{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/108 <br>KARAR NO: 2024/290<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02.10.2020<br>NUMARASI: 2017/504 E. - 2020/388 K.<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Bankacılık işlemlerinden kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili  dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin, şu an aktif ticari kaydı bulunmayan ... Malzemeleri isimli şahıs firmasının sahibi olduğunu, davalı bankanın 29/07/2002 tarihinde Maliye Şubesi ile çalışmaya başladığını, 12/04/2006 tarihinde Kocamustafapaşa Şubesi'ne devrolarak çalışmaya devam ettiğini, şube müdürü tarafından müvekkilinin bilgisi dışında adına kredi aç-kapa işlemleri yapıldığını, müvekkilinin haber olmaksızın para çekildiğini, müvekkilinin davalının Kocamustafapaşa Şubesinde bulunan ... nolu hesabına 06/03/2007 tarihinde 1.260,00-TL ve 45.394,00-TL olmak üzere toplam 46.654,00-TL para yatırdığını, aynı gün 06/03/2017 tarihinde müvekkilinin haberi olmadan şubedeki işlek kredisinin taksitli ticari krediye çevrildiğini, akabinde aynı gün müvekkilinin hiçbir bilgisi ve ilgisi olmaksızın açılan 48.433,00-TL'lik kredinin kapatılmaya çalışıldığını ancak limitler sebebiyle ödeme yapılamayıp ertesi gün 07/03/2007 tarihinde müvekkilinin kendi hesabına yatırdığı nakit paranın buraya aktarıldığını ve kredi kapaması adı altında müvekkilinin hesabından bilgisi olmaksızın 44.108,00-TL para çekildiğini, durumun müvekkili tarafından farkedilmesi üzerine banka genel müdürlüğüne şikayetçi olduğunu, başlatılan idari soruşturma sonucunda şubede yapılan usulsüzlüklerin tespit edildiğini fakat haksız bir şekilde hesaptan çekilen paranın iadesi hususunda herhangi bir sonuca ulaşılamadığını, müvekkili tarafından İstanbul .... Noterliği'nin 09/08/2007 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davalı bankaya, Kocamustafapaşa Şubesi'ne ve Teftiş Kurulu Başkanlığı'na ihtarda bulunulduğunu, bu girişimlerin sonuçsuz kalması sonrasında İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile davalı banka aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı bankanın icra takibine itiraz etmesi sonrasında bu itirazın kaldırılması için İstanbul 8. İcra Hukuk Mahkemesi'nde 2008/1041 esas sayılı dosya ile dava açıldığını ve bu davada müvekkilinin haklı bulunduğunu, bunun üzerine davalı bankanın İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2010/17 esas sayılı dosya ile menfi tespit davası açtığını, bu davanın daha sonra yeniden tevzi edilerek İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/143 esas sayılı dosyasında görüldüğünü, bu mahkemede görülen davanın kabulü ile davalı bankanın borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, bu kararın Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2014/20181 E. 2015/15104 K.sayılı kararı ile bozulduğunu, daha sonra yeniden İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2016/562 esasa tevzi edildiğini, bu davanın da reddedildiğini ve dosyanın Yargıtayda olduğunu, müvekkili tarafından daha evvel süresinde itirazın iptali davası açılmamış olması sebebiyle İİK67.madde uyarınca alacak davası açıldığını, gelinen noktada müvekkilinin uzun yıllardır süren mağduriyeti ve zaman kaybının gözetilerek daha fazla mağdur olmaması için bu davanın açıldığını, müvekkilinin davalı bankaya hiçbir kredi aç kapa talimatının bulunmadığını, banka tarafından yapılan usulsüz işlemlerle müvekkilinin hesabından çekilen parayı kredi kapaması olarak aktarmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/562 esas sayılı dosyanın kesinleşmesinin bekletici mesele yapılmasını, davanın kabulü ile 44.108,00-TL'nin 07/03/2007 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle; davaya konu hesap işlemlerinin 06/03/2007 tarihinde yapıldığını, her alacağın on yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, davacının alacak iddiasından doğan tüm haklarının 07/03/2017 tarihinde sona erdiğini, davanın ise 28/06/2017 tarihinde açıldığını, davada dava şartı eksikliğinin bulunduğunu, daha önce dava konusu aynı olan bir davanın İstanbul 8. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2008/1041 E, 2009/2173 K sayılı dosyası üzerinden itirazın kaldırılmasına ilişkin karar verildiğini, bu karar sebebiyle müvekkili banka tarafından İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/143 E, 2014/95 K sayılı dosyası üzerinden menfi tespit davası açıldığını, davacının bu davayı açmakta menfaati olmadığını, davacı şahsın ve eşinin 29.07.2002 tarihinde Maliye Şubesi ile kredili olarak çalışmaya başladığını ve 12.04.2006 tarihinde Kocamustafapaşa Şubesine devrolarak bankamızla çalışmaya devam ettiğini, şahsın ve eşinin şube nezdinde kredi riskleri bulunmadığını, davacıya  kullandırılan kredilerden kaynaklanan risklerden, İşlek Kredisi vadesinde tahsil edilemeyen müşterinin söz konusu kredisinin, 07.03.2007 tarihinde Genel Müdürlük yetkisinde taksitli ticari krediye dönüştürüldüğünü, adı geçen İşlek Kredisinin, taksitli ticari krediye dönüştürülmesi sırasında 06.03.2007 tarihinde hesabına 2 adette toplam 46.654 YTL nakit yatan işlemi yapıldığını, aynı gün 48.433 TL tutarındaki işlek kredi riskinin kapama işleminin yapılmaya çalışıldığını ancak limitlerde kredi ödemelerinin gecikmede olması nedeniyle bloke olması sebebiyle işlemlerin yapılamadığını ve iptal edildiğini, ertesi gün aynı tutarda tekrar nakit yatan işlemi ve Genel Müdürlükten onay alınarak 48.478 TL’lik kredi kapama işlemi yapıldığını, ardından adı geçene 44.108 TL’lik taksitli ticari kredi kullandırıldığını ve aynı tutarda nakit ödenen işlemi yapılarak işlek kredinin taksitli ticari krediye dönüştürülmesi işleminin tamamlandığını, bu işlemler için şahıs tarafından fiziki olarak para getirilmediğini, işlemlerin sistem üzerinden gerçekleştirildiğini, sonuç olarak müşterinin imzasız gerçekleşen söz konusu nakit ödenen işleminin gerçek bir ödeme olmadığını ve kredinin dönüştürülme işleminin bir parçası olduğunun tespit edildiğini, icra takibine dayanak olan Kocamustafapaşa Şubesi nezdindeki ... no.lu hesabından bilgisi dışında para çekildiğini iddia ettiğini ve bu iddia ile ilgili tutarın iade edilmesi talebiyle müvekili bankaya 09.08.2007 tarihli ihtarnameyi keşide edildiğini, bu sebepler ile ... T.A.Ş ve ... T.A.Ş Kocamustafapaşa Şb.’sine vekaleten, borca, faize, faiz oranına, masraflara ve her türlü yan alacağa her iki borçluyu da kapsayacak şekilde müvekkil banka tarafından İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine itiraz ettiklerini, itirazlarının kaldırılması için açılan davada  İstanbul  8. İcra Hukuk Mahkemesi 2008/1041 E, 20069/2173 K sayılı dosyası üzerinden verilen kararda, esasa girerek bilirkişi incelemesine karar verildiğini ve rapor düzenlendiğini bu dosya üzerinden alınan bilirkişi raporunun, savunmaları ile doğru orantılı olmasına rağmen mahkeme tarafından raporun aksi yönünde karar verildiğini, bilirkişi raporunun dava dilekçelerindeki savunmaları ile örtüşür nitelikte olduğunu, aleyhe verilen karar sebebiyle müvekkili banka tarafından İstanbul 20.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/143 E, 2014/95 K sayılı dosyası üzerinden menfi tespit davası açıldığını, davanın halen Yargıtay aşamasında olduğunu belirterek, usuli itirazları sebebiyle öncelikle zamanaşımı ve dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddine, davanın esasına girilmesi halinde ise davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...İstanbul  14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/562 E. 2016/676 K.sayılı dosyası dosyasının incelenmesinde; Davacı ... TAŞ'ın İst. ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı takip dosyasında borçlu olunmadığı için açtığı menfi tespit davası olduğu, mahkemece davalının bankaya para yatırdığı 06/03/2007 tarihinden önce veya sonra kredi borcunun kapatılması veya yeni bir kredi açılması yönünde talimatı bulunmaması sebebiyle, davacı bankadan bankacılık usullerine aykırı yaptığı işlemlerden, davalının sorumluluğunun doğmadığı kabul olunarak kanıtlanamayan davanın reddine karar verildiği, davacının temyizi üzerine Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 24/09/2018 tarih 2017/1916 E. 2018/4416 K.sayılı onama ilamı ve 03/06/2020 tarih 2019/119 E. 2020/790 K.sayılı karar düzeltme ilamı ile bu kararın 03/06/2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmış olup, mahkememiz dosyasında söz konusu İst. ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas takip dosyasında Alacaklı-Davacı itirazın iptali davasını süresinde açmaması sebebiyle bu mevduat hesabı alacağının, alacak davası olarak devam ettirdiği, alacağının İst. 14.Asliye Ticaret Mahkemesi'nce de sabit olduğu hususu da göz önüne alındığında, davacının davasının kabulüne karar verilmiş ...\" gerekçesiyle davanın kabulü ile; 44.108,00-TL'nin, 07/03/2007 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davaya konu işlemlerin 06.03.2007 tarihinde  yapıldığını, TBK uyarınca aksine hüküm bulunmadıkça her alacağın 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, tüm hakları 07.03.2017 tarihinde sona erdiğini, davanın ise 28.06.2017 tarihinde açıldığını, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerekirken kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının dava açmasında hukuki yararının bulunmadığını, daha önce davanın konusuyla aynı olmak üzere İstanbul 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 2008/1041 Esas sayılı dosyası üzerinden itirazın kaldırılmasına ilişkin karar verildiğini, müvekkili bankanın İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/143 Esas sayılı dosyası üzerinden menfi tespit davası açıldığını, yargılamanın devam ettiğini, İstanbul 8. İcra Hukuk Mahkemesinde verilen karar nedeniyle kesin hüküm itirazında bulunduklarını, dava şartlarının yasada düzenlenmiş olduğunu, ayrıca HMK 323 maddesi kapsamında kötü niyetle veya haksız dava açılmasının sonuçlarının düzenlendiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının ve eşinin 29.07.2002 tarihinde bankanın maliye şubesi ile kredili olarak çalışmaya başladığını, 12.04.2006 tarihinde Kocamustafapaşa Şubesine devrolarak bankayla çalışmaya devam ettiğini, şahsın ve eşinin şubede kredi risklerinin bulunduğunu, davacıya kullandırılan kredilerden kaynaklanan risklerden işlek kredisi vadesinde tahsil edilmeyen müşterinin söz konusu kredisinin 07.03.2007 tarihinde genel müdürlük yetkisinde taksitli ticari krediye dönüştürüldüğünü, toplam 2 adette 46.654,00 TL nakit yatan işlemi yapıldığını, aynı gün 48.433,00 TL tutarındaki işlek kredi riskinin kapama işleminin yapılmaya çalışıldığını, ancak limitlerde kredi ödemelerinin gecikmede olması nedeniyle bloke olduğundan işlemlerin yapılamadığını ve iptal edildiğini, ardından 44.108,00 TL'lik taksitli ticari kredi kullandırılımı yapıldığını ve aynı tutarda nakit ödenen kredi işlemi yapılarak işlek kredinin taksitli ticari krediye dönüştürülmesi işleminin tamamlandığını, bu işlemler için şahıs tarafından fiziki olarak paranın getirilmediğini, işlemlerin sistem üzerinden gerçekleştirildiğini, daha sonra kredi hesabına tanımlanan senetlerin ödenmesi ile kalan riskin azaldığını, davacının Kocamustafapaşa  Şubesindeki bilgisi dışında para çekildiği iddiası ile tutarın iade edilmesi için 09.08.2007 tarihinde ihtarnameyi keşide ettiğini, müvekkili banka tarafından başlatılan takibe itiraz edildiğini, itirazın kaldırılması için İstanbul 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 2008/1041 Esas sayılı dosyasında bilirkişi incelemesi yapıldığını, raporun savunmalarını doğrular nitelikte olduğunu, İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/143 Esas, 2014/95 Karar sayılı dosyası üzerinden menfi tespit davası açıldığını, halen yargıtay aşamasında olduğunu, davanın reddi gerekirken kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, davacının davalı bankanın mudilerinden olduğu, banka tarafından davacının kredisinin resen taksitli ticari krediye dönüştürüldüğü, taraflar arasında bu konuda birden fazla hukuki uyuşmazlığın mevcut olduğu konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık davacı alacağının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, davalı banka tarafından davacının takibe itirazı üzerine icra hukuk mahkemesinde açmış olduğu itirazın kaldırılması davasının kesin hüküm niteliğinde olup olmadığı, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı, kararın usu ve yasaya uygun olup olmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı tarafın davalı bankanın Kocamustafapaşa Şubesi nezdindeki hesabından 44.108,00 TL para çekim işleminin gerçekleştirildiği, davacı tarafça, buna ilişkin olarak İstanbul ... Noterliğinde 09.08.2007 tarihinde düzenlenen ihtarnamenin  davalı banka şubesi ve teftiş kurulu başkanlığına gönderilmiş olduğu, ihtarnamenin içeriğinde, hesabından hiçbir bilgi ve onayı olmadan 44.108,00 TL 07.03.2007 tarihinde çekildiğini, çekilen bedelin akıbetinin bilinmediğini, şube müdürü ile birçok kez görüşmeler yapıldığını, müdür ile banka müşterisi olarak başlayan ancak daha sonra dostluk seviyesine ulaşan diyologları sonucunda müdürün bilgi ve yetkisi dahilinde kötü niyetli olarak aleyhlerine kullanılmasından kaynaklandığı, bilgi, belge ve kanaati oluştuğunun belirtildiği, hiçbir onayları olmadan hesaplarından çekilen 44.108,00 TL'nin faizi ile birlikte ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 14 gün içerisinde iade edilmesinin talep edildiği, iade işleminin gerçekleştirilmediği, davacı tarafça, davalı banka ve banka şubesi aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 44.108,00 TL asıl alacak, 10.943,68 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 55.051,68 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, takip gerekçesi olarak Kocamustafapaşa  Şubesindeki mevduat hesabı alacağı şeklinde ifade edildiği, icra takibine karşı davalı borçlu tarafından itiraz edildiği, itiraz dilekçesinde şahsın ve eşinin şube nezdinde kredi risklerinin bulunduğu, alacaklıya kullandırılan kredilerden kaynaklanan işlek kredinin vadesinde tahsil edilemeyen müşterinin söz konusu kredisinin 07.03.2007 tarihinde genel müdürlük yetkisinde taksitli ticari krediye dönüştürüldüğü, dönüştürülme sırasında hesaba iki adette toplam 46.654,00 TL nakit yatan işlemi yapıldığı, aynı gün 48.433,00 TL tutarındaki işlek kredi riskinin kapama işlemi yapılmaya çalışıldığı ancak kredi limitlerinde kredi ödemelerinin gecikmede olması nedeniyle bloke olduğundan işlemlerin yapılamadığı ve iptal edildiği, ertesi gün aynı tutarda tekrar  nakit yatan işlemi ve genel müdürlükten onay alınarak 48.478,00 TL kredi kapama işlemi yapıldığı, ardından adı geçene 44.108,00 TL'lik taksitli ticari kredinin kullandırıldığı, aynı tutarda nakit ödenen işlemi yapılarak işlek kredinin taksitli ticari krediye dönüştürülme işleminin tamamlandığını, bu işlemler için şahıs tarafından fiziki olarak para getirilmediği, işlemlerin sistem üzerinden gerçekleştirildiği, daha sonra kredi hesabına tanımlanan senetlerin ödenmesi ile kalan riskin azaldığını ,sonuç olarak müşterinin imzasız gerçekleşen söz konusu nakit ödenen işlemin gerçek bir ödeme olmadığı, kredinin dönüştürülmesi işleminin bir parçası olduğunun tespit edildiğini, davacının hesabından bilgisi dışında para çekildiği iddiası ile müvekkili bankaya çekilen ihtarname sonucunda inceleme yapıldığı ve haksız olduğunun anlaşıldığının belirterek takibe itiraz edildiği, davalı banka şubesi tarafından davacı hakkında İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/17 Esas sayılı dosyasında İİK 72/3 maddesi gereğince menfi tespit davasının açıldığı, davacı tarafça ise İstanbul 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 2008/1041 Esas, 2009/2173 Karar sayılı dosyasında 14.07.2008 tarihinde icra takibine itirazın kaldırılması istemli dava açtığı, mahkemenin 23.12.2009 tarihli kararında bilirkişi incelemesi ve rapor neticesinde, alacaklının 07.03.2007 takip tarihi itibariyle 44.108,00 TL asıl alacak ve 10.943,68 TL faiz olmak üzere toplam 55.051,68 TL alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve itirazın kaldırılması ile takibin devamına karar verildiği, İstanbul 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 2008/1041 Esas sayılı dosyasında alınan 10.09.2009 tarihli bilirkişi raporu sonucunda, cari hesap incelemesinde 07.03.2007 tarihinde 45.394,00 TL ve 40,00 TL yatan işlemlere ilişkin dekontlarda yeterli açıklamanın yer almadığı ancak aynı günde yapılan yatan ve çekilen tutarlara ilişkin işlemlerin yapıldığı, zaman bağlantılı olduğu, işlemlerin çok kısa aralıklarla yapıldığı ve bu işlemlerin yeni açılan taksitli kredi ile bağlantılı olduğu, cari hesap ile ilgili işlemlerin gerçek nakit girdisi veya çıktısından ziyade hesaben yapıldığı, fişlerde yatan ve çekilen paraların davacı tarafından yatırıldığı veya çekildiğine dair herhangi bir açıklamaya yer verilmediği, bununda işlemlerin davacının davalı banka nezdindeki genel kredi limitinin müsait olmaması nedeniyle öncelikle kredi riskini hesaben kapatıp taksitli kredi kullandırılımı yapıldığı ve kullandırılan 44.108,00 TL'lik taksitli kredi ile aynı gün içinde işlek kredi riski olan 48.478,61 TL kapatıldığının belirtildiği, davalı banka şubesi tarafından açılan menfi tespit davası neticesinde dosyanın İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/143 Esas sayılı numarasına yeniden kaydı yapılarak yeniden yapılan yargılama neticesinde  İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/143 Esas, 2014/95 Karar ve 03.04.2014 tarihli kararı ile bilirkişi raporunda davalı yanın herhangi bir makbuz ve dekont veya bankaca imzalı mevduat cüzdanı sunulamadığı, nakit para yatırmış olduğuna ilişkin kanaat oluşmadığı, davacının banka kayıtlarına göre davaya konu işlemlerin banka tarafından kasaya fiili bir  para girişi ve davalının yazılı bir talimatı veya herhangi bir imzası olmaksızın kaydiyen yapıldığı, davacı banka tarafından davalının yazılı talimatı olmaksızın işlek kredinin taksitli krediye dönüştürülmesi neticesinde fiilen herhangi bir borç ödemesinin veya davalı tarafından fiili olarak bankaya bir nakit para yatırmasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı bankanın menfi tespit davasının kabulü ile icra takip dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi neticesinde, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2014/20181 Esas, 2015/15104 Karar ve 18.11.2015 tarihli ilamı ile; bilirkişinin 06.03.2007'de yapılan işlemlerin efektif işlem olduğuna dair kanaati ile mahkemenin bu kanaate dayalı para yatırılmadığı gerekçesiyle hüküm kurmasının doğru görülmediği, bu durumda mahkemece kanıtlamayan davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olmasının isabetli olmadığı belirterek bozulmasına karar verildiği, Yargıtay bozma ilamı sonrasında, İstanbul 14 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/562 Esas, 2016/676 Karar ve 20.12.2016 tarihli kararı ile; bozma ilamı doğrultusunda, davalının açmış olduğu menfi tespit  davasının, davacının kredi borcunun kapatılması veya yeni bir kredi açılması yönünden bir talimatı bulunmaması nedeniyle bankanın bankacılık usullerine aykırı yaptığı işlemlerden davalının sorumluluğunun doğmadığı gerekçesiyle davalı bankanın açmış olduğu menfi tespit davasının reddine karar verildiği, söz konusu kararın banka tarafından temyiz edilmesi üzerine ise Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/1916 Esas, 2018/4416 Karar ve 24.09.2018 tarihli ilamı ile; mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olması gerekçesiyle kararın onanmasına dair karar verildiği, onama kararına ilişkin bankanın karar düzeltme istemenin ise aynı dairenin 2019/119 Esas, 2020/790 Karar ve 03.06.2020 tarihli ilamı ile reddedildiği, kararın 03.06.2020 tarihinde kesinleştiği, davacı vekili tarafından menfi tespit davasının Yargıtay bozma ilamı sonucunda reddine dair verilen karar sonrasında iş bu davayı 29.05.2017 tarihinde açtığı anlaşılmıştır. Mahkemece, tarafların delilleri dosyaya ibraz edildikten sonra, davalı banka tarafından İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/562 Esas sayılı dosyada açılan menfi tespit davasının sonucu beklenerek yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın kabulüne karar verilmiştir. Dava konusu işlem tarihi taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı üzere 07.03.2007 tarihlidir. Davacı tarafça hesabından eksilen bedelin tahsili amacıyla davalı banka hakkında 09.01.2008 tarihinde icra takibi başlatılmıştır. Takip tarihinde yürürlükte bulunan BK 125.maddede, kanunda başka suretle hüküm mevcut olmadığı takdirde her davanın 10 senelik  müruru zamana tabi olduğu düzenlenmiştir. Aynı yasanın 128.maddesinde, müruru zamanın alacağın muaccel olduğu zamandan başlayacağı, alacağın muaceliyeti bir ihbar vukuuna tabi ise müruru zamanın bu haberin verilebileceği günden itibaren cereyan edeceği belirtilmiştir. Müruru zamanın katı ise 133.maddede düzenlenmiştir. 133/2 fıkrada, alacaklının dava veya defi zımnında mahkemeye veya hakeme müracaatla veya icrai takibat yahut iflas masasına müdahale ile hakkını talep ettiği halde zamanaşımının kesileceğine yer verilmiştir. Somut davada, dava konusu işlem yukarıda yer verildiği üzere 07.03.2007 tarihli olup, 09.01.2008 tarihinde davacı tarafça icra takibi başlatılmış olduğundan zamanaşımı bu tarih itibariyle kesilmiştir ve zamanaşımı süresi yeniden başlamıştır. Dava tarihi olan 29.05.2017 tarihi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçmiş olduğunun kabulü mümkün olmadığından davalı vekilinin alacağa dair taleplerin zamanaşımına uğradığına ilişkin istinaf nedenleri isabetli görülmemiştir. Davalı vekilinin bir diğer istinaf nedeni ise İstanbul 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 2008/1041 Esas sayılı dosyasında verilen hükmün kesin hükme ilişkin olumsuz dava şartı oluşturduğuna dairdir. Ne var ki, davacı tarafınca başlatılan icra takibi neticesinde davalı banka icra takibine karşı İİK 72/3 maddesi gereğince menfi  tespit davası  açmıştır. Bu sebeple, icra iflas kanunu kapsamında verilen kararın aynı takip nedeniyle açılan menfi tespit davasıda göz önünde bulundurulduğunda iş bu dava yönünden kesin hüküm oluşturduğundan söz etmek mümkün olmayacaktır. Diğer yandan menfi tespit davasında davacı tarafça, karşı dava olarak alacak isteminde bulunulmaması dikkate alındığında iş bu davayı açmasında aynı gerekçelerle hukuki yararının mevcut olduğu da tartışmasızdır. Mahkemece, dava konusu uyuşmazlıkla ilgili kesinleşen menfi tespit davasının neticesine  göre karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmediğinden ilk derece mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı  tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 2.259,71 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline,3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.29.02.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"08f8f783e057d03b","SID":"e06b70306d125b4a"}}