{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2023/3543 <br>KARAR NO: 2024/963<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/09/2023<br>NUMARASI: 2022/290 E - 2023/597 K<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ: 28/03/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davalının müvekkil şirketin dağıtımını sağladığı elektriği abonesiz, kaçak kullanımına ilişkin tutulan tutanağa istinaden kesilen fatura bedelinin davalı tarafından ödenmediğinden Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davalı hakkında icra takibi başlattıklarını, davalıların söz konusu takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu, davalıların itirazının haksız ve usule aykırı olduğundan  ve iptaline, %'20 den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; abonesiz kaçak elektrik kullanımı yapılmasının mümkün olmadığını, çünkü abonelik sözleşmesinin bulunduğunu,, ayrıca ev elektriğine ait faturaların ödendiğini ve herhangi bir borç bulunmadığını, şirketin elektrik borcu varsa dahi bunun muhatabının şirket olduğunu beyanla  davanın kendisi açısından reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...  vekili cevap dilekçesinde özetle; şirkete 2 ayrı abonelik açıldığını, şirket adına açılan abonelik üzerinden her ay düzenli elektrik faturalarının ödendiğini, kaçak elektrik kullanımı tespit edilmişse dahi öncelikle usulsüz elektrik kullanımı açısından değerlendirme yapılarak işlem tesis edilmesini gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Yetkisizlik kararı üzerine yargılamaya devam olunmuştur. Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında  alacaklı ... tarafından  borçluları ...  ve ... Ticaret Limited Şirketi hakkında  83.86,77 TL kaçak elektrik bedeli ,2.392,90 TL gecikme  faizi,430,72 TL faizin KDVsi olmak üzere toplam 85.910,39 TL.nın tahsiline yönelik yapılan takibin itiraz üzerine durdurulduğu anlaşılmıştır. Mahkeme, uyuşmazlığa konu tesisat üzerinde birbirini takip eden dönemde iki farklı sayaç üzerinden tüketim yapıldığı, aslında bir abonelik sözleşmesi olduğu, ancak ödenmeyen fatura borcu sebebiyle davacı tarafından elektriğin kesildiği veya kesilmiş kabul edildiği ve bundan sonraki tüketimlerin de kaçak elektrik kullanımı kapsamında değerlendirildiği, aksi kanıtlanmadıkça resmi ve geçerli belgelerden olan 07.04.2021 tarihli kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağında tespit edildiği şekliyle, daha önce elektriği kesildiği belirtilen tesisat üzerinde elektriğin açılarak kullanılmasının kaçak elektrik kullanımı olarak değerlendirilmesi gerektiği, ancak sayacın elektriğinin kesilerek mühürlendiğini gösteren geçmiş tarihli bir belgenin dosyaya sunulamadığı, üstelik bu sayacın 08.03.2021 tarihinden itibaren tüketim kaydetmeye başladığı, kayıtlı olduğu için yasal şekilde tesis edildiğinin de kabul edilmesi gerektiği, dolayısıyla 07.04.2021 tarihli tespitin kaçak elektrik kullanımı olarak zaten kabul edilemeyeceği, aynı tesisat üzerinde daha önce kurulu olduğu kesin olarak anlaşılan bir diğer ... sayaç için de ayrı bir kaçak elektrik kullanımı tespiti yapıldığı ancak bu sayaca ait olduğu yeni anlaşılan 11.12.2019 tarihli mühürleme belgesinin tarihinin kaçak elektrik tespit tarihinden sonraki bir tarihe ait olduğu anlaşıldığı için 04.12.2019 tarihli kaçak elektrik kullanımı tespiti için bir anlam ifade etmediği, oysa borçtan dolayı kesilen elektriğin açılarak kullanılması tespitine dayandırılan 04.12.2019 tarihli tespit öncesinde elektriğin kesildiğini gösteren bir belgenin sunulması gerektiği, bu sebeple sonradan sunulan 04.12.2019 tarihli tespitinde kaçak elektrik kullanımı olarak kabul edilemeyeceği, kaçak tespit tarihlerinden önce elektriğin kesildiğini gösteren belgelerin sunulamamış olması sebebiyle kaçak elektrik kullanımından bahsedilemeyeceği, ancak davalıların sayaçlar üzerinde kaydedilen tüketimlerden sorumlu olduğu, dava konusu 07.04.2021 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağı için sayaç endeks değerleri kullanılarak fatura tutarının 2.134,40.-TL olduğu ,takibin   2134,40-TL asıl alacak üzerinden takibe itirazın gerektiği,alacağın likit olmadığı,ayrıca  arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No:... sayılı dosyasından arabulucuya 1.360,00 TL tarife bedeli üzerinden ödeme yapıldığı tespit edilmiş, her iki tarafın arabuluculuk ilk oturumuna katıldıkları ve reddolunan dava miktarı  gözetilerek; davacı aleyhine arabuluculuk giderlerine hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile; \"DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ  ile, 1-Davalıların Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile 2.134,40-TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, 2-Fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Asıl alacak likit olmayıp alacak miktarının tespiti yargılama yapılmasını gerektirdiğinden icra inkar tazminat isteminin reddine\" karar vermiştir. Kararı davacı ... vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediği,ilgili yönetmelik 42/1ç maddesi uyarınca uygun olarak kesilen elektriğin mücbir sebep dışında açılmasının kaçak elektrik kullanımı olduğunu,hatalı ek rapor kapsamında karar verildiğini,ayrıntılı şekilde açıkladıkları bilirkişi raporuna itiraz dilekçesindeki beyan ve itirazlarının istinaf sebepleri olduğunu,bilirkişinin  dosyada mevcut sayaç değerlerini dikkate almadığı gibi seçenekli dahi olsa hesaplama yapmadığını, ayrıca kaçak elektrik kullanım tespit tutanakları incelendiğinde de görüleceği üzere davalı yanın kullanmış olduğu değerlerin açıkça ortada olduğu,iki tutanak arasında kullanılan değerlerin objektif olarak hiçbir müdahale olmaksızın endeksör cihazı ile tespit edildiğini,kaldı ki davalının davacı kurum tespitinin aksini ispatlayıcı delil sunamadığını, tamamen objektif ortamda oluşan tahakkuka itibar edilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda müvekkili kurum tarafından dosyaya sunulan sayaç değerleri dikkate alınmayarak hesaplama yapılmasının  hukuka aykırı olduğunu, kwh değeri yanlış hesaplanmış olduğundan buna bağlı olarak yapılan diğer hesaplamaların da gerçeği yansıtmadığını,davacı  kurumun doğruluğunu kabul ettiği ve buna göre meydana çıkan kWh değerlerini dikkate aldığı sayaç değerlerini dikkate almadığı gibi kaçak kullanım tespit edilen sürelerini  de dikkate almadığını, tahakkuk hesap bülteninde de tespit edildiği üzere kaçak kullanımın başlangıç tarihi ile tutanağın tutulduğu tarihe kadar sayaç üzerinden toplamda 39.289 kWh brim değer kullanım endöksör cihazları sonucunda tespit edildiğini,bilirkişi tarafından işbu hiçbir insani müdahale olmaksızın tespit edilen değerlerin dikkate alınmayarak salt ... no.lu sayacın 08.03.2021 - 07.04.2021 tarihleri arasında maktu kwh değeri hesaplanıp tahakkuk oluşturulmasının  raporu hatalı kıldığını, bilirkişinin  63267916 no.lu sayaç için tutulan Kaçak Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı için herhangi bir hesaplama yapmadığını,eksik inceleme sonucu oluşan raporun ve sonucunda verilen hükmün kaldırılması gerektiğini,davacı lehine icra inkar tazminatına da hükmedilmesi gerektiğini belirterek  kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalılar vekili istinafa cevap dilekçesinde; davacı istinafının reddini talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava kaçak elektrik tahakkukunun tahsiline yönelik yapılan takibe karşı itirazın iptali ve icra inkar tazminatına yöneliktir. Alınan kök raporda eksik kayıtlarını celbinini istenildiği,davacı tarafça daha önce elektriğin kesildiğine dair delil sunulmadığı,sunulan elektrik kesinti evrakının ise kaçak tutanağından sonraki bir tarih olduğu belirlenmiş,buna göre dava konusu yerde birbirini takip eden dönemde  2 sayaç kullanıldığı, elektriğin kaçak tutanağı öncesinde kesildiğinin ispatlanamadığı, kesilen elektriğin açılarak kullanıldığının da ispatının yapılamadığı gözetilerek ,bu durumda  normal tüketim hesabının yapıldığı,davalının takibe konu dönem için ödemesi gereken normal tüketim bedelinin 2.134,40 TL olarak ek raporda hesaplandığı görülmüştür.İspat hususuna gelince; Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı kanıtlamakla yükümlüdür. Davacı söz konusu tesisatta elektriği kaçak tespit tutanağı öncesi kestiğini ispatlayamadığından,normal tüketim bedeli olarak ek raporda hesaplanan 2.134,40 TL tutarında davalının davacıya bu dönem için borçlu olduğu kabul edilmelidir. Bilirkişi ek raporu taraf,mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olduğundan mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur. Ayrıca kaçak iddiasına dayalı olarak yapılan takip ve açılan dava sebebiyle alacağın likit olmadığı ve icra inkar tazminatı koşullarının da oluşmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davacının istinaf başvurusunun  HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca  reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.431,00 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 1.003,40 TL'nin davacıya ilk derece mahkemesince iadesine, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 28/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"008cb79b14fb647a","SID":"99e9cfaa55aeefa1"}}