{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi\t  <br>DAVANIN KONUSU: Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 19/02/2024<br><br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili; davacının dava dışı ... den, davalı kooperatif adına kayıtlı ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... Parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 4 katlı  binadaki Batı- Güney- Kuzey cepheli 2. Katta bulunan bağımsız bölümü Gayrimenkul Satış Sözleşmesi ile 02/01/2007 tarihinde 66.000 TL bedelle satın aldığını, dava dışı .... ve davacının davalı kooperatife bağımsız bölümün satışını dilekçe ile bildirdiklerini ve buna istinaden davalı kooperatif tarafından; 02/01/2007 tarih ve .. nolu kararı ile üyelik devrinde sakınca görülmediği gerekçesi ile üye kaydı gerçekleştirildiğini, davacı tarafından üyelikten kaynaklanan tüm yükümlülüklerin yerine getirildiğini, davalı kooperatif tarafından, 22/04/2007 tarihinde tapu masrafı adı altında 800 TL ödeme alınmış ve buna ilişkin tahsilat makbuzu verildiğini, davacının üyeliğine isabet eden bağımsız bölümün davacı  adına devir ve tescilinin gerçekleştirilmediğini, davacının üyeliğini devir aldığı ve kendisine bağımsız bölümü satan dava dışı ...'e karşı satışa ilişkin ödediği 66.000 TL bedelin iadesi istemi ile Antalya 1. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, itirazın iptali istemi ile Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E- .... K sayılı dosyası üzerinden dava dışı ....'e karşı itirazın iptali istemi ile dava açıldığını, davanın reddine karar verildiğini, davacı bedelini peşin ödemek sureti ile devraldığı kooperatif üyeliği ve üyeliğe bağlı bağımsız bölüme malik olamadığını, davalı kooperatif tarafından dava tarihi itibarı ile halen  tapu devrinin gerçekleştirilmediğini, davalı kooperatifin üyesi olan davacıya üyeliğine isabet eden ... İli .... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ...Parsel sayılı taşınmaz üzerinde kooperatif adına kayıtlı bağımsız bölümün, kooperatif adına olan kaydının iptali ile davacı adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde üyeliğine isabet eden bağımsız bölümün rayiç değeri olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000 TL'nin  ödenmesine karar verilmesini, ... İli ... İlçesi ...Mahallesi ... Ada .. Parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalı kooperatif adına kayıtlı olan bağımsız bölümlerin üçüncü kişilere devir ve tescilini engeller mahiyette ihtiyati tedbire karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili, davada kooperatife husumet yöneltilemeyeceğini, davanın görevsiz mahkemede açıldığını,  her ne kadar kooperatiflerle ilgili davaların Ticaret Mahkemelerinde açılacağı Kooperatifler Kanunu’nda düzenlenmiş ise de; bu hükmün münhasıran kooperatif faaliyetleri nedeniyle ve Kooperatif tarafından açılan davaları kapsadığını, üye de olsa, gerçek kişinin açtığı ve kooperatif faaliyetine dayanmayan bir davada  görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, zamanaşımı süresinin dolduğunu beyanla davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Mahkemece; \".... Dava konusu taşınmazın keşif tarihindeki değerinin 285.000- TL olduğu, dava tarihi itibariyle değerinin ise 219.048,00 TL olduğu, davacının davalı kooperatifte 02/01/2007 tarih ve 45 gün aralı hisse devrinin onaylanması kararı ile üyeliğinin başladığı önceki üye ...'in bu tarihe kadar ödediği 18.500,00 TL'nin davacının ödemesi olarak işleme alındığı, davalı kooperatifin ibraz edilen ticari defter ve belgelerine göre davacının ödemelerini zamanında ve tam yaptığının anlaşıldığı, neticeten davacının hisse devri ile ödeme yaptığı kabul edilen 18.500, 00 TL tutar ile tapu masrafı olan davalıya yapmış olduğu 800,00 TL ödeme toplamının dava tarihi itibariyle güncel değerinin 219.048,00 TL olduğu, davacının davalı kooperatiften talep edebileceği tutarın 219.048,00 TL olduğu anlaşıldığından davacının davasının bu miktar yönünden kabulüne\" karar verilmiştir. <br>Karara karşı, davalı vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının 30/11/2020 tarihinde davasını ıslah ederek 219.048 TL'ye yükselttiğini, kendisine isabet edecek dairenin mülk sahibi .... tarafından satıldığını ve sorumluluğun müvekkili kooperatife yüklediğini, ....'in daireyi sattığı tarih itibariyle davacı daire alamayacağına göre zamanaşımının başlangıcının ....'in daireyi elden çıkarttığı tarih olduğunu, ...'in satış tarihine göre ıslah tarihinde zamanaşımı süresinin dolduğunu, yerel mahkemenin zamanaşımı itirazlarını değerlendirmediğini, davacının kooperatife karşı yükümlülüklerini ifa etmediğini, hisse devirini aldıktan sonra hiç aidat ödemediğini, davacının sadece 800 TL ödeme yaptığını, bu ödemeye tapu masrafı dediğini, üyelik devrinden sonra aidat ödemediğinden daireye hak kazanmadığını, bedeline de hak kazanamayacağını, davacı  800 TL tapu masrafı ödediğini iddia etmişse de, bunun imkansız olduğunu, zira davalı kooperatif, kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre inşaat yapmakta olup, arsa sahipleriyle yaşanan sorunlar ve davalar nedeniyle, arsa sahiplerine henüz hiç hak edişi vermediğini, kooperatifin üyelere dağıtacak tapusu olmadığını, hiçbir üyesine tapu dağıtımı yapmadığı için davacıya karşı sorumluluğunun olmadığını, davacının dava hakkı olmadığını, yerel mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığını ancak bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu,  bilirkişinin kooperatife ait defterlerin tamamını incelemeden rapor hazırladığını hatta bilirkişinin ilk raporunda davacının üye olduktan sonra aidat ödemesi yapmadığını, bu haliyle daire alamayacağını kendisi ifade etmiş davacının tazminat miktarının tespiti için aidatlarını tam ödeyen üye ile karşılaştırma yapılması gerektiğini ifade ettiğini, davacının da buna karşı çıkmadığını, yani davacının aidatlarını tam ödemediğinin mahkeme de dahil olmak üzere herkesin kabulünde olduğunu, olayı sırf şekle (defter ibraz noktasına) götürerek davacının tam daireye hak kazandığının kabulünün hakkaniyetli olmadığını, davacının talep edebileceği bedel 18.500 TL ve 800 TL'nin iadesi olup, başkaca hakkının bulunmadığını, davanın reddi yerine kabulü kararının hukuka aykırı olduğundan yerel mahkemenin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi yahut ödediği aidatın iadesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Dava, kooperatif üyesi 3. kişiden harici gayrimenkul satım sözleşmesi ile satın alınan bağımsız bölümün davacı adına tapuya kayıt ve tescili, olmadığı takdirde davacının ödediği miktar dikkate alınarak taşınmazın rayiç değerinin kooperatiften tahsili istemine ilişkindir. <br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davalı vekili, davacı talebinin zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür. 6100 Sayılı HMK'nın 140. maddesi uyarınca mahkemece zamanaşımı def'i hakkında ön inceleme duruşmasında karar verilmesi ve sonucuna göre tahkikata geçilmesine karar verilmesi gerekirken davalının zamanaşımı def'i hakkında karar verilmediği anlaşılmış ise de, davacının kooperatif üyesi olduğu, üyelik devam ettiği sürece zamanaşımının söz konusu olmadığı, bu nedenle mahkemenin zamanaşımı def'i konusunda karar vermemesinin sonuca etkili olmadığı anlaşılmıştır. <br> HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, mahkemenin kooperatife ait defterlerin sunulması konusunda tesis edilen ara kararında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamasına, davalı kooperatifin ibraz edilen ticari defter ve belgelerine göre davacının ödemelerini tam ve zamanında yaptığının anlaşılmasına, 24/05/2019 tarihli kök rapor ve 11/09/2010 tarihli ek raporun Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin kendisine konut teslim edilmeyen kooperatif ortağının tazminat talebine ilişkin hesaplama yöntemi ile ilgili kararlarına uygun olmasına, taşınmazın dava tarihi itibariyle rayiç bedeline hükmedilmiş olmasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına,  davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 14.963,16 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 3.740,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.222,41 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi.19/02/2024<br><br>\t\t\t\t<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"89d4c2970c42cdf4","SID":"4caf5753ce4148a7"}}