{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2022/387 <br>KARAR NO\t: 2024/517<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/11/2021 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2018/639 Esas,  2021/410 Karar<br>DAVA\t\t: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil bankanın ... şubesi ile dava dışı borçlu ... Eğitim Fiz. Ted. Ve Reh. Gıd. Tar. Hay. İnş. Turz. San. Ve Tic. Ltd. Şti arasında imzalanan Kredi Genel Sözleşmesine istinaden adı geçen davalı borçluya ticari krediler açıldığı ve kullandırıldığını, davalı ...Et ve Et Ürünleri Ltd. Şti, 11/04/2016 tarihli ...000.000,00 TL bedelli Kredi Genel Sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığından borcun tamamından ve işleyecek temerrüt faizi ve ferilerinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davalı ..., ..., ... 22/03/2012 tarihli 500.000,00 TL bedelli Kredi Genel Sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığından borcun tamamından ve işleyecek temerrüt faizi ve ferilerinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davalıların icra takibine yönelik yetki itirazlarının yerine olmadığını, ... risk numarası, ... risk numarası, ... risk numarası ile işletme ihtiyaç kredi kullandırıldığını, ... risk numarası Kredi Mevduat hesabı açılarak kredi kullandırıldığını, ... risk numarası ile kredi kartı kullandırıldığını, ... risk numarası ile çek banka sorumluluk tutarının ödenmemesi nedeniyle 30/09/2016 tarihinde hesap kat edildiğini, ... risk numarası çek banka sorumluluk tutarının ödenmemesi nedeniyle 30/09/2016 tarihinde hesap kat edildiğini, ayrıca borçlunun elinde bulunan ve müvekkil bankaya teslim edilmeyen 12 adet çekden kaynaklanan müvekkil bankanın ödemek zorunda kalacağı 15.480,00 TL'nin müvekkil bankaya faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesini, bütün kredilerin hesapları 26/10/2016 tarihinde kat edilerek  davacı banka alacağı muaccel hale getirlidğini, kat tarihi itibariyle tespit edilen 426.008,27 TL borç bakiyesinin ödenmesi Erzurum .... Noterliğinin 27/10/2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile dava dışı borçluya ve borçlu kefillere ihtar edildiğini, Erzurum .... İcra Müdürlüğünün 2018/...Esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibine başlatıldığını, ödeme emrinin tebliğ üzerine davalı borçlar borca itiraz ederek icra takibine durdurduğunu, 25/12/2018 tarihinde icra dosyasının incelenmesi sırasında muttali olunduğunu ve yasal süresi içerisinde iş bu dava açıldığını, davalı borçlunun Erzurum .... İcra Müdürlüğünün 2018/...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu yasal dayanaktan yoksun mesnetsiz itirazlarını iptaline, borç miktarın tamamından ve takip tarihinden itibaren yürütülecek % 39 faiz ve ferilerden davalı borçlunun müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, takibin takip talepnamesindeki şartlar dahilinde devamını, muteriz borçlunun takibi uzatmaya yönelik itirazlarında haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle takip konusu acağını %20'sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatınını davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı borçlu ... Eğit. Fizik. Ted. Ve Reh. Gıd. Tar. Hay. İnş. Turz. San. Ve Tic. Ltd. Şti ile kendisi arasında ticari krediler kullandırıldığını iddia ettiğini, borçluya karşı takip başlatılıp başlatılmadığı belirtilmediğini, davacı banka ile kredi sözleşmelerini imzalayan ... Eğitim Ltd. Şti ve bu şirketin sahibi olan ... olduğunu, banka borçlulardan alacağını tahsil amaçlı Erzurum ... İcra Dairesinin 2017/... Esas numaralı icra dosyası ile takip başlatıldığını, davacı banka asıl borçlular ile kredi sözleşmesi imzalamadan önce de borçlulardan üçüncü kişilerden teminat olarak taşınmaz ipotekleri aldığını, ... adına kayıtlı taşınmaz için 750.000,00 TL bedelli 1. Derecede davacı lehine ipotek tesis edildiğini, ... üzerine kayıtlı taşınmaz için 900.000,00 TL bedelli 1. Derecede davacı lehine ipotek tesis edildiğini, davacı banka bu ipoteklerin paraya çevrilmesi içinde Erzurum ... İcra  dairesinin 2017/... esas sayılı dosya ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, iş bu ipotekler davacı bankanın alacağını fazlası ile karşılayacak miktarda olmasına rağmen, davacı banka hem diğer icra dosyası olan Erzurum .... İcra Dairesinin 2017/... Esas sayılı dosyada haciz işlemlerini sürdürmekte, hem ipotek dosyasının takip etmekte, hem de müvekkile ve diğer kişilere diğer icra dosyasındaki sözleşmeleri dayanak göstererek tekrar takip başlatarak iş bu davayı açmış olduğunu, mükerrer ödeme almak adına haksız ve kötü niyetli olarak müvekkil hakkında icra takibi başlatıldığını, müteselsil kefil olarak imza attığını, müvekkilin babası ve ... Eğitim Ltd. Şti.'nin sahibi olan ...'ın 31/12/2010 tarihinde vefat etmesi üzerine müvekkil şirkete miras yoluyla ortak olduğun,u müvekkilinin ... Eğitim Ltd. Şti ile bir bağı bulunmadığını, kredi sözleşmeleri tarihin hep 2016 tarihi olduğunu, müvekkilin şirket ortaklığnıdan çıkma tarihinden çok sonra akdedilen sözleşmelerden sorumlu tutulması hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen alacak kalemleri için zaten daha önceden davacı banka borçlulara icra takipleri başlatıldığını, davacı banka kötü niyetli olarak mükerrer tahsilat yapma peşinde olduğunu,  haksız ve kötü niyetli olarak açılan davanın reddini, akabinde alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahküm edilmesini, yagrılama giderlerinin vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasını talep etmiştir. <br>Davalılar ... ile ... vekilini cevap dilekçesinde özetle; icra dairesinin yetkisine itiraz edildiğini, müvekkillerinin adresi sivas ilinde olması nedeniyle görevli ve yetkili Sivas ticaret mahkemeleri olduğunu, Erzurum .... İcra Müdürlüğünde yapılan takibin usulsüz olduğunu, müvekkillerinin ...Et ve Et Ürünleri Ltd. Şti ile hiçbir bağlantı veya ilişkisi bulunmadığını ve bu firmanın borcundan sorumlu tutulmaları kesinlikle mümkün olmadığını, müvekkilleri, davalıların ...Et ve Et Ürünleri Ltd. Şti arasında hiçbir krediye kefalet söz konusu olmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Diğer davalının davaya cevap vermediği görüldü. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; \"Somut olayda, davacı banka ile dava dışı borçlu arasında 22/03/2012 tarihli 500.000,00 TL bedelli kredi genel sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmeye davalılar  ..., ... ve ...'ın kefil sıfatıyla imza attığı görülmektedir. Ancak, kefalet sözleşmesinde kefil olarak yer alan bu davalıların yalnızca isim ve adresi ile birlikte imzanın bulunduğu, kefalet miktarı yazılı olmadığı gibi kefaletin müşterek veya müteselsilen olduğuna dair herhangi bir ibarenin de bulunmadığı görülmektedir. Her ne kadar, kefalet sözleşmesinde kefilin müştereken ve müteselsilen kefil olduğuna dair bir açıklamada bulunmaması nedeniyle kefaletin adi kefalet niteliğinde olduğu değerlendirilebilir ise de, sözleşmede kefalet miktarının yazılı olmaması nedeniyle kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğu sonucuna varıldığından, adi kefalet olarak dahi değerlendirilmesine yasal olarak imkan bulunmamaktadır. <br>Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin tarihi itibariyle sözleşmenin 818 sayılı Borçlar Kanununu hükümlerine tabi olduğu, Borçlar Kanununda kefalet sözleşmesinin şeklinin yazılı şekilde yapılmasına ve kefalet miktarının belirli olmasına bağlı kılındığı, yasada belirtilen yazılı şekil şartı ile kefalet miktarının belirlenmesine ilişkin şartın sözleşmenin geçerliliğine ilişkin olduğu, somut olayda davalı borçluların kefalet miktarının belirtilmediği, bu haliyle kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğu ve bu nedenle davalı borçlulara herhangi bir sorumluluk yüklenmesine yasal olarak imkan bulunmadığı anlaşılmakla davalılar ..., ... ve ... aleyhine açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Davalı ..., mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatını davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İcra takibine konu edilen kredi sözleşmesinde davalının kefaletine ilişkin sözleşmenin geçerli olmadığı sabittir. Davacı banka, kendisi tarafından hazırlanıp düzenlenen bu kredi genel sözleşmesi uyarınca icra takibi başlatmış olup, tacir sıfatını haiz olan davacı bankanın kefalet sözleşmesinin geçerli olup olmadığı noktasında değerlendirme yapabilme imkanına sahiptir. Bir güven kurum olan davacı banka, kredi sözleşmesinin imzalanması sırasında kefalete ilişkin hükümlerin geçerliliği noktasında gerekli dikkat ve ihtimamı göstermek, kefalet sözleşmesinin geçersiz olup olmadığını bilebilecek durumda olmalıdır. Bu nedenle, geçersiz kefalet sözleşmesine dayanarak, davacı bankanın icra takibine başlamış olması haksız ve kötü niyetli olduğunu göstermektedir. Bu nedenle davalının kötü niyet tazminatının kabulü ile asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 73.188,66 TL tutarında kötü niyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalı ...'a  verilmesine karar vermek gerekmiştir. <br>Diğer davalı ... Ltd. Şti yönünden yapılan değerlendirmede ise, davacı banka ile dava dışı borçlu ... Ltd. Şti arasında 11/04/2016 tarihli ve ...000.000,00 TL bedelli kredi genel sözleşmesinin imzalandığı, davalı şirketin bu sözleşmeye 875.000,00 TL kefalet miktarı ile kefil sıfatıyla imza attığı görülmektedir. Ayrıca, bu kredi genel sözleşmesine ilişkin dava dışı kişiler tarafından davacı banka aleyhine bir kısım ipotekler tesis edildiği, kredi borcunun ödenmemesi üzerine Erzurum ... İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibin yapıldığı anlaşılmıştır. Kredi genel sözleşmesi uyarınca tahsis edilen kredilen ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından hesabın 30/09/2016 tarihinde kat edildiği ve borçlulara 27/10/2016 tarihli ihtarname keşide edildiği, ihtarnamenin 11/11/2016 tarihinde borçlulara tebliğ edildiği, ihtarnamede borcun 7 gün içerisinde ödenmesinin talep edildiği, buna göre temerrüt tarihinin 11/11/2016 tarihi olduğu sonucuna varılmaktadır. Davalı icra takibine yönelik faize itiraz da bulunmuş olup, kredi genel sözleşmesinde temerrüt faizi oranı bankaca kredilere uygulanan en yüksek faiz oranına ve bu oranının %50'si ilavesi suretiyle oran üzerinden bankanın faiz uygulama yetkisine sahip olduğu belirtilmiş olup, 18/11/2013 tarihinde geçerli olmak üzere ticari kredilere uygulanacak genel faiz oranı %26 olarak belirlendiğinden temerrüt faiz oranı bunun %50 fazlası olan %39 olarak belirlenmektedir. Bu durumda, tahsis edilen krediler nedeniyle hesap kat tarihi itibariyle belirlenen asıl alacaklılara kat tarihinden temerrüt tarihine kadar akdi faiz, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar ise temerrüt faizi uygulanarak alacak miktarının tespit edilmesi gerekmektedir. <br>Davacı banka tarafından başlatılan icra takibinde, takip talebinde belirtilen rakamlar ve bilirkişi raporu ile tespit olunan rakamlar üzerinden yapılan değerlendirmelere göre ve özellikle de taleple bağlılık ilkesi de dikkate alınarak yapılan hesaplamalara göre davalı borçlunun takip konusu edilen krediler yönünden; <br>KMH alacağı için ; Taleple bağlılık ilkesi uyarınca takip talebinde belirtilen  20.822,32 TL asıl alacak, bilirkişi raporu ile tespit edilen 11.330,63 TL işlemiş faiz ve  566,53 TL BSMV olmak üzere toplam 32.719,48‬ TL,<br>4289 4501 06 09 8206 nolu kartı için;Taleple bağlılık ilkesi uyarınca takip talebinde belirtilen 29.844,98 TL asıl alacak, bilirkişi raporu ile tespit edilen 17.472,33 TL işlemiş faiz, 870,62 TL BSMV olmak üzere toplam 48.187,93 TL<br>... nolu kredi kartı için;Taleple bağlılık ilkesi uyarınca takip talebinde belirtilen 62.218,67 TL asıl alacak, bilirkişi raporu ile tespit edilen 50.710,48 TL işlemiş faiz, 2.543,52 TL BSMV olmak üzere toplam 115.472,67 TL ,<br>... nolu kredi için;Taleple bağlılık ilkesi uyarınca takip talebinde belirtilen 43.903,54 TL asıl alacak, bilirkişi raporu ile tespit edilen 34.634,19 TL işlemiş faiz, ...731,71 TL BSMV olmak üzere toplam 80.269,44 TL,\t<br>... nolu kredi için;Taleple bağlılık ilkesi uyarınca takip talebinde belirtilen205.283,83 TL asıl alacak, bilirkişi raporu ile tespit edilen 167.942,05 TL işlemiş faiz, 8.396,18 TL BSMV, 336,72 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 381.958,78‬ TL,<br>... nolu kredi kartı için; Taleple bağlılık ilkesi uyarınca takip talebinde belirtilen1.290,00 TL asıl alacak, bilirkişi raporu ile tespit edilen 973,48 TL işlemiş faiz, 48,67 TL BSMV olmak üzere toplam 2.312,15 TL,<br>... nolu kredi için; Taleple bağlılık ilkesi uyarınca takip talebinde belirtilen1.290,00 TL asıl alacak, bilirkişi raporu ile tespit edilen 946,45 TL işlemiş faiz, 47,32 TL BSMV olmak üzere toplam 2.283,77 TL, <br>...nolu kredi için;Taleple bağlılık ilkesi uyarınca takip talebinde belirtilen ...290,00 TL asıl alacak, yine taleple bağlılık ilkesi uyarınca  934,20 TL işlemiş faiz, 46,71 BSMV olmak üzere toplam 2.270,91 TL  üzerinden olmak üzere toplam 665.475,13 TL tutarında davalı şirketin kefalet sözleşmesinden kaynaklı borcunun bulunduğu, bu borç miktarı kefalet limiti dahilinde olduğu, davalı şirketin icra takibine yönelik itirazın da haksız olduğu anlaşılmakla belirlenen bu tutarlar üzerinden davalı şirketin itirazının iptaline karar vermek gerekmiştir. <br>Her ne kadar, kredi sözleşmesi doğrultusunda alacağın temini amacıyla ipotek verilmesi nedeniyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığı ve mükerrer takip olduğu, ayrıca ipoteğe başvurulmadan kefil aleyhine takip yapılamayacağı ileri sürülmüş ise de, kredi genel sözleşmesinden kaynaklanan alacağın temini için dava dışı ... ve ... tarafından ipotekler tesis edilidiği, bu kişilerin asıl borçlunun borcuna ilişkin ipotekleri verdiği, bu ipoteklerin kefillerin borçlarını teminat altına almadığı, ayrıca ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takipte taşınmazların satıldığı ve borç miktarını karşılayacak düzeyde satış bedelinin temin edilemediği, bakiye borç miktarınında kaldığı anlaşılmakla  davacı tarafından kefiller aleyhine icra takibi başlatılmasında yasaya uygun olmayan bir yön bulunmamaktadır. <br>Davalı ... Ltd. Şti.'nin icra takibine yönelik itirazında haksız olduğu, davalı şirketin kefil sıfatıyla imzalamış olduğu sözleşmeden kaynaklı kefalet limiti kadar sorumluluğunun bulunduğu, davalının itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, takibe konu edilen borçlar üzerinden asıl alacak miktarlarının belirli ve likit olduğu, davalının itirazının haksız olması nedeniyle davacının %20 oranında icra inkar tazminatını talep etmekte haklı olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 73.188,66 TL tutarında icra inkar tazminatının davalı ... Ltd. Şti.'nden alınarak davacıya verilmesine\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalılar ..., ..., ...'ın Kredi Genel Sözleşmesini ve müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığından borcun tamamından ve işleyecek temerrüt faizi ve ferilerinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, dava konusu uyuşmazlığın çözümünde yasal düzenlemelerin yanı sıra akdedilen kredi sözleşmeleri hükümleri doğrultusunda dava konusu olay değerlendirildiğinde davalıların itirazlarının yasal dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğu, tamamen takibi ve alacağı sürüncemede bırakma amaçlı olması nedeni ile reddi gerektiğinin ortaya çıkacağı, oysa yerel mahkemece bu hususların değerlendirilmediğini, yerel mahkeme ilamında müvekkil banka aleyhine usul ve yasaya aykırı olarak kötü niyet tazminatına hükmedildiği, buna ilişkin olarak yeterli ve hukuka uygun şekilde gerekçe oluşturulmadığını belirterek tehiri icra kararı verilmesi, kararın davalılar ..., ..., ... yönünden kaldırılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>Davalılar ... ile ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerin kötü niyet tazminatı talep  edilmesine rağmen talep hakkında kabul ya da ret yönünde yerel mahkemece herhangi bir karar verilmediğini, gerekçeli kararın tebliğinden 2 gün sonra tavzih talebinde bulunulmasına rağmen yerel mahkemece bu talebin değerlendirilmediğini belirterek ret ya da kabul yönünde karar verilmeyen kötü niyet tazminatı yönüyle istinaf talebinin kabulü ile kararın bozulması veya yerel mahkeme kararının kaldırılarak müvekkiller lehine ayrı ayrı kötü niyet tazminatına hükmedilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:\t<br>Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Uyuşmazlık, kefalet sözleşmesine dayanılarak yapılan icra takibine vaki itirazin iptali istemine ilişkin olup, 22.03.2012 tarihli Kefalet Sözleşmesinin şekil şartlarının bulunup bulunmadığı, kefalet sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, bu kapsamda kefillerin takip edilip edilmeyeceği  hususları   uyuşmazlık konusudur. <br>Hükmü davacı vekili, davalılar  ..., ... ve ... yönünden davanın reddine ilişkin verilen karar yönünden, davalılar ... ve ... vekili kötüniyet tazminatı taleplerinin reddi yönünden istinaf etmişlerdir.<br>Genel kredi sözleşmesi ticari nitelikte olup sözleşmedeki kefalet de müteselsil kefalet hükmündedir. Sözleşme tarihi itibariyle sözleşme hükümleri 818 sayılı  Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.  Genel kredi sözleşmesinin 1. maddesinde de kredi limiti 500.000,00 TL olarak belirtilmiş olup, bu limit davalı müteselsil kefiller ..., ... ve ...'ın sorumlu olduğu limit olarak kabul edilmelidir.  Bu nedenle mahkemece davalıların  500.000,00 TL kefalet limiti üzerinden sorumlu olduğu kabul edilerek toplanacak deliller doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken hatalı hukuki değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. (Bkz. Yargıtay(Kapatılan) 19. H.D. 2018/3772 Esas, 2020/363 Karar)<br>Açıklanan bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile mahkemece davalılar  ..., ... ve ... yönünden davanın reddine ilişkin verilen kararın  HMK'nın 355, 353/(1)-a-6. maddeleri uyarınca, kaldırılmasına, İlk derece mahkemesi kararının kaldırılma nedenine göre bu aşamada davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesine yer olmadığına dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurularının KABULÜ ile, mahkemece verilen hükmün HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca  KALDIRILMASINA,<br>2-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3- İlk derece mahkemesi kararının kaldırılması nedenine göre davalılar ... ile ... vekilinin istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>4-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harçların yatıran taraflara iadesine, <br>5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere ... tarihinde oy birliğiyle karar verildi.\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7fee7e894cf043af","SID":"58dbad848a0c3223"}}