{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/352 - 2024/547<br>                                    T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                          \t\t\t          \t\t\t           (E S A S I    İ N C E L E M E D E N  <br>\t\t\t             K A R A R I N    K A L D I R I L M A S I)<br>ESAS NO\t: 2024/352 <br>KARAR NO\t: 2024/547<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 10/11/2023-14.12.20213 Tarihli Ek Karar<br>ESAS-KARAR NUMARASI : 2023/735 E.-2023/654 K.<br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br>\t\t     \t<br>Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi  uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>Davacı vekili; müvekkilinin üyesi olduğu davalı üst birlik tarafından müvekkiline Ankara 50. Noterliğinin 26.02.2021 tarihli 1. ihtarnamenin, aynı noterliğin 31.03.2021 tarihli 2. ihtarnamesi ile (2020 aralık ayı aidatı dahil) 214.048,52 TL aidat borcunun, 262.862,87 TL faiz borcunun ödenmesinin istendiğini, müvekkilince ihtarnamelere itiraz edildiğini, ikinci ihtarnameden sonra 30 günlük süre içinde 28.04.2021 tarihinde müvekkilince faiz borcu olan 14.061,04 TL'nin davalının banka hesabına ödendiğini, 30.03.2021 tarihinde de ana para borcuna istinaden 50.000,00 TL ödeme yapıldığını, davalı tarafça Ankara 50. Noterliğinin 20.05.2021 tarihli ihtarnamesi ile müvekkilinin ortaklıktan çıkarıldığının bildirildiğini, müvekkilinin Ankara 3. Noterliğinin 25.06.2021 tarihli ihtarnamesi ile davalıya itirazlarını bildirdiğini ve itirazlarının yapılacak ilk genel kurul toplantısında görüşülmesini talep ettiğini, <br>Davalı üst birliğin 30.06.2021 tarihli genel kurulunun (6) nolu kararında, 2021 Aralık ayı sonuna kadar aidat ve gecikme faizi borçlarının ödenmesi şartı ile müvekkilinin ortaklığa devam etmesine karar verildiğini, müvekkilinin verilen süre içinde aidat borcunun tamamen kapatıldığını, faiz borcuna ilişkin olarak tespit davası açılacağının şerh düşüldüğünü,<br>Müvekkilince gecikme faizi ile ilgili alacağın zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/573 E. sayılı dosyası ile borçlu olmadığının tespiti davası açıldığını,<br>\tDavalı üst birlikçe borçlu olmadığının tespiti davası devam ederken 07.12.2022 tarihli yazı ile gecikme faizine ilişkin borç ödenmediği takdirde icra yoluyla tahsile gidileceğinin bildirildiğini, bunun üzerine müvekkilinin talebi üzerine Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/573 E. sayılı dosyasında icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, fakat bu tedbir kararına rağmen davalı üst birlik yönetimince 18.01.2023 tarihinde müvekkilinin ihracına karar verildiğini, <br>\tDavalı tarafça 25.06.2021 tarihli genel kurulda müvekkilinin itirazının karara bağlanmadığının iddia edildiğini, bu iddianın gerçek olmadığını, \tYargıtay 16. Hukuk Dairesinin 14.10.2008 T. ve 2008/5266 E.-2008/6155 K. sayılı kararının, ''Eğer menfi tespit davasının varlığına rağmen ihtarnamelerde yazılı borcu ödenmediğinden bahisle üye hakkında ihraç kararı alınmışsa, alınan ihraç kararı geçersiz bulunmaktadır...Menfi tespit davası ihraç kararından sonra açılmış ise ihtarnamede yazılı borcun doğru olup olmadığı hususu, o davanın sonucunda verilecek karar ile belirleneceğinden, mahkemece anılan dava dosyasının ihraç kararının iptali davası için bekletici sorun kabul edilmesi gerekir.'' şeklinde olduğunu, <br>\t18.03.2021 tarihinde gönderildiği belirtilen ikinci ihtarnamenin müvekkili kooperatife tebliğ edilmediğini, bu nedenle 31.03.2021 tarihinde tekrar ikinci ihtarname gönderildiğini, bu nedenle ikinci ihtarnamenin müvekkiline tebliğ tarihinin 31.03.2021 tarihi olduğunu, <br>\tGenel Kurulda ihraca ilişkin alınmış kararların kooperatife tebliğinin gerektiğini, kaldı ki, 30.06.2021 tarihli ve 25.06.2022 tarihli genel kurullarda alınan kararların müvekkili kooperatife tebliğ edilmediğini, Yargıtay kararlarına göre genel kurulda borcun ödenmesi  için süre verilmesinin atıfet mehli olduğunu, <br>\tDavalı birlik yönetimi müvekkil kooperatifi ihraç etmiş olsa idi, 30.06.2021 tarihli genel kurulda süre vermeyeceğini, müvekkilini Kasım 2021 ve Haziran 2022 tarihli genel kurullara çağırmayacağını, müvekkili kooperatifin yatırmış olduğu aidat borcunu kabul etmeyeceğini ve kullanmayacağını, Yargıtay kararlarına göre ihraç kararı verilmesinden sonra kooperatif tarafından birliğe ödeme yapılması ve bu ödemenin birlik tarafından kabul edilmesinin ihraç kararının zımnen geri alındığı anlamına geleceğini, öte yandan şarta bağlı ihraç prosedürünün de Kooperatifler Kanununa aykırı olduğunu,<br>\tSomut olayda; müvekkilinin davalı birlik tarafından gönderilen ikinci ihtardan sonra 30 günlük süre içerisinde aidat ve faiz borcuna ilişkin kısmi ödemeler yaptığını, kaldı ki 30.06.2021 tarihli genel kurulda 2021 yılı aralık ayı sonuna kadar verilen süre içerisinde ikinci ihtarda belirtilen aidat borcunun tamamını ödediğini, bu doğrultuda tekrar bir ihraç süreci başlatılacak ise güncel borca ilişkin rakamlar üzerinden açık ve net bir şekilde iki adet ihtarname gönderilmesi gerektiğini, <br>\tSomut olayda ihraç kararının onaylı örneğinin müvekkiline tebliğ edilmediğini, müvekkiline gönderilen yazıda, \"Bu sebepten dolayı da bugüne kadar birliğe ait banka hesaplarına ödenmiş olan 3.090.245,14TL aidat toplamından ana sözleşmesinin amir hükümler hükmü çerçevesinde 49.301.10TL genel gider payı düşülerek 3.040.944,04TL ... nezdinde bulunan hesabınıza iade edilmiştir.'' denildiğini, müvekkili hesabına yatırılan rakamın rayiç değerinin çok altında olduğunu, <br>\tİleri sürerek, davalı üst birlik yönetim kurulu tarafından kendilerine tebliğ edilen 18.01.2023 tarihli yönetim kurulu kararına ilişkin bildirim yazısında yer alan ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili; davacı kooperatifin Ankara 50. Noterliğinin 26.02.2021 tarihli ihtarnamesindeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bunun üzerine kendisine aynı noterlik aracılığı ile 18.03.2021 tarihli ikinci ihtarnamenin gönderildiğini, davacının ikinci ihtarnameye istinaden 28.04.2021 tarihinde 14.061,04 TL. ödemede bulunduğunu, daha sonra aynı noterlikten gönderilen 20.05.2021 tarihli ihtarname ile gönderilen bildirimle davacının kooperatif ortaklığından çıkarıldığını, davacının Ankara 3. Noterliğinin 25.06.2021 tarihli ihtarnamesi ile çıkarılma kararına itiraz ettiğini, davacının itirazının talebi gibi genel kurul gündemine alındığını, itirazı kabul görmemesine karşın seçim tartışmaları nedeniyle itiraza dair kararın genel kurul tutanağına açıkça yazılmadığını, bu nedenle davacının itirazının 25.06.2022 tarihli genel kurul gündemine alındığını, itirazının reddedildiğini ancak 31.12.2022 tarihine kadar ana para ve gecikme faizi borcunun tamamının kapatılması halinde tekrar üyeliğe alınması, kapatılmadığı takdirde Birlik üyeliğinden çıkarılmasına karar verildiğini, davacı kooperatifin 31.12.2022 tarihine kadar mali yükümlüklerini yerine getirmediği için genel kurul kararı gereğince yeniden üyeliğe alınması imkânı olmadığını, davacı kooperatifin dava açma süresinin 25.06.2022 tarihinde başladığını ve üç aylık hak düşürücü sürenin dolduğunu, davacının Kooperatifler Kanunu, Birlik ana sözleşmesi ve dürüstlük ilkelerine uygun olarak ortaklıktan çıkarıldığını, ihtarnamelerin usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının 30.06.2021 ve 25.06.2022 tarihli genel kurullarda alınan borçların ödenmesi halinde çıkarılan ortakların geri alınacağına ilişkin kararları hatalı yorumladığını, bu kararların davacının zımnen ortaklığa geri alındığı anlamına taşımadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br> İlk derece Mahkemesince; \"Davaya konu edilen yönetim kurulu yazısının 25/06/2021 tarihli çıkarılmaya ilişkin Genel Kurul Kararı ve sonrasındaki safahate ilişkin bildirim niteliğinde olduğu, ihraç kararı niteliğinde bir karar olmadığı sabit olduğundan, ihraç kararı olmayan bildirime ilişkin yazıya yönelik dava açılmasında hukuki yarar mevcut olmadığından\" gerekçesi ile, davanın HMK'nın 114/1-h ve 115/1-2 maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.<br>Davacı vekilince 13.11.2023 tarihli dilekçe ile; müvekkili kooperatif aleyhine alınan ihraç kararının mevcut olup olmadığı ve üyeliğinin devam edip etmediği yönünde açıklama yapılarak gerekçeli kararın tavzihinin talep edilmesi üzerine İlk derece Mahkemesinin 14.12.2023 tarihli Ek Kararı ile; \"Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından mahkememiz hükmünün icrasını etkileyecek bir durum olduğundan bahisle tavzih talebi yapılarak, müvekkili kooperatifin aleyhine alınan ihraç kararının mevcut olup olmadığı ve kooperatif üyeliğinin devam edip etmediği yönünde açıklama yapılmak suretiyle tavzih isteminde bulunulmuşsa da, HMK'nun 305/2 maddesi uyarınca tavzih ile taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez hükmü ve davacı vekilinin dava dilekçesinde müvekkili kooperatifin aleyhine alınan ihraç kararının mevcut olup olmadığı ve kooperatif üyeliğinin devam edip etmediği yönünde bir talebinin bulunmadığı dikkate alınmakla\" gerekçesiyle davacı vekilinin tavzih talebinin reddine karar verilmiştir. \t <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ihraç kararının iptali talebiyle açtıkları davanın Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinde daha önce açtıkları 2021/573 E.  sayılı dava ile birleştirildiğini, tahkikata girişildiğini, bilirkişi raporu alındığını, tefrik talepleri üzerine 10..2023 tarihinde sabah saatlerindeki duruşmada tefrik edilerek aynı mahkemenin 2023/735 Esasına kaydedildiğini ve aynı gün öğleden sonra duruşma açılmadan, dosya üzerinden davanın usulden reddine karar verilerek, karar aynı gün yazılıp UYAP'a yüklendiğini,<br>İlk derece Mahkemesi kararından mahkemenin müvekkilinin üyeliğinin devam edip etmediğine yönelik görüşü anlaşılamadığından, mahkemeden gerekçesine açıklık getirmesinin istendiğini, mahkemece 14.12.2023 tarihli ek karar ile \"...HMK'nun 305/2 maddesi uyarınca tavzih ile taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez hükmü ve davacı vekilinin dava dilekçesinde müvekkili kooperatifin aleyhine alınan ihraç kararının mevcut olup olmadığı ve kooperatif üyeliğinin devam edip etmediği yönünde bir talebinin bulunmadığı dikkate alınmakla\" gerekçesiyle tavzih taleplerinin reddine karar verildiğini,<br>İlk derece Mahkemesinin asıl ve ek kararının eksik incelemeyle, dosyaya sunulan yazılı delillere itibar edilmeksizin, bilirkişi raporları dikkate alınmadan hukuka ve kanuna aykırı olarak verildiğini, mahkemenin yaklaşık bir yıl boyunca davanın esasına ilişkin iş ve işlemleri gerçekleştirdiğini, karar aşamasında usulden red kararı verilmesinin doğru olmadığını,<br>2021 tarihli genel kurulda müvekkili hakkında ihraç kararı verilmediğini, 2021 Aralık ayı sonuna kadar aidat ve gecikme faizine ilişkin borçların ödenmesi şartı ile ortaklığa devam edilmesine karar verildiğini, müvekkilince verilen sürede ana para borcunun tamamen kapatıldığını, gecikme faizinin zaman aşımına uğrayan kısmı hakkında Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/573 E. sayılı dosyası ile borçlu olmadıklarının tespiti davası açtıklarını, bu dava devam ederken davalı tarafça 07.12.2022 tarihli yazı ile müvekkili kooperatife, gecikme faizine ilişkin borç ödenmediği taktirde icra yolu ile tahsile gidileceğinin bildirildiğini, müvekkilinin talebi üzerine Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesince 13.12.2022 tarihli karar ile tedbir taleplerinin kabulüne ve icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, davalı üst birlik yönetimince tedbir kararına rağmen 18.01.2023 tarihinde müvekkili kooperatifin ihracına karar verildiğini ve üst birlikteki paralarının genel giderler düşüldükten sonra kalanının iade edildiğinin bildirildiğini, kendilerince paranın yatırılması için tevdi mahalli tayininin talep edildiğini ve belirlenen hesaba paranın üst birlik adına yatırıldığını, <br>Davalı üst birliğin 18.01.2023 tarihli yazısına kadar müvekkili kooperatif delegesinin tüm genel kurullara katıldığını, müvekkili kooperatifin yatırdığı aidatların kabul edildiğini, genel kurulca gecikme faizinin ödenmesi için üst üste iki yıl süre verildiğini, bu sürede tüm üyelik faaliyetlerinin devam ettiğini, daha sonra herhangi bir ihtarname çekilmeden üst birlik yönetim kurulunun ihraç konulu 18.01.2023 tarihli yazısı tebliğ edilerek üyelik haklarına son verildiğini, <br>Mahkemenin, tebliğ edilen bu yazının ihraç kararı niteliğinde olmadığı değerlendirmesini anlamanın oldukça güç olduğunu, yazının konu başlığının ihraç olduğunu, bu yazıdan sonra paralarının iade edildiğini, toplantılara çağrılmadıklarını, <br>Dava konularının 18.01.2023 tarihli yazıda zikredilen ihraç kararının iptali istemine ilişkin olduğunu, yönetim kurulunun ihraç işlemine karşı eldeki davanın süresinde açıldığını,<br>Mahkemenin önüne gelene uyuşmazlığın esasını çözmekle görevli olduğunu, aksi bir yaklaşımın hakkı yerine getirmekten kaçınma şeklinde de değerlendirilebileceğini, <br>Kabul anlamına gelmemek üzere, 25.06.2021 tarihinde ihraç kararı alındığı ve 18.01.2023 tarihli yazının bildirim olduğu kabul edilse dahi bu karara karşı müvekkili kooperatif tarafından genel kurula itiraz edildiğini, akabinde hem 30.06.2021 tarihli, hem de 25.06.2022 tarihli genel kurullarda ihraca ilişkin herhangi bir karar alınmadığını ve müvekkili kooperatife tebliğ edilmediğini, genel kurullarda alınmış kararların tebliğinin gerektiğini,<br>Öte yandan, şarta bağlı ihraç prosedürünün Kooperatifler Kanununa aykırı olduğunu, 30.06.2021 tarihli genel kurul kararı ile ihraçtan vazgeçildiğinin belirtildiğini ve kendilerine süre verildiğini, davalı tarafça usulsüz olarak ihraç bildirimi yapılan 18.01.2023 tarihinden sonra üyelik haklarını kullanmalarının engellendiği ortada iken bu davayı açmakta hukuki yararları bulunmadığı gerekçesinin kabul edilemeyeceğini, <br>Müvekkilince gönderilen ikinci ihtardan sonra 30 günlük süre içerisinde aidat ve faiz borcuna ilişkin kısmi ödemeler yapıldığını, 30.06.2021 tarihli genel kurulda 2021 yılı Aralık ayı sonuna kadar verilen süre içerisinde ikinci ihtarda belirtilen aidat borcunun tamamının ödendiğini, bu doğrultuda davalı üst birlikçe tekrar bir ihraç süreci başlatılacak ise güncel borca ilişkin rakamlar üzerinden açık ve net bir şekilde iki adet ihtarname gönderilmesi gerektiğini, tamamı kapatılmış bir aidat borcunun yer aldığı ihtarnameler dayanak gösterilerek ihraç kararı alınmasının usule aykırı olduğunu, <br>14.12.2023 tarihli ek karara ilişkin temyiz sebeplerine gelince; ihraç kararının iptaline ilişkin bir eda hükmünün aynı zamanda üyeliğin devam ettiğine yönelik bir tespiti de içerdiğini, bu bakımdan yerel mahkemenin tavzih taleplerinin reddine ilişkin gerekçesinin de yerinde olmadığını,  <br>Belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t:<br>Dava, üst birlik ortaklığından ihraç kararının iptali istemine  ilişkindir. <br>Dosya kapsamından;<br>Davalı üst birlik tarafından davacı kooperatife gönderilen 26.02.2021 tarih ve 01779 Y. sayılı birinci ihtarname ile 2012 yılı Aralık ayı aidatı dahil 214.048,52 TL. ana para borcu ve 262.862,87 TL. faiz borcu olmak üzere toplam 476.911,39 TL.'nin 10 gün içinde ödenmesinin istendiği, <br>Aynı Noterlik aracılığı ile gönderilen 31.03.2021 tarih ve 02707 Y. sayılı ikinci ihtarname  ile aynı miktarın bir ay içinde ödenmesinin istendiği, <br>Aynı Noterlik aracılığı ile gönderilen 20.05.2021 tarih ve 03702 Y. sayılı ihtarname ile, ihtarnamelerin tebliğine rağmen mali yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle Birlik yönetim kurulunun 17.05.2021 tarihli kararı ile ortaklıktan çıkarıldığının bildirildiği,<br>Davacı tarafça davalı Birliğe gönderilen Ankara 3. Noterliğinin 25.06.2021 tarih ve 7545 Y. sayılı ihtarnamesi ile ortaklıktan çıkarma işlemine itirazlarının yapılacak genel kurulda görüşülmesinin talep edildiği,<br>Davalı Birliğin 30.06.2021 tarihli genel kurulunun 6. maddesinde, \"1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ve ana sözleşmemize göre borçları nedeniyle Birlik ortaklığından çıkarılmaları konusunda işlem yapılan kooperatiflerin durumları hakkında, a-Yönetim Kurulu Kararıyla ortaklıktan çıkarılmasına karar verilen kooperatiflerin durumları hakkında genel kurula bilgi verilmesi ve yapılan işlemlerin/ kararların onaya sunulması, ... Bir kişinin red oyu ile oyçokluğu ile karar verildi. B-Anasözleşmemizin 19. Maddesi çerçevesinde; ortaklıklarına son verildiği halde borçlarını ödeyerek ortaklığa devam etmek isteyen kooperatiflerin müracaatlarının görüşülüp karara bağlanması, ...31.12.2021 tarihine kadar faiziyle beraber borçlarını ödeme taahhüdü ile beraber oylamaya sunuldu bir red oyuna karşı oy çokluğu ile kabul edildi...\" şeklinde karar alındığı, <br>Davalı Birliğin 25.06.2022 tarihli genel kurulunun 8. maddesinin (b) bendinde; \"Ortaklıktan çıkarılma işlemine karşı genel kurul nezdinde itirazda bulunan ve itirazı 30.06.2021 tarihli genel kurulda açıkça karara bağlanmayan ... Kooperatiflerinin ortaklıktan çıkarılma işlemine karşı itirazının görüşülmesi ve karara bağlanmasına, Yapılan görüşmeler sonucunda verilen önerge (Ek 9) doğrultusunda borçlarının ana para ve gecikme faizinin tamamının 31.12.2022 tarihine kadar kapatması halinde tekrar üyeliğe alınmasına, kapatmadığı takdirde ise birlik üyeliğinden çıkarılmasına oy çokluğu ile karar verildi.\" şeklinde karar alındığı,<br>Davalı Birlik tarafından davacı kooperatife gönderilen ve İlk derece Mahkemesince davanın dayanağı olarak kabul edilen 18.01.2023 tarihli yazıda ise, önceki gelişmeler özetlenerek, \"...31.12.2022 tarihine kadar borcunuzu ödemediğiniz tespit edilmiştir. Hal böyle iken genel kurul kararı ile ortaklığa yeniden alınmanız için kararda öngörülen şart tarafınızca yerine getirilmemiş olup, Birlik ile Kooperatifiniz arasında ortaklık bağı kalmamıştır. İzah edilen tüm bu sebeplerden dolayı bugüne kadar Birliğimize ait Banka hesaplarına ödemiş olduğunuz 3.090.245,14 TL. aidat toplamından, ana sözleşmenin amir hükümleri çerçevesinde 49.301,10 TL genel gider payı düşülerek 3.040.944,04 TL. ... nezdinde bulunan hesabına yatırılmıştır.\" şeklinde bilgi verildiği,<br>Anlaşılmıştır. <br>Genel kurula yapılan itiraz üzerine verilen süre \"atıfet mehli\" olup, borcun ödenmemesi halinde yönetim kurulunun aldığı ihraç kararı geçerliliğini korur. 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 16/3. maddesine göre, yönetim kurulunun çıkarma kararına karşı Genel Kurul'a itiraz edilmiş ise artık yönetim kurulunun çıkarma kararına karşı iptal davası açılamaz. Ancak Genel Kurul'un verdiği karara karşı tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde dava açılmalıdır.<br>Öte yandan, ortakların tümünü ilgilendiren konularda alınan genel kurul kararları tebliğe ihtiyaç göstermeden genel kurula katılan, katılmayan bütün ortakları bağlar. Ortaklardan bir kısmı hakkındaki şahsi nitelik taşıyan kararların ise bağlayıcı olabilmesi için tebliği gerekmektedir.<br>Yukarıda özetlendiği üzere, davalı Birlik yönetim kurulunca davacı kooperatifin ihracına karar verilmiş olup, davacı tarafça ihraç kararına itiraz edilmiş ve itirazının genel kurulda görüşülmesi talep edilmiştir. Davacının itirazı üzerine yapılan ilk genel kurul olan 30.06.2021 tarihli genel kurulda davacı kooperatifin ismine yer verilmeksizin yönetim kurulunun ihraç kararlarının onaylanmasına, borçlarını ödeyerek ortaklığa devam etmek isteyen kooperatiflerin müracaatlarının 31.12.2021 tarihine kadar faiziyle beraber ödeme taahhüdü ile beraber kabulüne karar verilmiştir. Bu kararda isim verilmemiş olsa da davacının ihracına ilişkin yönetim kurulu kararı onaylanmış olup, davacı kooperatifin borçlarını ödeyerek ortaklığa devam etmek isteyen ve bu konuda müracaat eden kooperatiflerden olduğu anlaşılamamaktadır. Bu yönde bir iddia da bulunmamaktadır. <br> Davalı üst birliğin 25.06.2022 tarihli genel kurulunda ise, davacı kooperatifin ismine yer verilerek itirazının 30.06.2021 tarihli genel kurulda açıkça karara bağlanmadığı gerekçesiyle, borçlarının ana para ve faizinin 31.12.2022 tarihine kadar kapatılması halinde tekrar üyeliğe alınmasına, aksi takdirde birlik üyeliğinden çıkarılmasına karar verilmiştir. <br>Buna göre davalı Üst Birliğin 25.06.2022 tarihli genel kurulu tarafından verilen atıfet mehli ile davacı kooperatifin ihracının ertelendiğinin kabulü gerekir. Davacı kooperatife atıfet mehli verilmesi ve ihracı ile ilgili genel kurul kararının kendisine tebliği gerekmekte olup, 18.01.2023 tarihli yazıdan önce genel kurulun davacı kooperatife tebliğ edildiği savunulmamış, bu konuda dosyaya delil ve belge sunulmamıştır. 18.01.2023 tarihli yazıda ise 25.06.2022 tarihli genel kurul kararının içeriğinden söz edilmiş olmakla, genel kurul kararının bu yazı ile davacı kooperatife tebliğ edilmiş olduğu değerlendirilmelidir. <br>Dava dilekçesinde de açıkça 18.01.2023 tarihli yazısında yer alan ihraç kararının iptali istenmiştir.  <br>Bu durumda İlk derece Mahkemesince 18.01.2023 tarihli yazının bildirim niteliğinde olduğunun kabul edilmesine göre, davanın, bu bildirime konu, davacıya atıfet mehli verilmesi ve ihracına ilişkin 25.06.2022 tarihli genel kurulun 8/(b) maddesine yönelik olarak süresinde açılmış olduğunun kabulüyle, 5235 sayılı Kanun'un 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren, 6545 sayılı Kanunun 45. maddesiyle değişik 5/3. maddesi uyarınca kooperatifler hukukundan kaynaklanan genel kurul kararlarının iptaline ilişkin davalara bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütülüp sonuçlandırılmasının gerekmesi nedeniyle davaya heyetçe bakılması; bu doğrultuda taraf delillerinin toplanıp değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığı çözümsüz bırakacak şekilde nihai karar ve Ek Karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>15.02.2023 olan dava tarihinin gerekçeli karar başlığında 11.10.2021 olarak yazılmış olmasının, HMK'nın 304. maddesi kapsamında tarafların başvurusu üzerine veya re'sen düzeltilmesi mümkün maddi hata niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.  <br>Bu durumda Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-a.3. ve 353/(1)-a.6. maddeleri uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararının ve Ek Kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için kararı veren Mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM\t:<br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-a.3 ve 353/(1)-a.6. maddeleri uyarınca, Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.11.2023 tarih ve 2023/735 E., 2023/654 K. sayılı kararının ESASI İNCELEMEDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, <br>2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, <br>3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk derece Mahkemesince esas hükümle birlikte değerlendirilmesine,<br>4-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,     <br>27.03.2024 tarihinde, HMK'nın 353/(1)-a ve 362/(1)-g maddeleri uyarınca KESİN olmak üzere,  oybirliği ile karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  27/03/2024\t\t\t\t<br>    <br>Başkan <br> e-imza<br>Üye <br> e-imza<br>Üye <br> e-imza<br>Katip <br> e-imza<br>      <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"eb1353e5ca37353e","SID":"c6b2c42d543bd081"}}