet hakkı ve kötü niyet iddiasıyla başvuruya itiraz ettiği, davacının itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddine karar verildiği,  davacının bu karara karşı yaptığı itirazının da, YİDK'nın 2021-M-2816 sayılı kararıyla reddedildiği, anılan kararın davacıya 28.04.2021 tarihinde tebliğ edildiği ve işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 03.06.2021 tarihinde  açıldığı anlaşılmıştır.  <br>İlk derece mahkemesinin kabulü ve istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu \"...\" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet \"...\" ibareli markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca iltibas bulunup bulunmadığı noktasındadır.<br>6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1. maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir.<br>   Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında, dava konusu başvuru \"...\" ibaresinden, davacının itiraza mesnet markaları ile \"...\" ibaresi ve bu ibareye eklenen \"..., ...\" gibi kelimelerden oluşmaktadır. Taraf markalarındaki tanımlayıcı ibareler çıkartıldığında markaların esas unsurları \"...\" ve \"...\" ibareleridir. Buna göre markalar arasında \"ER\" eki ile başlamaları nedeniyle kısmi bir görsel benzerlik bulunmakta ise, dilimizde sıklıkla kullanılan bu ekten sonra dava konusu başvurunun \"...\", itiraza mesnet markaların ise \"...\" ibaresiyle devam etmesi nedeniyle başvuru itiraza mesnet markadan yeterince uzaklaşmış, kısa ibarelerdeki değişikliklerin daha kolay farkedilmesi yanında, başvurudaki bu farklılık, kısa çizgi (-) işareti kullanılmak suretiyle daha da belirgin hale getirilmiştir. Taraf markalarının kelime unsurunun dışında markaların genel kompozisyonları da tamamen farklı olup, dava konusu başvuru davacının itiraza mesnet markalarına herhangi bir yakınlaşma içermemektedir. Bu hale göre, dava konusu başvuru markasını gören tüketici/alıcılar, bunun davacının itiraza mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayabilecek olup. Taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmış, ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki kabulü yerinde görülmemiştir.<br>Tarafların marka işaretleri benzer bulunmadığından, Dairemizce emtia benzerliği şartı yönünden değerlendirme yapılmasına gerek görülmediği gibi davacı vekilinin eskiye dayalı kullanım, tanınmışlık, fikri mülkiyet hakkının kullanımı ve kötüniyete dayalı iddialarının tartışılması, Dairemizce ulaşılan sonuç itibariyle de sonuca etkili bulunmamıştır.<br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 tarih ve 2014/11-696 E.- 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir.<br>Bu itibarla, dava konusu başvuru ile davacının itiraza mesnet markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibas bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalı şirket ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.   \t<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı şirket ile davalı ... vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 16/12/2021 gün ve 2021/173 Esas - 2021/405 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-Davanın  REDDİNE,<br>\t3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 59,30-TL harçtan mahsubu ile bakiye 391,30-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t4-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 25.500,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>\t5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t6-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, <br>\t7-Davalı şirket tarafından istinaf aşamasında yapılan 55,00-TL tebligat ve posta masrafı, 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 275,70-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine,   <br>\t8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip resen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t9-Davalılar tarafından ayrı ayrı peşin olarak yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalılara ayrı ayrı iadesine,  <br>10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 01/03/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 30/03/2024\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c75565ac7b0162ff","SID":"c62a8ef05613d1e7"}}