{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/458 <br>KARAR NO: 2024/413<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/11/2020<br>NUMARASI: 2017/1159 Esas -  2020/699 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan Rücuen Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/03/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirkete kasko sigortalı araç ile davalıların maliki, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası neticesinde sigortalı araçta meydana gelen ağır hasar nedeniyle müvekkili şirket tarafından sigortalısına 25.600,00-TL ödemede bulunulduğunu, kaza tespit tutanağında davalı sürücü ...'un kusurlu olduğunun belirtildiğini beyanla sigortalıya ödenen bedelin ödeme tarihi 18.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş (Eski Ünvanı-... Sigorta A.Ş.) vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesi ile; kaza tespit tutanağının müvekkili araç sürücüsü ...'un hastaneye kaldırılmasından sonra düzenlendiğini, kazaya ilişkin yürütülen soruşturma aşamasında alınan raporda müvekkili ...'un kusuru bulunmadığının tespit edildiğini, müvekkili ... tarafından maliki olduğu araçta meydana gelen hasar, değer kaybı ve ekspertiz ücretinin tahsili için Sigorta Tahkim Komisyonuna iki ayrı başvuruda bulunulduğunu, iki başvurusunun da kabul edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; bilirkişi .. tarafından düzenle.raporda davacıya kasko sigortalı araç sürücüsü ...'ın %75 oranında, dava dışı ... plaka sayılı araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücünün kusurunun bulunmadığı kanaatine varıldığı, ATK İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen rapora göre de; davacıya kasko sigortalı araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğu, davalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, dosya kapsamındaki bilirkişi raporları ile ceza yargılaması sırasında alınan raporda davalı araç sürücüsü ...'un kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığının tespit edildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekilinin istinaf nedenleri; kaza tespit tutanağında davalı sürücü ...'un şerit değiştirme kuralını ihlal ettiği için kusurlu olduğunun tespit edildiği, alınan raporlar arasında çelişki bulunduğu, müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün hızlı olduğuna dair herhangi bir bilgi, belge ve bulgu bulunmamasına rağmen kusur izafe edilmesinin hatalı olduğu hususlarına ilişkindir. Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; kaza anına ait görüntülerin incelenmesi neticesinde düzenlenen, kazanın oluş şekli ve dosya kapsamı ile uyumlu ayrıntılı, açıklayıcı ve denetime elverişli kusura ilişkin bilirkişi raporu hükme esas alınarak, kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığı tespit edilen araç sürücüsü, maliki ve trafik sigortacısı aleyhine açılan davanın yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf eden davacıdan alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin yatırılan 59,30-TL harcın düşümü ile bakiye 368,3‬0-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerin üzerinde  bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 28/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"672036c0bf223299","SID":"091d3b38c0b895c8"}}