{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/125 <br>KARAR NO: 2024/297<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15.10.2019<br>NUMARASI: 2016/459 E. - 2019/950 K.<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin, ... şirketinden satın aldığı Robot sistemlerinin içerisinde bulunan ... sisteminin gümrük kontrolü esnasında aracın tahliyesine hazırlık için şoförün makinelerin spanzetlerini çözmesine müteakip tekerlekli cihazların yere sabitlenmemiş olmasından dolayı tırın içinde yere düşerek hasar gördüğünü; bu hasarın ... sayılı ve 03/08/2015 tarihli CMR belgesine de işlendiğini; CMR belgesinde ... kaşesi bulunduğunu; ancak nakliyenin muhatabının davalı şirket olduğunu; nakliye yapan ... plakalı aracın gümrükte beklemesinin çok maliyetli olacağının gümrük müşavirliğine bildirildiğini; davalının muvafakatı uyarınca, makinelerin ithal edilerek firmaya getirildiğini; davalı ile elektronik posta yazışmaları yapıldığını, davalının yetkilisi ...'dan gelen elektronik posta talimatı uyarınca naylonlara sarılı ve belirtilen hasarlı parçanın kamera kaydına alınarak söküldüğünü ve ön hasarın  bildirildiğini, çekilen kaydın USB içinde davacı tarafa gönderildiğini, imalatın aksamaması adına hasarın onarılması için imalatçı firma ile temasa geçildiğini, ... firmasının makinenin arızalı olan kısmının onarılamayacağını bildirdiğini, ithal edilen ve davalı tarafından taşıması yapılan robot ünitenin ihtilafa konu bölümünün toplam bedelinin 9.500 Euro olduğunu, ithal edilen ünitenin hasarlı ve ihtilafa konu bölümünün tekrar ithal edildiğini, hasarlı olan ve tamir edilemeyecek olan ünitenin de muhafaza altına alındığını, tır üzerinde bulunan makinenin araç içinde ve davalının sorumluluğu esnasında hasar gördüğünü, bu durum üzerine ... Tic. A.Ş.,... Şirketi ve ... Şirketi Kartal ... Noterliği'nin 22/02/2016 tarih ve ... sayılı tasdikli ihtarnameleri ile uyarıldığını, ihtarnameye cevap verilmediğini, bu sebeple davanın açıldığını belirterek toplam 13.000 Euro alacağın davalılardan banka reeskont gecikme faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili savunmasında özetle; ... Tic. A.Ş. ticari ünvanı ile davalı şirket kayıtlarında yapılan sorgulamada ... no.lu trafik poliçesi ve ... no.lu kasko poliçesi tespit edildiğini, ... ait herhangi bir CMR poliçesine rastlanmadığını, davalı şirket nezdinde uyuşmazlık konusu yurt dışı taşımaya teminat veren CMR poliçesi bulunmaması nedeniyle husumet itirazında bulunulduğunu savunarak davanın reddine  karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Tic. A.Ş. vekili cevap savunmasında özetle; davacının 9.500 € yenilenen ünite bedeli ile 2.500 € eksper ücreti olarak toplam oluşan zararı 13.000 € talep ettiğini, ancak 9500+2500=12000 €  toplam zarar talep edilmesi gerekirken 13.000 € ve 42.000 TL bedel üzerinden açılan davayı kabul etmediklerini, oluşan zarar ile ilgili olarak davacı tarafından hiçbir yasal tespit yaptırılmadığını, emtianın tamamının hasarlanmasını gerektirecek bir olay yaşanmadığından ve hasarın neye ilişkin olduğu açık olmadığından söz konusu bedelin de kabulünün mümkün olmadığını, uzman ekspere ödenen ücretin dava konusu yapılamayacağını, davacının kendi isteğiyle aldığı bir hizmetin karşılığında bu bedeli ödediğini ve bu taleplerin maddi tazminat kapsamında değerlendirilemeyeceğini, davaya konu hasarın ... nolu CMR taşıma senedine konu taşıyıcısı ... Ltd. Şti. olan ... A.Ş. tarafından tahliye edilirken meydana gelmesi nedeniyle; ... Ltd. Şti., ... AŞ.'nin sorumluluğunda olduğunu, davalı şirketin sorumluluğunun olmadığından davanın bu anlamda da reddinin gerektiğini, taşımaya konu emtianın varış antreposu olan Erenköy Gümrüğü’ne hasarsız ulaştığını, hasarın taşıma sırasında olmadığını, hasarın meydana gelmesinin emtianın araçtan tahliyesi sırasında olduğunu, tutanakta belirtildiği şekilde emtia tekerlekli cihazların yere sabitlenmemiş olmasından dolayı hasarlanmadığını, emtianın tahliye sırasında gerekli tedbirler alınmadığından hasar gördüğünü, bu hasarın ... A.Ş.'nin sorumluluğunda olduğunu, bu doğrultuda davacının iddilarının gerçeği yansıtmadığı gibi yasal olan bir hakkın talebini de içermediğini savunarak davanın reddine  karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; somut olayda taşımanın Almanya'dan Türkiye'ye taşınan emtiaya ilişkin olduğu, CMR hükümlerine göre zayi ve hasar sorumluluğu çerçevesinde karar verilmesinin gerektiği, dosya içeriğindeki deliller, fotoğraflar, ekspertiz raporlarından görüldüğü üzere  gümrükte  kontrol işlemleri için araçtaki  emtianın indirilmesi sırasında zararın meydana geldiği,  davalı ... şirketinin zarar gören emtiayı dava dışı taşıyıcıya ait araçtan  indirdiğine yönelik ispata  yarar dosyaya herhangi bir delil ibraz edilemediği, dolayısıyla taşımanın tamamlanmadığı (Yarg. 11. HD.2018/5185 Esas, 2019/6192 Karar), CMR’nin 17/1 maddesi uyarınca, taşımacının, yükü teslim aldığı andan teslim edinceye kadar malın kısmen veya tamamen kaybından ve hasarından sorumlu olduğu, taşımaya konu eşyanın teslim yerine ulaşmadan davalı taşımacının sorumluluğunda bulunduğu sırada hasar gördüğünün sabit olduğu, sigortacının uluslararası nakliyeci sorumluluk sigorta poliçe gereği zarardan müteselsilen sorumlu olduğu yönünde oluşan kanaat ile... \"  gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 766,36 SDR 'nin karar tarihi itibariyle karşılığı olan 952,70 Euro'nun dava tarihinden itibaren işleyecek CMR Konvansiyonu'nun 27/1. maddesi uyarınca yıllık % 5 temerrüt faizi ile birlikte ve fiili ödeme günündeki TC Merkez Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, aşan istemin reddine karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı  vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalıların CMR sözleşmesinin 29. maddesine göre sorumluluğun mevcut olduğunu, söz konusu maddede taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun hangi hallere uygulanamayacağının gösterilmiş olduğunu, taşıyıcının kendi kötü hareketinden veya isteyerek kötü harekete eş değer sayılan kusurundan meydana gelen hasar halinde taşıyıcı sorumluluğunu sınırlayan veya ispat yükünü karşı tarafa yükleyen hükümlerin uygulanma olanağının kalmadığını, davalıların sorumluluktan kurtulma yönünde delil sunmadıklarını, yasal süre içerisinde sorumluluklarının olmadığına dair bir dilekçe vermediklerini, müvekkili firmaya ait malzemelerin kullanılamaz hale geldiğini, davalıların kötü hareketinden veya isteyerek kötü harekete eş değer sayılan kusurlarından kaynaklı olarak malzemenin dikkatsiz ve özensiz taşınmasından dolayı müvekkilin hem maddi zarara uğradığını, hem de iş gücünde azalma olduğunu, dosyaya sunulan dekontlarda zararın 13.803,56 EURO olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına tüm talepleri bakımından davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, CMR hükümlerine tabi uluslararası karayolu taşıması neticesinde meydana gelen hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.stinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, taşıma ilişkisinin mevcut olduğu konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, davacının iddia etmiş olduğu hasarın oluşup oluşmadığı,  davalı tarafın hasar bedelinin tümünden sorumlu olup olmadığı ile kararın usul  ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı şirketin alıcı, dava dışı Almanya'da mukim şirketin satıcı olduğu, 17 koli ürünün dava dışı fiili taşıyıcı  ...Ltd Şirketi tarafından taşınmasına dair düzenlenen CMR belgesinden, aracın tahliyeye hazırlık için şöforün çözmesine müteakip tekerlekli olan cihazların yere sabitlenmediği için tırın içinde kendi kendine yürüyerek yere düştüğüne dair 03.08.2015 tarihinde dava dışı ... AŞ'nin kaşe ve imzası ile el yazılı not düşüldüğü, 03.08.2015 tarihli Gümrük Müsteşarlığı İstanbul Gümrük ve Muhafaza Baş Müdürlüğü Erenköy Gümrük Müdürlüğü tarafından düzenlenen 03.08.2015 tarihli teslim tesellüm tutanağında Gümrük Müdürlüğünden giriş işlemi yapılan 03.08.2015 tarihinde Erenköy Gümrüğüne gelen ... Şirketine ait ... plaka nolu tır aracında bulunan ... Firmasına ait ürünleri getiren aracın tahliyesine, hazırlık için makineleri spanzetlerinin çözmesine müteakip tekerlikli cihazların yere sabitlenmemiş olmasından dolayı tırın içinde kendi kendine hareket ederek yere düşüp hasar gördüğüne dair el yazılı tutanak düzenlendiği, davacı şirketle mail yazışmalarının gerçekleştirilmiş olduğu, davacı şirket tarafından 21.09.2015 tarihinde davalı şirkete gönderilen yazıda, tutanak ile düşerek hasarlandığı tespit edilen ... marka kaynak robotunun, ... marka kaynak kontrol dolabı sistemi satın aldıkları firmanın uzmanı tarafından hasar tespitinin yapıldığı, kontrol sistemi ünitesinin çalışmadığı ve ağır hasarlı olduğunun tespit ve kayıt altına alındığı belirtilerek fatura bedeli 9.500,00 EURO ile taraflarına faturalandırılan hasarlı ünitenin yenisi için firmanın faturalandırma gerçekleştirerek yeni üniteyi sevk ettiği, 21.09.2015 tarihi itibariyle yeni gelen ünitenin gümrük işlerinin tamamlandığı ve firmaya geldiği belirtilerek hasar ile ilgili bedelin en kısa sürede ödenmesinin talep edildiği, davacı şirket tarafından Kartal .... Noterliğinde düzenlenen 22.02.2016 tarihli ihtarnameyi ise davalılar ve dava dışı ... keşide ettiği, ihtarnamede olay tekrar edilerek, tırın içinden yere düşerek hasar meydana geldiği, bu durumun CMR belgesine işlendiği, her ne kadar CMR belgesinde ... Ltd Şirketi kaşesi var ise de nakliye mutahabının davalı şirket olduğu, nakliyeyi yapan aracın gümrükte beklemesinin çok maliyetli olacağı, gümrük müşavirlerine bildirilerek taraflarınca anlaşma sağlanıp makinelerin ithal edilerek firmalarına getirildiği, ancak hiçbir işlem yapılmaksızın ekspertiz beklendiğinin, ciddi zaman kaybedildiğini, elektronik posta ile firmanın uyarıldığı, ithal edilen ve taşıması yapılan robot ünitesinin ihtilafa konu hasar gören ünitesinin toplam bedelinin 9.500,00 EURO olduğu, iptal eden ünitenin hasarlı ve ihtilafa konu bölümünün tekrar getirtildiği, hasarlı olan ve tamir edilemeyecek ünitenin muhafaza altına alındığı belirtilerek yenileme ünite bedeli olan 9.500,00 EURO bedelin ödenmesinin talep edildiği, davalı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalı ... Ltd Şirketi arasında uluslararası nakliyeci sorumluluk sigorta poliçesinin mevcut olduğu, ödemenin gerçekleştirilmemesi üzerine ise iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. 23.02.2018 tarihli bilirkişi raporunda; davalının üst taşıyıcı olarak sorumluluğu altında icra edilen ancak alıcısı emrine çekinceli CMR ile kısmi hasarlı vaziyette teslim edilebilen Kuka Marka kaynak robotunun 01.09.2015 tarihinde  yapılan inceleme ile teknik yönden değişmesi gerektiği tespit edilen (tespit tutanağından bir suret 22.02.2016 tarih 5124 sayılı ihtarname ekinde davalılara da gönderilen) 4 parçadan müteşekkil 92 kilo ağırlığındaki “...  6000 serisi kontrol ünitesinin” hasarı dolayısıyla taşıyıcının tazminat bağlamında sorumlu tutulabileceği azami miktarın ise (davacının kendisine malzeme bedeli olarak 9.500,€. üzerinden faturalandırılan miktardan ve/veya 23,33 saatlik montaj işçiliği, uçak bileti, park ücreti,  günlük giderlerin karşılığı için toplam 2.373,11 Euro olarak fatura edilen bedelden yâ da davacının dava dışı ihracatçıya ... Bankası aracılığı ile 14.06.2016'da valör kazanacak şekilde transfer ettiği 4.183,56 Euro'dan bağımsız olarak) CMR md.23/3'e göre (92 kg. x 8,33 SDR) 766,36 SDR. ile sınırlı olduğu, davalı sigortacının dava dışı alt taşıyıcı yararına düzenlediği 09.06.2015-24.07.2016 vadeli Uluslararası Nakliyeci Sorumluluk Sigorta Sözleşmesinin 01.08.201 5-31.08.2015 dönemine ilişkin 4079922415-6 sayılı poliçenin 4.sayfasında dava konusu emtianın yüklendiği,  ... plakalı aracın da kayıtlı olduğunu, davacı tarafça her ne kadar döviz üzerinden dava konusu yaptığı alacağına reeskont faizi işletilmesi talep edilmiş ise de; döviz bazında tazminat alacağı için CMR Konvansiyonunun 27 maddesinde %5 oranında maktu faizin öngörüldüğünü, davalı taşıyıcının dava konusu taşıma işini bizzat gerçekleştirmemiş olsa da, fiili taşımayı ifa eden dava dışı taşıyıcı ve/veya onun mesuliyetine sigorta güvencesi sağlayan davalı sigortacı iİle birlikte davacı karşısında sorumlu durumda olduğundan ve somut olayda hasarın nedenine yönelik açıklamaları öne sürüp alıcısı emrine çekinceli olarak teslim edilebilen emtianın 92 kiloluk hasarlı parçası üzerinde oluşan zararın tazmini bağlamında, taşımanın tabi olduğu kurallarda öngörülen ve “kendisini mesuliyetten kurtarabilecek olan beyyinelerden” istifade edemeyeceğinden; davacının davalılardan tazminat alacağı olarak (Euro karşılığı karar tarihindeki “SDR/USD” kuru ve \"€/$” paritesi belirlenmek üzere, €n fazla) “766,36 SDR” karşılığını isteyebileceği,  davacının bu alacak miktarına infaz aşamasında belirlenmek üzere %5 oranında maktu döviz faizi yürütülebileceği belirtilmiştir. Davacı vekili bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde, raporun taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, 17 parça halindeki yükün tahliyesi sırasında bir parçasının araçtan kayarak  Antreponun zeminine düştüğü, durumun araç sürücüsünün iştiraki sağlanmak suretiyle düzenlenen tutanakla kayıt altına alındığını, CMR Konvansiyonunun 23/3 maddesi gereğince hasardan dolayı davalıların sorumlu tutulacağı miktarın 92 kg x 8.33 SDR olarak hesaplandığını, ancak bilirkişinin bu hesabını kabul etmelerinin mümkün olmadığını, sorumluluk sınırlarının belirlenmesinde CMR'nin 23 ve 29 maddelerinin dikkate alınmasını gerektiğini belirterek ,müvekkilinin uğradığı zararların dosyaya sunulan dekontlara göre 13.803,56 EURO olduğunu belirterek gerçek zararın tespiti için ek rapor alınmasını talep etmiştir. Davalı ... AŞ vekili rapora karşı beyan dilekçesinde; eksper ücreti ve tamir onarım tadilat masraflarından davalıların sorumluluğunun olmadığına dair  tespit ve değerlendirmeye katıldıklarını, davaya konu CMR taşıma senedine konu taşıyıcının ... Ltd Şirketi olan ... tarafından tahliye edilirken meydana gelmesi nedeniyle ... şirketinin sorumlu olduğunu, müvekkilinin sorumlu olmadığını, davanın müvekkili yönünden  reddi gerektiğini belirtmiştir.  Davalı sigorta şirketi vekili rapora beyan dilekçesinde; hasar miktarının 766,36 SDR olarak tespit edildiğini, poliçede 500,00 USD muafiyet bulunduğunu, hasar miktarının 500,00 USD'sinden müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, eksik inceleme ile düzenlenen rapora itiraz ettiklerini ifade etmiştir.  07.09.2018 tarihli ek bilirkişi raporunda; dava dosyasında sunulan gümrük beyannamesine göre revize edilen SDR miktarı haricinde davacı vekilinin kök rapora baki itirazları neticesinde görüşte değişikliğe gidilmesini gerekli kılacak herhangi  bir hususun bulunmadığı, somut olayda tartışılan ve dava konusu yükün sevk aracından gümrüklü antrepoya tahliyesi sırasında vuku bulan hasarın oluş biçimiyle CMR Md.23'deki düzenlemelere hiç değinmeden, oluşan zararın tamamının davalıların isteyerek kötü harekete eşdeğer sayılabilecek özensiz taşıma kusuruna bağlı olduğunu varsaymak suretiyle öne sürdüğü) CMR Md. 29 hükmüne dayalı itirazları ya da davalı taşıyıcı vekilinin  (CMR Md 17/1 göre taşımacı; yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan mesul tutulduğundan ve yükü gümrüklü antrepoya tahliyesi sırasında antrepocu CMR alıcısı olmadığı gibi çalışanlarında alıcı adına hareket eden kişi konumunda olmadığından CMR md. 17/4-c ye dayalı itirazları içerisinde kök raporda arz edilen görüşte değişikliğe gidilmesini gerekli kılacak bir hususun bulunmadığı,  kök raporda açıklandığı üzere davalı taşıyıcının dava konusu taşıma işini bizzat gerçekleştirmemiş olsa da fiili taşımayı ifa eden dava dışı taşıyıcı ve/veya onun mesuliyetine sigorta güvencesi sağlayan davacı sigortacı ile birlikte davacı karşısında sorumlu durumda olduğundan ve somut olayda hasarın nedenine yönelik açıklamaları öne sürüp alıcısı emrine çekinceli olarak teslim edilebilen emtianın brüt 90 kg  hasarlı parçası üzerinde oluşan zararın  tazmini bağlamında, CMR Konvansiyonunda öngörüleni ve kendisini mesuliyetten kurtarabilecek olan beyyinelerden istifade edameyeceğinden; davacının davalılardan, “davalı sigorta şirketinin düzenlediği Poliçeyle üstlendiği yükümlülükteki 500,-Euro tenzili muafiyeti gözetmek süretiyle tazminat alacağı olarak, Euro tutarı karar tarihindeki “SDR-USD\" kuru ve “E/$” paritesi ile belirlenmek üzere, en fazla “749,70 SDR” karşılığını isteyebileceği; hasarlı parçanın bedeli daha yüksek olsa ve karşılığının tamamen ödendiği de sübuta ermiş olsa bile taşıma işinin davanın kısmen kabul edilmesi ve talebin haklılığına hükmedilmesi halinde ise davacının bu alacağına, mükellefiyeti altında olmayacağı, davanın kısmen kabul edilmesi ve talebin haklılığından hükmedilmesi halinde ise davacının bu alacak miktarına   infaz aşamasında belirlenmek üzere %5 oranında maktu döviz faizi yürütülebileceği belirtilmiştir. 08.02.2019 tarihli bilirkişi raporunda ise sonuç olarak; dava CMR konvansiyonu hükümlerine bağlı olarak görüldüğü, CMR konvansiyonu 3. madde gereği “taşımacı, çalıştırdığı kişilerin ve taşımanın yapılması için hizmetlerinden yararlandığı diğer kimselerin görevleri sırasında hareket ve ihmallerinden sanki bu hareket ve ihmalleri kendisi yapmış gibi sorumlu olacaktır.” Söz konusu malzeme gümrük işlemlerinin tamamlanması için ...  A.Ş. tarafından tahliye sırasında hasarlanmıştır. İlgili taşıma için düzenlenen CMR-Taşıma belgesinde teslim adresinin ... Ltd. 34906 Pendik adresi olduğunun görüldüğü, yani teslim tamamlanmadığı, söz konusu malzemenin hala sevkiyat aşamasında olduğu, belirtilen CMR-Taşıma belgesinin dava dışı ... Ltd. Şti. tarafından düzenlenmiş olması yine yukarıda belirtilen CMR konvansiyonu 3. madde gereği davalının sorumluluğunu değiştirmez olduğu, bu durumda davalının sorumluluktan kaçınması mümkün olmadığı, CMR konvansiyonuna göre hasar durumunda CMR’nin 23/2. maddesinde belirtildiği gibi,“Malın kıymeti, ticaret borsası fiyatına göre saptanır. Eğer böyle bir fiyat yoksa geçerli piyasa fiyatlarına göre bir tespit yapılır. Eğer ne ticaret borsası fiyatı ne de geçerli piyasa fiyatı mevcut değilse, tespit aynı cins ve kalitedeki malların normal kıymetine göre yapılır.” Aynı maddenin 3. fıkrasına göre de “Tazminat, eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8,33 hesap birimini aşmayacaktır.\"  dendiği, malzemenin asıl hasar değeri, bu hesaplama dikkate alındığında, “Eksper ücreti ve tamir onarım tadilat” masraflarının üzerinde olduğu için değerlendirilmeye alınmadığı, dosyada sunulan deliller ve belgeler incelendiğinde, değerlendirmeler neticesinde; davalının, hasardan CMR konvansiyonu kapsamında sorumlu olduğu, hasar sorumluluğunun değerlendirmesinde, bir önceki bilirkişinin hesapladığı gibi, CMR konvansiyonunun 23/3 maddesinde belirtilen eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8,33 hesap birimi ile sınırlı olacağı, ödenecek tazminat için uygulanacak faiz oranın yabancı para cinsinden ödenecekse %5, aksi takdirde ticari temerrüt faizi olması gerektiği belirtilmiştir. Taşımanın Almanya  ile Türkiye arasında yapılması nedeniyle uyuşmazlığa CMR Konvansyonu hükümlerinin uygulanması gerekir. CMR'nin 17/1. maddesine göre, taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen ve tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. CMR'nin 17/2. maddesinde eğer kayıp veya hasar; hasara uğrayan malların ambalajlanmaması yada hatalı ambalajlanmış olması halinde yükün gönderici veya alıcı tarafından alınması, yüklenmesi ve özellikleri gereği özel risklerden doğmuş ise taşıyıcının zarardan sorumlu olmayacağı düzenlenmiştir. Ancak yükün ambalajının kifayetsiz ya da ambalajsız olmasından veya araca hatalı istiflenip, sabitlenmesine bağlı tertipleme hatalarından dolayı vuku bulan hasarlardan taşıyıcı sorumlu tutulamayacağı öngörülmüş olmakla birlikte ambalaj, yükleme, boşaltma ve istifleme gönderici ve alıcıya ait olsa bile taşıyıcının basiretli bir tacir gibi davranarak nezaret görevi ve sorumluluğunun bulunduğu yerleşik Yargıtay içtihatlarıyla kabul edilmektedir.  Davacı vekili, taşımayı yapan araç sürücüsünün ağır kusurlu olduğunu ve bu nedenle CMR'nin 29.maddesi uyarınca sınırlı sorumluluktan yararlanma hakkını kaybettiğini ileri sürmüştür. CMR'nin 29.maddesi uyarınca taşımacının kastından veya mahkemenin hukukuna göre kasta eşdeğer sayılan bir kusurundan hasar ileri gelmişse taşımacı, sorumluluğu kaldıran veya sınırlandıran ya da ispat yükünü karşı tarafa yükleyen bölüm hükümlerinden yararlanamaz. Bu düzenlemeye göre taşımacının sınırlı sorumluluktan yararlanma hakkını kaybetmesi için hasarın taşımacının kastından veya bilerek kötü hareketinden yani kasta eşdeğer sayılan bir kusurundan ileri gelmiş olması gerekir. Somut olayda taşıyıcının taksiri sonucu hasarın meydana geldiği anlaşılmakta ise de kastının veya kasta eşdeğer bir kusurunun yani bilerek ve isteyerek verdiği bir zararın, diğer bir deyişle pervasızca bir davranışının bulunmadığı sonucuna varıldığından, davacı vekilinin bu konudaki istinaf nedeni yerinde görülmemiş, davalının sınırlı sorumluluk kurallarından yararlanabileceği sonucuna varılmıştır.  Mahkemece, bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya içerisindeki bilirkişi raporları dosya kapsamına uygun yeterli ve gerekçelidir. Davalı taşıyıcı şirket meydana gelen hasar nedeniyle CMR konvansiyonu hükümlerine bağlı olarak sorumlu olacaktır. Hasarda sorumluluğun değerlendirilmesi ise CMR'nın 23/3 maddesinde belirtildiği şekilde eksik brüt ağırlığın kg başına 8,33 hesap birimi ile sınırlıdır. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 373,20 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.29.02.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7543ce155e20ea3d","SID":"533e29a926a9bd3f"}}