{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/231 <br>KARAR NO\t: 2024/484<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...  ...<br>ÜYE \t\t: ...\t     ...<br>KATİP \t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK \t\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/191 E.  -  2021/431 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br><br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/12/2021 tarih ve 2021/191 E. - 2021/431 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkili firmanın yaklaşık 15 yıldır ilaç- besin desteği, tıbbi malzeme, hijyen malzemeleri, koruyucu malzeme üretim, temin ve satışı işi ile iştigal ettiğini, kurulduğu günden bu yana ... Tic. Ve San.Ltd.Şti. ismini kullandığını ve bu isimle tanındığını,  2015/14346 başvuru no ile \"...(ŞEKİL)+...” markasını 35.sınıfta alarak kullanmaya başladığını, bu çatı marka altında 35, 5, 9 ve 10 nolu sınıflarda  2017/98376 sayılı \"... ...\",  2019/135523 sayılı \"...\", 2019/135555 sayılı \"... sayılı \"...\", 2021/089132 sayılı  \"... ...\" (şirket ortağı ile lisans sözleşmesi mevcut) alt markaların da tescilini ve başvurusunu yaptığını, tüm markalarda, çatı markasında olduğu gibi ana unsurun ... + (ŞEKİL) ibaresi olduğunu, 2020 yılından itibaren de tek kullanımlık cerrahi önlüklerin üretim, temin ve pazarlamasını adı geçen marka altında yaptığını, davalının \"... express\" isimli satış platformunda, ... satıcı adıyla davacıya ait markayı kullanarak tek kullanımlık cerrahi önlüklerin satış ve pazarlamasını yaptığını ileri sürerek, davalının markalarına tecavüzünün durdurulmasına (men'ine) karar verilmesini ve kararın ilanını talep ve dava etmiştir.<br>Davalı şirket vekili, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının “tek kullanımlık cerrahi önlük” ürünü özgün/orijinal nitelikleri (malzeme, model kalıpları, üretim teknikleri, dikiş teknikleri) açısından davalı taraf ürünü ile karşılaştırıldığında kullanım fonksiyonu aynı olmakla beraber davalı ürünlerinin malzeme ve kalıp farklılıkları nedeniyle aynı işletmede ve aynı üretim/dikim teknikleri ile üretilmemiş olduğu, aynı malzemenin ve aynı üretim tekniğinin kullanılmaması nedeniyle kalite niteliklerinin de birbirinden farklı olduğu, “www...com” e-ticaret platformu üzerinden “...” isimli e -mağaza tarafından satışa sunulan “tek kullanımlık cerrahi önlük” malları için “... ...” ibarelerinin markasal fonksiyon icra edecek şekilde kullanıldığı, bu kullanımların, davacı adına 2019 135523, 2019 135555, 2019 135568, 2019 135587, 2019 135663, 2019 136090, 2019 136100, 2019 136109, 2019 136129 sayılarla 5. sınıfta tescilli olan markalar ve işlemleri devam eden marka başvurusuyla karıştırılma ihtimali bulunduğu,  dava konusu “tek kullanımlık cerrahi önlük” mallarının bizzat davacı tarafından ya da onun izin ve kontrolü altında üretilerek piyasaya sunulan orijinal ürünler olmadığı, davalının bu kullanımlarının davacının 2019 135523, 2019 135555, 2019 135568, 2019 135587, 2019 135663, 2019 136090, 2019 136100, 2019 136109, 2019 136129 sayılarla 5. sınıfta tescilli olan markalarından doğan hakların kapsamında kaldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne,davacı adına tescilli 22019/135523, 2019/135555, 2019/135568, 2019/135587, 2019/135663, 2019/136090, 2019/136100, 2019/136109 ve 2019/136129 sayılı markalara tecavüzünün durdurulmasına ve kaldırılmasına, kararın ulusal çapta yayın yapan bir gazetede bir defa ilanına karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkili şirketin e-ticaret sitesinde açılmış bir stok kodunu kullanarak kendi ürünlerini sattığını, davacı firmaya yönelik gerçekleştirilmiş marka hakkına tecavüz fiili söz konusu olmadığını, e-ticaret platformu olan  \"www...com\" isimli sitede üyeliği bulunan ve satış hakkına sahip olan herkesin stok kodu açma yahut açılmış olan bir stok kodunu kullanarak mağazasına kendi  ürününü ekleme  imkanına sahip bulunduğunu, sitede üyeliği bulunan bir kullanıcının kendisini \"marka\" olarak tanıtmış olması durumunda ise  markasının tescil dosyalarını  \"www...com\" sitesi şirketine göndererek bir başka kullanıcının  ürünlerini \"stok kodu\" altında mağazasına eklemesini engelleme hakkına sahipken  bu imkanını kullanmayıp müvekkilini marka hakkına tecavüz iddiasıyla karşı karşıya bırakmasının kendi kusurundan kaynaklandığını, kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirkete ait ürün ambalajında marker kalemle yazılmış “...” yazısı dışında herhangi bir yazı, işaret, marka unsurunun olmadığı, \"... ...\" markasına veya  bu markayla karıştırma ihtimali bulunan,ayırt edilemeyecek düzeyde benzerlik taşıyan herhangi bir işarete yer verilmediğini, ürünün taklit ürün değil tek kullanımlık cerrahi önlük fonksiyonunu karşılayacak \"sıradan bir ürün\" olduğunu, dava konusu markanın Türkiye'deki kullanımını ve tanınmışlığını ispat edecek türde delil sunulmadığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka hakkına tecavüzün durdurulması istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalıya ait “...” isimli e-mağaza <br>tarafından “www...com” e-ticaret platformu üzerinden satışa sunulan “tek kullanımlık cerrahi önlük” malları için “... ...” ibaresinin markasal fonksiyon icra edecek şekilde kullanıldığı, dava konusu “tek kullanımlık cerrahi önlük” mallarının bizzat davacı tarafından ya da onun izin ve kontrolü altında üretilerek piyasaya sunulan orijinal ürünler olmadığı, “... ...” ibaresinin hem davacı adına 5.sınıfta tescilli markalarda hem <br>de dava konusu kullanımlarda ön planda ve asli markasal unsur olduğu dikkate <br>alındığında, dava konusu kullanımların davacı adına tescilli markalarla karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, bu nedenle  davalı eyleminin davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, davalı tarafından e-ticaret platformu olan  \"www...com\" isimli sitede üyeliği bulunan ve satış hakkına sahip olan herkesin stok kodu açma yahut açılmış olan bir stok kodunu kullanarak mağazasına kendi  ürününü ekleme  imkanına sahip bulunduğu, sitede üyeliği bulunan bir kullanıcının kendisini \"marka\" olarak tanıtmış olması durumunda markasının tescil dosyalarını \"www...com\" şirketine göndererek bir başka kullanıcının  ürünlerini \"stok kodu\" altında mağazasına eklemesini engelleme hakkına sahipken davacının bu imkanını kullanmadığı savunulmuş ise de, sattığı ürünlerin davacının markası ile karıştırılmasını önleyecek önlemleri alma yükümlülüğünün eylemi gerçekleştiren davalıya ait olması karşısında davalının anılan savunmalarına itibar edilemeyeceği anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br> \tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 08/03/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/03/2024<br>\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"70b55dfdbed1b3c4","SID":"5e3bb40263a624bf"}}