{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/130 - 2024/392<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/130 <br>KARAR NO\t: 2024/392<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                 K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/232 E.  -  2021/436 K.<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka ile ilgili Kurum Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/12/2021 tarih ve 2021/232 E. - 2021/436 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili,  müvekkilinin davalı ... nezdinde 2020/35436 sayılı \"...\" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin 2016/64675 sayılı ve \"şekil + ...\" ibareleri markasını gerekçe göstererek yaptığı itirazın reddine karar verildiğini, bu ret kararına davalı şirketin itirazının ise bu kez kabul edilerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2021-M-4137 sayılı kararıyla kabul edilerek başvurunun reddedildiği, oysa müvekkili şirket ile davalı şirketin faaliyet alanlarının tamamen farklı olduğunu, müvekkili şirketin hastanelere hizmet verdiğini, davalı şirketin ise tekstil ürünleri üreticisi olduğunu, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzemediğini, başvuru nedeniyle tüketici nezdinde iltibas doğurmasının mümkün olmadığını, tüketici kitlesinin yetişkin ve bilinçli tüketicilerden oluştuğunu ileri sürerek, 2021-M-4137 sayılı YİDK kararının iptale karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı şirket vekili, müvekkili şirketin 30 yıla yakın bir süredir “...” esas unsurlu markasını kullandığını ve markayı tanınır hale getirdiğini, davacı şirketin kötüniyetli olarak dava konusu markayı 39. sınıfta tescil ettirmek istediğini, taraf markalarının birebir aynı olduğunu, başvurunun iltibasa sebebiyet vereceğini, başvurunun seri marka olduğu algısı yaratacağını, başvurudaki diğer ibarelerin ayırt ediciliğinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu edilen hizmetlerin tamamı yönünden “emtiaların aynı/ aynı tür, benzer ve/veya ilişkili olması” şartının sağlandığı, taraf markalarının “...” ibaresini ortak olarak içermelerinden kaynaklı olarak, aralarında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu, bu durumun ortalama ya da yüksek dikkat ve bilinç seviyesine sahip tüketici nezdinde dahi iltibas ve karıştırılma ihtimaline yol açabileceği, zira “...” ibaresi anlamı olan bir kelime olsa dahi, dava konusu hizmetler bakımından tanımlayıcı nitelikte olmadığı, bu nedenle ayırt edici niteliğinin ve tüketici nezdinde akılda kalıcılığının yüksek olduğu, dava konusu markanın, \"...\" ibaresinden farklı olarak yer alan unsurların marka algısını “...” ibaresinden uzaklaştırmadığı, taraf markalarının aynı zamanda “...” ibaresinin başında “M” harfine yer vermeleri nedeniyle tali unsur bakımından da aralarında benzerlik oluştuğu, taraf markalarının emtia sınıfları arasında ayniyet bulunduğu, hem işaretsel hem sınıfsal bazda mevcut olan yüksek seviyeli benzerlik nedeniyle, taraf markalarını gören tüketicilerin iki farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlamalarının mümkün olmadığı, dava konusu marka kapsamında yer alan diğer harf ve kelime unsurlarının taraf markalarını farklı kılmaya yetmeyeceği, tüketicinin taraf markalarını aynı/aynı tür ya da benzer ürünler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlayabilmelerinin mümkün olmadığı, dolayısıyla dava konusu markanın tüm emtiaları yönünden, taraf markaları arasında karıştırılma ve iltibas ihtimali şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.   <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dosyanın yeni bir heyete tevdii, aksi halde ek rapor alınması taleplerinin karşılanmadığını, rapora itiraz sebeplerinin hukuk dışı teknik olgulara ilişkin olduğunu, müvekkilinin alım satımlarının zorunlu olarak sağlık alanında faaliyet gösteren sınırlı kurumlarla yapıldığını, ilaç firmalarının halka direk ilaç satımı yapmadıklarını, taraf markalarının karıştırılması ihtimalinin bulunmadığını, müvekkilinin faaliyet gösterdiğini sektör açısından müşterilerin bilinçli olduğunu, müvekkilinin davalı şirketten daha fazla tanındığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf inceleme yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararı iptali istemine ilişkindir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar davacı vekilince müvekkilinin alım satımlarının zorunlu olarak sağlık alanında faaliyet gösteren sınırlı kurumlarla yapıldığını ileri sürmüş ise de, başvurunun 05. sınıf malları değil, 39. sınıf hizmetleri kapsadığı, söz konusu hizmetler davalının itiraza mesnet markasının kapsamında da yer aldığından taraf markaları arasında emtia benzerliğinin gerçekleştiği, \"...\" ibaresini ortak olarak içeren dava konusu başvuru ile itiraza mesnet markalar arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, zira davacı markasında itiraza mesnet markadan uzaklaşmasını sağlayacak bir unsur bulunmadığı, öte yandan,  davacı vekilinin yeni heyetten rapor alınma talebi kabul edilmemiş ise de, bilirkişilerin görüşü hakim için bağlayıcı olmayıp HMK'nın 282. maddesinde uyarınca hakimin bilirkişinin oy ve görüşünü  diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 tarih ve 2014/11-696 E.- 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 01/03/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 29/03/2024<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"adb3cf38a1bd1ebb","SID":"fe52f50370ac46a4"}}