{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/114 <br>KARAR NO: 2024/286<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15.10.2020<br>NUMARASI: 2017/1050 E. - 2020/594 K.<br>DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki  asıl ve karşı davaların ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle asıl davanın açılmamış sayılmasına, karşı davanın kabulüne dair verilen hükme karşı, davalı- karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı şirket temsilcisi  dava dilekçesinde özetle; 20.07.2017 tarihinde davalı şirketten  ...  modeli i cihazı 6136 Euro (25.771 TL) peşin ödeyerek satın aldığını, satın aldıkları aynı gün cihazı kullanmayı yetkililerden öğrenmeye gittiklerinde kendilerine anlatılan ölçülerde olmadığın fark ettiklerini, şarjı cok az olduğundan pek fazla dikkat edemediklerini , anlatıldığı gibi satın alınan ...  cihazına dava konusu cihazı kuramadığını, bunun üzerine kullanmasını bilen teknik elamanlarını yolladıklarını ancak onlarında kurulumu gerçekleştiremediğini, aradan 15 gün gibi bir süre geçtiğini,  cihazı başka pclere kurduklarını söylendiğini, laptop ile kullanmalarını önerdiğini, fakat cihazı 10 saat ayakta ölçü alınmak için kullanılacağını, bu sebep ile dokunmatik ve kalemli hafif bir cihaz ile kullanılması gerektiğini, atom işletim sistemine sahip tabletlerde kullanılması önerildiğini,  şirket sahibi tarafından yeni bir cihaz satın almak yerine ... isimli şirkete gidilerek teşhir cihazlarına kurulumu denendiğini, yine önerilen pclere kurulamadığının videoya çekilerek şirket patronuna gönderildiğini, yine davalı firmanın kendilerine garantisini verdiği gibi tüm Windows 10 işletim sistemine sahip tabletlerde çalışacağını söylemelerine rağmen çalışmadığını, bunun üzerine cihazın teknik özelliklerinden çok iyi anlamadıklarından  yetkili davalı firmadan yardım istediklerini, kendilerinin  internet yazışmaları da incelendiğin de oyalayarak hiçbir işlem yapmadıklarının görüleceğini, taraflarına  ayıplı mal satıldığının sabit olmakla birlikte bu ayıbı ortaya çıkaracak teknik bilgileri olmadığından bu durumun gizli ayıp vasfında değerlendirilerek mala ödediği bedeli geri istediğini beyan ederek, cihazın davalıya aynen iadesiyle birlikte ödenen malın bedeli olan 6136 Euro (25.77 TL) 'nin ihtar tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline   karar verilmesini talep ve dava  etmiştir. Davalı- karşı davacı vekili, savunmasında ve karşı davasında özetle; Davacı-karşı davalı tarafından açılan davanın maddi ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, reddini talep ettiklerini, davacı-karşı davalı firmanın, müvekkili firmadan ... isimli cihazı satın aldığını, bu cihazın, çevresindeki nesnelerin üç boyut koordinatlarını alan ve bu sayede mimari rölöve vb. çizimlerin yapılmasını sağlayan bir cihaz olduğunu, cihazın tek başına satılmadığını, tablet, pc, notebook vb bir bilgisayara usb ya da wireless özelliği kullanılarak bağlandığını ve windows işletim sistemi ile çalıştığını, davacı-karşı davalı firmanın usulüne uygun şekilde müvekkili firmayı temerrüde düşürmediğini ve ayıp ihbarında bulunmadığını, cihazın ayıplı olduğu iddia edilmekte ise de. ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, öncelikle davanın bu sebeple reddini talep ettiklerini, ticari itibarı haksız ve hukuka aykırı şekilde zedelenen müvekkili firmanın, karşı davalı firmadan fazlaya dair haklarının saklı kalmak kaydı ile 20.000 TL manevi tazminat talep ettiğini, öte yandan davacı-karşı davalı firmanın, müvekkili firmadan satın aldığı cihazın 1.250 TL fatura bakiyesini halen ödemediğini, 1.250 TL bakiye fatura alacağının da karşı davalı firmadan tahsilini talep ettiğini beyan ederek, fazlaya dair her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile asıl davanın reddini, karşılık davalarının kabulü ile haksız ve hukuka aykırı şekilde ticari itibarı zedelenen müvekkili firma lehine 20.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte karşı davalı firmadan alınarak müvekkili firmaya verilmesini, 1.250 TL bakiye fatura alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte karşı davalı firmadan alınarak müvekkili firmaya verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Karşı dava açısından; tarafların iddia- savunma ve toplanan delilleri, bilirkişi raporu ile ticari kayıtları incelenmiştir. TMK 6 ve 7 ile HMK 187- 293. maddeleri gereğince ispat hususuna ve  ispat kurallarına dikkat edilmiştir. Bilirkişiler SMMM ...  ve Harita ve Kadastro Mühendisi Emekli Kadastro Müdürü ...'ın 20/08/2019 tarihli kök raporu, 31.10.2019 tarihli  Yüksek Mimar ..., Makine Yüksek Mühendisi ... SMMM ... ve Harita ve Kadastro Mühendisi Emekli Kadastro Müdürü ... ' ın heyet bilirkişi raporu ve 30.12.2019 tarihli Yüksek Mimar ..., Makine Yüksek Mühendisi Dr. ..., SMMM ... ve Harita ve Kadastro Mühendisi Emekli Kadastro Müdürü  ...' ın heyet bilirkişi ek raporu incelenmiştir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; *Asıl dava taraflarca takip edilmeyerek 19.09.2019 tarihinde işlemden kaldırılmış, yasal sürede ve şekilde asıl dava davacısı tarafından yenilenmemekle kanunen aşağıdaki gibi davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir. *Davacı/ karşı davalı ...Tic. Ltd. Şti.'nin inceleme günü ticari defterlerini ve kayıtlarını inceleme gün ve saatinde ibraz etmediği, bu nedenle inceleme yapılamadığı anlaşılmaktadır. İncelenen davalı/ karşı davacı şirkete ait 2017 yılı Ticari defterlerinden olan yevmiye defteri ve defter-i kebirin açılış tasdikleri ile yıl sonunda yaptırılması gereken kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olduğu, envanter defterinin ibraz edilmediği, davalı şirketin 2017 yılı ticari defterlerini TTK. hükümlerine göre usulüne uygun tutmasından dolayı davalı şirketin ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı/ karşı davacı .... Tic. Ltd. Şti.'nin dava tarihi olan 29.11.2017 tarihi itibariyle düzenlediği faturalardan kaynaklı olarak kayıtlı davacı/ karşı davalı .... Tic. Ltd. Şti.'den 1.250,00 TL alacağının bulunduğu, davacı/ karşı davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nin dava dilekçesi ekinde ibraz ettiği satın aldığı ürünün faturası ile fiyat farkı faturasını ve verdiği çekin davalı/ karşı davacı .... Tic. Ltd. Şti.'nin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu teknik değerlendirmeden anlaşılmaktadır. Taraflar tacir olup basiretli davranmak ve tacir olmanın yasal sonuçları gereği yasal ayıp ihbar sürelerine uymak durumundadır. Dosya kapsamından anlaşıldığı üzere; davacının aldığı cihazdan beklediği yararı cihaz kurulumu sonrasında bulamadığı ve davalı şirketin bahse konu ürün hakkında detaylı bir donanım- bilgisi olmadan mezkur ürünü kendilerine sattığı anlaşılmaktadır. Davacı aynen iade ve bedelin istirdadı davasını takip etmemiş, dava yasa sürede yenilenmemekle açılmamış sayılmıştır. Bunun sonucunda alım satım sözleşmesinin halen geçerliliği karşısında ve malın davacıya teslimi olgusu da gözetilerek sözleşme ayakta kalmakla sözleşme gereğince malın bedelinin davacı tarafından davalıya ödenmesi gerekmektedir. Malın davalıya aynen iadesi ve davacıya bedel iadesi asıl dava takip edilmediğinden gerçekleşmemekle, sözleşme halen geçerli ve ayakta olmakla, ürün davacıya satılmakla ve teslim edilmekle, ürün bedelinin ödenmesinden, bedel bakiye kısmı olan 1.250,00 TL den davacı- karşı davalının sorumlu olduğu dosyaya sunulu bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Ticari kayıtlardaki fatura bakiye alacağının varlığı ve tarafların anlaşması gereğince cihazın bedeli olan bedeldin bakiyesi olan bu bedelin ödenmesi gerektiğine, karşı davacı alacağına kanaat getirilmiştir. Karşı davacının bakiye alacağına hükmedilmiştir. Karşı davacı cihazın çalışır vaziyette davacı- karşı davalıya teslim edildiğini buna rağmen davacı tarafın firmaları hakkında ayıp varlığı iddiası ile sosyal medyada- watsappta olumsuz- karalayıcı firmalarının itibarını zedeleyici asılsız açıklamalarda bulunduğunu bu nedenle 20.000,00 TL manevi zararlarının bulunduğunu iddia etmişse de; manevi zararın varlığı karşı davacı tarafından ispatlanamamıştır. Şöyle ki; haksız fiilin zorunlu unsurları haksız/ hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olup bu unsurlar kümülatif yani birlikte aranır. Davalı- karşı davacının,  davacı- karşı davalıya cihaz hakkında  detaylı bir donanım- bilgisi olmadan cihazı sattığı ve gerekli yeterli kurulum hizmeti veremediği anlaşılmaktadır. Tarafların basiretli tacir gibi davranması gerekmektedir. İstenilen manevi tazminat para tutarı, aslında ne tazminat ne de cezadır çünkü mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını amaç edinilmediği gibi, kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir, aksine, zarara uğrayanda bir huzur duygusu uyandırmayı, aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini, ticari itibar kaybının durdurulması gerekliliğini ve ticari itibar kaybı varsa zararın giderilmesini amaçlamaktadır. Bu nedenle tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır, bu nedenle bu tazminatın sınırı amacına göre belirlenir. Manevi tazminat, kusurlu tarafın fiili sonucu bozulan ticari itibar kaybının, gerçekleşen ve ileride  gerçekleşebilecek ticari itibar kaybının kısmen ve imkan nisbetinde iadesini amaçladığından mahkememizce T.M.K.nun 4. maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkı kullanılarak, karşı davacının manevi ''zararı'' nı dosya kapsamına sunulu bilgi ve belgelerle ispatlayamadığı, manevi tazminat şartlarının zararın ispatlanamaması nedeni ile  bir arada kümülatif olarak oluşmadığına kanaat getirilmiştir. Manevi zararın varlığına kanaat getirilmemekle... \" gerekçesiyle asıl davanın açılmamış sayılmasına; karşı dava yönünden karşı davacının alacağa ilişkin davasının kabulüne, manevi tazminat talebinin reddine, 1.250,00 TL alacağın karşı dava tarihi olan 08/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari ve reeskont faiziyle birlikte karşı davalıdan tahsiline karşı davacıya verilmesine  karar  verilmiştir. Bu karara karşı,  davalı- karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı- karşı davacı ...Tic. Ltd  Şirketi vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin manevi tazminat talebinin reddedilmesinin hatalı olduğunu, davacı karşı davalının davasını takip etmediğini, basiretli tacir gibi davranmadığını, dava öncesinde müvekkili firmanın ticari itibarını zedeleyici eylem içine girdiğini, müvekkilinin piyasada isminin şan ve şöhretini olumsuz anlamda etkilenmesine neden olan sosyal medya paylaşımları yaptığını, buna dair davacı karşı davalı yetkilisinin müvekkili firma  yetkilisine gönderdiği, müvekkili firmaya zarar vereceğine dair tehdit içerikli  whatsapp yazışmaları hemde çeşitli sosyal medya platformlarında bu tehdidini gerçekleştirdiğini gösteren paylaşımların dosyaya sunulduğunu, akabinde\"şikayetvar.com\" isimli sitede 22 Eylül 2017 tarihinde ... Mühendislik yanlış bilgilerle kandırıyor başlığı ile müvekkili firma hakkında karalayıcı ve gerçeğe aykırı paylaşımlarda bulunduğunu, paylaşımın 162 kişi tarafından görüldüğünü ve okunduğunu, \"www...com\" isimli sitede 22 Eylül 2017 tarihinde ... Mühendislik ölçüm  cihazı  almayın başlıklı yazı ile müvekkili firma hakkında itibarını düşürücü nitelikte gerçeğe aykırı beyan ve  paylaşımda bulunduğunu, mahkeme gerekçesinin hatalı olduğunu, davacı karşı davalının dosyaya delil ibraz etmediğini, delil listesi dahi sunmadığını, ayıp iddiasının dahi hiçbir temele dayanmadığını, davacı karşı davalının satın aldığı cihazı kullanmaya yeter derecede bilgisinin bulunmadığı ya da cihazı beğenmediği gerekçesiyle iade etmeye çalıştığını, bu nedenlerin müvekkili firma tarafından satışı gerçekleştirilen cihazın geri alınmasını gerektirecek geçerli ve hukuki nedenler olmadığını, dava konusu cihazın mimarlık ve iç mimarlık işlerinde kullanıldığını, davacı karşı davalı tarafın unvanı ile alım sebebinin örtüştüğünü, davacı karşı davalının basiretli tacir gibi davranmadığını, hiçbir kusuru bulunmayan cihazın ayıplı olduğunu iddia ettiğini, bir başka deyişle cihazda problem bulunmadığını, davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, buna karşılık itiraz ve inkara uğramayan karşı delil ile çürütülmeyen delilerinin hiç değerlendirilmediğini, davacı karşı davalı firma yetkilisi tarafından önce satın aldığı cihazın geri alınmasının talep edildiğini, bunun kabul edilmemesi üzerine ise zarar verileceği tehdidinde bulunduğunu, delillerinin mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, gerekçede delillerinin yer almadığını iddia ederek, mahkeme kararının, karşı davalarındaki manevi tazminat talebi bakımından kaldırılmasını ve manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Asıl dava, satıma konu ayıplı malın iadesi ile ödenen bedelin tahsili; karşı dava ise bakiye satım faturası bedelinin tahsili  ile manevi tazminat taleplerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın asıl dava yönünden açılmamış sayılmasına; karşı dava yönünden, karşı davacının alacağına ilişkin davasının kabulüne  karar verilmiş, bu karara karşı, davalı- karşı davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, ticari ilişkinin varlığı konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. İstinaf incelemesi bakımından uyuşmazlık, davacı karşı davalı alıcı firmanın davalı karşı davacıdan satın almış olduğu cihazın ayıplı olduğu iddiası üzerine yapmış olduğu paylaşımlardan dolayı davalı karşı davacının manevi tazminat talebinin sübuta erip ermediği, mahkeme gerekçesinin yerinde olup olmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davalı karşı davacı tarafça davacı karşı davalıya satılan ... modelli cihaz için 05.08.2017 tarihli toplam KDV hariç 25.750,00 TL tutarlı fatura düzenlediği, davacı şirket tarafından davalı karşı davacı şirkete Eyüp ... Noterliğinde düzenlenen 23.08.2017 tarihli ihtarnameyi keşide ettiği, ihtarnamede, satın alınan cihazın teknik problemlerden dolayı kullanılamadığı, şirket yetkilileri tarafından belirtilen Windows tabletlere bağlanmadığı, gerekli teknik desteğin şirket yetkilileri tarafından yerine getirilmediği, bir aylık süre zarfında yürütülmesi gereken projelerin satılan cihazın çalışmamasından dolayı tamamlanamadığı, 3 adet farklı tablet ile bağlantı  kurulmaya çalışıldığı, ancak  bağlantının kurulamadığı, bu olumsuzlukların şirkete yazılı, görsel ve sözlü olarak beyan edildiği, şirketin zarara uğradığı belirtilerek ürün bedelinin hesabı iade edilmesinin talep edildiği, 29.11.2017 tarihli mail yazısında ise satın alınan cihaz için fatura kesildiği için geri iade faturası kesilmesi gerektiğine dair şirket müdür yardımcısına söylendiği, faturanın geri kargolandığı, mail atılacağının söylendiği, halen bir mailin   olmadığı, geri iade  faturasının nasıl yapılması gerektiği, tam olarak ne kadar fatura kesilmesi gerektiği, konu hakkında bilgilendirilmesinin beklendiği, davacı şirket yetkilisi tarafından talep edildiği, taraf  şirket yetkilileri arasında zoom üzerinden gerçekleştirilen görüşmelerin mevcut olduğu, taraflar arasındaki whatsapp yazışmalarının ekli olduğu, davacı karşı davalı tarafça \"www.....com\", \"www.şikayetvar.com\" ve \"www.....com\" adlı internet sitesinde açıklamalarda bulunulduğu, \"www...com\" sitesinde \"... Mühendislikten ölçüm cihazı almayın başlığı ile şirketin cihazın Türkiye satıcısı olduğu, ama ürünü kendilerinin dahi tam olarak kullanmadığı bilmedikleri, ürünü sattıkları, tabletlerde uyumlu dediklerini ancak kullanmasını bilen tek kişi dediği elemanını yönlendirdiği, yanlış ölçüm yapıldığı, iki hafta boyunca beklediği, çözüm üretecekleri için tableti geri verdiğini, bir üst model denendiğini, ve diğer hususlara yer verdiğini, tüketici hakları mahkemesine avukata  vereceğinin söylediğinde ise telefonun yüzüne kapatıldığını belirttiği, medeniyetmühendisleri.com sitesinde ve ....com sitesinde de aynı ve benzer ifadelere yer verildiği, davacı şirket tarafından 29.11.2017 tarihinde malın ayıplı olması nedeniyle malın davalıya iadesi ve bedelin iadesi istendiği iş bu davayı açtığı, davalı karşı davacı şirketin ise bakiye fatura bedeli ile davacı karşı davalının değişik platformlarda kullanmış olduğu ifadelerden kaynaklanan zarar nedeniyle manevi tazminat isteminde bulunmuş olduğu anlaşılmıştır. Davacı karşı davalı davayı takip etmediği için davalı kaşı davacı ise asıl davayı takip etmeyeceklerine dair beyanda bulunmaları neticesinde 19.09.2019 tarihli duruşmada davacı karşı davalının açmış olduğu davanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. 20.08.2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davacı/karşı davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nin inceleme günü ticari defterlerini ibraz etmediği, incelenen davalı/karşı davacı şirkete ait 2017 yılı ticari defterlerinden olan yevmiye defteri ve defter-i kebirin açılış tasdikleri ile yıl sonunda yaptırılması gereken kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olduğu, envanter defterinin ibraz edilmediği, davalı şirketin 2017 yılı ticari defterlerini TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutmasından dolayı davalı şirketin ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı/karşı davacı ... Tic. Ltd. Şti.\"nin dava tarihi olan 29.11.2017 tarihi itibariyle düzenlediği faturalardan kaynaklı olarak davacı/karşı davalı .... Tic. Ltd. Şti.'den 1.250,00 TL alacağının bulunduğu, davacı/karşı davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nin dava dilekçesi ekinde ibraz ettiği satın aldığı ürünün faturası ile fiyat farkı faturasını ve verdiği çekin davalı/karşı davacı .... Tic. Ltd. Şti.'nin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, teknik yönden değerlendirmeler neticesinde; davalı şirketin bahse konu ürün hakkında detaylı bir donanım ve bilgisi olmadan ürünü davacı şirkete sattığı, dava konusu ürünün davalı/karşı davacı yana iadesi ile birlikte ödenen bedelin davacı/karşı davalı şirkete iade edilmesinin takdirinin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi raporuna karşı davalı karşı davacı vekili tarafından bilirkişinin müvekkili firmanın inceleme yapılan cihazla ilgili detaylı donanım ve bilgi sahibi olup olmadığını bilebilecek konumda olmadığını, bu kanaatin meçhul olduğunu, davanın konusunun ürünün kullanım alanı veya ürünün genel özellikleri olmaması sebebiyle ürünün birebir incelemesi durumunda da ürünün ayıplı olmadığı, ancak davacı karşı davalı firma tarafından kullanılamadığının görüleceğini, davacı karşı davalı firmanın ürünü kullanabilecek teknik ve operasyonel donanımdan yoksun olmasının ise ürünü  ayıplı hale getirmediğini ve kurulan satım sözleşmesini geçersiz hale getirmediğini belirterek, keşfen inceleme yapılmasını talep etmiştir. 30.12.2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda; dava konusu ... cihazının, mevcut haliyle kullanımı mümkün almayıp,  ayıplı durumda olduğu, söz konusu olan yatay ayar sorunu, gerek cihaz üzerindeki küresel düzen gerekse heyet tarafından yapılan inceleme sırasında da olduğu üzere, ilk kullanım anında tespit edilebilecek şekilde olup, açık ayıp niteliğinde olduğu kanaatine varıldığı, ancak söz konusu yatay ayar problemi veya ayıbının, cihazın ilk alındığı anda mevcut olup almadığı konusunda kanaat oluşturacak bir veri, bilgi/belge'ye ulaşılamadığı, davacı tarafın diğer iddiaları olan, ... cihazının Windaws işletim sistemine sahip bir tablet üzerinde çalıştırılamaması konusunda ise, yerinde inceleme öncesi her iki tarafa da şifahen bilgi verilerek, cihazın çalışabileceği bir tablet temin edilmesi istenmiş ise de davacı tarafından buna uygun bir tablet olmadığı iddiasıyla bu imkan sağlanmadığı, davalı tarafın ise, bahse konu cihaz ile uyumlu, şantiye ortamında kullanılabilecek ancak standart olmayan özel bir tablet temin ettiği, taraf iddialarını teyidi amacıyla, dava konusu ... cihazının bahsedilen tablet yerine, standart Windows işletim sistemine sahip bir dizüstü bilgisayar üzerinden kullanılmaya çalışıldığı,  bahsedilen yatay ayar sorunu haricinde, cihazın laptopa bağlanması, adaptasyonu sırasında sorunlar yaşanırsa da cihazın dizüstü bilgisayara bağlanmış olup, aynı/benzer özelliklere sahip standart bir tablet ile de çalışacağı kanaatine varıldığı,  olayda, teknik bilgi-ekipman ve servis hizmet eksikliği sonucunun, davanın esas nedeni olduğu kanaatinin ağırlık kazandığı, bu ürünün pazarlaması için, teknik bilgi, kurulum yardımı, soruların cevaplanması gibi teknik donanım gerektiren eleman istihdamı gerektirdiğinin  açık olduğu, alınan ürünün demo ürün olup, ilk satış olduğunun beyan edildiği,  V -A-9 daki ifadesine göre, satış tarihinde ürünün teknik hizmetin gerekli ve yeterli olarak verilemediği, olayın çözümsüz bırakılarak, müşterinin kaderine terk edilmiş olduğu, ürünün satın alındığı tarihte ayıplı olup almaması konusuna gelince; her iki halde de, ürünün servis  ihtiyacının ortada olduğu esas gerçeğinin unutulmaması gerektiği, ürünün satışında, satış sonrasına gerekli hizmetin, verilememiş olduğu anlaşıldığı, tarafların ticaret erbabı olup, ürünün satın alınmasıyla, beklenen faydanın hasıl olmadığının  gözlemlendiği, sonuçta her iki taraf için vakit ve nakit kaybi yanında, sistemin bütününe de verilen çoklu zararların azımsanmayacak ölçekte olduğu, dava konusu ürünün davalı/karşı davacı yana iadesi ile birlikte, ödenen bedelin davacı/karşı davalı şirkete iade edilmesine dair kararın mahkemeye ait olduğu  belirtilmiştir. Mahkemece, yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davacı karşı davalının davasının açılmamış sayılmasına, davalı karşı davacının ise bakiye fatura bedelinin tahsilini, manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir. TBK'nın 58. maddesinde, kişilik haklarının zedelenmesi başlığı ile kişilik hakkının zedelenmesinde zarar görenin uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebileceği düzenlenmiştir. Söz konusu düzenleme kapsamında manevi tazminat talep eden tarafın öncelikle karşı taraftan gelen bir eylem nedeniyle kişilik hakkının zedelenmiş olduğunu, ispat etmiş olması gerekmektedir. TTK'nın 54. maddede ise haksız rekabet düzenlenmesine yer verilmiştir. 54/2 fıkrada, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamaların haksız ve hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir. TTK'nın 55 maddesinde, dürüstlük kuralına aykırı davranışlara yer verilmiştir. 55/a-1 maddesinde, başkalarına veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek gibi sebeplere yer verilmiştir. Bu hukuki açıklamalara göre somut olay bakımından yapılan değerlendirmede; davacı- karşı davalı şirket tarafından, davalı- karşı davacıdan satın almış olduğu ürünle ilgili olarak kurulum aşamasındaki aksaklıklardan kaynaklı olarak birden fazla kez davalı karşı davacıya başvuruda bulunduğu, ancak bilirkişi raporlarında da belirtilmiş olduğu üzere, ürünün kurulumunun olması gerektiği gibi gerçekleştirilmediği, davacı- karşı davalının ise mevcut durumun düzeltilmemesi üzerine sosyal platformlarda davalı- karşı davacı ile ilgili yaşanan süreci anlattığı, anlatımında her ne kadar davalı- karşı davacı tarafça haksız ve hukuka aykırı olduğu iddia edilen ifadelerin ve yorumların yer aldığı belirtilmiş ise de davacı- karşı davalının başvurduğu platformların niteliği ve yaşanan süreç göz önünde bulundurulduğunda, davalı- karşı davacı şirketin kişilik haklarının zedelendiğinden veya ticari itibarının zedelenmiş olduğundan söz etmek mümkün olmadığı kanaatine varıldığından, davalı- karşı davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı- karşı davacı vekilinin istinaf baş vurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı- karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı- karşı davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 373,20 TL istinaf karar harcının davalı- karşı davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı- karşı davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.29.02.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"80327c3718390920","SID":"7e74af67bf8cf561"}}