{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/377 <br>KARAR NO: 2024/410<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/12/2020<br>NUMARASI: 2018/222 Esas -  2020/787 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Cismani Zarar Nedeniyle Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/03/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin, davalıya zorunlu trafik sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile 25.01.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 50,00-TL geçici iş göremezlik ve 50,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı sigortaya başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 13.11.2020 tarihli dilekçesi ile; maddi tazminat taleplerini geçici iş göremezlik yönünden  8.738,76-TL'ye, sürekli iş göremezlik yönünden 290.000,00-TL'ye artırdıklarını bildirmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; kaza tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, davacının kask ve koruyucu ekipman takıp takmadığının ve müterafik kusuru bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiğini, davanın, dava dışı sigortalıya ihbarı gerektiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davanın ceza zamanaşımı süresi olan 8 yıl içerisinde açılmış olması nedeniyle davalı tarafın zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, ATK İstanbul Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan rapora göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %70 oranında kusurlu olduğu, davacının ATK tarafından düzenlenen rapora göre % 8 oranında sürekli maluliyetinin bulunduğu ve iyileşme süresinin 9 ay olduğu,  alınan aktüer bilirkişi raporuna göre davacının geçici iş göremezlik zararının 8.738,76-TL, sürekli iş göremezlik zararının ise 532.242,48-TL olduğu, geçici iş göremezlik zararının teminat limiti sınırlarında kaldığı, sürekli iş göremezlik zararının ise teminat limiti olan 290.000,00-TL'yi aştığı kanaatinin bildirildiği, aktüer bilirkişi tarafından, davalı tarafın tam kusurlu olduğu kabul edilerek hesaplama yapıldığı, davacının %30 kusuruna denk gelen kısmın mahsubu halinde davacının geçici iş göremezlik zararının 6.117,13-TL, sürekli iş göremezlik zararının ise 203.000,00-TL olduğu, sigortalı aracın ticari nitelikte olmaması nedeniyle yasal faiz işletilmesi gerektiği kanaati ile; \"Davanın Kısmen Kabulü ile 209.117,13 TL tazminatın 02/03/2018 tarihinden itibaren  işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekilinin istinaf nedenleri; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin geçici iş göremezlik zararının 8.738,76-TL, sürekli iş göremezlik zararının ise 532.242,48-TL olarak belirlendiği, müvekkiline atfedilen %30 kusur oranının belirlenen toplam tazminat miktarından tenzili gerekirken, poliçe limiti üzerinden tenzilat yapılarak tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğu hususuna yöneliktir. Davalı vekilinin istinaf nedenleri; davanın zamanaşımına uğradığı, davacı tarafından başvuru ve mahkemece yapılan yargılama sırasında belgelerin eksiksiz olarak sunulmadığı, müvekkili şirketin sigortalının kusuru  ve poliçe limiti ile sınırlı sorumluluğunun bulunduğu, mahkemeden güncel sorumluluk miktarının tespiti talep edilmesine rağmen taleplerinin dikkate alınmamasının hatalı olduğu, mahkemece müterafik kusur inceleme ve araştırması yapılmadığı, sağlık hizmetlerine yönelik talep bakımından SGK'nın sorumlu olduğu, davanın, sigortalı araç malikine ihbarının gerektiği hususlarına  ilişkindir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. (1)  Davalı vekilinin istinaf nedenlerinin incelenmesinde; Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; davanın, kaza tarihinden itibaren KTK'nın 109/2.maddesi gereğince uygulanması gereken TCK'nın 89.madde hükmüne göre belirlenen 8 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmış olmasına, poliçe limitinin kaza tarihi itibariyle 290.000,00-TL olmasına, davacıya ödeme yapıldığına yönelik bir savunma ve bu hususta ispat olmamasına göre güncel poliçe limitinin araştırılmasına gerek bulunmamasına, geçici iş göremezlik zararının bedensel zarar türlerinden olması nedeniyle davalı sigortacının sorumluluğunda olmasına, kaza tespit tutanağına göre davacının kask veya koruyucu ekipman takıp takmadığının belirsiz olması nedeniyle ileri sürülen müterafik kusur savunmasının davalı tarafça ispatlanamamış olmasına göre davalı vekilinin istinaf talebi yerinde değildir. (2) Davacı vekilinin istinaf nedeninin incelenmesinde; Zarar ve tazminat farklı kavramlardır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50, 51 ve 52. maddelerinde yapılan düzenlemelerde de zarar ile tazminatın belirlenmesi ve tazminattan yapılacak indirim için sıralama öngörülmüş, indirim nedenlerinin biri gerçek zararın diğeri de tazminatın belirlenmesine ilişkin olarak ikiye ayrılmış olup, önce gerçek zararı bulmak gerektiğinden zararla ilgili indirim sebeplerinin ve daha sonra da tazminatla ilgili indirim sebeplerinin uygulanması suretiyle tazminatın belirlenmesi gerekmektedir. Kazanın meydana gelmesindeki kusur oranı zararın belirlenmesi ilişkin indirim sebebi olduğundan, davacının zararı belirlendikten sonra öncelikle kusur indirimi yapılarak gerçek zarar belirlenmelidir. Somut olayda; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan 26.10.2020 tarihli aktüer bilirkişi raporunda, davalı taraf tam kusurlu kabul edilerek yapılan hesaplama neticesinde, davacının geçici iş göremezlik zararının 8.738,76-TL, sürekli iş göremezlik zararının 532.242,48-TL olduğu, davalı sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle sorumluluk limitinin 290.000,00-TL olduğu belirlenmiş olup, bu belirlenen zarar miktarından öncelikle davacıya atfedilen %30 oranında kusur indirimi yapılması, akabinde zarar miktarının halen teminat miktarını aştığının tespiti halinde teminat limiti ile sınırlı sorumluluğa karar verilmesi gerekirken poliçe teminat limiti üzerinden kusur indirimi yapılması hatalıdır. Davacı vekilinin bu yöne isabet eden istinaf talebi yerindedir. Bu durumda yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin HMK'nin 353/1-b/1 madde hükmü gereğince esastan reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin yerinde görülen istinaf isteminin kabulüne, ne var ki, Dairece tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının, aktüer bilirkişi raporu ile tespit edilen geçici iş göremezlik zararı 8.738,76-TL ve sürekli iş göremezlik zararı 532.242,48-TL üzerinden, davacının kusuruna denk gelen %30 oranında indirim yapılarak belirlenen 6.117,13-TL geçici iş göremezlik ve poliçe limiti ile sınırlı olarak tazminata hükmedileceğinden 290.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline hükmedilmesi suretiyle HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince  yeniden esas hakkında karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/12/2020 tarih ve 2018/222 Esas-2020/787  Karar sayılı kararına karşı  davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KABULÜNE,a-)İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacıya iadesine, b-)İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından yatırılması gereken 14.284,79-TL harçtan peşin yatırılan 3.631,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 10.653,49‬-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,c-)İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlıkücreti takdirine yer olmadığına, d-)İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzeriilerinde bırakılmasına, 2-)İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/12/2020 tarih ve 2018/222 Esas- 2020/787 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,  a-)Davanın KISMEN KABULÜ ile 6.117,13-TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 290.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 296.117,13-TL tazminatın 02/03/2018 tarihinden itibaren  işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  b-)Alınması gereken 20.227,76-TL harçtan davacı tarafından yatırılan 35,90-TL peşin harç 5.101,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 5.136,90-TL harcın düşümü ile bakiye 15.090,86-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,c-)Davacı tarafından yatırılan 35,90-TL başvurma harcı, 35,90-TL peşin harç ve 5.101,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 5.172,80-TL harç giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,ç-)Davacı tarafından yapılan 750,00-TL bilirkişi ücreti, 336,00-TL posta ve tebligat masrafı, 885,00-TL ATK rapor ücreti olmak üzere toplam 1.971,00-TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre belirlenen 1.953,70-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıyaödenmesine, arta kalan kısmın davacı yan üzerinde bırakılmasına,d-)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kabul edilen kısmı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 46.417,57-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,e-)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davanın reddolunan kısmı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 2.621,63-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, f-)Kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.28/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0470d69d832fff77","SID":"4d073d314d41654c"}}