{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No:<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t: 26/03/2024<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 28/11/2023<br>NUMARASI\t:  Esas  Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVALI \t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVA\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 26/03/2024<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ\t: 28/03/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  08.12.2022 tarihinde davacıya ait ..... plakalı, Hyundai marka ve 2014 model marka araca, davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanmış araç sürücüsünün sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini,  kazada ... plakalı aracın sürücüsü kaza tespit tutanağına göre asli ve tam kusurlu olduğunu, davacının aracında ciddi şekilde hasar kaybı meydana geldiğini, davalı ..... Sigorta A.Ş’ye kaza ile ilgili başvuru yapılması sonucu 3.705,94 TL ödeme yapıldığını, bu ödeme davacının aracındaki değer kaybını karşılamadığını, davacının aracında yapılan ödemeden çok daha fazla bir değer kaybı bulunduğunu belirterek, değer kaybının karşılığı olarak şimdilik 10 TL’nin dava tarihi itibari ile yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketinin davacı tarafa kazaya ilişkin hasar kaybı nedeniyle ödeme yaptığını, huzurdaki davanın sebepsiz zenginleşmeye neden olacağından reddine karar verilmesi gerektiğini, her halükarda değer kaybı tazminatı hesaplanmasının 04/12/2021 tarihli genel şartları esas alınarak yapılması gerektiğini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, davalı sigorta şirketi temerrüde düşmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; \"Somut olayda; davacı ile davalı sigorta şirketinin sigortalısının karıştığı trafik kazasında davacının sahibi bulunduğu araçta kazaya bağlı olarak değer kaybı oluştuğundan bahisle mahkememizde alacak davası açıldığı, mahkememizce alacağın oluşup oluşmadığına ilişkin uzman bilirkişilerden rapor alınması maksadıyla keşif günü verildiği ve davacıya eksik ilave avansı tamamlamak için kesin süre verildiği, davacı tarafa verilen kesin süreye rağmen eksik avansın tamamlanmadığı, mahallinde keşif yapılarak kusur raporunun alınmasının dosyamız için elzem olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun... E.  ,  ... K. Sayılı 28/08/2023 tarihli ilamı ile; \"Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesince 14.10.2014 tarihli celsede yatırılması için davacı tarafa kesin süre verilen giderler delil avansına ilişkin olup, delil avansının yatırılmaması hâlinde o delilden vazgeçilmiş sayılacağı açıktır. Anılan mahkemece keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmadan taşınmaz değerinin ve istenebilecek tazminatın tespitinin mümkün olmadığından bahisle davanın ispat edilemediği gerekçesiyle reddine yönelik verilen karar usule ilişkin nihai bir karar olmayıp, maddi anlamda esasa ilişkin verilen nihai bir karardır. Bu durumda eldeki davada kesin hüküm dava şartının oluştuğu gerekçesiyle davanın usulden reddine dair verilen direnme kararı yerinde ve doğru olmuştur. Hâl böyle olunca, usul ve yasaya uygun olan direnme kararı onanmalıdır. \" şeklinde karar verildiği, ayrıca Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 2017/1299 E.,  2020/7972 K. Sayılı ve  01.12.2020 tarihli ilamında; \"Kaldı ki; 6100 sayılı Kanunun 120. maddesindeki \"gider avansı\" ile ilgili düzenleme 324. maddesindeki \"delil ikamesi avansı\" kuralı ile birlikte değerlendirilmeli ve dolayısıyla delil ikamesi için alınacak avans ile dava şartı olan gider avansı birbirinden ayrılmalı, delillerin ikamesi için alınacak avans gider avansı içinde yer almamalıdır. Şahit dinlenmesi, bilirkişi raporu alınması ve keşif gideri gibi delil ikamesine yönelik giderlerin gider avansı içinde değerlendirilmesi 6100 sayılı Kanunun 324. maddesi düzenlemesi karşısında mümkün değildir. Ayrıca yukarıda açıklandığı gibi gider avansı dava şartı iken delil ikamesi avansı dava şartı olarak nitelendirilemez. Delil ikamesi avansının verilen kesin süre içinde yatırılmaması dava şartı nedeni ile davanın reddini gerektirmez. Taraflar belirlenen kesin sürede delil avansı giderini yatırmazsa dayandığı o delilinden vazgeçmiş sayılır.\" şeklinde karar verildiği dikkate alındığında, kusur tespitinin ve dolayısıyla keşif yapılmasının mahkememiz için zorunlu olduğu, kusur hususunda ispat külfetinin davacı üzerinde olduğu,  ilave avansın yatırılması hususunda ise davacının iddia sahibi olarak sorumlu olduğu, davacı tarafa yapılan ihtara ve tanınan kesin süreye rağmen delil avansını yatırmaması nedeniyle iddiasını ispat edemediği sonucuna varılmış, davacının davasının reddine karar verilmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" şeklinde davacının davasının reddine dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece verilen kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, kusur oranına ilişkin taraflarca yapılan gerçekçi bir itiraz olmaması ve dolayısıyla kusur oranında çelişki olmaması karşısında yerel mahkemece yapılacak iş dosyanın hesap bilirkişisine tevdi ile değer kaybının hesaplanması iken kusur raporu alınmak istenmesi usul ekonomisine ve hukuka aykırı olduğunu, dosyada kusur oranı ile ilgili bir çelişkinin bulunmadığını, dosya kapsamında davanın ispat edilmesine yarar davalının %100 kusurlu olduğunu gösterir delillerin mevcut olduğunu, aksini ispat etmek isteyen tarafın gerekli masrafları da kendisinin yatırması gerektiğini, delil avansının kesin sürede yatırılmamasından ötürü delilden vazgeçmiş sayıldığı ve dosyanın mevcut haliyle ispat edilemediği düşüncesi ile hüküm kurulduğunu beyan ederek Yerel Mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılması ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. <br>     Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, verilen kesin süre içerisinde  davacı tarafından bilirkişi ücreti  yatırılmadığından HMK.114/1-g ve 115. madde gereğince davanın dava şartı yokluğundan  usulden reddine dair verilen karar davacı vekilince istinaf edilmiştir.<br> Dava şartları, davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi ve karar verilebilmesi için varlığı veya yokluğu mutlaka gerekli olan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır.<br>HMK’nın 115/2. maddesindeki, “Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder” düzenlemesi gereğince, eksik olan bir dava şartı, belirli bir süre verilerek giderilebilecek ise hâkim tarafından eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilmesi gerekir. Bu süre içinde dava şartı eksikliği tamamlanmaz ise dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmelidir.<br>HMK’nın 120. maddesinde gider avansı düzenlenmiştir. Buna göre, “Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir”. <br>30.09.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 1. maddesinde, tarifenin amacının dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu açıklanmıştır. Tarifenin 6. maddesinde “Bu Tarifenin yürürlüğe girmesinden önce açılmış olan davalarda, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 120. maddesinin ikinci fıkrasına göre gider avansı ikmal ettirilir.” düzenlemesi getirilmiştir.<br>Anılan düzenlemelerden ve dava şartı müessesesinden, gider avansının davanın açılması sırasında alınmasının şart olmadığı, mahkemenin sonradan bu eksikliği kesin süre vererek ikmal ettirebileceği anlaşılmaktadır.<br>Davanın açıldığı tarihte eksik veya hiç gider alınmamış olsa bile gider avansı dava şartı olmakla hüküm verilinceye kadar ikmal ettirilebilir. İster gider avansı isterse tamamlama avansı olarak tanımlansın ikmal edilmesi gereken paranın hukuk yargılamasındaki nitelemesi dava şartı olarak gösterilen gider avansıdır. Gider avansının yatırılmaması veya ikmal edilmemesi halinde dava usulden reddedilecektir.<br>Bunun yanında  HMK nın 324. maddesinde delil ikamesi avansı, 325. maddesinde ise re'sen yapılması gereken işlemlerde giderler düzenlenmiştir.<br>HMK  324. maddesi gereğince, “Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır”.  <br>  HMK 325. maddeye göre ise “Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hâkim tarafından resen başvurulan deliller için gereken giderlerin, bir haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verilir. Belirlenen süre içinde bu işlemlere ait giderleri karşılayacak miktarda avans yatırılmazsa, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedilir”.<br>  HMK’nın 120. maddesindeki gider avansı ile ilgili düzenlemenin 324. maddedeki delil ikamesi için avans kuralı ile birlikte değerlendirilmesi ve dava şartı olan gider avansının delillerin ikamesi dışındaki yargılama giderleri için dikkate alınması gerekir. Dolayısı ile delil ikamesi için alınacak avans ile dava şartı olan gider avansının birbirinden ayrılması, delillerin ikamesi için alınacak avansın gider avansı içinde yer almaması zorunludur. <br>   Tanık dinlenmesi, bilirkişi raporu alınması ve keşif gideri gibi delil ikamesine yönelik giderlerin gider avansı içinde değerlendirilmesi olanağı HMK.’un 324. maddesi düzenlemesi karşısında yoktur. Ayrıca delil ikamesi avansının da ispat külfetine göre taraflara yükletilmesi gerekir. Diğer yandan, örneğin re’sen hesap raporu alınacaksa giderin 325. maddesi kapsamında değerlendirilmesi isabetli olacaktır.<br>   Bu bakımdan yukarıda açıklandığı üzere, dava şartı olarak öngörülen müessesenin davanın reddine yol açması nedeniyle mahkemece gider avansı ile delillerin ikamesine yönelik avans ayrılmalı, gider avansının da nelerden ibaret olduğu net olarak belirlemeli ve tarafa da hem gider avansının hem de delil ikamesi avansının hukuki sonuçları konusunda uyarı yapılmalıdır.<br>Somut olayda; mahkemece, bilirkişi incelemesi için gerekli 3.500 TL delil, 1.912,35 TL keşif avansını mahkemeler veznesine yatırması için  HMK nın 94 .Maddesi uyarınca tebliğ yapıldığı tarihten itibaren iki hafta kesin süre verilmiştir. Verilen kesin süre içerisinde gider avansının yatırılmaması halinde  HMK 114 ve 115. maddeleri gereği davanın usulden reddedileceğinin ihtaren tebliğine\" biçiminde  HMK'nın 114 ve  115 inci maddesine göre ihtar yapılmıştır. gider avansı dava şartı şartı olup yatırılmaması halinde davanın dava şartı yokluğundan reddine; delil avansı ise dava şartı olmadığından yatırılmaması halinde avansı yatırmayan taraf o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağından mevcut delillere göre karar verilmesi gerekir.<br>KALDI Ki, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 7251 sy ile hmk 120/2. Maddede yapılan değişiklikle birlikte taraflardan birinin ikamesini talep etiği delil için mahkemece belirlenen delil avansına ilişkin hmk nın  324. Madde hükümleri saklı tutulduğu açıkca ifade olunmuştur.<br>Öte yandan ara kararda \" ihtarına\"  denmesine rağmen \"ihtaratın yüze karşı yapıldığına\" dair duruşma zaptına geçmiş bir ibare yoktur.<br> Bu halde davacı tarafın delil avansını süresinde karşılamamış  olmasının, yapılması gereken bilirkişi incelemesi delilinden vazgeçmiş olduğu anlamına geldiği, delil avansı nitelendirilmesi yapıldığı halde, gider avansının yatırılmasına ilişkin dava şartı eksikliği olarak değerlendirilip, ihtarat yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, böylece delil avansının yatırılması için kesin süreye uymamanın sonuçları açısından yasanın öngördüğü şekilde usulüne uygun bir ihtar  yapılmadığı anlaşıldığından HMK'nın 94 üncü maddesini hatalı uyguladığı ve bu şekilde deliller toplanmadan karar verildiği HMK'nın 353/1-a-6 maddesinin ihlal edilmiş olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan sebeplerle KABULÜ ile Yerel Mahkeme kararının HMK.m.353/1-a/6 hükmü uyarınca  KALDIRILMASINA,<br>2-Dosyanın, gerekçede belirtilen eksiklikler giderilerek yeniden yargılama yapılması için HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, <br>3-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafça peşin olarak yatırılan başvuru harcı dışında kalan istinaf karar harçlarının talep halinde davacı tarafa iadesine,  <br>4-Dosya üzerinde inceleme yapılması nedeniyle  avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle KESİN olarak karar verildi. 28/03/2024<br><br>\t\t\t\t<br>   <br>            Başkan\t\t\t       Üye\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tÜye\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t     Katip<br>            <br>            E imza                            E imza                      E imza                           E imza<br><br><br>Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e8fc9bc834b76a04","SID":"246c59fb14563994"}}