{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1569 <br>KARAR NO: 2024/430<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/03/2021<br>NUMARASI: 2019/607 Esas 2021/280 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br>Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirkete nakliyat emtia sigorta abonman poliçesi ile sigortalı elektronik cihaz emtiası içeren konteynerin,  31.03.2018 tarihli taşıma irsaliyesi tahtında Ambarlı Limanı'ndan sigortalının Sarıyer'deki deposuna taşınmak üzere davalı akdi-fiili taşıyıcıya tam ve sağlam olarak teslim edildiğini, emtia yüklü aracın 29.03.2018 tarihinde saat 07.00 sularında sigortalı şirket deposuna ulaştığı, teslimat için deponun açılmasını beklediğini, 08.30 sularında depo açıldıktan sonra araç sürücüsünün aracı korumasız, güvenlik önlemleri olmayan yol kenarına, deponun 10 metre kadar ilerisine bırakarak depo görevlileri ile görüşmek üzere içeri girdikten sonra kimliği bilinmeyen kişiler tarafından konteynerden 89 adet monitörün çalındığını, olayda davalı sürücünün tamamen kusurlu olduğunu,pervasızca hareket ettiğinden sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağını, yapılan ekspertiz çalışması neticesinde çalınan emtia bedeli ile %10 ilave bedel toplamı 8.960,14-USD karşılığı 35.720,51-TLtazminatın sigortalıya ödendiğini,hasardan davalı taşıyıcının TTK'nın 875 vd. hükümleri uyarınca sorumlu olduğunu, sigorta poliçesi ve TTK'nın 1472 maddesi gereği sigorta tazminatını ödeyen müvekkilinin sigortalının haklarına halef olduğunu, davalı taşıyıcı akdi/fiili taşıyıcı, diğer davalı ise haksız fiil sorumlusu araç sürücüsü olup toplam 35.720,51-TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte rücuen tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, her iki borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı borçluların takip öncesi faize itirazının haklı ve yerinde olduğunu belirterek, davalıların takibe itirazının kısmen iptali ile takibin asıl alacak bakımından devamına karar verilmesini talep etmiştir.  <br>CEVAP: Davalılar vekili; müvekkili şirket ile dava dışı sigortalı arasındaki taşıma sözleşmesi gereği, müvekkili şirket çalışanı diğer davalı ...'nın sevk ve idaresindeki aracın, olayın meydana geldiği varış noktasına vardıktan sonra, sigortalı şirketin sabah sevkiyatlarını henüz çıkaramadıklarını, dolayısıyla konteyneri boşaltamayacaklarını belirterek, deponun dolu olması nedeniyle, aracın deponun önüne çekilmesini istediklerini, daha sonra diğer davalı araç sürücüsünün konteynerin boşaltılmasıyla ilgili olarak sigortalı şirket yetkilileri ile görüşmek için araçtan indiği sırada hırsızlık olayının gerçekleştiğini, taraflar arasındaki nakliye sözleşmesinin 10. maddesi gereği araç bildirilen adrese varış yaptıktan sonra tüm sorumluluğun iletilen adresteki firmaya ait olduğunu,müvekkili şirket ile sigortalı şirket yetkililerinin olayla ilgili yaptıkları görüşmelerde, sigortalı şirketin kusurunu kabul ederek, sorumluluğu üzerine aldığını, hatta sigortalı şirket genel müdürünün davacı sigorta şirketine hitaben yazdığı yazıda, sorumluluğu kabul ettiğini ve tazminatın müvekkili şirkete rücu edilmemesini istediğini, TTK'nın 875/2 maddesi, taraflar arasında sözleşme ve sigortalının kabulüne göre, olayın meydana geldiği anda eşya hakkında emir ve talimat verme yetkisinin ve buna ilişkin sorumluluğun davacının sigortalısına ait olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davalı taşıma şirketi ile davacının sigortalısı arasında taşıma sözleşmesi imzalandığı, sigortalıya ait malın, 29/03/2018 tarihinde davalı sürücü tarafından sigortalıya ait depoya getirildiği, mesainin başlamasının beklendiği, mesai başladığında davalı sürücünün sevkıyata başlanıp başlanmayacağını sormak için sigortalı şirket yetkilerinin yanına gittiği, bu sırada dorse kapısının mührü kesilerek malların çalındığı, davacı sigorta şirketinin 35.720,50-TL ödeme yaptığı,sigortalının haklarına halef olduğu, taşıma sözleşmesinin 10. maddesi itibari ile araç bildirilen adrese varış yaptıktan sonra tüm sorumluluğun iletilen adresteki firmaya ait olduğu, bu noktadan sonra talimat verme ve yükü boşaltma sorumluluğunun teslim alana geçeceği, TTK'nın 875/2. maddesinin, zararın oluşmasına, gönderenin veya gönderilenin bir davranışı yada eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa, tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının belirlenmesinde, bu olguların ne ölçüde etkili olduğu dikkate alınır hükmünü içerdiği,aracın malların alıcısı sigortalının talimatı ile erken saatte emtianın teslim edileceği adrese ulaştığı ve araç sürücüsü davalı yükü teslime hazır olduğu halde, yer durumu müsait olmadığı için teslim alınmadığı, talimat gereği mesainin başlamasını beklediği, mesai başladığında sevkıyatın başlayıp başlamayacağını sormaya gittiği, bu sırada hırsızlık olayının meydana geldiğinin anlaşılmasına göre, davalı taşıyıcıya zararın meydana gelmesinde kusur izafe edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili; aracın 29.03.2018 tarihi sabah saat 07.00 sularında sigortalı şirket deposuna ulaştığını, saat 08.30 sularında depo açıldıktan sonra araç sürücüsünün aracı başıboş, korumasız, güvenlik önlemleri olmayan yol kenarına, deponun 10 metre kadar ilerisine bıraktığını, depo görevlileri ile görüşmek üzere içeri girdikten sonra konteynerden 89 adet monitör çalındığını, taşıyıcının, olayın kendisinin önleyemeyeceği bir durumdan kaynaklandığını ispat yükümlülüğü altında bulunduğunu, aksi halde meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, olayın meydana gelmesinde davalı sürücü tamamen kusurlu olup, pervasız hareket ettiğinden taşıyıcının sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağını,taşıyıcının aracı başıboş, korumasız bir yerde bırakamayacağını, sürücü tek başına olup,pervasız davranışı yanında araçta yedek sürücü bulunmamasının da yüke özen yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğini,olayın taşıyıcının sorumsuzluk hallerinden hiç birine girmediğini, alınan bilirkişi raporunda davalıların kusurlu olduğunu, ancak pervasız hareket olarak nitelendirilmeyerek taşıyıcının sınırlı sorumluluktan yararlanacağının belirtildiğini, ancak bu tesbitin hatalı olduğunu, zararın oluşumunda gönderilenin davranışının etkili olduğu tespitinin dosya kapsamına ve olayın oluş biçimine aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.  <br>GEREKÇE: Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalanan emtianın yurt içi taşıma sırasında çalınarak zayi edilmesi nedeniyle, davacı tarafından sigortalıya ödenen emtia bedelinin, taşıyıcı ve sürücü davalılardan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.  6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortalısına tazminat ödemesi ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa, bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır. 6102 sayılı TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. Yine TTK.nın 876. maddesi uyarınca ziya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. Somut olayda; sigortalı bilgisayar monitörü emtiasının taşımasının akdi ve fiili taşıyıcı olarak davalı şirket tarafından üstlenildiği ve emtianın diğer davalı sürücünün kullandığı araç ile nakledildiği, emtia yüklü aracın 29.03.2018 tarihinde saat 07.00 civarında sigortalı şirketin deposuna ulaştığı, ancak teslimat için deponun açılmasının beklendiğini, depo açıldıktan sonra araç sürücüsünün aracı depoya yakın konumda yol kenarında bırakarak depo görevlileri ile görüşmek üzere içeri girmesi sonrasında araca yanaşan başka bir araçtan inen kişilerce konteyner açılarak 89 adet monitörün çalındığı, davacı sigorta şirketince yaptırılan ekspertiz sonucunda çalınan emtia bedelinin 30.336,50-TL olarak tespit edildiği, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalıya 05.06.2018 tarihinde 30.336,50-TL ve 21.09.2018 tarihinde 5.384,01-TL ilave bedelin ödendiği  anlaşılmaktadır.  Taşıma sözleşmesinin 10. maddesinde, aracın bildirilen adrese varış yaptıktan sonra tüm sorumluluğun iletilen adresteki alıcı firmaya ait olduğu düzenlenmiştir. Emtia yüklü aracın 29.03.2018 tarihinde saat 07 civarında sigortalı şirketin deposuna ulaştığı, ancak teslimat için deponun açılmasını beklediğini, depo açıldıktan sonra davalı sürücünün aracı depoya yakın konumda yol kenarında bırakarak depo görevlileri ile görüşmek üzere içeri girmesi sonrasında hırsızlığın meydana geldiği sabittir. Sigortalı şirket çalışanı ... tanık sıfatıyla alınan beyanında, davalı şirkete aracın erken saatte gelmesi talimatını verdiklerini,şoförün erken gelerek beklemeye başladığını,yer müsait olmadığı için kendisine biraz daha beklemesini söylediklerini beyan etmiş olup, sigortalı şirket genel müdürü imzalı 10.04.2018 tarihli ve imzası inkar edilmeyen belgede de, konteynerin boşaltılmasının sabah sevkıyatlarını çıkarmaları nedeniyle depo önünde yer olmaması yüzünden kendilerince bekletildiği, araç şoförünün boşaltma için depo görevlileri ile görüşmek için araçtan ayrıldığı sırada meydana geldiği belirtilerek, hasarın nakliye firmasına rücu edilmemesi rica edilmiştir. Dolayısıyla emtia yüklü aracın teslim yeri olan dava dışı sigortalının deposuna ulaştığı, sigortalının talimatıyla boşaltma için bekletildiği, hırsızlık olayının da bu sırada meydana geldiği, sözleşmenin 10. maddesi gereğince sorumluluğun dava dışı sigortalıya geçtiği  sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle,sigortalı ile davacı arasında akdedilen sözleşme hükmünün sigortalının halefi olan davacı sigorta şirketini de bağlayacağı, bu nedenle davacının davalıya rücu hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Davacı vekilinin karara yönelik ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.  <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 368,3‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.21/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c1c425277318db9e","SID":"ce66b1b0c3dbb95a"}}